|
Depremlerin neden olduğu kayıpların, depremden önce
alınacak önlemlerle çok büyük oranda azaltılabileceği biliniyor.
İnsanlar, depremler hakkında, yanısıra deprem sırasında ve
sonrasında yapılması gerekenler konusunda bilgilenerek,
yaşadıkları yerleri depreme hazırlayarak, depremlerin
zararlarını azaltabilirler. 17 Ağustos Kocaeli depremi, bizlere
toplum olarak depremlere ne kadar hazırlıksız olduğumuzu bir kez
daha anımsattı. Türkiye'de meydana gelen son depremler,
Japonya'daki benzerlerinden 10 kat, ABD'deki benzerlerinden de
yaklaşık 100 kat fazla can kaybına yol açtı. Aradaki bu büyük
fark, depremlere karşı önceden yeterince (belki de hiç) önlem
almamış olmamızdan kaynaklanıyor.
Genel anlamıyla afete hazırlık, merkezi ve yerel idarelerin
sorumluluğundadır. Ancak, kendimizi ve çevremizi olası bir
depreme hazırlamak için yaşadığımız yerlerde alacağımız küçük
önlemler ve atacağımız küçük adımlar, zarar görme riskimizi
büyük oranda azaltacaktır.
Yapıların
Hazırlanması
Her şeyden önce binaların doğru yapılmış olması gerekiyor.
Binaları güvenli hale getirmenin en kolay yolu en baştan depreme
dayanıklı olarak yapılmaları. Yeni bir bina yaptırılırken, bazı
ilkelere uyulması gerekiyor. Binaların profesyoneller, yani
mimar ve mühendisler tarafından, deprem yönetmeliğine uygun,
yerin zemin koşulları göz önüne alınarak tasarlanması ve inşa
edilmesi gerekiyor.
Bina yapılırken, doğru miktarda ve kalitede inşaat
malzemesi kullanılmalı. Her ne kadar bir bina doğru tasarlanmış
olsa da, maliyeti düşürmek için tasarımda belirtilen
malzemelerin değiştirilmesi ya da farklı oranlarda kullanılması,
onun güvenilirliğini azaltır. İnşaatlarda buna bağlı olarak,
eğitimli işçilerin çalıştırılması, bu işçilerin gözetim altında
tutulması gerekiyor.
Asma katlar, borular, şofbenler, kalorifer petekleri,
tabelalar ve aydınlatma elemanları gibi yapısal olmayan, ancak
bir deprem sırasında zarar görebilecek ve zarar verebilecek
unsurlar deprem olasılığı düşünülerek binaya sabitlenmeli.
1999 depremleri sonrasında, birçok binanın zemin katlarının
çöktüğüne, geri kalanının sapasağlam ayakta kaldığına tanık
olduk. Bu, binaların bütün ağırlığını taşıyan zemin katlarının
orijinal tasarımının çeşitli amaçlarla değiştirilmesinden
kaynaklanıyor. Dükkân ya da otomobil galerisi olarak kullanmak
üzere binaların zemin katlarındaki kolonlar arasındaki
duvarların yıkılması, hatta bazı kolonların kesilmesi çok ciddi
tehlike oluşturuyor.
Binaların, inşa edildiğinden farklı amaçlarla kullanılması
da riski artırıyor. Depo, kütüphane, spor salonu, fabrika, okul
olarak kullanılacak binaların, normal bir ev ya da işyerinden
daha fazla yük taşıyacak şekilde yapılması gerekiyor.
Eğer içinde oturduğunuz binanın güvenli olduğundan emin
olmak istiyorsanız, yukarıdaki şartları sağlayıp sağlamadığını
yetkin bir mühendise kontrol ettirebilirsiniz. Eğer binanız
deprem yönetmeliğine göre inşa edilmemişse, onun nasıl
güçlendirileceğini öğrenebilirsiniz. Düşük maliyetli ve basit
yöntemlerle, binanız depreme dayanıklı hale getirilebilir.
