Ege’nin alımlı kenti Denizli, antik bir zarafetten süzülen
dokumaları, şifalı travertenleri, kuş cenneti gölleri ve
sanatçılara ilham veren doğasıyla büyülü bir diyar.
Türkiye’de bir benzerinin daha olmadığına emindim.
Hierapolis’ten kalma yıkık sütunların üzerine dolan termal su,
antik bir kaplıca oluşturmuş. Şifalı suya girenleri çağlar
öncesine ışınlayan bu mucizenin adı Kleopatra Havuzu. Bölgede
yeryüzüne çıkan şifalı su, antik çağın en önemli sağlık
merkezlerinden biri olan Hierapolis’in yaşam kaynağı. Kentteki
irili ufaklı çok sayıda hamam gün boyu konuk ağırlar,
Hierapolis’in ününe ün katarmış. Kent yaşamının kalbinin attığı
büyük hamam ise bugün Hierapolis Müzesi. Eski çağlardan bugüne
Denizli’ye görkemli bir uygarlık bahşeden suyun izinde keşfe
çıkıyoruz.
Romantik Beyaz
Şifalı Kırmızı
Yılda bir milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan Hierapolis’in
yürüyüşle birkaç dakika uzağında bir yeryüzü harikası var:
Pamukkale. Kat kat havuzcuklardan oluşan kar beyazı
travertenlerin küveti andıran bölmelerine girmek yasak olsa da
yamaç paraşütüyle Pamukkale’nin üzerine süzülmek eşsiz bir
deneyim. Geniş seyir olanaklarıyla Fethiye’deki Babadağ’a rakip
olmaya hazırlanan Pamukkale’de Çökelez Dağı, uçuş için ideal
irtifaya sahip. Pamukkale’nin narin travertenlerini korumak için
alınan bir diğer önlemse civardaki otellerin Karahayıt’a
taşınması. Kırmızı travertenleriyle ünlü Karahayıt’ta yeryüzüne
çıkan şifalı su, Pamukkale’nin beyaz suyundan farklı. Yüksek
oranda demir iyonları ve onlarca mineral içerdiğinden suyun
rengi kırmızı. Güney Ege’nin en güzel sırlarını saklayan
Denizli’yi tanımak için suyun izini sürmek iyi bir yöntem. Şehir
merkezinde minik şelaleler, göller ve fıskiyelerle bezeli iki
güzel parkın küçüğüne Çamlık, büyüğüne İncilipınar denmiş.
Kentin mutena semti Çamlık’taki seyir kalesi, Denizli’yi
yüksekten izlemek için güzel bir nokta. Şehri yakından tanımak
için ise birkaç saatlik yürüyüş yapmak gerek. Kentin tarihi
merkezi Bayramyeri, gezi için iyi bir başlangıç yeri. Etnografya
müzesinin yanı başındaki Germiyanoğulları Hamamı tam 763 yıllık.
Biraz ilerideki Tarihi Kaleiçi Çarşısı, mücevher, bakır, semer
ve ahşap ustalarıyla geleneksel zanaatların hayat bulduğu bir
eski zaman pazarı. Vakit öğle saatlerini bulmuşsa dükkânlardan
yayılan kokular iştahınızı kabartacak. Kuzu etinin özel taş
fırınlarda uzun saatler pişirilmesiyle hazırlanan Denizli
kebabını denememek olmaz. Sıcak pide üzerinde çeşitli sebzelerle
servis edilen bu özgün kebabı 37 yıldır hazırlayan Hüseyin
Manisalı, etin lezzetini sakız ağacı közünde pişmesine bağlıyor.
Palmiyelerin karşılıklı sıralandığı Atatürk Bulvarı, mağazaları
ve alışveriş merkezleriyle gün boyu canlı. Sinemalar,
tiyatrolar, kafeler ve lokantalarla dolu Çınar Meydanı
çevresindeki sokakların müdavimi, Pamukkale Üniversitesi
öğrencileri.
