|
A-
BOĞULMA
Suda boğulma,
genelde nefes yollarına su girmesi ile meydana gelir ve havanın
serbest geçiş yollarından akciğerlere ulaşması bloke edilerek
oluşur. Kısaca, vücuttaki oksijen yetersizliğinden ileri gelen
bir durumdur.
Boğulan bir
kişi kurtarıldıktan sonra, oksijen yetersizliğini meydana
getiren durum ortadan kaldırılmazsa, kurtarma amacına ulaşmış
sayılamaz. Çünkü, kazazede kısa bir süre sonra solunumun
durması, kan dolaşımının aksaması ve bilincinin kaybolması
nedeniyle ölümle karşı karşıya kalacaktır.
Boğulan bir
kazazedede görülen bulguları şöyle sıralayabiliriz:
-
Şuur kaybı,
-
Nefes alma
zorluğu veya nefes alamama durumu,
-
Hızlı nabız
atışı veya nabzın atmaması,
-
Boyun
damarlarında şişme,
-
Kulaklar,
burun, dudaklar ile el ve ayak parmaklarının mavimsi bir renk
alması,
-
Yüzde ve
gözlerde kızarıklık.
1
- Boğulan Bir Kişiye Yapılacak İlk Yardım
Boğulan bir
kişiyi tedavi için yapılacak ilk yardım ise, kazazedenin
kurtarılmasından hemen sonra suni solunuma hazırlanmasıdır.
Kazazede bir kurtarma botuna veya can salına alındığında, eğer
giyinik ise suni solunumu zorlaştıracak kuşak, kemer, jartiyer,
kravat ve yakası ilikli gömlek gibi giysiler, süratle kişiyi
rahatlatacak şekilde çıkarılmalı veya gevşetilmelidir.
|
 |
|
Kazazedenin solunumunu engelleyen giysiler çıkarıldıktan
sonra, yapılacak ilk hareket, kazazedenin ağzının açılmasını
sağlamaktır. Suni solunuma başlanabilmesi için kazazedenin
ağzının açılması ve ağzından eğer varsa suni solunumu
engelleyici protez, takma diş gibi maddelerin çıkarılması ya
da kum ve yosun dolma olasılığına karşı bir temizlemenin
yapılabilmesi açısından son derece önemlidir.
Ancak, genelde baygın ve aynı zamanda boğaz bölgesinde kramp
meydana gelmiş bir kazazedenin ağzının açılması ve
çenelerinin aralanabilmesi oldukça güçtür. Bu gibi
durumlarda öncelikle, çene kilitlenmesinin, dolayısıyla
ağzın nasıl açılabileceğinin iyi bilinmesi gerekir. |
2 - Boğulmuş, Kurtarılmış Bir Kazazedenin Ağzının Açılmasında
Uygulanacak Yöntem
Boğulan bir
kazazedenin ağzının açılmasını sağlamak için kazazede sırt üstü
yatırılmalı ve kurtarıcı baş ucunda diz çökerek iki elini
kazazedenin yanaklarını avuçlayacak şekilde başının iki yanına
koymalıdır. Daha sonra, iki elinin baş parmaklarını uç uca
gelecek şekilde kazazedenin çenesi üzerine koyarak, diğer
parmaklarıyla kulak memesinin altından çene kemiğinin köşe
yaptığı yeri içine almak üzere, alt çene kemiği ile boğaz
boşluğunu kavramalıdır. Kurtarıcı baş parmaklarıyla basınç
yapıp, çene kemiğini sıkarak kolaylıkla kazazedenin çenesinin
açılmasını sağlayabilir.
Suni solunum:
1. Çenenin
kaldırılması ve başın geriye doğru eğilmesi ile nefes yolunun
açılması.
2. Veya başın
geriye doğru eğilmesi ve boynun alttan kaldırılması.
3. Eğer
boyunda bir kırıktan şüpheleniyorsanız, boynu kımıldatmaksızın
veya başı eğmeksizin yavaşça çeneyi ileriye doğru itilmesi ile
solunum yolunu açınız.
4.
Parmağınızı kullanarak yabancı maddeleri veya nefes vermeği
engelleyen diğer şeyleri temizleyiniz.
5.
Kazazedenin nefes alışını dinle, gör ve hisset. Eğer nefes
almıyorsa kazazedenin burun deliklerinin ikisini birlikte
kapatınız.
