| |
Doğanın birer parçası olarak insanlar,
temel gereksinimlerini doğadan karşılarlar. Ancak, kentlerdeki yaşam
kimi zaman insanları doğadan öyle uzaklaştırıyor ki, temel
gereksinimlerimizi karşılarken onu ne denli etkilediğimizi
farkedemiyoruz. Oysa, herkesin dünya üzerinde güçlü bir "etkisi"
var. İnsanların üretim ve tüketimleri sonucunda oluşan bu etkilerin
toplamına "ekolojik ayakizleri" deniyor. Ekolojik ayakizi,
aslında insanların yaşayabilmeleri için gereken kaynakların üretimi ve
atıkların yok edilmesi için kullandıkları biyolojik alanı gösteren bir
ölçü. Yaşam biçimimizin bize kazandırdığı alışkanlıklarla yaptığımız
pek çok davranış, aslında ayakizlerimizin büyümesine neden oluyor.
|
 |
|
Ekolojik ayakizi
kavramını, ilk olarak Dr. Mathis Wackernagel, Prof. William Rees
ve arkadaşları öne sürdü. Onların amacı, insanın sürekli doğadan
alarak ve geriye atıklarını bırakarak daha ne kadar süre idare
edebileceğini bulmaktı. Bu sayede, geriye kalan doğal kaynakların
ölçüsünün öğrenilebileceğini ve doğanın sürekli tüketilmesini ve
tahrip edilmesini önleyecek çözümler üretilebileceğini
düşünüyorlardı. Böylece bir insanın atıklarının yok edilmesi de
dahil olmak üzere, tüm gereksinimlerini karşılamak için kullandığı
biyolojik alanı ölçen bir araç geliştirdiler. Elde edilen ölçüye
de ekolojik ayakizi deniyor. Ekolojik ayakizi, belirli bir toplumun
tükettiği kaynakların üretimi ve atıklarının yok edilmesi için
gereken, kara ve su alanlarının büyüklüğünü gösteriyor. Ayrıca, farklı
insan etkinliklerinin çevre üzerindeki etkilerinin de anlaşılmasını
sağlıyor. Üstelik, bu araç sayesinde hangi ülkenin, hangi kentin,
hangi ailenin ya da hangi insanın ne kadar biyolojik alan kullandığı
konusunda da bilgi elde etmek mümkün. İşin en ilginç ve önemli yanı da
bu zaten. Çünkü, ne kadar tükettiğimizi ve tüketimlerimizin nelere yol
açtığını bilmenin, bilinçli tüketim alışkanlıkları edinmemize ve
tüketim konusunda seçim yaparken daha farklı düşünmemize neden olacağı
kesin.
Hangi Ülke Daha Çok "Dünya"
Kullanıyor?
Sürdürülebilirliğin anlamı, bugünkü
gereksinimlerimizi gelecek kuşaklarınkini engellemeden karşılamak.
Aslında bir çeşit "ayağı torunun yorganına göre uzatma" durumu.
Wackernagel ve Rees, 1997'de farklı ülkelerin ekolojik ayakizlerini
hesaplayarak bir rapor halinde yayımladılar. Sürdürülebilirliğin
başarılmasında bir başlangıç yapmak için böyle bir hesaplamanın
yapılması zorunluydu. Bu raporda toplam 52 ülkenin durumu incelenmişti
ve bu ülkeler dünya toplam nüfusunun % 80'ini oluşturuyordu. Sonuç
gerçekten çarpıcıydı. Kimi ülkeler, paylarına düşenin çok üstünde bir
biyolojik alan tüketiyordu. Bu ilk raporun yayımlanmasından sonra,
ülkelerin ekolojik ayakizleriyle ilgili hesaplamalar sık sık
yenilendi. En son bilgiler, Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF-World
Wildlife Fund), Yaşayan Gezegen 2002
Raporu'nda yer alıyor. Son verilere göre, gezegenimizde kişi başına
düşen biyolojik olarak üretken alan 1,9 hektar. WWF'in raporuna göre,
sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, Kanada, Yeni Zelanda,
Finlandiya, Norveç... 8-10 hektar arasında değişen rakamlarla
ayakizleri en büyük ülkeler. Ancak, kişi başına 2 hektarın üzerinde
alan kullanan 50'den fazla ülke var. Türkiye'nin ekolojik ayakiziyse
kişi başına yaklaşık 2 hektar.
