Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Dünya
Atmaca
Böğürtlen
Datça Florası
Deniz Minareleri..
Doğal Klimalı Evler
Ekolojik Sistem
En Yakın Mars
Mars 2007
Sulak Gezegen Mars
Evsel Atıksular
Gediz'in Güzelleri
Gelincikler
İklim Dinamikleri
İklim Geleceğimiz
Kardelen
Karıncalar
Kasırga Nasıl Oluşur
Kış Uykusu
Kurutulan Dünya
Kül ve Ekmek
Küresel Isın.Pay.
Lale
Mantarın Rengi
Meyve Çiçekleri
Nar, Mazı Meşesi
Sedir A.ve Gemicilik
Türkiye Doğası
Yapraklar
Zakkum

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  "Dünyanın Bir Günü"nü Okuyun...
 
 

 

"Nereden geliyoruz? Neyiz? Nereye gidiyoruz?.. İşte sorulmaya değer gerçek sorular... Herkes kendince yanıt aradı bunlara: Kimi bir yıldızın göz kırpışlarında, kimi okyanusun gelgitlerinde, kimi bir kadının bakışlarında ya da yeni doğmuş bir bebeğin gülücüklerinde... Niçin yaşıyoruz? Neden bir dünya var? Neden buradayız?.."

"...Peki, bilimin bulduğu bu olağanüstü şey ne? Şu: 15 milyar yıldan beri sürüp gelen Evren'i, Yaşam'ı, ve İnsan'ı uzun bir destanın bölümleri gibi birbirine bağlayan, hep aynı ve biricik serüven..."

"...şu ilginç ve garip yaratıklar, yani biz insanlar...","...türemişiz, doğru, ama aynı zamanda yıldızlardan ve gök adalardan (galaksilerden) da. Bedenlerimizi oluşturan öğeler vaktiyle tüm evreni kuran yapı taşlarından başkaları değil... Gerçekten yıldızların çocuklarıyız."

"Biz evrensel yapılaşma ve örgenleşme sürecinin son ürünleriyiz, o kadar..."

"...Gezegenimizin 4,5 milyar yıllık ömrünü bir güne indirger ve gezegenin saat 00.00'da doğduğunu varsayarsak, canlılık sabahın 05'ine doğru ortaya çıkacak ve bütün gün gelişimini sürdürecektir. Bu ölçekte ilk yumuşakçalar ancak saat 20'ye doğru belirir. Sonra dinozorlar saat 23.00'te meydana çıkıp 23.40'ta kaybolarak alanı memelilerin hızlı gelişmeleri için serbest bırakırlar. Bizim atalarımız ise (yani insanlar) saat 24.00'ten önceki son beş dakikada sahneye girerler; beyin hacimlerinin iki misline çıkması da en son dakikada gerçekleşir. Sanayi devrimi ise ancak yüzde bir saniye önce başlamıştır!.."

"-Ve bizim çevremiz, bu yüzde bir saniyeden beri yapmakta oldukları şeylerin sonsuza dek sürebileceğini sanan kişilerle dolu! İnsan bu ilk perdenin akışında bir mantık görmekten kendini alamıyor: Evren'i kaostan zekâya doğru, Rus kuklaları gibi iç içe ve birbirini izleyen yapılaşma düzeylerine fırlatan, karmaşıklığın bir tür dürtüsü, itkisi sanki... Bir anlam desek mi bilmem..."

"-Karşımızda şimdi şu temel ve belirleyici soru var: Kendi gücümüzle bir arada yaşayabilecek yetenekte miyiz? Yanıt hayır ise, evrim biz olmadan devam edecek demektir. Sisyphos gibi, kayamızı yokuşun başına kadar çıkarmış, ama oradan elimizden kaçırmış olacağız. İnsana acı geliyor, değil mi? Bu günkü durumumuzun ağırlığı hakkında hiç kendi kendimizi aldatmayalım. Ama buna karşın gene de iyimser olmak zorundayız. Fazla geç olmadan gezegenimizi kurtarmak için her çareye başvurmalıyız. Biz mirasçılarız ve miras aldığımız şeyden sorumluyuz. Bu güzel Dünya tarihinin devam etmesi için gerekeni yapmak bizim görevimiz.

Yukarıdaki satırlar,  "Dünyanın en güzel tarihi" adlı kitaptan alınmıştır. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanmış, "Bilim dünyasının üç doruğu" diye nitelenen astrofizikçi Hubert Reeves, biyolog Joel de Rosnay, paleoantroplog Yves Coppens'in görüşlerini içeriyor. Fransız L'Express dergisi yazı işleri müdürü Dominique Simonnet tarafından bir araya getirilmiş.

Yazıyı tamamen kitaptan alıntılardan oluşturmamın nedeni, tabii ki, yazacak başka bir şey bulamadığımdan değildir; asıl nedeni, okuma imkanı bulamayacaklara kitap hakkında ana fikir vermek, diğeri de, kitaba okur ilgisini arttırmayı sağlamaktır.

Bu kitabı, evrenin geçmişini ve geleceğini merak edenlere, tavsiye ederim. Hamaset, koşullandırma, beyin yıkama gibi sığ mesajlar içermeyen ve yalnızca günümüzde elde edilen son bilimsel verilere dayanarak kaleme alınmış şaheser bir yapıt.Yok, yok bilimsel deyince korkmayın; dili ağır değil, herkes tarafından kolayca okunabilsin diye yazılmış. Tekmili 160 sayfa zaten.

 "...Evet, bu gerçekten de Dünya'nın en güzel tarihi, çünkü kendi tarihimiz... Biz onu varlığımızın en derin diplerinde taşıyoruz.: Bedenimiz Evren'in yapıtaşları atomlardan oluşuyor, hücrelerimiz ilkel okyanustan birer parçacık içeriyor, genlerimiz çoğunlukla komşumuz öteki primatlarınkilerle ortak, beynimiz zekânın gelişim katmanlarını bir bir gösteriyor ve insan yavrusu ana karnında oluşunca, canlıların evriminin tüm yolunu, hızlandırılmış olarak, baştan başa yeniden geçiyor. Dünya'nın en güzel tarihi, evet, bunu kim yadsıyabilir ki?..."

Evreni okurken ılık bir duygu oluştu bende; Yıldızlarda kendimi gördüm. Onlardan bir parça olduğumuzu daha iyi anladım. Yaşamaktan ve onu anlamaktan mutlu oldum.

 

Bülent Kantarcı'ya teşekkürlerimizle

Denizce

 

  1. ALEM İÇİNDE KÜÇÜK BİR İNSAN
    İNSAN İÇİNDE BÜYÜK BİR ALEM

    [Açılışını beklemeye değer !!!]
     
  2. DÜNYADA OLUP BİTENLER