e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Dolunay

 Dr. Nedim İnce    

 

  

“Birden arkasında yaprakların hışırtısını hissetti. Usulca döndüğünde dolunayın ağaçları okşayarak gökyüzüne doğru yükseldiğini gördü.”

Belki cümle kelimesi kelimesine aynı değil ama çok uzun yıllar öncesinden adını ve yazanı anımsamadığım bir öyküden aklımda kalanlar bu satırlar.

Satırları unutulmaz kılan lise çağlarında hafızama kazınmış bir yaşam kesiti olsa gerek. Bir yılbaşı gecesi, yeni yıla merhaba demek için boğazın sırtlarında yer alan okulumuzdan sahile doğru inerken gördüklerim: Yeni yağmış kar çam ağaçlarını, ayrıntılarını bozmadan, beyaza boyamıştı, boğaz nazlı nazlı akarken, dolunay ışığı ile manzarayı eşsiz kılıyordu.

Anılarda yolculuğa çıkmamı gerçek bir yolculuk sırasında yaşadıklarıma borçluyum. Büyük aileyi bir araya getiren ve en çok da bunun için sevdiğim bayram bitmiş ve dönüş başlamıştı. Seyahatin Tuz Gölü kıyısına düşen kısmında solumdaki dağlara bakasım geldi. Bunun boşuna olmadığını kısa zamanda anladım. Ehil bir ustanın elinden çıkmış büyük bir bakır tabağı çağrıştıran dolunay çıplak dağları okşayarak gökyüzüne yükseliyordu. “Yolculuğunuza bundan sonra ben de eşlik edeceğim” diyordu adeta… Tahmin edebileceğiniz gibi zaman daha keyifli akmaya başladı; araba kullanmanın verdiği izin ölçüsünde bakışlarımla dolunaya teşekkür ettim.

Dolunayın ilk refakati değildi bu bana. Yaklaşık 10 sene önce Adriyatik’in en Kuzey’inden başlayan ve Çeşme’de son bulan, bir hafta süren, yelkenli yat ile yolculuğumuzda da yanı başımızdaydı. Deniz yolculuğumuzun son gecesi saatte yaklaşık 80–90 km hızla esen fırtına ile coşan denizde, teknemiz dalgalarla haşır neşir olup bir beşik gibi sallanırken dolunay tüm haşmetiyle bize mücadele gücü veriyordu.

Dolunay oldum olası insanların ilgisine mazhar olmuş. Çoğunluk onunla olumlu duygulanımlar yaşarken, tarih öncesinden bu yana efsanelerde yer alan kurt adam, Boris Vian’ın yazdığı romanda dolunay ile ilişkilendirilmiştir.

Şairler için dolunay eşiz bir esin kaynağıdır. İnternet arama motoruna “dolunay şiirleri” yazıldığında karşınıza dört bin civarında sonuç çıkmaktadır.

Bestecilerin de şairlerden geri kalacağı düşünülemez. Nitekim Beethoven “Ay Işığı Sonatı”  ile bu ilişkinin doruklarına ulaşmıştır.

Karikatürlere de esin kaynağı olan aydede, Nuray Çitçi’nin Bulut Bebeğinin en yakın dostudur aynı zamanda.

Bu günlerde gece gökyüzüne baktığınızda dolunayın, hiç karşılık beklemeden, size göz kırptığını görebilir ve fısıldadığı güzel şeyleri işitebilirsiniz.

 

Dr. Nedim İnce         

www.mersinyasam.com    

 

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

07.12.2010