Yapısal
Olmayan Hasarların Azaltılması
Peki, can ve mal güvenliğiniz açısından binanızın depreme
dayanıklı olarak inşa edilmiş olması yeterli mi? Hayır.
Bir depremde meydana gelen hasarın yaklaşık yarısı, yapısal
olmayan nedenlerden kaynaklanır. Bu, can kaybına, yaralanmalara
ve çok büyük ekonomik zarara neden olur. Yapısal kaynaklı
olmayan hasarlar, bir deprem sonrasında çok önemli yerler olan
hastanelerin, itfaiyelerin zarar görmesine yol açar. Örneğin,
hastanelerdeki aygıtlar sarsıntıdan zarar görebilir. Fabrikalar
ve işyerlerinin hasar görmeleri kapanmalarına, dolayısıyla
burada çalışanların işsiz kalmasına neden olur. Bunlara karşı
çok basit önlemler alarak hem canınızı hem de malınızı
koruyabilirsiniz. Ayrıca, evinizde ve işyerinizde, bina kısmen
çökse bile yaşamınızı bazı basit önlemlerle kurtarabilirsiniz.
Kocaeli ve Düzce depremlerinde, hasar görmüş bütün binaların
sadece %5'i yamyassı olacak biçimde yıkıldı.
Evdeki hazırlık, herkesin yapabileceği, maliyeti düşük,
basit hazırlıklardır. Yapısal olmayan hasarların azaltılması
(deprem sırasında tehlike yaratacak ve ekonomik kayba neden
olacak eşyaların sabitlenmesi yoluyla), deprem sırasında ve
sonrasında yapılması gerekenlere hazırlık bu kapsamda ele
alınabilir. Bu hazırlıklar, işyerleri için de yapılmalı.

Evde Hazırlık
Deprem sırasında, pencereler ve duvara asılı cam
çerçeveler, aynalar ve saatler kırılabilir. Büyük bir depremde
bunların olması kaçınılmaz. Kırık parçaların etrafa saçılması
ciddi yaralanmalara neden olur. Kaçış yollarındaki cam parçaları
tehlike oluşturur. Pencerelerdeki camları filmle kaplayarak
kırılıp dağılmaları engellenebilir. Duvara asılı olan eşyalar
için çivi yerine kancalı vidalar kullanılabilir. Aydınlatma
elemanlarının düşmesini ya da devrilmesini engellemek için,
bunlar da çeşitli yöntemlerle sabitlenebilir.
Günün ortalama sekiz saatini üzerinde geçirdiğimiz
yatağımızın yeri de çok önemli. Yatak, ağır eşyalardan ve
pencerelerden uzak bir yerde bulunmalı. Pencerelere kalın
perdeler takılmalı ve bunlar yatarken kapalı bulundurulmalı.
Deprem sırasında, en çok tehlike yaratan eşyalar elbise
dolabı, buzdolabı gibi büyük ve ağır eşyalardır. Bu eşyalar
deprem sırasında devrilebilir ya da yerlerinden kayabilirler.
Bunu engellemek için, bunların kancalar, metal levhalar ya da
L-profiller yardımıyla duvara sabitlenmesi gerekir. Bazı
buzdolapları ve dolaplar tekerlekli olduğundan, devrilmeseler
bile deprem sırasında kolayca kayarak ezilmeye yol açabilirler.
Sağlam bir şekilde sabitlenmemiş çamaşır makinesi gibi ağır
makineler de yerlerinden kayacaktır. Bilgisayar, televizyon gibi
hem tehlike oluşturabilecek, hem de maddi kayba neden olabilecek
eşyaların kayarak yere düşmesini engellemek için, altlarına çift
tarafı yapışkan bantlar konulabilir.
Ocak, su ısıtıcısı, kalorifer, soba ya da gazla çalışan
başka cihazlar, deprem sırasında hasar görebilir. Bu eşyalar
devrildiğinde ya da hasar gördüğünde gaz kaçağına ve yangına yol
açabilirler. Bu nedenle, bu tür cihazların sabitlenmesi gerekir.
