Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Denizcilik Eğitimi
ADF Olası Sınav Soruları
DTO Olası Sınav Soruları
VHF Olası Sınav Soruları
Denizcilik Eğitimi-1
Denizcilik Tarihi

AB ve Denizcilik
Akıntılar
İst.Boğ.Dip Akıntısı
Balıkçı Günlüğü
Bayrakların Dili
Bofor Tablosu
Boğazlarımız
Boylu Soylu Gemiler
Büyük Denizciler
Büyüklere Oyuncak
Cankurtarma İşaret.
Deneyim/Sintine p.
Deniz Aşıkları Koop.
Deniz Bilim.Enst.I
Denizde Yangın
D.Taşıtlar.Yangın
Dizel Motorlar
Ege ve Akdeniz...
Fenerler
Forsa Yelkenlisi
Gemi İşletmecisi
Gemi Sicili Kodları
Gemi Söküm Tes.
Hamidiye Krvz.
Harita Simgeleri
Kıyı Konferansı
Kurtuluş'un Son..
Kürek Sporu
Levent Yatı
Marmara'da Yaşam..
MDTMYO B.Bülteni
Ölçüler
Pusula
Saltanat Kayıkları
Savarona
Trak'ın Seferi
Tekne Boya-Bakım
Teknede Yaşam
Türkiye Süngerleri
Yavuz / Bismarc

Ev Tersaneciliği
Marinalar
Marina Map
Mersin DTMYO
Tekne İmalatçıları
Türk Loydu
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri
  Denizcilik Etkinliklerinde Yangın Güvenliği ve Gemi Söküm Tesisleri

Uğur Yertut   

 

Gemi mühendisliği mesleğinin tarihi neredeyse uygarlık tarihiyle eştir. Yaşadığımız, etkinlikler gösterdiğimiz Ege ve Akdeniz kıyıları günümüz dünyasına yön veren uygarlıkların doğumlarına ve birbirleriyle bütünleşerek ilerlemelerine mekan olmuşlardır. İşte bu kültürel kalıt, gemi mühendisliği mesleğini besleyen önemli kaynaklardan biridir.

Gemi mühendisliği disiplinin ülkemizdeki tüm denizcilik etkinliklerine sağlam bir sorumluluk duygusu ve yüksek bir özveriyle yaptığı katkılar, bu alanda ulusal ve uluslararası düzeyde önemli bir birikimin ve saygınlığın oluşmasını sağlamıştır. Bilimin, uzmanlığın yol göstericiliğindeki nitelikli olmasına özen gösterdiğimiz çabalarla Türkiye denizciliğinin çağdaşlaşması uygar ülkeler düzeyinde etkinlik göstermesi temelinde katkılar koymaya çalışan mesleğimizin çok söyleyecek sözü vardır. Denizde veya kıyı bölgelerinde can ve mal güvenliği ve bunlarla ilişkili deniz'sel ve kıyı'sal çevrenin güvenliği başlığı altında da haliyle söylenecek çok söz var.

Dünya denizcilik çevreleri, denizi ve denizcilik etkinliklerini gerçekleştirirken riske giren can ve mal güvenliğini korumak amacıyla uzun yıllardır etkin mücadeleleler, çalışmalar ve örgütlenmeler içindedir.

"Dünya denizcilik çevreleri" denizcilik söz konusu iken, bölgeseli ulusaldan ulusalı evrenselden soyutlamak olanaksızdır. Çünkü artık günümüzde, hemen her alanda olduğu gibi ülkelerin kendilerine özgü iç düzenlemelerini aşan evrensel hukuksal yapılanmalar, örgütlenmeler vardır. Bu örgütlenmelere eklemlenmek, evrensel hukukla uyum içinde olmak artık varoluş sorunudur. İşte, deniz kirliliği ve denizde can ve mal güvenliğine ilişkin uluslararası düzenlemeler ise Birleşmiş Milletler Örgütü'nün bir alt organizasyonu olan IMO, Uluslararası Denizcilik örgütü tarafından yürütülmektedir.

IMO bünyesinde, denizde can ve mal güvenliği, denizde yangın güvenliği üzerinde de çalışan çeşitli alt komiteler vardır. Bu kapsamlı çalışmaların ve oluşturulan konvansiyonların sonucunda bizde eksikliği olan çok önemli bir oluşum da gündeme getirilmektedir.

 

 Deniz İtfaiyesi

Bilindiği gibi Türkiye'de, havadan, denizden, karadan yangınla etkin mücadelede eğitilmiş personel ve güncel teknolojiye uygun donanıma sahip bir deniz itfaiyesi kavramı dahi oturabilmiş değildir.