6.
Kazazedenin ağzı ile kendi ağzınızı sızdırma olmayacak şekilde
üst üste getiriniz.
7. Her
nefesten sonra kazazadenin ağzından kendi ağzınızı hafifçe
kaldırınız.
8. Eğer
kazazede nefes almaya başlamışsa, güğsünü ve karnını izleyiniz.
Oldukça pasif olarak nefesi dışarı verir.
3 - Dilin Tesbit Edilmesi
Suni solunuma
başlanılmadan önce dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus
da, dilin tesbit edilmesidir. Suyun nefes borusuna girmesini
engellemek için, bölgeyi tıkamış bulunan gırtlak krampının
açılabilmesi ancak, dilin normal durumuna döndürülebilmesi ile
mümkündür. Bu nedenle, gırtlağın nefes borusunu otomatik olarak
kapatıcı krampını çözmek ve kazazedenin nefes alabilmesini
sağlamak için, mutlaka dilin dışarı çıkarılarak tesbit edilmesi
yerinde bir hareket olacaktır.
Dilin yeniden
nefes borusunu kapatmasını önlemek de ayrı bir önem taşır. Dil
kaygan bir durumda ise, mendil veya bir bez parçası ile
tutularak, küçük bir tahta parçasını (l-2cm eninde) ya da bir
bez parçasını kazazedenin azı dişleri arasına, eğer azı dişleri
yoksa, azı dişlerinin bulunduğu diş etlerinin arasına koyarak,
dil tesbit edilmelidir.
Kazazedenin
ağzı açılıp temizlendikten ve dili tesbit edildikten sonra,
zaman kaybedilmeden suni solunuma başlanılmalıdır. Kazazedeyi
kurtarmanın zamana bağlı olduğu hiç unutulmamalıdır. Kazazedenin
boğulma sırasında yuttuğu suyu akciğerlerin dışına preslemeyi
asla denememek gerekir. Nefes yollarındaki serbest su miktarı
önemli değildir.
4 - Hayat Öpücüğü İle Suni Solunum
a) Ağızdan Ağıza Suni Solunum
Boğulmuş bir
kazazede kurtarıcı tarafından bir can salı ya da kurtarma botuna
çıkarıldığında, öncelikle suni solunuma hazırlayıcı önlemler
alınmalı ve sonrasında kazazedenin başı tamamen geriye (nefes
borusu düz bir hat oluşturacak şekilde) yatırılmalıdır.
|
 |
|
Kazazedenin dili, kurtarıcının baş parmağı ile damağına
yapıştırılarak aynı elin diğer parmaklarıyla alt dudağını
sarmalı ve diğer eli kazazedenin yandan burun deliklerini
kapatmalıdır.
Kurtarıcı, ağzını kazazedenin ağzına dayayarak ve
kazazedenin dudaklarını tuttuğu parmaklarını sıkarak,
kuvvetle havayı kazazedenin ağzına üflemelidir. Bu işlem
sırasında kurtarıcı nefes verdikten sonra, başını yana
çevirerek ağzını çekmeli, nefes almalı ve tekrar kazazedenin
ağzına havayı üflemelidir. Kazazedenin nabzı boynundan
kontrol edilmeli ve nabız atıyorsa, nefes yardımına her 5
saniyede bir olmak üzere devam edilmelidir. |
b) Ağızdan Buruna Suni Solunum
Bu uygulamaya
benzer diğer bir uygulamada da kurtarıcı, kazazedenin ağzını bir
eliyle kapatarak, ağzını kazazedenin burnuna yapıştırıp havayı
üflemek yoluyla suni solunumu gerçekleştirebilir.
Bugün asıl
benimsenmiş olan uygulama, bu şekilde yapılanıdır. Çünkü,
doğrudan akciğerlere oksijen gönderebilme olanağı, bu uygulama
ile daha fazla ve daha kolaydır. Ayrıca, zamanın çok değerli
olduğu bu gibi durumlarda yöntemin uygulama kolaylığı olması
tercih nedenidir. Her iki uygulamada da, kurtarıcının kazazedeye
verdiği her nefeste, kazazedenin göğsü şişiyorsa uygulamanın
doğru yapıldığı söylenebilir.
|
 |
|
"Hayat Öpücüğü" olarak adlandırılan bu suni solunum
yönteminde, bütün işlemler yapılırken unutulmaması gereken
çok önemli bir durum da kazazedenin kalbinin atıp
atmadığının kontrolüdür. Kazazedenin kalbinin
fonksiyonelliğini yitirmesi, kurtarma açısından önemli bir
durum değildir.
