e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Din Kıyafeti

Yaşar Nuri Öztürk    

 

 

Din sınıfı yoksa din kıyafeti de olmayacaktır, olmamalıdır.

Kur'an, peygamber de dahil hiçbir insan için özel kıyafet önermez, kabul etmez.

Kıyafet bir iklim ve gelenek işidir.

Din bununla uğraşmaz.

Mesele gayet açıktır:

Din sınıfı yoktur ki, dinsel alâmet olan bir giysi söz konusu olsun.

Sarık, İslam'ın değil, Hz. Ali'nin buyurduğu gibi, 'Arapların alâmetidir.'

Sarığı İslam'ın alâmeti konumuna getirenler, esasında Arapların ve Arapçılığın bütün kabullerini İslam'ın simgeleri gibi göstererek İslam'ı asırlardan beri Araplaştırmışlardır.

Bunlara sormak lazım:

"Sarık ve sakal İslam'ın alâmeti diyorsunuz; peki Hz. Peygamber'in baş düşmanı olan kişilerin, mesela Ebu Cehil'in, Ebu Leheb'in sarığı ve sakalı yok muydu?"

Vardı ve en görkemli sakal ile en görkemli sarık onlarındı. Bu bir gerçek iken sarık ve sakalı İslam'ın alâmeti yapmaya nasıl cüret edebiliyorsunuz?

Bırakın, isteyen sakal bıraksın, isteyen sarık sarsın ama hiç kimse bunların dinin emri olduğunu söylemesin.

Kur'an, o muhteşem mesajların suresi Mâûn Suresi'nde bize bildiriyor ki, 'maske namazlar' olduğu gibi 'maske giysiler' de vardır.

Maske giysilerin başında 'din sınıfı'nın giysileri gelir.

Dincilik sanayii, maske giysiler altında gösterime çıkardığı maske namazları kullanarak, Allah ile aldattığı kitlelerin kesesinde, kasasında, evinde, camisinde, fabrikasında, tarlasında ne varsa talan eder.

Bu da yetmez, aldattığı kitlelerin zaman zaman iffetlerine de sataşır.

Hem de küçük-büyük demeden…

Ve sonunda, Allah'a varacaklarını bekleyen aldatılmış halkı, Allah'ın yolundan da dinden-imandan da nefret edecekleri bir noktaya getirir.

Ama o arada kesesini ve kasasını doldurup gulûl oyunlarıyla aşırdığı paralarla servetler yapar:

Gazeteler, televizyonlar, holdingler, hanlar, hamamlar, siteler sahibi olur.

Din sınıfının giysileri, istisnasız 'maske giysi' olduğu içindir ki, din sınıfından nefret eden Kur'an, din sınıfını yıkmış, din kisvesini yakmıştır. 

Kendisini dokunulmaz, kutsal ve Tanrı'nın vekili ilan eden bu sınıf, insanlığın en acılı kahırlarının sebebi olarak tarihte geçmiştir. Hz. Peygamber, bu gerçeği ifadeye koyarken çok sarsıcı bir tespit yapmaktadır.

Şöyle buyuruyor:

"Allah'ın en büyük öfkeyi duyduğu kişiler, giysileri amellerinden hayırlı olan kişilerdir. Bunların giysileri peygamber giysisi olur ama iş ve eylemleri despot zalimlerin iş ve eylemleridir." (İbn Hacer el-Heytemî, ez-Zevâcir, 1/65)

Evet, din sınıfı; giysileri eylemlerinden, yüreklerinden, niyetlerinden ve yedikleri lokmalardan daha temiz olan bir aldatma sınıfıdır.

 


Sabit Eren'e teşekkürlerimizle

Denizce

18.11.2008