Özellikle riskli yörelerde merkezi bir oteritenin (örneğin Başbakanlık'a bağlı Denizcilik Müsteşarlığı'nın) eşgüdümünde yerel itfaiye ve ilgili tesislerin (Liman marina, tersane, vb.) olanaklarını da mücadele içine katabilecek bir deniz itfaiyesi örgütlenmesine gidilmesi yaşamsal bir önem taşımaktadır. Aliağa yöresini ele alacak olursak; yörenin denizcilik etkinliklerinin baskın unsuru "gemi söküm" etkinlikleridir. Gemi söküm sanayinde (gemi sökümü, hurdacılığı çok önemli bir sanayi dalıdır) Türkiye dünyada 4. sırada yani önemli bir düzeye erişmiş durumdadır.

Tuzla örneğindeki gibi ve Aliağa'da zaman zaman yaşanan olaylardaki gibi faciaların önlenmesinde çok önemli rol oynayabilecek "Gas Free" adıyla anılan; yanıcı, parlayıcı, patlayıcı gaz bulunan ortamlarda çalışma yapılmadan önce gereken önlemlerin alınmasını sağlayacak olan işlem ve buna ilişkin düzenlenen rapor (Gazsız, Emniyetli ortam raporu) ciddiye alınmalı, gereksiz bir formalite olarak görülmemeli, uzman kurumlar tarafından, örneğin geçmiş yıllarda olduğu gibi Kimya Mühendisleri Odası tarafından düzenlenmeli / onaylanmalıdır.

Bakanlıklar arası bir kurul, varolan düzenlemeleri ki; özellikle Aliağa Gemi Söküm Yönetmenliği'ni ele almalı ve ilgili meslek disiplinlerinin de yer aldığı bir yapıda, gerekli ve zorunlu yenilikleri (örneğin, itfaiye donanımlarının ve personelin standardizasyonu gibi) ivedilikle hayata geçirmelidir. Uygulamada da sıkı bir denetim sağlamalıdır.

Merkezi, yerel ve özel itfaiye kuruluşları yeniden yapılandırılmalıdır. Bu örgütlerde görevli personel "deniz, gemi, petrol yangınları" konusunda eğitilmelidir. Bu kuruluşları yangın söndürme, kurtarma ve kirliliğin yayılmasını önleyerek giderme konusunda ayrı ayrı ve birlikte tatbikatlar yapmalıdır.

Gemi söküm tesislerinin faaliyetlerini düzenleyen "sorumlu teknik müdür", "sorumlu mühendis" ya da "sorumlu şantiye şefi" tanım ve uygulamalarını kapsayan bir yasal çalışma bir an önce andığım yasal düzenlemelere dahil edilmelidir. Tesislerde "iş güvenliği müşaviri" bulunmalıdır.

Biliyorsunuz bu bölgede gemi söküm tesisi sahipleri tarafından yapılmaktadır. Gemi kiralamış olan gemi söküm tesisi sahipleri tarafından yapılmaktadır. Gemi söküm tesisi sahipleri de aldıkları yerli veya ithal hurda gemileri çeşitli taşeron firmalara kilo hesabıyla devretmektedirler. Gemi söküm tesisi sahipleri bu aşamadan sonra üretimle değil de malzeme, ekipman temini ve pazarlamayla ilgilenmektedir.

Üretimin gerçekleşmesi sırasında ortaya çıkan bütün riskler ise taşeron firmalara yüklenmektedir. Bu durum da işçi sağlığı, iş güvenliği açısından çok önemli eksiklikleri beraberinde getirmektedir. İşte uygar bir denizci ülkeye ters gelecek bu uygulamalar da bizzat gemi söküm tesisi sahipleri tarafından ciddi bir personel politikasıyla giderilmelidir.

Örneğin bu bölgede çalışan tüm işçilerin ve diğer personelin çalıştıkları alanlarda "iş makinaları operatörü, oksi gaz kesiciliği, izolasyon maddesi sökücülüğü, yangından koruma ve yangın yöntemleri" gibi eğitimlerinin sağlanarak sertifikalandırılmaları zorunludur.

Gemi söküm tesislerinin özlenen modern konumuna ulaşması, çalışanların ve yöre halkının sağlık ve güvenlik içinde, risksiz yaşamaları demektir.

Varlığının önemine ve ülke ekonomisine yaptığı katkılara yürekten inandığımız gemi söküm sanayicilerimizin de bu beklentilerimizi haklı bulacağından eminiz.             

 

Kaç Adet Yangın Tüpü Bulundurmalıyım?