Ancak
suni solunuma başlanılmadan önce mutlaka bilinmesi
gereklidir. Bunun için de, nabız kontrol edilerek veya kalp
atışları dinlenerek, kalbin atıp atmadığı kontrol
edilmelidir. |
Boğulan bir
kazazedenin suni solunuma başlanılmadan önce yapılan kontrolde
kalbinin atmadığı tesbit edilmişse, bu durumda kurtarıcı
kazazedeye bir yandan suni solunum yaptırırken, diğer yandan da
kalp masajına başlamalıdır. Kurtarıcı yalnız başına kurtarma
işlemini gerçekleştirecek ise, suni solunum sırasında her nefes
verişinden sonra beş defa da kalbin üzerinde bir eli diğer
elinin üstüne bindirilmek koşuluy!a, göğüsten baskı yöntemiyle
kalp masajına başlamak zorundadır.
Kalp masajı
için, göğüs kafesinin bittiği yer parmaklar yardımı ile bulunur
ve diğer avuç ile bu parmakların hemen üzerine
yerleştirilir.Kollar gergin tutularak ve dirsekler bükülmeden
vücut ağırlığı da verilerek, kazazedenin göğsü 4-5 cm kadar
aşağıya omurgaya doğru bastırılır. Eğer kazazede yaylanan,
yumuşak bir yerde yatıyorsa, sert bir zemin üzerine
yatırılmalıdır. (Can salındaki bir kazazede için salın tabanına
yatan bir kişinin üzerine yatırılmalıdır.) Birden fazla
kurtarıcının bulunduğu durumlarda, bir kişi dakikada 12 kez suni
solunum yaparken diğeri de düzenli olarak dakikada 60 kez kalp
masajı yapmalıdır.
Bütün bu
işlemler, ilk üç dakika içersinde yapılmalıdır. Eğer kazazedenin
göz bebeği küçülüyorsa, kazazede hayata dönüyor, yapılan ilk
yardım faydalı oluyor demektir. Bu işlemlere kazazedenin nabzı,
nefes alması ve rengi düzelene, göz bebekleri küçülene ve normal
kalp atımları başlayana kadar devam edilmelidir. Suni solunum ve
kalp masajı gerekirse aralıksız ve aynı tempoda 3-4 saat
sürdürülmelidir. Ancak, 5-6 saat süren suni solunum
uygulamasından sonra, normal hayata dönen kazazedelere de
rastlanmıştır. Sürenin uzun olması nedeniyle bu işlemin birden
fazla kişinin yardımıyla yapılması gerekir.
Boğulan bir
kişi her zaman aşın ısı kaybı (hipotermi) olayıyla karşı
karşıyadır. Bu nedenle düşen vücut ısısının yeniden eski haline
dönmesinin sağlanması, ya da daha fazla ısı kaybının önlenmesi
için, kazazedenin üzerinin battaniye veya bulunabilen örtülerle
sarılması gereklidir.
Yeni
boğulmuş, kurtarılmış ve hayata döndürülmüş bir kazazede çok iyi
durumda bulunsa bile, hala tehlikede olduğunun unutulmaması
gerekir. Çünkü kazazedenin akciğerleri ve diğer organları
boğulma sırasında yuttuğu sudan dolayı hasar görmüş olabilir. Bu
nedenle, öncelikle tıbbi bir rehbere baş vurulmalı ve
kazazedenin hayati tehlikeyi tamamen atlatabilmesi için
vücudunda bulunan suyun aşağıdaki yöntemlerden birisiyle
atılmasına çalışılmalıdır.
5 - Boğulmuş, Kurtarılmış ve Hayata Döndürülmüş Bir Kazazedenin
Vücudundaki Suyun Boşaltılmasında Uygulanacak Yöntemler
a) Silkeleme
Yöntemi İle Su Boşaltma Uygulaması
|
 |
|
Bu
uygulama sırasında kazazede yüz üstü pozisyonda yere
yatırılmalıdır.