Sultanlara Layık
Son yıllarda tekstil üretiminde Türkiye’nin önemli
merkezlerinden biri haline gelen Denizli’de hediyelik bulmanız
zor olmayacak. Horoz işlemeli mendiller, Buldan bezleri, Tavas
işleri, iğne oyaları ve renk renk yazmaların bin bir türlüsünü
bulabileceğiniz İstasyon Caddesi’ndeki Babadağlılar Hanı şehrin
özgün adreslerinden. On katlı handaki çeşitlilikle yetinmek
istemezseniz dokumalarıyla ünlü Buldan’a uğrayın. Osmanlı
döneminde sultan ve paşalara giysi dikilen Buldan’da ince bir
zarafetten süzülen el dokumaları ahşap tezgâhlarda hayat
buluyor. Her köşesi Anadolu kokan Buldan evlerini gezerken artık
anılarda kalmış zamanlara uzanacaksınız. Denizli denince akla
gelen bir diğer şey ise horoz. 2004 yılında kültürel değer
olarak tescillenen Denizli horozu, göz alıcı tüyleri ve bayılana
dek ötüşüyle ünlü. Denizli horozunu koruma çalışmalarında
görevli Ziraat Mühendisi Mustafa Ünal, ötme süresinin 25–30
saniyeye kadar çıkabildiğini anlatıyor. Sadece horoz değil
görülmesi gereken kuş türü çok Denizli’de.

250’den fazla kuş türüne barınak olan Denizli’deki en iyi
gözlem noktaları sulak alanlar. Çivril’deki Işıklı Gölü,
Çardak’ta bulunan Acı Göl ve Buldan yakınlarındaki Süleymanlı
Gölü kuş gözlemi ve botanik gezileri için dört mevsim uygun.
Denizli Fotoğraf Sanatçıları Derneği üyesi ve kuş gözlemcisi
Ümit Özgür’e yöredeki çeşitliliği soruyoruz. Şah kartalı, kara
akbaba, ulu doğan, toy, peçeli baykuş gibi nadir bulunan
türlerin yanı sıra; Anadolu sıvacısı, taş bülbülü, kızıl
kirazkuşu ve karaboğazlı ötleğen gibi türlerin önemli bir
kısmının Denizli’de yaşadığını anlatıyor bize. Yörede canlı
türlerinin zenginliğiyle ünlü bir de milli park var. Ege
Bölgesi’nin en yüksek noktası olan 2 bin 528 metrelik Honaz
Dağı’nın adını taşıyan doğal alan, Dünya Hava Oyunları’na da ev
sahipliği yapmış. Denizli’deki şelaleler de doğa tutkunlarını
memnun edecek. Güney ilçesine sekiz kilometre uzaklıktaki Güney
Şelalesi tescilli bir tabiat anıtı. 30 metre yüksekten dökülen
Gümüşsu ise Çivril’in doğusunda.
Ezgilere Tutkun
Kent
İbrahim Çallı, Selahaddin Pınar, Özay Gönlüm, Hayri Dağ,
Mehmet Şakır (Akkulak) ve Sezen Aksu... Denizli’de dünyaya gelip
sanatlarını yeryüzüne taşıyan isimlerden sadece birkaçı.
Tanbura, bağlama ve cura üçlüsünden oluşan ‘yaren’ adını verdiği
sazıyla ünlenen Özay Gönlüm’ün anısına düzenlenen konserlere
gösterilen yoğun ilgi, kentteki müzik tutkusunun kanıtlarından.
Şehir merkezindeki radyo istasyonları, müzik evleri, enstrüman
satan dükkânlar ile dernek ve kulüplerin bolluğu da öyle.
Pamukkale Üniversitesi bünyesindeki organizasyonlar da kentteki
müzik duyarlığını çeşitlendiriyor. Denizli Belediyesi, kentte
ezgilere duyulan bu ilgiyi fark edip eski un fabrikasını
konservatuvara dönüştürmüş. Denizli’de Karacaoğlan türküleriyle
başlayıp zeybek havalarıyla devam eden müzik geleneği, genç
kuşakların elinde geleceğe taşınıyor. Denizli’nin umut vaat eden
gruplarından PUL’un gitaristi Onur Çelik, kentteki müzik
potansiyelinin görünenden çok daha fazla olduğunu söylüyor.
