|

|
Sayın Toplum Önderi,
Son günlerde çarpık olduğu herkes tarafından belirtilen bir
yayın tarzı başta görsel basın olmak üzere tüm medyada giderek ön
plana çıkıyor.
Kendi
deyimleriyle, her türlü kötü örneğin, hakaretin ve münakaşanın yer
aldığı, bazılarında düzmece olduğu intibaı veren olayların
sergilendiği;
|
Gelin ve Kaynanaları
izlermisiniz? Biz evlenmeliyiz, Çiftliğin ünlüleri, Bizi gözetleyin,
Kadının sesi mi? türü gündüz ve prime time programları; her
türlü garipliğin teşhir edildiği itiraf
programları, 30–40 kişinin özel yaşamını ön plana çıkaran
Televole
türü magazin
programları, gün geçtikçe halkın ahlaki ve sosyo-ekonomik değerlerini
erozyona uğratmaktadır. Toplumsal yarar sağlamayan, gençleri, hatta
orta yaş grubunu dahi etkileyen, neredeyse kanunsuzluğu özendiren
mafya türü diziler,
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki aşiret
düzenini ön plana çıkaran vurdulu
kırdılı dizi filmler sadece reyting amacı ile
çekilmektedir. Her hafta sonu halkın büyük çoğunluğunu çığırından
çıkaran bazı futbol maçı tartışmalarının,
fanatizmi tetiklediği ve şiddeti körüklediği yine program
katılımcıları tarafından belirtilmekte ve bütün bunlar yaşam
biçimimizi derinden etkilemektedir.
|
Bu tür yayınların üreticisi ve savunucusu:
GÖRSEL BASIN
İSTEMİYORSANIZ "İZLEMEYİN", YAZILI BASIN İSE "ALMAYIN"
diyor.
|
Vatan Gazetesi
Köşe Yazarı Sn. Ruhat Mengi "Görmemeye
imkân yok çünkü Televizyonu ne zaman açsanız oradalar." diyor ve Doğru söylüyor.
Yine, Vatan Gazetesi Başyazarı Sn.
Güngör Mengi konudan şikâyetçi olduğunu önemle belirtiyor.
Kültür Eski Bakanı, Sn. Tınaz Titiz ise:
"Mankenlerin hangi futbolcuları nasıl avlamaya çalıştığını bilmek
istemiyoruz. Kimin kiminle yattığını merak etmiyoruz. Yarışma
programlarında halkın dilenciliğe özendirilmesini istemiyoruz.
Kabadayılığın, şiddetin yüceltilmesini, açık saçık tacizlerin şaka
olarak sunulmasını istemiyoruz. Bu
düzeysizlikleri para kazanmak uğruna kurgulayan ve sergileyenlerin bir
de erdem savunuculuğuna soyunmasını hazmedemiyoruz."
Çocuklarını ve geleceğini koruyan bir toplum olmak
istiyorsak seyircilikten oyun kurucu role hemen terfi etmek
zorundayız.” demekte.
Ve biz, Doğa İle Barış Derneği,
zaten gündemimizde olan bu konuda İnisiyatifi olduğumuz 244 kuruluşluk
Türkiye Çevre Kozası Kuruluşlarını
da teşvik ederek,
"insan haklarına da
aykırı olan"
bu toplumsal kirliliğe karşı büyük
bir KAMPANYA BAŞLATMAK için
harekete geçiyoruz.
Kanımızca Medyanın
bu tür yayınlara yönelmesi mutlaka
“Daha
Fazla Para Kazanmaya Dayanmaktadır”.
Bu programları kurgulayan ve yayına koyan yapımcılar,
Televizyonların Genel Yayın Yönetmenleri, Gazetelerin Genel Yayın
Yönetmenleri, Sn. Köşe Yazarları, Sn. Duyarlı Basın Mensupları, bu
yayınlardan memnun musunuz? Yararlı bulup savunuyor musunuz?
Basının patrona para kazandırmak ve o na yarar sağlamak
dışında toplumsal bir görevi yok mudur?
Sizce, Ne yapılmalı?
Sayın Bakanım, Sayın Milletvekilim, Sayın Valim, Sayın
Belediye Başkanım, Sayın Toplum Önderleri, Sayın Sivil Toplum
Kuruluşları, Sayın Sendika Başkanları, Sayın Oda Başkanları, Sayın
Yetkililer, Sayın İlgililer.
|
SİZLER NE
DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
BİZE DESTEK VERİR
MİSİNİZ?
BİR ŞEYLER YAPALIM MI?
ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?
|
Yüksel Üstün
Doğa İle Barış
Derneği Başkanı
Türkiye Çevre Kozası İnisiyatifi
(244 kuruluş)
En kısa sürede,
çalışmalarımız ile bir anket ve tüm öneriler genelin görüşüne
sunulacak, bu katkılarla birlikte toplumsal mücadele başlayacaktır.
Görüş ve önerileriniz için son tarih:
23.12.2004
DOĞA İLE BARIŞ
DERNEĞİ
Kalamış Fener Cad. No:30 D: 3
Kızıltoprak / Kadıköy / İstanbul
Tel :
0216-414 9025 Faks : 0216-414 9026
dib@dogailebaris.org.tr
www.dogailebaris.org.tr
Melda Fereli'ye
teşekkürlerimizle
Denizce
 |