| |

Dolmabahçe Sarayı
bugün bir ana yapı ile Veliaht Dairesi, Mefruşat ve Muhafızlar
Dairesi, Hareket Köşkleri, Camlı Köşk ve diğer küçük
pavyonlardan oluşmaktadır. 8 büyük salonu ve 200 odası
bulunmaktadır. Dolmabahçe Sarayı’nın kara tarafında iki ana ve
yedi yan, deniz tarafında ise beş kapısı vardır. Kara
tarafındaki iki anıtsal kapıdan biri Hazine Kapısı diğeri
Merasim (Saltanat) Kapısı'dır.
Saray bahçeleri dört
bölümde düzenlenmiştir. Ana yapı resmi daire (Mabeyn-i Hümayun),
Müzayede Salonu ve Hususi Daire adlarıyla anılan 3 bölümden
meydana gelmiştir. Sarayın ana cephesi denize bakmaktadır. Resmi
Daire iki katlıdır. Üst katında bulunan Süfera (Elçiler) Salonu,
Dolmabahçe Sarayı’nın en görkemli mekanlarından biridir. Hünkar
Hamamı, Resmi Daire’den Müzayede Salonu’na kadar olan alanda yer
alır.

Muayede Salonu, Resmi
ve Hususi Dairelerin ortasında, anıtsal bir kütle olarak
yükselir. Kareye yakın bir zeminin üzerinde, içeriden kubbe ile,
dışarıdan ise çatıyla örtülü bir binadır. Zengin bezemelerle
süslüdür.
Hususi Daire, Hünkar
Dairesi ve haremden oluşmaktadır. Harem, büyük ortak mekanlar ve
kapalı özel dairelerden ibaret sade bir bölümdür. Hünkar
Daiesinde iki büyük salon vardır. Bunlar, törenlerin yapıldığı
"Mavi Salon" ve büyük aynalarla, denize bakan geniş retası ile
donanmış "Pembe Salon" lardır.

A.
Kültür-Bilim-Tanıtım Merkezi
Mefruşat Dairesi
"Kültür-Bilim-Tanıtım Merkezi" olarak, konferans, sergi,
bilimsel araştırmaların yanısıra, basın ve yayın organları ile
sağlıklı ve sürekli ilişkileri sürdürmek üzere, çok amaçlı bir
hizmet anlayışı içinde düşünülmüş ve yeniden düzenlenmiştir.
Sarayın girişinde, mimari özelliği de dikkate alınarak ele
alınan Mefruşat Dairesi'nde oluşturulan Kültür-Bilim-Tanıtım
Merkezi'nin alt katı, Konferans Salonu, Sergi Salonu, satış
merkezi ve Fotoğraf Laboratuvarı, üst katı ise Basın ve Yayın
Merkezi, Kitaplık, Bilimsel Araştırma ve Saray Arşivi olarak
kullanıma açılmıştır.
Mefruşat Dairesi'nin önündeki avlu, ilk kez Saray'ı gezenlerin
yaz ve kış oturup dinlenebilecekleri bir alan olarak
düzenlenmiştir. Avlunun çevresindeki bir bölüm, gerekli onarım
ve düzenlemelerle "Gösteri Salonu" olarak değerlendirilmiştir.
Bu bölümde, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan, saray ve
kasırlarımızı tanıtıcı bir program audio-visual dia gösterileri
halinde sürekli ziyaretçilere sunulmaktadır. Büyük bir ilgi ve
beğeniyle izlenen bu renkli gösterilerin, zaman içerisinde daha
da geliştirilerek zenginleştirilmesine ve aynı gösterilerin
başta Beylerbeyi Sarayı ve Maslak Kasırları olmak üzere, diğer
köşk ve kasırlara da yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Bu
arada avlunun bir bölümünde de ziyaretçilerin ihtiyaçlarını
karşılamak üzere, sarayın tarihi hüviyetini yansıtır bir biçimde
modern bir kafeterya kurulmuştur.