Kurtarıcı, yüzü kazazedenin baş tarafına dönük ve ayakta
olarak kazazedeyi ayakları arasına alarak, kalça
kemiklerinden tutmalıdır. Yerden 50-60 cm. kadar kaldırarak
hafifçe silkelemeye başlamalı ve bu uygulama 20-25 defa
tekrarlanmalıdır.
Uygulama
esnasında kurtarıcı kazazedenin başının yere çarpmamasına
dikkat etmelidir. |
b) " L "
Konumuna Getirme Yöntemi İle Su Boşaltma Uygulaması
|
 |
|
Bu
uygulamada, kazazede sırt üstü yere yatırılarak kolları
vücuda yapıştırılır. Başı ise sağ veya sol tarafa çevrilip,
geriye doğru çekilerek nefes borusunun düz bir hat
oluşturması sağlanır. Daha sonra kazazedenin ayaklarından
tutularak birleştirilip, dizlerinin bükülmemesi sağlanarak
vücutla 90°lik açı yapacak şekilde kaldırılır. L şeklini
alan kazazedenin kurtarıcı tarafından tutulan ayaklarından
başına doğru ve başından ayaklarına doğru indirme, kaldırma
(tulumba çekme) hareketi 20-30 defa tekrar edilerek mevcut
suyun boşaltılması sağlanır. |
6 - "Hayat Öpücüğü" Uygulaması Dışında Diğer Suni Solunum
Yöntemleri
Ağızdan ağıza
veya ağızdan buruna yöntemi olan "Hayat Öpücüğü" uygulaması
dışında başka suni solunum yöntemleri de vardır. Bunlar
sırasıyla;
a) Schaffer
uygulaması,
b) Holger -
Nielsen uygulaması,
c) Silvester
uygulaması,
d) Kolrausch
uygulaması,
e) Thomson
uygulaması yöntemidir.
Ayrıca
kombine olarak uygulanabilen yöntemler ise;
i) Schaffer -
Holger - Nielsen kombinesi ve
ü) Silvester
- Howard kombinesidir.
Bu
uygulamaları sırasıyla incelemek gerekirse:
a)SchafferUygulaması

Kazazede
yerde yüz üstü pozisyonu aldırılarak kollarından biri başının
altına, diğeri ise yana uzatılacak şekilde yatırılır.
Kazazedenin başı, altındaki kolun üzerinde yana çevrilmiş
durumdadır. Kurtarıcı, yüzü kazazedenin başına doğru ve
kazazedenin bacakları kendi bacakları arasında kalacak şekilde
dizleri üzerine çökmüştür. Kurtarıcı ellerinin avuç içlerini
kazazedenin kürek kemiklerinin yaklaşık 5-10 cm aşağısına
gelecek şekilde sırtına koymuştur.
b) Halger -
Nielsen Uygulaması

Bu uygulama
sırasında, kazazede yüzüstü pozisyonda düz bir zemine yatırılır.
Kazazedenin başı yana çevrilerek, üst üste kavuşturulan
ellerinin üzerine konulur. Kurtarıcı, kazazedenin başucunda, diz
çökerek uygulama konumuna geçmiştir. Ellerini kazazedenin
sırtındaki kürek kemikleri üzerine yerleştirerek, bu bölgeye
basınç uygulamasına başlar. Uygulama, kurtarıcı 1001 sayısını
söyleyerek kazazedenin sırtına ellerini koymasıyla başlar. Sırt
bölgesine yaptığı basınçla 1002 sayısını sayar ve sırttaki
basıncı azaltarak 1003 sayısını sayar. Kazazedeyi bükülü
kollarının dirseklerine yakın olan kısmından tutarak ve göğsünü
yerden kaldırmadan 1004 sayısını söyleyerek kazazedenin
kollarını yerden yukarı doğru çeker. Bu hareketle kazazedenin
nefes alması sağlanır. Bu uygulama 4 saniyelik aralıklarla aynı
şekilde suni solunuma devam edilerek tatbik edilir.
Bazı
sakıncaları nedeniyle, genelde çocuklara uygulanması tavsiye
edilmez.
c) Silvester
Uygulaması
|
 |
|
Bu
uygulama sırasında kazazede sırt üstü konumda yere yatırılır
ve kürek kemikleri altına 10 cm.lik bir yastık konulmuştur.
