|
Doğanın bakmasını bilenler için iyi bir öğretmen olduğuna
ilişkin yaygın söylemi benimseyerek ifade edersek Derin Mavi
Atlas, gezegenimizdeki çılgın çeşitliliği sergileyen ve böyle
bir çeşitliliğin olanaklı olduğunu "öğreten" bir rehber kitap.
Bu alçakgönüllü kapsamla yetinmeyecek ve suya dalıp gördüğü her
canlıyı adlandırmak, sınıflandırmak isteyecek heyecanlı okur
için küçük bir not:
Kitap ne yazık ki su geçiriyor!
ÖNSÖZ
Bir canlı çevresindeki dünyayı ancak duyu organları
aracılığıyla algılayabilir. Bir başka deyişle herhangi bir
canlının dünyası algılayabildiği oranda geniş ve büyüktür.
Çevrenize bir bakın, bulunduğunuz ortamdaki havayı koklayın ve
sesleri dinleyin. Duyduğunuz bütün sesler, bütün gördükleriniz
ve aldığınız bütün kokular birer sinyal olarak beyninize anında
ulaşır ve siz bütün bu sinyalleri o zamana kadar yaşadığınız
deneyimlerle daha doğrusu belleğinizdeki bilgilerle
karşılaştırarak bulunduğunuz yeri tanır ya da o yere yabancı
kalırsınız. Ne kadar çok yere ve algıya yabancıysanız, o kadar
küçük bir dünyanız var demektir. Bu kitapla ilgili
hayallerimizin başlangıcında bu düşünce yatıyordu. Sualtı birçok
insan için bambaşka bir dünya, yabancı olmayanlar içinse bir
kaçıştır. Alışık olduğumuz tüm kuralların geçerliliğini
yitirdiği, görmeye alışık olmadığımız bir sürü farklı canlıyı
içinde barındıran bir dünya. Belirli bir derinlikten sonra
tanıdık renkleri göremezsiniz, tüpünüzdeki havayı
koklayamazsınız ve belli belirsiz sesler duyarsınız. Ama o
karmaşa içinde düşündüğünüz tek şey bu karmaşadan kurtulmak
değil, aksine dayanabildiğiniz kadar öylece kalıp
algılayabildiğiniz kadarıyla bu çevre hakkında bilgi
toplamaktır.
Denizlerimizin Öyküleri
Üç tarafı denizlerle çevrili Anadolu'nun dört farklı denize
kıyısı vardır. Bu denizlerin gelişim öyküleri de birbirinden
farklıdır. Bu öykülerin Anadolu halkına kazandırdığıysa tüm
dünyayı kıskandıracak kadar büyük bir doğal zenginliktir. Bu
zenginlik Türkiye'deki deniz yaşam alanlarının farklı tiplerde
olmasına dayanır. Denizlerimizde az tuzlu ve çok tuzlu suları
tercih eden canlıların yaşayabileceği yaşam alanları olduğu gibi
soğuk ya da sıcak suları tercih eden canlıların yaşayabileceği
yaşam alanları da vardır.
65 milyon yıl öncesine kadar sular altında olan Anadolu'nun
büyük bir kısmı zamanla su üstüne çıkarak çevresindeki sulara
zenginlik katmıştır. Anadolu'nun bu hareketi sonucunda Akdeniz
çok tuzlu ve sıcak, Karadeniz ise az tuzlu ve soğuk olmuştur.
Tropik denizlere benzer özellikler gösteren Akdeniz'de
çoğunlukla sıcağı ve tuzu seven canlılar bulunurken, güneyle
bağlantısı olmayan Karadeniz'de soğuk ve az tuzlu ortamlarda
yaşayabilen canlılar görülür. İşte bu iki farklı deniz arasında
kalan Türkiye'nin kıyıları tek hücreli hayvanlardan en gelişmiş
memelilere kadar çok zengin bir canlı dünyasını barındırır.
Dünyadaki hızlı nüfus artışı ve sanayileşme doğal yaşam
açısından birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bazı ülkeler
bilimsel politikalar uygulayarak doğal çevreyle ilgili, ileriye
dönük planlar yapmıştır. Diğer ülkelerse ancak bulundukları
çevreye büyük zararlar verdikten sonra ekosistemin korunması
gerektiğini algılayabilmiştir. Bugün tüm dünyada doğal çevreyi
korumakla yaşadığımız ortamı korumak aynı anlama gelir. Bunu
gerçekleştirmek için de yaşadığımız ortamların yanı sıra
yararlandığımız diğer ortamları da içinde bulunan canlılarla
birlikte korumamız gerekir. Denizleri korumak sadece içindeki
canlıları korumak anlamına gelmez, aynı zamanda insanlığın da
korunması anlamını taşır. Çünkü bu canlıların yaşayamadığı yerde
bir süre sonra insanoğlu da yaşayamaz hale gelecektir.
Balıklar Su İçer mi?
Dünya'da yalnız olmadığımızı herkes biliyor. Herkesin tam
olarak bilmediğiyse Dünya'yı paylaştığımız canlıların yaşamları.
Dünyada ve Türkiye'de doğabilimcilerin araştırdığı ve
sonuçlarını bilgi olarak insanlığa sunduğu başlıca konu da zaten
budur: Çevremizde gördüğümüz diğer canlılar niye bulundukları
yerdeler?
|
 |
|
Su, insanlık ve diğer tüm canlılar için vazgeçilmez bir
yaşam kaynağıdır. Biz büyük su kütleleri içinde gördüğümüz
canlılardan çok daha kısa bir süredir suyu kullanıyoruz. Bu
durumda insanla su arasındaki bu bağlantı nereden
kaynaklanıyor? Niçin insanlık suya bu kadar düşkün? Çünkü
yaşam suda başladı. Çevremizde gördüğümüz her canlı bir
şekilde suya bağımlıdır. Suyla yaşam eşanlamlıdır.
