Din sınıfı yoksa
din kıyafeti de olmayacaktır, olmamalıdır.
Kur'an,
peygamber de dahil hiçbir insan için özel kıyafet önermez, kabul
etmez.
Kıyafet bir
iklim ve gelenek işidir.
Din bununla
uğraşmaz.
Mesele gayet
açıktır:
Din sınıfı
yoktur ki, dinsel alâmet olan bir giysi söz konusu olsun.
Sarık, İslam'ın
değil, Hz. Ali'nin buyurduğu gibi, 'Arapların alâmetidir.'
Sarığı İslam'ın
alâmeti konumuna getirenler, esasında Arapların ve Arapçılığın
bütün kabullerini İslam'ın simgeleri gibi göstererek İslam'ı
asırlardan beri Araplaştırmışlardır.
Bunlara sormak
lazım:
"Sarık ve sakal
İslam'ın alâmeti diyorsunuz; peki Hz. Peygamber'in baş düşmanı
olan kişilerin, mesela Ebu Cehil'in, Ebu Leheb'in sarığı ve
sakalı yok muydu?"
Vardı ve en
görkemli sakal ile en görkemli sarık onlarındı. Bu bir gerçek
iken sarık ve sakalı İslam'ın alâmeti yapmaya nasıl cüret
edebiliyorsunuz?
Bırakın, isteyen
sakal bıraksın, isteyen sarık sarsın ama hiç kimse bunların
dinin emri olduğunu söylemesin.
Kur'an, o
muhteşem mesajların suresi Mâûn Suresi'nde bize bildiriyor ki,
'maske namazlar' olduğu gibi 'maske giysiler' de vardır.
Maske giysilerin
başında 'din sınıfı'nın giysileri gelir.
Dincilik
sanayii, maske giysiler altında gösterime çıkardığı maske
namazları kullanarak, Allah ile aldattığı kitlelerin kesesinde,
kasasında, evinde, camisinde, fabrikasında, tarlasında ne varsa
talan eder.
Bu da yetmez,
aldattığı kitlelerin zaman zaman iffetlerine de sataşır.
Hem de
küçük-büyük demeden…
Ve sonunda,
Allah'a varacaklarını bekleyen aldatılmış halkı, Allah'ın
yolundan da dinden-imandan da nefret edecekleri bir noktaya
getirir.
Ama o arada
kesesini ve kasasını doldurup gulûl oyunlarıyla aşırdığı
paralarla servetler yapar:
Gazeteler,
televizyonlar, holdingler, hanlar, hamamlar, siteler sahibi
olur.
Din sınıfının
giysileri, istisnasız 'maske giysi' olduğu içindir ki, din
sınıfından nefret eden Kur'an, din sınıfını yıkmış, din
kisvesini yakmıştır.
Kendisini
dokunulmaz, kutsal ve Tanrı'nın vekili ilan eden bu sınıf,
insanlığın en acılı kahırlarının sebebi olarak tarihte
geçmiştir. Hz. Peygamber, bu gerçeği ifadeye koyarken çok
sarsıcı bir tespit yapmaktadır.
Şöyle buyuruyor:
"Allah'ın en
büyük öfkeyi duyduğu kişiler, giysileri amellerinden hayırlı
olan kişilerdir. Bunların giysileri peygamber giysisi olur ama
iş ve eylemleri despot zalimlerin iş ve eylemleridir." (İbn
Hacer el-Heytemî, ez-Zevâcir, 1/65)
Evet, din
sınıfı; giysileri eylemlerinden, yüreklerinden, niyetlerinden ve
yedikleri lokmalardan daha temiz olan bir aldatma sınıfıdır.