| |

Erciyes Kayak
Merkezi, Uludağ ve Kartalkaya ile kıyaslandığında daha mütevazı
olanaklara sahip olsa da, çok daha ekonomik bir seçenek. Her
seviyeye uygun geniş pist seçenekleri ve konforlu tesisleriyle
kayak tutkunlarının yeni gözdesi olan Erciyes Dağı'nda,
Kapadokya'nın eşsiz kıvrımlarını kuşbakışı izleme şansınız da
var.
Geçtiğimiz
yıl kış tatilini Erciyes Kayak Merkezi'nde geçiren arkadaşım,
yanımıza üç şey almanız yeterli olacak demişti: Kredi kartları,
şık elbiseler ve rehavet duygusu! Kayak merkezleri konusunda
uluslararası tecrübeye sahip olan arkadaşımın önerisine uyarak,
güneşli ama soğuk bir İstanbul sabahı Kayseri'ye doğru yola
koyuluyoruz. Bir saat 25 dakikalık rahat bir uçuşun ardından,
tarih boyunca Kapadokya bölgesinin başkenti olarak anılan
Kayseri ile tanışıyoruz. Orta Anadolu bozkırlarının doğusuna,
Türkiye'nin en yüksek dağ silsilesine ev sahipliği yapan Doğu ve
Güneydoğu Anadolu Platosu'nun batısına kurulan kentte ilk
gözümüze çarpan, dorukları üç mevsim karlı Erciyes Dağı oluyor.
Kayak tutkunlarının son yıllardaki favorisi Erciyes'e
tırmanmadan önce birkaç saatlik bir gezi ile Kayseri'yi tanımaya
karar veriyoruz. Havaalanını şehir merkezine bağlayan beş
kilometrelik asfalt yol bizi, beklemediğimiz kadar büyük ve
modern bir kente ulaştırıyor. Kentin simgesi olan Erciyes
Dağı'nın eteklerindeki uçsuz bucaksız Kayseri Ovası, planlı bir
yerleşimin kurulmasına olanak sağlamış. Karşılıklı ağaçların
sıralandığı upuzun caddeler, pırıl pırıl yüksek apartmanlar,
bakımlı park ve bahçeler, büyük metropolleri aratmayan çok katlı
alışveriş merkezleri, şık restoran ve kafeler eşliğinde kentin
kalbi ve tarihi merkezi Cumhuriyet Meydanı'na ulaşıyoruz.
Bisiklet trafiğinin her yerde rastlanılamayacak kadar yaygın
olması dikkat çekici. Park edilmiş pek çok bisikletin
sıralandığı meydanın en eski ve görkemli yapısı olan Kayseri
Kalesi, Selçuklular tarafından inşa edilmiş.
 |
Danişmendoğulları Beyliği'nin başyapıtı olarak kabul edilen
12'nci yüzyıl tarihli Ulu Camii başta olmak üzere çoğu
Ortaçağ İslam yapısı olan türbe ve kümbetleri gördükten
sonra Arkeoloji ve Şehir Müzeleri'ne uğrayıp kentin dünü ve
bugünü hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Kayseri Kalesi
çevresindeki tarihi kapalı çarşılarda Anadolu'nun çeşitli
yerlerinden getirilen yöresel peynirlerden geleneksel
giysilere, baharattan rengarenk kilimlere binlerce çeşit
ürünün arasında sevdiklerimize hediyelikler seçiyoruz. Kent
gezisini yöresel mutfağın seçkin lezzetleri olan bamya
çorbası, Kayseri mantısı, bir hamur yemeği olan şebit
yağlaması, mantarlı ve kuzu etli köy tavası, pastırma ve
cevizli çemen ile tamamlayıp bize uzaklardan göz kırpan
Erciyes Dağı'na doğru yola koyuluyoruz. |
İçinden Ateş
Fışkıran Dağ
Kayseri
Havaalanı'na 30, şehir merkezine 25 kilometre uzaklıktaki
Erciyes Kayak Merkezi'ne ulaşmak için Hisarcık kasabası
üzerinden Tekir Yaylası istikametine yöneliyoruz. Sönmüş bir
volkanik dağ olan Erciyes'in karlı zirvelerine doğru
yükseldikçe, dümdüz bir çarşafı anımsatan Kayseri Ovası
ayaklarımızın altına seriliyor. Yükseklik 1.000 metreyi
geçtiğinde, Kapadokya Vadisi'nin eşsiz kıvrımları
belirginleşmeye başlıyor. Karlı tepelere kurulmuş ahşap çoban
kulübeleri, keçi sürüleri ve irili ufaklı pınarlar eşliğinde
ilerliyoruz. Erciyes Kayak Merkezi'nin bulunduğu Tekir
Yaylası'na doğru baktığımızda, kartpostallara özgü dağ
manzaraları görüyoruz. Erciyes'in her açı değişiminde görünümü
farklılaşan bin bir yüzlü bir dağ olduğunu ona yaklaştıkça
anlıyoruz. 1500'lü metrelerden sonra kar ve buz ciddi biçimde
kendini hissettirse de; belediyenin titiz çalışmaları sayesinde
yol, kış boyunca açık tutuluyor. Yine de özel otomobili ile yola
çıkacak olanların zincir takması zorunlu. Yaklaşık 1,5 saatlik
zevkli bir yolculuktan sonra, kayak merkezine ulaşıyoruz.