Hortumlar ve borular depremde zarar görebilir. Esnek boruların
kullanılması ve hortumların uzun tutulması, sarsıntıların yol
açacağı hasarı önemli ölçüde azaltır.
Sarsıntının etkisiyle dökülen yanıcı maddeler de bir evin
zarar görmesine yol açabilir. Bu nedenle, evde bu tür maddeler
bulundurulmamalı. Eğer bulundurmak zorunluysa, bunlar sağlam
kutuların içine, sağlam bir dolabın en alt rafına
yerleştirilmeli.
Dolaplarda ve raflarda bulunan sabitlenmemiş eşyalar deprem
sırasında düşer. Yaralanmaları azaltmak için, bunların evin en
kısa boylu ferdinin baş seviyesinin altına, tercihen en alt rafa
konması gerekir. Bu eşyalar, çift tarafı yapışkan bantlarla
sabitlenebilir. Mutfak dolapları gibi yüksek dolapların
kapakları deprem sırasında açılır. Mutfak dolapları, genellikle
cam ve porselen gibi ağır ve kırılabilir eşyalarla dolu
olduğundan büyük tehlike yaratırlar. Bunu engellemek için, ağır
eşyaların alt raflara konması, üst dolap kapaklarının kapı
mandallarıyla kilitlenmesi gerekir.
Depreme
Hazırlık Planı
Ev, depreme güvenli hale getirildikten sonra, bir deprem
sırasında ve sonrasında doğru hareket etmek için aile
bireylerinin bir plan yapması gerekir. İnsanlar, deprem
sırasında genellikle panik yaşarlar ve bunun sonucunda ya donup
kalırlar ya da bilinçsiz olarak kaçmaya çalışırlar. Ancak,
depremler genellikle içinde bulunduğumuz ortamdan dışarı
çıkamayacağımız kadar kısa sürer. Bu nedenle, depremi
bulunduğumuz yerde en az zararla atlatabilmek için hazırlıklı
olmak gerekiyor. Paniğin en büyük düşmanı, bilgi ve deneyimdir.
Deprem öncesi evinizi, kendinizi ve ailenizi hazırladıysanız,
herkes deprem sırasında ve sonrasında neler yapması gerektiğini
biliyorsa, deprem olası en az zararla atlatılabilir.
Öncelikle, deprem sırasında korunulabilecek güvenli yerler
belirlenmeli. Örneğin bu, sağlam bir masanın altı, sağlam bir
koltuk ya da divanın yanı, yatağınızın yanı, bir köşe ya da iç
duvarlardan birinin yanı olabilir. Buralarda çömelip, kapanıp
tutunulabilecek yerler belirlenmeli ve bu, her oda için
yapılmalı. Pencere önlerinden, asılı duran büyük ve ağır
aydınlatma araçlarından, devrilebilecek büyük ve ağır
eşyalardan, ocak gibi yangına neden olabilecek eşyalardan uzak
durulmalı.
Depremden sonra, evi acilen boşaltmak gerekebilir. Bunun
için, ilk anda akla gelmeyebilecek arka kapılar ve pencereler
gibi olası çıkış yolları belirlenmeli. Düşüp kayarak bu çıkış
yollarını kapatabilecek, geçişi zorlaştırabilecek eşyalar
uzaklaştırılmalı. Deprem sırasında ve sonrasında kapalı kapılar
sıkışabilir. Kapıların açık ya da aralık bırakılması bunu önler.
Elektrik sigortalarının, gaz ve su vanalarının yerlerinin
belirlenmesi ve ailenin tüm bireylerinin bunları kullanmayı
öğrenmesi gerekir. İlk tehlike gaz sızıntısıdır. Bunun için önce
gaz vanasının kapatılması gerekir. Depremlerden sonra evlerde
karşılaşılan en büyük tehlike yangındır. Bunun için evde en az
bir yangın söndürücü bulundurulmalı ve aile fertleri bunu
kullanmayı öğrenmeli.