Kültür-Bilim-Tanıtım Merkezi'nin alt katında yer alan Sergi
Salonu'nda sunulan "Dünden Bugüne Osmanlı Sarayları" Sergisi,
bugün ayakta kalmış, değişmiş veya yıkılmış bulunan saraylarımız
konusunda belge niteliğindeki resimleri biraraya getirmekte ve
böylece "Saraylar"ın bir boyutuna ışık tutmaktadır. Bugüne kadar
gezenlerin büyük ilgisini çeken bu resimler ayrıca basılmış ve
böylece kalıcılıkları da sağlanmıştır.
Satış Merkezi'nde ise, Kültür-Bilim-Tanıtım Merkezi tarafından
üretilen çeşitli kartpostal, dia, videokaset, poster, rehber,
kitap, broşür ve benzeri tanıtım malzemeleri satışa sunulmuş
bulunmaktadır.
Kültür-Bilim-Tanıtım Merkezi'nin kurulması, yurtiçi ve yurtdışı
iletişim ağının oluşturulmasıyla, bilimsel ve kültürel ağırlıklı
üretimin sürekliliği sağlanmış ve böylece Milli Saraylarımız
tarihimizde ilk kez kültürel birikimin zenginliğine uygun
boyutta dışa açılmıştır.
Ayrıca, Saray'ın yıpranmasını önlemek, kapı önünde büyük oranda
artan ziyaretçi yoğunluğunu daha sağlıklı düzenlemek, Dolmabahçe
Sarayı dışındaki kültür zenginliklerimizi de vurgulamak için,
Mefruşat Dairesi'nin yanısıra Saat Kulesi ve çevresindeki alan
da yeniden ele alınmış, bir dizi, uygulamayla Saray'ın
bütünleştirilmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır.

B. Harem
Önemli bir girişim de, Dolmabahçe Sarayı "Harem" bölümünün 28
Kasım 1985 tarihinde yeniden düzenlenerek geziye açılmasıdır.
Dolmabahçe Sarayı'nın yaklaşık üçte ikisini kaplayan Harem
Dairesi'nin açılması, yurt içi ve yurtdışında da büyük ilgi
görmüş, bu durum sarayın bütünleştirilmesi yolunda önemli bir
adım olarak nitelenmiştir. Harem Dairesi'nin açılması ayrıca
bugüne kadar yeterince bilinmeyen birçok ilginç ayrıntının
tanınmasına neden olmuştur.
C. Cariyeler
Dairesi ve Diğer Birimler
"Cariyeler Dairesi",
"Gedikli Cariyeler Dairesi", "İç Hazine", "Harem Bahçesi" ve
Atölyelerin kısa sürede onarılarak açılması da plânlanmıştır. Bu
bölüme yeni imkânlar getirecek, "Valide Kapı"nın açılışıyla,
"müze içinde müze" anlayışı buraya da yansıyacaktır.