RİSK ALANI

                      RİSK GRUPLARI

(m2)

DÜŞÜK RİSK

ORTA RİSK

YÜKSEK RİSK

50

6

12

18

100

9

18

27

200

12

24

36

300

15

30

45

400

18

36

54

500

21

42

63

600

24

48

72

700

27

54

81

800

30

60

90

900

33

66

99

1000

36

72

108

                       İLAVE HER 250m2 ALAN İÇİN

 

6

12

18

 

Yukarıdaki tabloda DIN EN 3 standartlarına göre, risklere ve alanlara göre belirlenmiş sayılar görülmektedir. Bu sayılar risk karşılığı olan m2 ölçüleri için belirlenmiş alan sayılarıdır. Örneğin ofisini 100 m2. Buradaki yangın riski diğer işletmelere göre daha az olduğundan düşük risk olarak adlandıralım. Tablodaki 100 m2 nin karşılığı olan düşük risk sutununda 9 sayısını göreceksiniz. Bu sayı ofisinizin alan risk sayısıdır.

 

YANGIN SINIFLARI:

Yangınlar, literatürde Yanacak Madde cinslerine göre, dört ana grup altında sınıflandırılmıştır.
  
 

“ A SINIFI “  Yangınlar:  Organik kökenli ( Katı ) madde yangınları. Bu malzemeler genellikle karbon bileşikleri olan organik yapıda malzemelerdir ve yanmaları sonucunda karlaşma ve kül meydana gelir. 

- Ahşap , Kömür, Kağıt , Ot, Selüloz

- Kauçuk, Tekstil Ürünleri, Plastik v.s.

A SINIFI Yangınlar, soğutucu etki yaratan maddeler ile müdahale edilmek sureti ile, soğutularak söndürülür.  
 

“ B SINIFI “  Yangınlar: Sıvı yanıcı madde ( Akaryakıt ) yangınları.

Su ile karışanlar ile karışmayanlar olmak üzere iki sınıfa ayrılır. 
- Benzin, Benzol, Mazot, Fuel-Oil, Madeni Yağlar,
- Vernik, Boya, Tiner, Alkol, Parafin, Aseton, Asfalt, Tutkal v.s.  

B Sınıfı Yangınlar, yanan madde ile oksijen teması kesilerek ( Boğmak ) sureti ile söndürülür.  
 

“ C SINIFI “  Yangınlar: Gaz halindeki  yanıcı madde yangınları.

Yanıcı gaz ve basınç altında sıvılaştırılmış gaz haldeki maddelerin yangınlarıdır. 

- Doğal ve Üretilmiş Gazlar, Metan, Hidrojen, Asetilen

- LPG, Propan Doğal Gaz

C Sınıfı Yangınlar, genel kural olarak, gaz yangınlarında, yangın kaynağı kesilerek ve soğutma işlemi yapılarak söndürülür.  
 

“ D SINIFI “  Yangınlar: Hafif Metal Yangınları 

- Titanyum, Magnezyum, Alüminyum,

- Uranyum, Fosfor, Sodyum

D Sınıf Yangınlar, özel amaçla üretilmiş D sınıfı Kuru Toz ile söndürülür.
 

Uygulamada, ender de olsa “ E SINIFI “ Yangınlar, adı altında sınıflandırılmış, Elektrik Yangınları tanımı ile karşılaşılmaktadır. Ancak, Dünya Yangın Literatüründe “ E SINIFI “ olarak tanımlanan bir yangın sınıfı yoktur. 

Elektrik, bir yangın türü değil, yangın nedenidir.

 

YANGIN SÖNDÜRME PRENSİPLERİ :

Yangın söndürmede temel prensip, yangının klasik tanımı yapılırken, belirtilen ve yanma şartı için geçerli olan üç unsurdan birinin ( Isı veya Oksijenin veya Yanan Maddenin herhangi birisinin ) ortadan kaldırılması yada Yanan Madde ile havadaki Oksijen arasındaki kimyasal zincir reaksiyonunun kırılması gerekir. 

Bu tanımlama ile, yangın söndürme prensipleri 4 grupta incelenir. 
 

1-       SOĞUTARAK SÖNDÜRME ( Isının Düşürülmesi ) : Yanma esnasında, yanan maddenin ısısı azaltılır ve yanma derecesinin altına düşürülürse yanma durur. Soğutarak söndürme iki şekilde uygulanır ; 

-   SU İLE SOĞUTARAK SÖNDÜRME

-    YANAN MADDEYİ DAĞITARAK SÖNDÜRME 

·          Burada amaç, yangın nedeni olan yüksek ısıyı bölmek ve ısıyı düşürmektir.

·          Su ile soğutarak söndürmenin temeli, yanan maddenin soğutulmasına ve açığa çıkan yanıcı buhar ve gazların azaltılması ve durdurulmasına dayanır.

