-İnsanı insan
yapan özellikleri arıyorum sayın bilge.
-Bulabildin mi
bari?
-Ne yazık ki
zorlanıyorum. Kafam karıştı biraz.
-Tabii karışır.
İnsanı insan yapan o kadar çok özellik var ki.
-Önceliği erdeme
tanımak isterdim.
-Güzel bir öneri
ve doğru bir tutum.
-Erdem hakkında
düşünürler o kadar çok şey söylemiştir ki…
-Birkaç
tanesinden bahset bakalım.
-Aristoteles
erdemi yaşamak için ona sahip olunması gerektiğini ifade ediyor.
Horatius ise insan için erdemin su ve ateşten daha önemli
olduğunu vurguluyor.
-Başka…
-Platon erdem
uğruna ölmüş bir kişinin yok olmayacağından bahsediyor.
-Güzel. Peki,
erdemin efendisi olur mu?
-Erdemin
efendisi mi? Bunu hiç düşünmemiştim sayın bilge.
-Düşün o zaman.
-Erdemin
efendisi olmak! Bence mümkün gibi. Erdeme sahip olan kişi aynı
zamanda onun efendisi de oluyor, değil mi?
-Yanılıyorsun.
Bu dediğin maddeden ibaret olan şeyler için geçerli olabilir.
Sence erdem bir madde mi?
-Tabii ki hayır.
-O halde…
-Erdemin
efendisi yoktur!…
-Çok doğru. Para
sahip olunması istenen, görülen, bilinen ve dokunulan bir
kavram. Paraya sahip olan dolayısıyla onun tek hakimi ve
efendisi olabilir. Ama erdem dokunulan, görülen bir kavram
değil. Erdemli olan kişi ona sahip olabilir ama efendisi
değildir.
-Hatta bu
durumda erdem onun efendisi olmuştur bile diyebiliriz.
-Bir bakıma
doğru. Aslında en doğrusu sadece erdeme sahip olmaya çalışmak
değil, erdemli olmayı bir yaşama biçimi haline getirmek ve onu
tüm insanlığa yaymaktır.
-Çok güzel
olurdu. Fakat sanırım bir rüya olsa gerek.
-Niçin rüya
olsun? Akıl ve doğru düşünce insanı erdeme götüren bir yol
gibidir. İnsanlığa akıllı olmayı ve doğru düşünceyi
öğretebilirsek erdemli olması da kolaylaşacaktır. İnsan çalmayı,
yalan söylemeyi, öldürmeyi öğrenebiliyor da erdemli olmayı mı
öğrenemeyecek…
-Belki de sayın
bilge, insana erdemli olmak zor geliyor.
-Bak, buna bir
şey demem. İnsan zaten kolaya kaçmayı seven bir canlıdır. Çin
atasözü erdeme giden kapıyı açmanın zorluğundan bahseder. Zaten
sadece erdemli olmak değildir ki asıl sorun. Erdemli kalmak ve
bunu devam ettirmek daha da güçtür.
-Durum karmaşık
hale geldi. Erdemli olmak ve bunu sağlamak derken sanki sular
giderek derinleşti.
-Suların
derinleşmesi seni ürkütmesin. Erdemin özü de burada yatıyor
zaten. Erdemli olmaya çalışmak zordur. Bu herkesin geçebileceği
bir imtihan değildir. Erdemi erdemle zenginleştirmek gerekir.
Belki de böylece çoğalma sağlanabilir. Konfüçyüs herkesle
arkadaşlık yapabileceğini ancak sadece erdemli insanlarla
dostluk kurulmasını önerir.
-Böyle bir dost
bulmak da zor ama…
-O zaman sen de
sadece arkadaşlıklarla idare edersin. Erdemli olmayan arkadaşa
vereceğin dostluk payesi belki de erdeme yapılacak en büyük
kötülüktür.
-Buna hiç dikkat
etmiyor insanlar…
-İnsanların bu anlamda neyi yapıp neyi yapmadığını ölçüt alma.
Ölçüt kendin olmalısın.
-Bu önerin için
teşekkür ederim sayın bilge. Biraz daha düşünüp, değerlendirmem
lazım.
-Tabii ki düşün!
Düşünmek de seni erdeme ulaştırabilir…