D. Değerli
Eşyalar Sergi Salonları
Harem Dairesi ile
birlikte 28 Kasım 1985'de açılan ,"müze içinde müze" niteliğini
taşıyan yerlerden birisi de "Değerli Eşyalar Sergisi Salonu"dur.
Gördüğü büyük ilgi nedeniyle, kısa zamanda ikincisinin
oluşturulduğu bu sergilerde, değişik bir düzenlemeye gidilmiş,
çarpıcı bir görünüm elde edilmiştir. Bilindiği gibi sultanların
ve yakın çevrelerinin günlük yaşamlarında ve törenlerde
kullandıkları değerli eşyalar, bugüne kadar özenle
saklanmaktaydı. İlk kez özel oluşturulan bir mekânda, tarihi ve
anı değeri yüksek bu zengin malzemenin sınırlı bir bölümü. zaman
zaman değiştirilerek, tüm yerli ve yabancı ziyaretçiler ile
araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
|
 |
|
Bu sergiyle birlikte,
Dolmabahçe Sarayı dünyadaki benzerlerine uygun olarak değişik
boyutlu bir bölüme daha kavuşmuş bulunmakta ve ayrıca müze-saray
olarak çok farklı zenginliklere ulaşmaktadır. Burada sergilenen
malzemede yer yer karşımıza çıkan Sultan Tuğraları ve kullanılan
ilginç taşlar, Osmanlı saray yaşamının bir uzantısı olarak yeni
değerlendirmeleri beklemektedir.
Günümüze ulaşabilmiş saraylarımız içinde bütünlüğünü
yitirmemiş olanları azdır. Yönetim ve yaşama mekânlarını içeren
saraylarımız içinde konu edilen Dolmabahçe Sarayı özel bir yer
almaktadır. Bu saray bile bugün önemli parçalarını yitirmiştir.
Bu nedenle, günümüze kalabilmiş her bölümünün çok iyi
değerlendirilmesi gerekmektedir.
|
Böyle bir yaklaşım ve
yeni düzenlemelerle Dolmabahçe Sarayı, "müze içinde müze"
birimlerine ve milli-milletlerarası sanat ve kültür
etkinliklerine uygun mekânlara kavuşturulmaktadır.
E. Sarayın
Kuşluğu
Aynı amaçla,
Dolmabahçe Sarayı'nın "Kuşluk Bahçesi" yeniden ele alınmış,
içindeki "Kuşluk" canlandırılmaya çalışılmış, "Kuşluk Köşkü" ve
"Kuş Hastanesi" de bu amaçla onarılmıştır. Osmanlı saray
kuşluklarından bugüne ulaşabilmiş en büyük örnek olan Dolmabahçe
Sarayı Kuşluk'u, Saray'ın Sanat Galerisi'yle birlikte
gezilebilen ayrı ve ilginç bir bölümüdür. Bu özgün birim bir
dinlenme mekânı olarak saray bütünü içinde yer almaktadır. Zaman
içinde arşiv belgelerinin de vereceği ipuçlarıyla Kuşluk eski
işlevine kavuşacaktır. Bu süre içinde kuşlarla ilgili bir
kitaplık oluşturulmakta, poster, kartpostal gibi tanıtım
malzemesi üretilmekte, ilginç bir sürekli sergi düzenlenmekte,
çocuklar bu yolla eğitilirken, büyükler de bu tarihi ve doğal
zenginlik içinde dinlenme olanağı bulmaktadırlar.
F. Sanat
Galerisi
Kuşluk Bahçesi'nin ve
Kuşluk Binası'nın bir diğer önemi de, girişinde "Dolmabahçe
Sarayı Sanat Galerisi"nin açılmış bulunmasıdır. Ziyaretçiler,
örneği az bu Galeri'de açılan sergilerle, saraylıların zengin ve
tarihi tablo kolleksiyonlarından seçkin örnekleri görme
fırsatını bulmaktadırlar. Örneğin, bu Galeri'de `14.
Uluslararası İstanbul Festivali' kapsamında açılmış bulunan
"Osmanlı Sarayında Yabancı Ressamlar II" Sergisi daha önce
açılan, "Saraylarımızdan Tablolar", "Öncü Türk Ressamlarından
Bir Kesit", "Osmanlı Sarayında Yabancı Ressamlar I" sergileri
büyük ilgi görmüştür. Bunları ise "Sarayda Manzara Resimleri"
izleyecektir. Bu bölüm, İstanbul yaşamında özel bir yeri olan
Camlı Köşk'le birlikte, her geçen gün daha da yoğun biçimde
yeniden değerlendirilerek, özellikle kültür ve sanat
çevrelerinin sürekli kullanımına sunulmaktadır.
Sonuç olarak, bu yeni
düzenlemelerle, Türkiye'de ilk kez böyle bir bölüm yaşama
katılmakta ve böylece bu konuda da bir araştırma ortamı
yaratılmış bulunmaktadır.
G. Veliaht
Dairesi
Dolmabahçe Sarayı "Veliaht Dairesi" ve çevresi de yeni
düzenlemelere konu olan yerlerden birisidir. Mimar Sinan
Üniversitesi'ne bağlı Resim ve Heykel Müzesi olarak kullanılan
Veliaht Dairesi, TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı tarafından
tümüyle onarılmaktadır. Ayrıca Dolmabahçe Sarayı Veliaht
Dairesi'nin deniz yönündeki bahçesi yeniden düzenlenmiş, düne
kadar girilmez durumdaki arka bahçe ise, çok amaçlı olarak
tasarlanmış bulunmaktadır. Bahçenin çevresinde yer alan "Hareket
Köşkleri" özelliklerine uygun biçimde büyük bir özenle
onarılmıştır. Bunlardan birinde `Resimlerde Saray, Köşk ve
Kasırlar' adlı, sarayın zengin kolleksiyonlarından oluşan
sürekli bir sergiye yer verilmekte, alt katı ise milli ve
milletlerarası sergilere ayrılmış bulunmaktadır. Diğer köşkte
ise, bu yıl, saray, köşk ve kasırlarda özgün örnekleri bulunan,
tarihi özelliği olan "Isıtma ve Aydınlatma Araçları"
sergilenmekte ve bu bölüm bir müze olarak değerlendirilmektedir.
Böylece Veliaht Dairesi'nin arka bahçesine girenler, bahçede
değişik dallarda sanat çalışmaları yapanlara ayrılmış yerleri,
iki Hareket Köşkü'nde sürekli ve değişen sergileri,
toplantıları, Eski Sera'da nadide bitkileri, eldeki belge ve
kalıntılardan yola çıkılarak yeniden düzenlenen Yeni Sera'da
dinlenme yerlerini ortada yeniden onarılmış Sünnet Odası'nı,
havuzun çevresinde açık hava sergilerini, müzik çalışmalarını
izleyebileceklerdir.
Tel:
212 - 236 9000
Kaynakça:
www.tbmm.gov.tr
www.asa.com.tr
www.millisaraylar.gov.tr
www.ibb.gov.tr
Büyük Larousse Ansiklopedisi
Denizce

|
|