|
|

2001 |
|
22.10.1919 Kirmanşah (İran)
"İç
Alemin İnceden İnceye Araştırılması"
İsterseniz yanlış
düşünün,
ama her durumda kendi kafanızla düşünün
Lessing
İngiliz
yazar romanlarında ırkçılığı ve erkeklerin egemen oldukları
bir dünyada kadının sorunlarını ele aldı. Mistiğin etkisi
altında yazdığı çok sayılı yapıtında Lessing, insanın atom
holokostundan (yıkımından) sonraki gelişmesini işledi. |
Bir İngiliz
subayının kızı olarak Doris May Taylor adıyla Kirmanşah'da
(İran) doğdu. Beş yaşına geldiğinde babasının bir mısır çiftliği
işlettiği Rodezya'ya ailesiyle birlikte taşındı. Taylor okulu
1933 yılında bıraktı. Dadılık ve daktiloluk yaptığı gibi, 19.
yüzyıl Avrupa ve Amerika edebiyatıyla yakından ilgilendi. 18
yaşında baba evini terk ederek iki yıl sonra sömürge
subaylarından Frank Charles Wisdom ile evlendi (bir çocuk).
1949: İngiltere'ye Taşınması
Boşandıktan bir yıl sonra 1943'te Alman göçmen Gottfried Lessing
ile evlendi (bir çocuk). Yeni eşi Komünist Partisi üyelerindendi
ve eşine siyasal ideallerini aşıladı. 1949'da boşandılar.
Lessing aynı yıl içinde İngiltere'ye taşınarak 1950'de The
Grass is Singing (Türkü Söylüyor Otlar) adlı
Afrikayla ilgili trajedisini yazdı. Bu roman da, onu izleyen
yapıtları gibi, Rodezya'da geçer. Baskı altına alınan
cinselliğinden rahatsız olan beyaz bir kadın siyah uşağıyla
aralarındaki alışılmış mesafeyi kapatır. Bunu yaparken erkeğin
gururunu zedelediği için sonunda öldürülür. African Stories
or This was The Old Chiefs Country (Afrika Öyküleri
ya da Burası Yaşlı Şefin Ülkesiydi, 1951) adlı öykü
kitabını yayınladıktan sonra, yazarlıktan kazandıkları
yaşamasına yetmeye başladı. Öykülerinin odak noktası hep
ırkçılık çatışmalarına ayrılmıştı.

1949 |

1955 |

1969 |

1973 |

1988 |

1994 |
1952/62: İki
Başyapıt
1952'de genç Martha Quest'ın hayat yolunu izleyen beş ciltlik
dizi romanının birinci cildi olan Children of Violence’ı
yayınladı. Lessing burada bireysel gelişme, toplumsal talepler
ve gerçek arasındaki gerilim alanını anlatır. Birçok eleştirmen
tarafından "bir çağın gözler önüne serilmesi" olarak övülen bu
dizi, 1998'de oluşan atom holokostuyla son bulur.
Macaristan
isyanının bastırılmasından sonra Lessing 1956'da komünizme sırt
çevirdi. Altı ay sonra, artık yazı yazmayan başarılı bir kadın
yazarın geçirdiği buhranı anlattığı The Golden Notebook'u
(Altın Defter) yazdı. Biçimsel çatısını kısa bir romanın
oluşturduğu bu yapıtta roman kahramanının değişik renkli
güncelerinden alınma notlar -varoluşunun değişik yönlerini
birleştiremeyişinin işareti olarak- kullanılmıştır. Yazar
sonunda yanlış zorunluluklardan kendisini kurtarıp bir tek altın
renkli güncesine yazı yazmayı sürdürür.
60'lı
Yılların Ortasından Sonra: İç Dünyasını Araştırması
Lessing bunları izleyen yapıtlarında geleneksel realizmi aştı.
C.G. Jung'un teorilerinden ve Sufîzm'den etkilenen Lessing
kendisini roman kahramanlarının iç dünyalarını anlattığı kendi
sözleriyle bir "inner space fiction"a (içsel roman) yöneldi.
Burada karakteristik olan, deliliğin de yaratıcı bir güç
anlamına geldiği anlayışıdır. Bu dönemde Briefing for a
Descent into Hell (Cehenneme İniş İçin Brifing, 1971)
adlı romanında düşleri, trans halini ve doğaüstü algılanıştan
işleyerek "normal" davranış örneklerini eleştirdi. The
Memoirs of a Survivor (Sağ Kalanın Anıları, 1974)
adlı roman değişik düzeylerde geçer: Orta yaşlı bir kadın
çevresindeki insanların bir tehlike anında nasıl değiştiklerini
görür. Kadının oturma odasının duvarlarından birinin arkasından
yeni bir bilinç basamağıyla eş anlama gelen başka bir dünya
bulunmaktadır. Beş ciltlik Canopus in Argos: Archives (Kanobos
Argos'ta: Arşivler, 1979-82) Lessing, bilim-kurgu roman
türüne yöneldi. Burada insanın bir atom yıkımından sonraki hali
ele alınmaktadır.
80'li
Yıllar: Realizme Geri Dönüşü
Jane Somers takma adını kullanarak tanınmamış bir yazarın
ilk yapıtı olarak sunduğu The Diaries of Jane Somers
(1981) adlı romanıyla gazete manşetlerine geçti. Otobiyografik
izler taşıyan bu romanıyla olduğu gibi The Good Terrorist
(Terörist, 1985) ile de yeniden gerçekçi bir anlatım
tarzına dönmüş oldu. Lessing bu siyasal romanında, kendisinin
neden olduğu ruhsal kusurları kabullenmek istemeyen bir topluma
saldırmaktadır. The Fifth Child (Beşinci Çocuk,
1988) adlı kitabı İngiltere'nin orta sınıfını irdelemesidir.
Lessing 1994'te Under My Skin (İç Dünyam) adlı
otobiyografisini yayınladı.
Yazarın Diğer Kitapları:
Siyah Madonna, Evlenmeyen Adamın Hikayesi,
Gene Aşk, İçinde Yaşamayı Seçtiğimiz Hapishaneler,
Mara ile Dann.
Kaynakça:
Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)
www.cmsaunders
memers.tripod.com
www.ideefixe.com
|