Ev içinde, ev dışında ve mahalle dışında depremden sonra
tekrar bir araya gelinebilecek yerler belirlenmeli. Deprem
sırasında tüm aile bireyleri bir arada olmayabilir. Eğer
depremden sonra birbirinizi nerede bulacağınızı bilirseniz
içiniz rahat olacaktır. Evde belirlenecek buluşma yeri, çıkış
yolu üzerinde güvenli bir yer olabilir. Sonra, yapının dışında
güvenli bir yer belirlenmeli. Bu, bir park alanı ya da meydan
olabilir. Son olarak, mahalledeki buluşma yerinin güvenli
olmaması ya da oraya ulaşılamaması durumunda gidilebilecek,
mahalle dışında bir yer belirlenmeli. Aile bireylerinin
birbirlerini haberdar etme amacıyla mesaj bırakabileceği yerler
de belirlenmeli. Böylece, ailenize ulaşamamanız durumunda nerede
olduğunuzu bildirebilirsiniz. Çocuklarınız okuldayken bir
deprem olması durumunda, siz ya da bir akrabanızın onları almaya
gelene kadar burada beklemeleri gerektiğini öğretmelisiniz.
Bir afet sonrasında bütün telefon hatlarının açık olması,
yardım çağrılabilmesi açısından çok önemli. Çünkü, yerel
hatların ve başkentin hatları yoğun olarak kullanılacaktır.
Bunun için, hem oturduğunuz bölge hem de başkent dışında bir
bağlantı kişisi belirlemelisiniz. Sizi merak edebilecek
arkadaşlarınıza ve akrabalarınıza bu numarayı verirseniz, sadece
bir telefon konuşması yaparak bu kişilere iyi olduğunuzu
bildirebilirsiniz. Aile üyeleri, yer, isim ve telefon
numaralarını mutlaka üzerlerinde bulundurmalı. Deprem sırasında
yerinden oynamış telefon ahizelerini yerine yerleştirirseniz,
hatlar gereksiz yere meşgul olmaz.
Depremden sonra, yardım gelene kadar yapının içinden
çıkamayabilirsiniz. Ya da yapınız zarar gördüğü için uzun süre
evinize giremeyebilirsiniz. Bunun için, hemen ulaşabileceğiniz
bir yerde bir deprem çantası bulundurmanız yararlı olur. Benzer
bir çantayı, arabanızda ve işyerinizde de bulundurabilirsiniz.
Deprem
Sırasında
Gerekli önlemleri aldıktan sonra, deprem anında
yapılacaklar çok da fazla değil. Zaten, daha önce de
vurguladığımız gibi, deprem saniyelerle ölçülen bir olay. Her
şeyden önemlisi depremi hissettiğinizde sakin olmalı, önceden
planladığınız şekilde hareket etmelisiniz. Depremi
farkettiğinizde, "Deprem!" diye bağırarak çevredekileri
uyarabilirsiniz. Bu sırada evdeyseniz, önceden belirlediğiniz
yerlerden birine çömelerek başınızı ve ensenizi koruyacak
şekilde kapanıp, sağlam bir yere tutunmalısınız. Sarsıntı bitene
kadar olduğunuz yerde kalmalısınız. Merdivenler, asansörler ve
balkonlar deprem sırasında en güvensiz yerlerdir.
Deprem sırasında yüksek bir binadaysanız, sağlam bir
masanın altına girmeli, yoksa bir iç duvarın yanında
devrilebilecek eşyalardan uzak durarak ve başınızı koruyarak
beklemelisiniz.
Dışarıdaysanız, açıklık bir yere gitmeli, elektrik telleri
ve direkleri gibi tehlikeli cisimlerden korunmalısınız. Açıklık
bir yer yoksa, binalardan düşebilecek kiremit, sıva gibi
parçalardan korunmalısınız.