Ayakizi en küçük olan ülkeler de
Mozambik, Burundi, Bangladeş, Sierra Leone, Pakistan, Tacikistan,
Gine-Bissau, Myanmar. Bu ülkelerin ayakizlerinin büyüklüğü 0,5 hektar
civarında. Görünen şu ki, tüketim konusunda ülkeler arasında ciddi bir
eşitsizlik söz konusu. Hem de tüketim alışkanlıklarının aşırıya
kaçması, ülkelerin ayakizlerinin daha büyümesine neden olduğu halde. |
Ekolojik Ayakizleri Nasıl Küçülür?
Birleşmiş Milletlerin tahminlerine göre,
2050 yılında Dünya'nın nüfusu 9 milyar olacak. Bu durumda ekolojik
ayakizlerinin, Dünya'nın biyolojik kapasitesini % 80-120 oranında
aşması bekleniyor. Senaryolara göre, sürdürülebilir bir yaşam için
yaklaşık iki Dünya daha gerekiyor. Ayakizi kavramı, ekolojik açığın
ölçüsünü de ortaya koyuyor. WWF'in 2002 Raporu'nda, ekolojik
açığın, devlet politikalarının dört konuya ağırlık vermesiyle
azalabileceği vurgulanıyor. Bunlardan biri, kaynakların daha dikkatli
tüketilmesi; ayrıca yüksek ve düşük kazançlı ülkeler arasındaki
tüketim eşitsizliğinin ortadan kaldırılması. İkincisi, mal ve hizmet
üretimi için gereken kaynak yeterliliğinin geliştirilmesi. Üçüncüsü,
nüfusun kontrol altında tutulması ve sonuncusu, ekosistemlerin ve
biyoçeşitliliğin korunması. Amaç, aslında tüketimle biyolojik
kapasiteyi dengelemek. Wackernagel ve Rees, aldığımız kararların
aslında çok önemli olduğunu vurguluyorlar. Kentlerimizi nasıl
düzenlediğimiz, altyapı sistemimiz, yaşam biçimimiz gibi konuları
sorgulamaya hemen başlamak gerektiğini düşünüyorlar. Çünkü, "nedenler"in
herhangi bir ekolojik etkiye yol açması çok uzun bir sürede
gerçekleşiyor. Ayrıca, insanların bulundukları bölgelerdeki doğal
kaynaklarla idare edebilecekleri çözümlere yönelmelerinin de zorunlu
olduğunu düşünüyorlar. Bunun nedeni, doğal kaynakların çok uzak
mesafeler katedilerek elde edilmesi halinde, ekolojik ayakizlerimizin
daha da büyümesi. Alınan her karar, yapılan her davranış yalnızca bizi
değil, başka ülkeleri ve gelecek kuşakları da etkiliyor. Üstelik de
doğal kaynaklar oldukça sınırlı ve bu sınırların kapsadığı alan
giderek daralıyor.
Türkiye'nin durumuna gelince, biz
şimdilik şanslı bir ülke konumundayız. Daha çok kendi kaynaklarımızla
kavrulabiliyor olmamız oldukça önemli. Ancak, değişen tüketim
alışkanlıklarımıza ciddi bir biçimde bir göz atmamız gerekiyor. Ayrıca
ülkemizde ekolojik ayakizleri konusunda yapılmış kapsamlı bir
araştırma da henüz yok. Bu konuda yapılmış tek çalışma, DHKD'nin "Doğadaki
Ayakizlerimiz" adlı kitabı. Kitapta ayakizlerimizi küçültmenin
yolları anlatılıyor.
Kendi Hesabınızı Yapın!