Denizler ve okyanuslardaki canlılarla ilgili araştırmalar
çok eskilere dayanır. Aristoteles bazı çalışmalarında deniz
süngerlerinden bahseder. Deniz canlılarıyla ilgili düzenli
çalışmalar 1700'lü yıllardan bu yana yapılmaktayken
ülkemizde ancak 1940'lı yıllarda temelleri atılmıştır. O
zamana gelindiğinde "Balıklar da su içer mi?" sorusunun
cevabı çoktan verilmişti... |
Derin Mavi Atlas
Derin Mavi Atlas'ta 1994'ten bu yana Türkiye denizlerinde
Ferda Büyükbaykal tarafından çekilmiş fotoğraflar kullanıldı.
Kitabın fotoğrafları seçilirken canlının özelliklerinin belirgin
olması ön planda tutuldu. Derin Mavi Atlas'ta verilen türlerin
teşhisi fotoğraflarından tespit edilen özelliklerine ve
fotoğraflarla ilgili diğer bilgilere, örneğin nerede ve ne zaman
çekildiklerine dair bilgilere dayanılarak yapıldı. Dolayısıyla
bazı canlılar tür olarak değil, daha genel sınıflandırmalar
içinde verildi. Bunun yanı sıra canlılar evrimsel gelişme
sıralamasına göre basit yapılılardan gelişmiş yapılılara doğru
dizildi. Tüm dünyada geçerli olan Latince bilimsel adlarının
yanında Türkçe, İngilizce ve Almanca adları da verildi. Birden
fazla Türkçe adı olan canlılar için en yaygın olan Türkçe ad
seçildi. Türkçe adı olmayan türler içinse içinde oldukları daha
büyük grupların adı kullanıldı. Canlıların yaşamlarıyla ilgili
genel bilgilere, kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler dışında
kişisel gözlemlerimizi de ekledik. Canlılarla ilgili bilgileri
dört ana başlık altında verdik.
Renk:
Canlıların görülen renkleri ışığın şiddetine göre değiştiği
için renk hakkında verilen bilgiler genellikle yanıltıcı olur.
Bu kitaptaki renklerle ilgili bilgiler, kaynaklarda geçen
renklerle ilgili bilgilerin ve canlıların fotoğraflarındaki ya
da sualtındaki görüntülerindeki renklerin bir özetidir.
Yaşam Alanı:
Fotoğrafını çekmek ya da yalnızca görmek istediğiniz bir
canlıya ulaşmak için o canlının yaşadığı yeri bilmeniz gerekir.
Canlının yaşadığı yaşam alanı tipini bilmeniz ona kolayca
ulaşmanızı sağlayacaktır.
Tanımsal Özellikleri:
Canlıların tanınmalarını ve diğer benzer türlerden ayırt
edilmelerini sağlayan bazı özelliklerini kitapta bu başlık
altında verdik.
Beslenme Özellikleri:
Çoğu kişi canlıların beslenme özelliklerini merak eder.
Ayrıca beslenme özelliği canlının davranışları hakkında bazı
ipuçları sağlar. Bu nedenle beslenme özelliklerini tanımsal
özelliklerden ayrı ele aldık. Canlıların sınıflandırılmasıyla
ilgili çalışmalar yapan Linnaeus'un geliştirdiği sisteme göre
verilen bilimsel adlar iki sözcükten oluşur. Bu nedenle onun
oluşturduğu adlandırma sistemine "ikili adlandırma" denir.
Sadece türlere ve onun altındaki gruplarda yer alan canlılara bu
şekilde ad verilir. Örneğin Mürenin bilimsel adı Muraena Helena
şeklinde yazılır. Muraena Helena dendiğinde bu bilimsel adı
bilen herkes bahsedilen canlının Müren olduğunu anlayabilir. Adı
oluşturan ilk sözcük müren türünün içinde bulunduğu cinsi
gösterir. İkinci sözcükse canlıyı tanımlayan araştırıcının
verdiği addır, ikili adlandırma sisteminin, bu kuralın dışında
başka kuralları da vardır. Örneğin, yeni bir tür olarak
tanımlanan bir canlının bilimsel adını türü bulan kişi verir.
Bilimsel yayınlarda canlının tür adının yanına, adı koyan
araştırıcının soyadı yazılır. Soyadının yanına da eğer
biliniyorsa canlıya bilimsel adının verildiği tarih yazılır.
Bazı türlerin yanında bu adlar ve tarihler parantez içine
alınmıştır. Bunun nedeni o türle ilgili çalışmalar sonucunda
türle ilgili bulguların değişmesidir. O türün tanımı ya da
bulunduğu sistematik yer değişse bile, türü bilim dünyasına
tanıtan bilim adamının adı değiştirilmez, ama parantez içine
alınır.
|
Muraena |
Helena |
(Linnaeus, 1758) |
|
Cins adı |
Tür
adı (Bilimsel adı) |
Bilimsel adı koyan araştırıcının soyadı,
türün tanımlandığı tarih. |
Derin Mavi Atlas'ın aslında birçok amacı var. Her şeyden
önce sualtı yaşamına yönelik görsel bir kılavuz. Daha çok
sualtıyla ilgilenenler için, derinliklerde gördükleri canlıların
yaşamlarıyla ilgili ipuçları içeriyor. Zorlu bir ekip
çalışmasının ürünü olan Derin Mavi Atlas'ın önemli bir boşluğu
dolduracak bir kaynak kitap olmasını diliyoruz. Sualtı dünyası
ile ilgili bizimle paylaşmak istedikleriniz için adresimiz
derinmaviatlas@yahoo.com
|