|
Son günlerde oldukça
sık duyduğumuz kelimelerden biri “egzersiz”dir. Bu kelime yerine
zaman zaman da “spor” kelimesi kullanılmaktadır.
“Spor;
belirli kurallar çerçevesinde rakip ve ya rakipleri geçmek için
yapılan bedensel etkinliklere denir. Kurallar vardır, rakip
vardır ve yarışma vardır. Egzersiz ise vücudun hareket sistemini
çalıştıran hareketler dizisidir. Kurallar yoktur, önerilen
davranışlar vardır. Rakip yoktur, yarışma yoktur. Spora hazırlık
için egzersiz gereklidir ama spor egzersizden daha fazla bir
şeydir. Bu tanımları ve aralarındaki farkları ortaya koyma
nedenim yanlış olarak sıklıkla egzersiz yerine sporun
kullanılmasıdır. Örneğin, sabah yürüyüşleri, havuzda yapılan
yüzmeler, kültür fizik egzersizidir. Lisanslı veya lisanssız,
önceden bilinen kurallara uygun olarak belirli mesafelerde
rakiplerle yapılan yürüyüş yarışları spordur. Havuzda belirli
kurallarla rakiplerini geçmek için yapılan yüzme spordur.”
Egzersiz
kelimesini sık duymaya başladık, çünkü insanın ortalama ömrü
uzamaya başladı. Önceden çok seyrek görülen yaşlılığa bağlı
sorunlar, yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte yaygınlaşmaya,
toplumsal sorunlar olmaya yüz tuttu. Diğer yandan yaşlanan
insanlar daha uzun ve daha sorunsuz bir yaşam istemeye
başladılar.
Bu sorunlar ve
istekler nasıl daha uzun ve sağlıklı yaşanabilir sorusuna yanıt
aramaya itti insanları.
İlaç sektörü bu
sorunlara çare aramaya ve yeni yeni ilaçlar bulumaya başladı.
Bilim adamları
sorunların temelini didik araştırmaya ve ortaya çıkmadan
gidermenin çarelerini aramaya koyuldular.
İnsan
davranışlarının, yaşama alışkanlıklarının sağlık sorunları ile
ilişkisini saptayan bilim adamları, bu ilişki çerçevesinde yeni
öneriler getirir oldular.
Önerilerden biri
ise egzersizdir.
İnsanoğlu
teknolojiyi geliştirdikçe doğa ile olan ilişkisini azaltmış,
kent yaşamına geçip neredeyse yok etmiştir. Kullanılan
teknolojinin bedensel güç ve hareketlere olan gereksinimi en az
indirmesine, doğadan kopuş da eklenince atalet insanın baş dostu
olmuştur. Atalet; bedeni ile çalışmaya programlanmış, bedenin
sağlıklı çalışması ve varlığını sürdürmesi harekete bağlanmış
insana sağlık sorunları oluşturmaya başlamıştır.
Yabancı bir
ülkede büyükçe sayılacak doğal parkı iri atların çektiği
turistik araba ile dolaşırken, arabayı süren görevlinin atlar
hakkında söyledikleri çok ilgi çekiciydi: İri atlar yaşam boyu
çalışırlarsa 18-20 sene yaşıyorlarmış. Çalışmazlarsa 10-12
yaşında ölüyorlarmış. Hareket yaşamlarını neredeyse iki kat
uzatıyormuş.
Atlar için bu
kadar önemli olan hareketin insan için önemi, araştırıldıkça
daha çok ortaya çıkmaya başladı, sağlıklı yaşamanın yanında
yaşamı da uzattığı artık tartışılmaz bir gerçek olarak kabul
ediliyor.
Egzersiz;
hareket sisteminde kasların gücünün korunmasını, eklemlerin
sağlıklı çalışmasını ve bedenimizin beynimizden gelen komutlara
yanıt vermesini sağlıyor.
Egzersiz;
iskelet sisteminde kemik erimesine engel olarak, kemiklerin
sağlam kalmasını sağlayarak, ufak tefek şeylerden kırılmasına
meydan vermiyor.
Egzersiz;
bağırsaklarımızın, midemizin düzgün çalışmasını temin ederek
dışarıdan aldığımız besinlerden daha etkili yararlanmamızı
sağlıyor.
Egzersiz; kan
dolaşımını düzenleyerek kalp ve damarların yaşlanmasını
engelliyor, beyin de dahil tüm organların kan dolaşımının daha
iyi olmasına olanak tanıyor.
Egzersiz;
solunumumuzu hızlandırarak akciğer kapasitemizi arttırıyor, daha
fazla oksijen solumamıza neden oluyor.
Egzersiz;
beynimizde kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyan birtakım
maddelerin salgılanmasına ön ayak olup ruh halimizi
güzelleştiriyor, bozulduysa onarıyor, bozulmasını engelliyor.
Egzersiz; başka
insanlarla tanışmayı, birlikte etkinlikte bulunmayı
kolaylaştırıyor ve sosyalleştiriyor.
Egzersiz sadece
insanı harekete geçiremiyor!
O da size, sizin
iradenize düşüyor!
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

27.06.2006
|