Kurtarıcı, kazazedenin başı bacakları arasında olacak
şekilde; dizleri üzerine oturmuştur. Kazazedenin başı,
kurtarıcının bacakları ile sıkıştırılmayacak şekilde sağ ya
da sol tarafa çevrilidir. Suni solunumu uygulayan kurtarıcı,
kazazedenin göğsü üzerinde bileklerini kavrayarak dışa ve
yukarıya doğru (yani, kendisine doğru) çeker ve kazazedenin
avuç içlerini yere bastırır. Bu uygulamada amaç, kazazedenin
göğüs hacmini genişleterek içine hava dolmasını sağlamaktır.
Daha
sonra kurtarıcı kazazedenin açılmış bulunan kollarını göğsü
üzerine tekrar yönelterek başlangıç konumuna getirir ve
kazazedenin tuttuğu el bileklerine belirli bir basınç
uygulayarak göğsü üzerine abanır. Bu uygulamadan amaç, göğüs
hacmini daraltmak ve daha önce aldırılan havanın dışarıya
verilmesini sağlamaktır. |
Suni solunumu
yaptıran uygulayıcı, söz konusu kol hareketlerini (kolları açma
ve göğüs üzerinde basınçla kapama) 5 saniyede olmak üzere 1
dakikada toplam 10-12 defa tekrarlanmalıdır.
d) Kolrausch
Uygulaması

Bu suni
solunum yöntemi, daha çok kazazedenin herhangi bir yerinde yara
veya travma meydana geldiği durumlarda, bu bölgelere zarar
vermeden uygulama yapmağa olanak sağlayan bir yöntemdir.
Uygulama
sırasında kurtarıcı, yaralı veya travmalı bölgeye ilk yardımı
yaptıktan sonra, kazazedeyi yaralı tarafı üzerine ve yara yeri
beslendikten ya da sarıldıktan sonra yatırmalıdır. Yatırıldığı
taraftaki kolu uzatılarak, başı bu kolun üzerine konulmalıdır.
Kazazedenin
yattığı tarafın karşıtındaki bacak kalça ile 90° açı yapacak
şekilde kıvrılır. Bu pozisyonun kazazedeye aldırılmasının amacı,
yüzüstü dönmesinin engellenmesidir. Kurtarıcı bu uygulamada
kazazedenin arkasında diz çökmüştür.
Uygulama
sırasında, kazazedenin yukarıda olan kolunu kurtarıcı iki eli
ile tutar ve kazazedenin vücuduyla dik açı yapacak şekilde
kaldırır. Bu kol daha sonra göğüse paralel olarak yatırılır.
Böylece kol açıldığında genişleyen göğüs hacmiyle birlikte
alınan hava, yatırıldığında göğüs hacminin daralmasıyla dışarıya
atılmış olur.
Kalrausch
uygulaması, sadece gözle görülür şekilde ciddi yaralanmalarda
uygulanmalıdır. Çünkü bu uygulamada solunumu sağlayacak hava
miktarı çok azdır.
e) Thomson
Uygulaması
 |
|
Kazazede
sırtüstü yatırılarak, kürek kemiklerinin altına yaklaşık 10
cm yüksekliğinde bir yastık yerleştirilir. (Bu yastık,
elbise veya battaniyeler kullanılarak oluşturulabilir.)
Yastığın kazazedenin kürek kemikleri altına konmasındaki
amaç, göğsünün gerilerek genişletilmesinin sağlanmasıdır.
Uygulama
sırasında kurtarıcı, kazazedenin kollarından birini vücuduna
yapışık, diğerini ise başına paralel olacak şekilde
uzatmalıdır.
Kurtarıcı
kazazedenin başına paralel olan kolunu, bacakların arasına
alacak şekilde diz çöker ve kazazedenin rahat nefes almasını
sağlamak üzere, başını bacağının bulunduğu yönün aksine yana
çevirir.
Kurtarıcı, kazazedenin göğsünde kaburga kemiklerinin bittiği
yere kendi parmakları gelecek şekilde avuçları açık olarak
ellerini yerleştirir ve göğüse baskı uygulamaya başlar. |
Kaynakça:
Denizde Canlı Kalabilme
Kapt. Fethi
Yağız - Ercüment Şahin
|