Ekolojik ayakizi hesaplamaları
yapılırken, iki temel gerçekten yola çıkılıyor: Birincisi,
tükettiğimiz kaynakların ve ürettiğimiz atıkların izini
sürebileceğimiz; ikincisi de, bu kaynakların üretimi ve atıkların yok
edilmesi için gereken biyolojik alanı ölçülendirebileceğimiz. Böylece
ekolojik ayakizi, ülkelerin ne kadar "doğa kullandığını"
gösterebiliyor. İnsanlar, artık gezegenin her tarafındaki doğal
kaynakları kullanma olanağına sahipler. Bu nedenle biyolojik olarak
üretken alan, kullanılabilecek alanların toplamı alınarak
hesaplanıyor. Dünya'da üretken altı farklı alan belirlenmiş: Tarım
alanları, otlaklar, ormanlar, denizler, yapılaşmış alanlar ve fosil
enerjisi alanları. 1999 verilerine göre, bu alanların toplam
büyüklüğü, 11,4 milyar hektar. Dünya'daki toplam insan sayısıysa
yaklaşık 6 milyar. Bu durumda, kişi başına düşen biyolojik üretken
alan 1999 yılı için yaklaşık 1,9 hektar. Bu ölçü, ülkeleri, insanları,
kentleri, köyleri, işyerlerini, okulları vb. ekolojik ayakizi
büyüklüğü bakımından karşılaştırmada kolaylık sağlıyor. Ayakizinin
büyüklüğü, bu sayının altındaysa doğal kaynaklar üzerinde henüz baskı
olmadığı; tersi durumdaysa tehlike çanlarının çaldığı düşünülüyor.
Ayrıca, her ülkenin ayakizini kendi biyolojik kapasitesiyle de
karşılaştırmak, geriye ne kaldığını görebilmek açısından yararlı. Kimi
ülkeler, sahip olduklarından daha çok miktarda doğal kaynak
kullanıyor; bu durumda, bu ülkelerin doğal kaynakları bakımından
"ekolojik açık" oluşuyor.
Ekolojik ayakizi hesaplaması, gerçekten
çok karmaşık ve ayrıntılı bir çalışma gerektiriyor. Hesaplama, en
basit biçimiyle şöyle:
Ekolojik
Ayakizi=Tüketim x Üretim Alanı x Nüfus
Tüketim, bir malı ne kadar
kullandığımızın ölçüsü. Tüketilen etin kilogram olarak ağırlığı,
kullanılan elektriğin jul olarak değeri, tüketilen kerestenin ton
olarak ağırlığı gibi. Tüketim, yiyecek, barınak, ulaşım, tüketim
malları ve hizmetleri gibi farklı gruplar için ayrı ayrı hesaplanıyor.
Yiyecek ve kereste gibi ihraç ya da ithal edilen mallar içinse
tüketimin hesaplanışında özel bir formülden yararlanılıyor.
Tüketim = Yurtiçi
Üretim + İthalat - İhracat
Ekolojik ayakizi formülünde yer alan
üretim alanıysa, belli bir miktarda tüketimin sürdürülebilir biçimde
karşılanması için gereken alanı gösteren ölçü. Örneğin, 1 dönüm
arazide 2300 kg havuç yetişiyorsa, havuç için üretim alanı 2.300
kg/dönüm'dür.
Ekolojik ayakizi hesaplamalarını
kolaylaştırmak için hazırlanmış yazılımlar var. İngilizce olan
İnternet adreslerinden bu yazılımlara ulaşılabiliyor. Örneğin,
http://www.earthday.net/footprint/index.asp# sayfasına girerek,
karşınıza çıkan haritanin üzerinde Türkiye'yi bulup seçtikten sonra
soruları yanıtlayabilir ve ekolojik ayakizinizin büyüklüğünü
bulabilirsiniz,
http://www.esb.utexas.edu/drnrm/EcoFtPrnt/footprint.htm adresine
girerek de ev halkı olarak ayakizinizin büyüklüğünü bulabilirsiniz. Bu
adrese girdikten sonra "For the latest Excel Spreadsheet to calculate
your Household EF" başlığına tıklayıp karşınıza çıkacak excel
dosyasındaki soruları yanıtlamanız gerekiyor. Anket sorularından
oluşan bir başka ayakizi hesaplama adresi de
http://www.educ.uvic.ca/faculty/mroth/438/environment/webstuff/
footprint.html
Burada soruları yanıtladıktan sonra
hesaplamaları kendiniz yapıyorsunuz. İnternet'teki bu anket ve
yazılımları kullanarak elde ettiğiniz sonuçlar arasında farklılıklar
olabiliyor. Ancak, ayakizinizin büyüklüğü hakkında kabaca bir fikir
sahibi olabiliyorsunuz.
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Sayı: 419 Ekim-2002
Zuhal Özer'e teşekkürlerimizle
Denizce

|
|