Arabanın içindeyseniz, köprülerden, geçitlerden, elektrik
direklerinden uzak ve trafik açısından güvenli bir yerde durup
ve arabanın içinde beklemelisiniz. Dışarısı tehlikeli olabilir.
Başka arabalar ya da bunlardan kopan parçalar size çarpabilir.
Eğer kalabalık bir alışveriş merkezinde ya da halka açık
bir yerdeyseniz, hemen çıkışa yönelmemeli, devrilebilecek
eşyalardan ve raflardan uzak ve güvenli bir yerde sarsıntı
bitene kadar beklemelisiniz. Sinema, tiyatro ya da
stadyumdaysanız, sarsıntı bitene kadar oturduğunuz yerde kalıp,
kollarınızla başınızı kollayacak şekilde kapanmalısınız.
Depremden
Sonra
Deprem sonrasında, gaz, su ve elektrik tesisatı kontrol
edilmeli. Gaz kokusu varsa vana kapatılmalı. Kibrit ya da çakmak
kullanmak, elektrik düğmelerine dokunmak yangına neden olabilir.
Yardıma gereksinim yoksa telefon hatları kullanılmamalı. Sizde
herhangi bir hasar olmasa da başkalarında olabilir. Çevrenizde
yardıma gereksinimi olanlar varsa, tehlikeli bir yerde
değillerse, onları yerlerinden kıpırdatmadan yardım
çağırmalısınız. Daha önceden belirlediğiniz mahalle toplanma
alanına giderek başkalarına nasıl yardımcı olabileceğinizi
öğrenebilirsiniz.
Deprem sırasında ve sonrasında planladığınız gibi hareket
edebilmeniz için, deprem tatbikatı yapmalısınız. Bunun için,
deprem sırasında ve hemen sonrasında yapılması gerekenleri aile
bireyleriyle birlikte ara sıra tekrarlarsanız gerçek bir depremi
de en iyi şekilde atlatırsınız.
Deprem
Çantası
Kişisel Deprem Çantasında Bulunması
Gerekenler:
Ø
Su
Ø
Enerji veren
yiyecekler
Ø
Yedek
pilleriyle radyo
Ø
Yedek
pilleriyle fener
Ø
İlk yardım
çantası
Ø
Kişisel,
reçeteli ilaçlar
(Örneğin, kalp, damar, tansiyon, şeker ve
hormon ilaçları.)
Ø
Bir kat giysi
Ø
Bir miktar
para
Ø
Çok amaçlı
çakı
Ø
Düdük
Ø
Kalem, kağıt
Ø
İçinde önemli
telefon numaralarının, iletişime geçilecek kişilerin
bilgilerinin, önemli evrakların fotokopilerinin bulunduğu su
geçirmeyen
bir dosya
Ø
Çocuklar,
yaşlılar, engelliler ve ev hayvanları için özel malzemeler
Okuldaki öğrenciler için hazırlanan bir acil durum çantasında
bulunması gerekenler:
Ø
Öğrencilerin
aileleriyle ilgili bilgiler
Ø
Aile
fotoğrafı
Ø
Yaş
grubuna uygun küçük bir oyuncak
Ø
Yiyecek
Ø
Bir şişe su
Her altı ayda
bir hazırlık çantasındaki piller, reçeteli ilaçlar, su ve
yiyecek tazeleriyle değiştirilmeli. Bu işlem yaz-kış saati
uygulamasında saatlerin yeniden düzenlendiği haftasonlarında
yapılabilir.
Bu yazıda
kaynak olarak, İstanbul Afete Hazırlık Eğitim Projesi kapsamında
hazırlanan bilgiler kullanıldı. Katkılarından dolayı Prof. Dr.
Ahmet Mete Işıkara'ya teşekkür ediyoruz.
Kaynakça:
Bilim ve
Teknik Dergisi Nisan-2002 Sayı:413
|