Otomobilden iner inmez ayağımın altındaki karın soğukluğunu
hissederken, bir zamanlar Erciyes'in yanardağ olduğuna inanmakta
güçlük çekiyorum. 3917 metre yüksekliğindeki Erciyes'ten
püsküren lavlar, Kapadokya'nın doğa harikası peri bacalarını
oluşturmuş. Başına beyaz taç takmış zarif bir hanımefendiyi
andıran dağın eteklerinde gizlediği antik çağın görkemli kenti
Mazaka'da bulunan altın ve bakır sikkelerde Erciyes, içinden
ateşler fışkıran bir dağ olarak tasvir edilmiş.
Kayakçıların Yeni Gözdesi
Kayseri'de
hava sıcaklığı 5 derece iken Erciyes Dağı'nda -1'e düşüyor.
Ancak, havanın açık ve nemsiz olması, kar kalitesinin
bozulmamasının yanı sıra; soğuğun az hissedilmesini sağlıyor.
Gelelim kayak merkezine! Erciyes Dağı; uzun kış mevsimi, kolay
yapışmayan yumuşak karı, geniş pist seçenekleri ve konforlu
turistik tesisleri ile kayak tutkunlarının Türkiye'deki yeni
gözdesi. Erciyes'i ayrıcalıklı kılan özelliklerden biri de,
kayak pistlerinin açık havalarda Kapadokya Vadisi'ni bile
görecek kadar panoramik bir bakış açısına sahip olması. Geniş
bir alana yayılan merkezin en alçak noktası, 2200; en yükseği
ise 3300 metre yükseklikte bulunuyor. Üç ana pistin her biri
kayak turları, snowboard, summer skiing ve heli-skiing için son
derece elverişli. Pistlerin dışındaki arazide, diğer kış
sporlarını deneme imkanı mevcut. Erciyes'in sunduğu
ayrıcalıklardan biri de kar raftingi. Hafta sonları düzenlenen
aktiviteler kapsamında rafting botlarıyla, 2900'lü metrelerden
kilometrelerce aşağı kayılarak, çılgın aktiviteler düzenleniyor.
En uzunu 2250 metre olan pistlerin toplam uzunluğu ise 12
kilometreyi buluyor. Kayak merkezinde, Avrupa'daki benzerlerini
aratmayacak bir alt yapı kurulmuş, 1 teleferik, 5 mekanik tesis
(2 teleski ve 3 telesiyej), 7 T bar, 300 ve 600 metre
uzunluğunda iki mini lift, acil ilk yardım merkezi, 1 mobil
klinik ve 1 kar temizleme aracı kayakçıların hizmetinde. Ayrıca,
olası bir kaza durumuna karşı, profesyonel arama kurtarma
ekipleri 24 saat görevinin başında bekliyor.
|
 |
Erciyes'in en uzun iki mekanik tesisinden biri olan Chair
lift tipindeki Zümrüt 1, tam 1530, Zümrüt 2 ise 1570 metre
uzunluğunda. 1500 metre uzunluğundaki First Lift, Second
Lift ile birleşerek, pisti 1400 metre daha uzatma şansı
sunuyor. Üstelik her iki pistin sonuna konumlanmış
kafeteryalarda sıcak bir mola vermek de cabası. Ayrıca 200
metre uzunluğundaki Dedeman Lift, kayağa yeni başlayanlar
için uygun bir pist özelliği taşıyor. Modern liftlerin
hepsi, kayak pistlerine hızlı ve rahat bir çıkış imkanı
sağlıyor. Sert kara ikliminin belirgin özelliklerini taşıyan
Erciyes'te kayak pistleri, güney ve batı yönlü rüzgârların
etkisinde kalıyor. Zaman zaman güçlü rüzgarların etkisinde
kalan kayak merkezinde kaliteli toz kar dengeli yayılamasa
da, yüksek irtifadan dolayı kar uzun süre erimeden
kalabiliyor. En ideal parkurlar, Ana Doruk çevresi ile Üçker
Çanağı'nda bulunuyor. |
İki Günlük
Eğitim Yeterli
Peki, kayak
yapmak nasıl bir duygu? Hayatında ilk kez kayak deneyimi yaşamış
biri olarak, yaşadıklarımı aktarayım. Önce, tamamı Avrupa'dan
ithal edilen su geçirmez renkli kumaştan yapılmış özel bir
eşofman giyiyorsunuz. Kayak paletlerine monte edilen sert
plastikten yapılmış çizmeler, eldiven, başlık ve kar gözlüğüyle
ekipmanınız tamamlanıyor. Ellerinizdeki balonlardan destek
alarak bir astronot edasıyla, düz bir alana geliyorsunuz ve ilk
denemeleriniz başlıyor. İki saatlik eğitim sonunda, 10 metrelik
alanlarda kaymayı başarıyorum. İlk anda çok yavaş bir hızla
kaysanız bile, kendinizi uçuyormuş gibi hissedeceksiniz. Kayak
eğitmenlerinin sözlerine bakılırsa, kolay parkurlarda kaymak
için iki günlük eğitim yeterli. Aralık ayı başından itibaren,
nisan sonuna kadar kayak yapılabilen Erciyes, her seviyeye uygun
parkur seçeneklerine sahip. Eğer kayak takımlarınız yoksa veya
taşımak istemezseniz, her türlü kayak malzemesini ister
kiralayabilir isterseniz satın alabilirsiniz.