Üstelik bu müzik sevgisi sadece şehir merkezi için de geçerli
değil.

Denizli’nin uzak ilçesi Çameli’nde cuma günleri kurulan yerel
pazarda satılan vırvırlı çalgılar (kabak kemanı), üç telli
bağlamalar ve çam düdükleri müziğe duyulan ilginin kırsalda da
var olduğunu gösteriyor. Müzik arşivlerine göre Denizli
yaylalarında eskiden beri çok sesli bir müzik geleneği var. 19.
yüzyılın başından beri köy düğünlerinde müzik icra eden yayla
müzisyenlerinin son temsilcilerinden biri de Hasan Yıldırım.
Kemanı üç tel üzerinden çalıyor. İkisi ince tel ve karar sesini
veren bir sırma tel. Ege’nin su perisi Denizli, tarih boyunca
kendisine büyülü ezgiler kazandıran insanlarıyla güzel. Kente
görkemli bir uygarlık bahşeden şifalı suların akışı da bir ezgi
değil mi zaten?
Yaşayan Kültür
Hazinesi: Hayri Dev
40 Devler denilen atalarımız çok eski zamanlardan beri
Denizli’nin güneyindeki şenliklerde yarenlik (çalgıcılık)
edermiş. Yaşım 77. Çam düdüğünü çocukken yaylalarda çobanlık
ederken öğrenmişim. Yarenlik ederken deyişlerimiz vardır.
Çobanlıkta, yaylalarda yaşadıklarımızı anlatırız. 20 sene
evveldi, Fransa’dan müzikologlar geldi. Kitabımı yapmışlar.
Sonra Avrupa’dan 11 kişilik bir ekip daha geldi. Belgeselimi
yaptılar (Derriére la forét/Ormanlar Arkası), Avrupa’nın çoğu
yerinde gösterilmiş. 2008 yılında bana bir de unvan (UNESCO
Yaşayan İnsan Hazinesi Kültürel Miras Taşıyıcısı) verdiler.
A’dan Z’ye Az
Bilinen Denizli
AZİZ PAVLUS YOLU: Laodikeia Antik Kenti, İncil’de adı geçen
yedi kiliseden birinin ev sahibi.
CİP SAFARİ: Cip safari için merkez alınabilecek üç bölge:
Kefe Yaylası, Dağdere ve Kartal Gölü.
DOĞA YÜRÜYÜŞÜ: Çivril’deki Akdağ Tabiat Parkı, tam da yürüyüş
tutkunlarına göre.
FAYTON: Sarayköy ilçesinde yapılan faytonlar, Türkiye’nin
yanı sıra dünyadan da talep görüyor.
HONAZ KİRAZI: Denizli kebabı dışında, Tavas pidesi,
Serinhisar leblebisi ve Honaz kirazı meşhur.
KELOĞLAN MAĞARASI: Kaklık ve Keloğlan Mağaraları, binlerce
yıllık sarkıt ve dikitleriyle ilginç.
OLTA BALIKÇILIĞI: Gökpınar ve Adıgüzel Baraj Gölleri, spor
amaçlı olta balıkçılığı için ideal.
RAFTİNG: Dalaman Çayı’nın Acıpayam kıyıları ile Güney
Şelalesi’ne bağlı akarsu yatakları.
TOKALI KANYONU: Vahşi doğasıyla ünlü kanyonu, yırtıcı kuş
türlerini gözlemlemek için uygun.
ZENGİN KONAKLAMA: Beş yıldızlı otellerden köy pansiyonlarına
geniş konaklama seçenekleri var.
Nasıl Gidilir?
THY, İstanbul’dan Denizli’ye her gün, sabah ve akşam olmak
üzere, karşılıklı; Ankara’dan ise pazar hariç her gün uçuyor.
Yazı : Melih Uslu
Fotoğraf : Ahmet Bilal Arslan
Kaynakça:
SkyLife - Nisan 201
0