Yukarıdaki sözler dev sorunlara çözüm bulmaya çalışan birine,
Desertec Vakfı Başkanı Dr.Gerhard Knies'e ait.
Petrol fiyatları 150 dolar varil başına değerine kadar çıkıp,
sonra 50 dolar altına inip gene tırmanmaya başladı. Krizdeki
tüm dünyanın gözü enerji fiyatlarında. Zaten nüfus artışı, iklim
değişikliği ve daha fazla refaha ulaşma gayreti sonucu, enerji
ve su ihtiyacının giderek artması insanlığın 21.yüzyılda
yüzleştiği temel sorunlar. 200 yıldır devam eden küresel
sanayileşme, dünyadaki insanların bir bölümünün yaşam
standartlarını yükselttiği gibi, genel yaşama süresinin de
uzamasıyla sonuçlandı. Bütün bunlar, artık göz ardı edilemeyecek
boyutta olan, çevre yıkımı ve iklim değişikliğine sebep oldu.
Bugün endüstriye dayanan ekonomi temelde fosil kaynaklı yakıt
kullanımıyla ayakta durabilmekte. Dünya üzerinde yaşayan 6,5
milyar nüfusun kullandığı doğal kaynaklar ve sebep olduğu
kirlilik tabiatın başa çıkabileceğinin çok üzerinde. Atmosfer
kirliliğinden kaynaklanan iklim değişikliği, sel baskınları ve
çölleşme, öngörülemeyecek göç dalgalarını tetikleyecek. 2050
yılında dünyamız 10 milyar insanı barındıracak. Ve bu insanların
yiyecek, su ve enerjiye ihtiyaçları olacak. Bugün dahi, dünya
nüfusunun üçte birinin yaşam gereksinmelerini kısıtlı olarak
sağlayabildiklerini düşünürsek, doğal kaynaklara, özellikle de
su ve enerjiye erişmek için çıkacak anlaşmazlıkların
çoğalacağını söylemek fazla kötümserlik olmayacak.
Şimdi olayı iyimser tarafından görmeye çalışalım: Altı saat
içerisinde çöller, tüm insanlığın bir yılda harcadığından daha
fazla enerjiyi güneşten alıyorlar. Tek cevabını arayacağımız
soru bu enerjinin ekonomik olarak nasıl kullanılabileceği ve
tüketicilere nasıl ulaştırılabileceği. Alman şirketleri
öncülüğünde, 20 kadar kuruluşun oluşturduğu konsorsiyum 400
milyar Euro yatırım ile Kuzey Afrika çöllerinden sağlanacak
güneş enerjisinin Avrupa'ya nakledilmesi projesini
geliştirmekte. Gerçekleştiğinde bu proje dünyanın en büyük yeşil
enerji projesi olacak. Proje somut olarak üç yıl içerisinde
planlanacak. 13 Temmuz 2009'da yapılacak toplantı ile kuruluş
somutlaşacak.
İleri teknoloji gerektirmeyen 'Desertec' projesine göre, dev
aynalarla ısıtılacak sudan sağlanacak buhar ile çalıştırılacak
dev türbinlerden sağlanacak elektrik enerjisi yüksek voltaj
iletişim hatlarıyla Kuzey Afrika çöllerinden Avrupa'ya
ulaştırılacak. Böylece ileri teknoloji gerektiren, photovoltaic
cell ile güneş enerjisi üretilme yönteminden kaçınılmış olacak.
German Aerospace Center (DLR) tarafından yapılan araştırmalara
ve geliştirilen metotlara göre, bu yolla EUMENA (Europe, Middle
East, North Africa yani Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika)
bölgesinin elektrik ihtiyacının % 50'si karşılanabilecek.
Dünyanın bugün kullandığı 18.000 TWh/yıl elektrik gücünü
karşılayabilmek için dünyadaki çöllerin (90.000 km2) üç binde
birinin bu amaçla kullanılması yeterli olacak. 20 m2 çöl, bir
kişinin gece ve gündüz ihtiyacı olan elektrik enerjisini
sağlamaya yetmekte. Yüksek Voltaj Doğru Akım (HVDC) iletişim
hatları ile nakledilecek elektrik gücü, her 1.000 kilometrede %
3 kayba uğramakta. Dünyadaki insanların % 90'ı çöllerden en
fazla 3.000 km uzaklıkta yaşamakta. Yani kullanılacak iletim
teknolojisi ile güç naklinde büyük kayıplar yaşanmayacak. Ayrıca
bu hatların toprak veya su altından döşenmesi de hiçbir sorun
yaratmamakta.
Sözünü ettiğimiz teknoloji yeni bir buluş değil, yeni
düşünülen şey, bu teknolojinin tüm dünya için kullanılabileceği.
Bu teknoloji kullanan ilk tesisler 1980'lerin ortasında
Kaliforniya'da Kramer Junction'da kurulmuş ve otuz yıla yakın
bir süredir işletilmekte. Daha yeni tesisler de Nevada ve
İspanya'da işletmeye alınmış durumda. Aynı şekilde HVDC iletişim
hatları onlarca yıldır kullanılmakta.
'Desertec' projesinin ilk aşaması olarak Kuzey Afrika
çöllerinin kullanılması düşünülmekte. Bugüne kadar projeye
katılmayı kabul eden kuruluşlar: Münchener Rück Sigorta Şirketi,
Siemens Grubu, Deutsche Bank, Alman enerji kuruluşları E.on ve
RWE, güneş enerjisi tesisleri kuruluşunda uzman Schott-Solar
şirketi, İtalyan ve İspanyol kuruluşları ve Arap Ligi. İlk
hesaplamalara göre 2020 yılında Almanya'ya ulaşabilecek olan
enerjinin maliyeti 6 €cent olacak. En büyük avantaj, yatırım
tamamlandıktan sonra maliyetin sabit kalması. Günümüzde enerji
maliyeti en az 2,5 - 5 Eurocent arasında; ancak neredeyse bütün
uzmanlar bu fiyatın önümüzdeki yıllarda artacağı konusunda
ittifak halindeler.
'Desertec' projesinin kısa sürede Avrupa kıtasının elektrik
ihtiyacının % 15'ini karşılayabilir duruma gelmesi dışında,
doğal olarak kurulduğu bölgelerin enerji ihtiyacını da yerine
getirecek. Fakat daha da önemlisi bu bölgelerde büyük iş
alanlarının açılması olgusu. Bir örnek verirsek, 250 MW enerji
üreten bir parabolik yansıtıcının yapımı için 1.000 işçi ve
teknisyenin 2 -3 yıl çalışması gerekmekte. Projenin diğer bir
olumlu yönü de, güneş enerjisinden faydalanılarak işletilen
termal enerji tesislerinden sağlanacak ölü buharın, deniz
suyundan içilebilir tatlı su temin edilmesi için kurulacak
tesislere gerekli enerjiyi sağlaması. Bu yolla su sorunu da
çözülebilir hale geliyor.