Ekonomik
Seçenek
Kayak
merkezinde konaklama, yemek ve eğlence açısından hiçbir eksik
göze çarpmıyor. Dedeman Ski Resort
Otel, her
türlü konforun düşünüldüğü 49 standart, 4 süit odası, restoran
ve bar seçeneklerinin yanı sıra; iyi ısıtılmış kapalı yüzme
havuzu, sauna ve Türk hamamı, toplantı ve konferans salonları,
bilardo ve uydu sistemli televizyon odası ile konuklarının
hizmetinde. Otelin A la Carte Restaurant'ı, Erciyes'in en lüks
restoranı aynı zamanda. Türk ve Fransız mutfağından seçme
lezzetlerin yanı sıra, Kayseri'nin özgün yemeklerini de bulmanız
mümkün. Erciyes'te bulunan bir diğer konaklama mekânı, Gençlik
ve Spor İl Müdürlüğü Sosyal Tesisleri. Daha çok kayak
tutkunlarını ağırlayan tesis, 24 odalı bir dağ evi görünümünde.
Kayseri
Rehberi
Ulaşım
THY'nin
İstanbul'dan Kayseri'ye direkt uçuşları bulunuyor. Erciyes Kayak
Merkezi, Kayseri Havaalanına 30, şehir merkezine 25 kilometre
uzaklıkta. Hisarcık kasabası üzerinden Tekir Yaylası
istikametine doğru devam ediliyor.
Konaklama
Dedeman Ski
Resort Otel Tel: 0352-342 2116
Gençlik ve
Spor il Müdürlüğü Sosyal Tesisleri Tel: 0352-342 2031
Gezilecek
Yerler
Kayseri'ye
kadar gelmişken UNESCO tarafından dünya kültür mirası kabul
edilen Kapadokya'ya mutlaka uğramanızı, hiç değilse hızlı bir
turla Uçhisar, Ortahisar, Sinasos ve Kızılçukuru gezdikten sonra
Ürgüp'te yöresel şaraplar eşliğinde geleneksel bir akşam yemeği
yemenizi öneriyoruz. Kent ve iş stresinin çok uzağında,
unutamayacağınız bir kış tatili yaşadığınızı en çok o zaman
anlayacaksınız. Kayseri'ye gidince civar kasabalarda yer alan
şelaleri de ziyaret edin. Kayseri'ye 107 km. uzaklıkta, Yahyalı
ilçesinin 76 km. güneyinde yer alan Kapuzbaşı Takım şelaleleri,
Yerköprüler ve Yeşilköy şelalesinin özellikle ziyaret edilmesi
önerilir. Kayseri'nin güneyinde Develi Yahyalı Yeşilhisar
ilçelerinin oluşturduğu bir üçgen içinde barındırdığı yüzlerce
kuş nedeniyle 1988'de Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan
eden Sultan Sazlığı (Kuş Cenneti) bir diğer doğa harikası...

El Sanatları
Kayseri'de el
sanatları son derece gelişmiştir. El sanatları arasında
halıcılık, kilimcilik, taş işlemeciliği, ahşap oymacılığı,
demircilik ve kadınların yaptıkları dantel, işleme, makrame,
mekik oyaları, iğne oyaları başta gelir. Yahyalı ve Bünyan
halıları motif özelliği, dokuma şekli ve düğüm sayısı ile her
yerde tanınıyor. Motifleriyle isimlendirilen Yahyalı halıları,
çiftayak, dabazlı, stilize karpuz, yarım, çeğel, madalyon,
çerçeveli madalyon, pıtrak ve camili ayak adı ile tanınırlar.
Renk olarak gri, açık yeşil, kahverengi, kırmızı, mavi, açık
mavi, lacivert gibi renkler kullanılır. Ayrıca Kayseri ve
yöresinde dokunan kilimler de ayrı bir özellik gösterir. Desen
zenginliği, renk özelliği ile diğer yöre kilimlerinden ayrılır.
Kilimlerin yanında aynı tezgahlarda cicim ve zililer de
dokunmaktadır.
Yazı:
Melih Uslu
Fotograflar: Barış Hasan Bedir
Kaynakça:
Sea Life Ocak - 2005
Melih Uslu ve
Barış Hasan Bedir'e teşekkürlerimizle
Denizce

|
|