|

“Birden arkasında yaprakların hışırtısını hissetti. Usulca
döndüğünde dolunayın ağaçları okşayarak gökyüzüne doğru yükseldiğini
gördü.”
Belki cümle kelimesi kelimesine aynı değil ama çok uzun
yıllar öncesinden adını ve yazanı anımsamadığım bir öyküden aklımda
kalanlar bu satırlar.
Satırları unutulmaz kılan lise çağlarında hafızama kazınmış
bir yaşam kesiti olsa gerek. Bir yılbaşı gecesi, yeni yıla merhaba
demek için boğazın sırtlarında yer alan okulumuzdan sahile doğru
inerken gördüklerim: Yeni yağmış kar çam ağaçlarını, ayrıntılarını
bozmadan, beyaza boyamıştı, boğaz nazlı nazlı akarken, dolunay ışığı
ile manzarayı eşsiz kılıyordu.
Anılarda yolculuğa çıkmamı gerçek bir yolculuk sırasında
yaşadıklarıma borçluyum. Büyük aileyi bir araya getiren ve en çok da
bunun için sevdiğim bayram bitmiş ve dönüş başlamıştı. Seyahatin Tuz
Gölü kıyısına düşen kısmında solumdaki dağlara bakasım geldi. Bunun
boşuna olmadığını kısa zamanda anladım. Ehil bir ustanın elinden
çıkmış büyük bir bakır tabağı çağrıştıran dolunay çıplak dağları
okşayarak gökyüzüne yükseliyordu. “Yolculuğunuza bundan sonra ben de
eşlik edeceğim” diyordu adeta… Tahmin edebileceğiniz gibi zaman daha
keyifli akmaya başladı; araba kullanmanın verdiği izin ölçüsünde
bakışlarımla dolunaya teşekkür ettim.
Dolunayın ilk refakati değildi bu bana. Yaklaşık 10 sene önce
Adriyatik’in en Kuzey’inden başlayan ve Çeşme’de son bulan, bir
hafta süren, yelkenli yat ile yolculuğumuzda da yanı başımızdaydı.
Deniz yolculuğumuzun son gecesi saatte yaklaşık 80–90 km hızla esen
fırtına ile coşan denizde, teknemiz dalgalarla haşır neşir olup bir
beşik gibi sallanırken dolunay tüm haşmetiyle bize mücadele gücü
veriyordu.
Dolunay oldum olası insanların ilgisine mazhar olmuş.
Çoğunluk onunla olumlu duygulanımlar yaşarken, tarih öncesinden bu
yana efsanelerde yer alan kurt adam, Boris Vian’ın yazdığı romanda
dolunay ile ilişkilendirilmiştir.
Şairler için dolunay eşiz bir esin kaynağıdır. İnternet arama
motoruna “dolunay şiirleri” yazıldığında karşınıza dört bin
civarında sonuç çıkmaktadır.
Bestecilerin de şairlerden geri kalacağı düşünülemez. Nitekim
Beethoven “Ay Işığı Sonatı” ile bu ilişkinin doruklarına
ulaşmıştır.
Karikatürlere de esin kaynağı olan aydede, Nuray Çitçi’nin
Bulut Bebeğinin en yakın dostudur aynı zamanda.
Bu günlerde gece gökyüzüne baktığınızda dolunayın, hiç
karşılık beklemeden, size göz kırptığını görebilir ve fısıldadığı
güzel şeyleri işitebilirsiniz.
Dr. Nedim İnce
www.mersinyasam.com
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

07.12.2010 |