·          Su ile soğutarak söndürmenin temeli, yanan maddenin soğutulmasına ve açığa çıkan yanıcı buhar ve gazların azaltılması ve durdurulmasına dayanır.

·          Soğutma yolu ile söndürmede kullanılan maddelerin, söndürmedeki etkinliği, bu maddelerin, özgül ısıları, gizli buharlaşma ısıları ve kaynama noktalarına bağlıdır.

·          Suyun, spesifik ısısı ve buharlaşma gizli ısısı yüksek olduğu için, iyi ve etkili söndürme özelliği gösterir.

·          Bunun yanında Karbondioksit Gazı, Halojenlendirilmiş Hidrokarbonlu söndürme gazları, Köpük konsantrasyonları, söndürmede soğutma etkisi gösterirler.

 

2-       HAVADAKİ OKSİJEN İLE İRTİBATI KESEREK SÖNDÜRME : Havadaki oksijen ile irtibatı keserek söndürme iki şekilde uygulanabilir ; 

ÖRTME : Katı maddeler ( halı, kilim, battaniye, kum, toprak, v.s. ) kullanılarak veya kimyasal bileşikler ( Köpük konsantrasyonları veya Kuru Kimyevi Tozlar ) kullanılarak, Yanan Maddenin, Oksijen ile teması kesilir. 

BOĞMA : Bu yöntem, özellikle kapalı veya kolaylıkla kapalı hale getirilebilecek yerlerdeki yangınlarda kullanılır. Hava sirkülasyonuna yol açabilecek bütün açıklıklar kapatılır ve Oksijen yenilenememe nedeni ile yangın kendiliğinden söner.

 

3- YANICI MADDEYİ ORTADAN KALDIRARAK SÖNDÜRME : Yanıcı maddeyi ortadan kaldırmak sureti ile söndürmede, ya bizzat yanıcı madde ortadan kaldırılır yada madde ısıdan korunur veya ayrılır. 
 

4- KİMYASAL REAKSİYONUN KIRILMASI İLE SÖNDÜRME : Yanma Bölgesi içerisinde, ortamda mevcut oksijen konsantrasyonunu bozmak üzere, yanma bölgesine bir takım kimyasal maddeler ( Karbondioksit,  Nitrojen veya Halon Alternatifi Gazlar ) boşaltmak veya Yanma bölgesinde bu nev-i, kimyasal gazları patlatmak sureti ile havanın içerisinde bulunan Oksijen ile Yanan Madde arasındaki kimyasal zincir reaksiyonu bozularak yangın söndürülebilinir.

 

YANGININ BÜYÜMESİ ve YAYILMASI : 
 

Yangın, başladıktan sonra dört şekilde büyüyebilmekte ve yayılabilmektedir. 

 

1- DİREK TEMAS ( Dokunma – Değme ) 

Alevlerin, doğrudan yanıcı diğer maddelere erişmesi yoluyla, yangın büyüyebilir ve yayılabilir.

 

2- ISI İLETİMİ ( Kondüksiyon ) 

Isının, bir yangından ya da ısı kaynağından uygun bir iletken yardımı ile başka bir yanacak maddeye iletilmesidir. Isı iletkenliği, her maddenin ve cismin yapısına bağlı olarak değişmektedir. Metaller, diğer maddelere kıyasla daha iletkendir

 

3- ISI – IŞIN YAYILIMI ( Radyasyon ) 

Isının, ışınma yoluyla iletimidir. Işınmada, ısı bir kaynaktan, başka bir madde üzerine ısı ışınlarına dönüşmüş olarak, boşlukta hızla ilerler. Herhangi bir cisme çarpan ısı ışınları, çarptıkları cisim üzerinde tekrar ısıya dönüşerek cismi ısıtır. Isı arttıkça alevler görünür hale gelir.

 

4- ISININ HAVA AKIMI İLE İLETİMİ ( Konveksiyon ) 

Isı, hava yada sıvı gibi taşıma ortamı içerisinde taşınabilir. Özellikle, aşağıdan yukarıya doğru, sıcak havanın yükselmesi ile ısı transferi olur ki, bu durumda ciddi bir yangın yayılma nedenidir. Isının hava akımı ile iletimini engellemek için, alevin boyunu kısaltmak yani oksijeni azaltmak, yanıcı maddeyi kesmek, ısı transferini durdurmak, patlayabilecek nesneleri ortamdan uzaklaştırmak gerekir.

 

 

 
Derleyen: Uğur Yertut - YESTAŞ

 

Uğur Yertut'a teşekkürlerimizle

Denizce