e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 15

 Derleyen: Naci Kaptan    

 

 

Japon Makamları Arasındaki Yazışmalar 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Müzesi Komutanlığı Kütüphanesi'nde Kıymetli Eserler No: 38/ b'de, "Türk fırkateyni Ertuğrul'un deniz kazasıyla ilgili resmî yazışmaların tercümeleri, istatistikler ve raporlar 1890" adıyla kayıtlı belgeler içindeki Japon makamları arasında yapılan yazışmalar İngilizce'dir. Geniş bilgi alınabilir.

Faciayı ilk rapor eden Hyogo Valisi Hayaşi oldu. Vali, Eylül ayının on dokuzuncu günü saat 14.05'te "Çok aceledir." kaydıyla Tokyo'da İmparatorluk Bakanı Ekselans Vikont Hicikata'ya çektiği aşağıdaki telyazıyla, Ertuğrul'un kaybını başkente ilk kez resmen duyuran kişi olmuştur:

"Ertuğrul ismini taşıyan bir Türk fırkateyni Yokohama'dan Kobe'ye doğru seyretmekteyken, Kaşinozaki'deki deniz feneri açığından geçerken 18 Eylül sabahı saat 09.00'da, kazanında bir arıza olmuş ve Vakayama bölgesinde Oşima Adası yakınlarındaki kayalıklara çarparak parçalanmıştır.

Gemi Komutanı Osman Paşa dahil 587 kişi kaybolmuştur. Mürettebattan dört kişinin cesedi bulunmuştur. Hemen hemen hepsi yaralı 63 kişi Oşima halkı tarafından kurtarılmıştır. Bunların arasından iki subay mahallî idareden bir memur ve bir polis nezaretinde SS Böchow Maru isimli gemiyle Hyogo'ya gelmiştir. Onlara uygun yer, yiyecek ve gerekli eşyaları sağlayarak hoş geldiniz, dedik.

Oşima'da kalan 61 kişi köy idaresinin koruması altındadır. Fakat doktor sayısının yetersizliği ve tercüman yokluğu onlara sıkıntı vermektedir.

Hayaşi
Hyogo valisi"

 

Aynı vali bu ilk telyazısının hemen ardından, yine İmparatorluk Bakanı Ekselans Hicikata'ya çektiği ikinci telyazısında da şu bilgileri veriyordu:

"... Doktorların ifade ettiklerine göre, yaralılar hayret edilecek şekilde iyileşiyorlar.

İkisi ya da üçü hâlâ ciddî yaralardan acı çekmektedirler..."

 

Yine 19 Eylül 1890 günü öğleden evvel, saat 11.15 sıralarında, Vakayama Bölgesi Valisi İ. İşii'de İmparatorluk Bakanı Ekselans Hicikata'ya bir telyazı göndererek faciayı ayrıca rapor etmiştir:

"Hyogo valisi tarafından ekselanslarına bildirildiği üzere, Türk fırkateyni Ertuğrul, 18 Eylül günü gün doğarken Oşima sahili açıklarında parçalanmıştır. Özel elçi Osman Paşa da talihsiz gemiyle birlikte denizde kaybolmuştur.

Aranmakta olan cesedi henüz bulunamamıştır. İl sekreterimi ve memurlarımı olay yerine gönderdim.

İ. İşii
Vakayama valisi"

 

Aynı gün öğleden sonra saat: 17.30'da Hyogo Valisi İ. Hayaşi, üçüncü telyazısı olarak, bu kez İmparatorluk Dış İlişkiler Müdürü Ekselans E. Sannomiya'ya şu raporu vermiştir:
"İmparatorluktan ve Dış İlişkiler Dairesi'nden memurların gelmekte olduğunu buradaki Alman gambotuna zamanında bildirdim. Fakat o, yarın hayatta kalan bütün kazazedeleri gemiye almak için gerekli düzenlemeler yapmak niyetiyle bugün Oşima Adası'na hareket etmeyi kararlaştırmıştır. Böylece onları öbür gün sabah buraya getirebilecektir..."

 

Aynı gün İmparatorluk Bakanı Ekselans Vikont Hicikata'ya da Kobe'den şu raporu vermiştir:

"Alman gambotu Wolf hayatta olanlara yardım için bu akşam Oşima'ya hareket edecek.
Aynı yere aynı gemiyle gitmek üzere vilayetten bir de memur görevlendirdim.

İ. Hayaşi
Hyogo valisi"

 

Bu yazışmalar neticesinde faciayı haber alan imparator kurtulanların istirahat ve tedavilerinin yapılabilmesi gibi işlerle bizzat meşgul olması için Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva'yı olay yerine göndermiştir. Tokyo Kızılhaç Derneği Başkanlığı'na, Hyogo ve Vakayama valiliklerine gerekli emir ve talimatları verdirmiş, imparator ayrıca yaralıların Tokyo'da Charity Hospital (Şefkat Hastanesi) tedavi edilmeleri arzusunu da izhar etmişti.

 

21 Eylül 1890 

Tokyo'daki Alman Büyükelçiliği'ne müracaat edilerek, olay yerine en yakın limanda bulunan Alman gambotu Wolf 'un kazazedeleri Yokohama'ya getirmesi için ricada bulunulmuştur. Fakat olay yerine gönderilen doktorlar, yaralıların sağlık durumları dolayısıyla Yokohama'ya nakledilmelerinin birkaç gün ertelenmesi gerektiğini bildirmişler ve bu durum, Hyogo valisi tarafından Tokyo'ya da rapor edilmiştir. Vali aslında görevini yapmıştır. Zira bu valiye verilen görev; olayları günü gününe ve anında rapor etmekti. Nitekim 21 Eylül günü İmparatorluk Dış İlişkiler Müdürü Ekselans S. Sannomiya'ya gönderdiği raporda da gelişen durumu arz ediyordu:

"... Alman gambotu Wolf kurtulan kazazedelere yardım etmek üzere dün hareket etmiş ve denizden toplanan cesetlerin tanımı için Kobe'de bırakılan iki kişi ve ölenlerin defin işlemleri için Oşima'da kalan iki kişi hariç 65 kazazedeyi alarak getirmiştir.

Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva gemiye giderek kurtulan kazazedelerin teslim edileceği yer konusunda gemi komutanıyla görüşmelerde bulunmuştur. Bu görüşmelerde, kazazedelerin devamlı hastanesi ve kalacakları yer olarak seçilen Vada'daki Durantine İstasyonu'nda karaya çıkarılmaları için telkinde de bulunmuştur.

Adı geçen istasyonun ikinci sınıf bekleme salonları hasta yatak odaları olarak, birinci sınıf salonu da ameliyathane olarak uygun görülmüştür. Bu şekilde bütün kaza zedeler doktorların özel bakımı ve kontrolü altına girmişlerdir.

Onların zevklerine ve damak tatlarına en uygun, en lezzetli Avrupa yiyecekleri hazırlanmıştır. Tercüman olarak da, Kobe'de oturan Romanyalı A. Levy adında birisi tutulmuştur. Yapılan bu düzenlemelerle hastaların ihtiyaçları en iyi şekilde sağlanmıştır. Başka bir ihtiyaçlarının kalmamasına çalışılmıştır.

Ağır yaralı hastaların Tokyo'ya nakli konusunda imparatorluk emrini bildiren telyazınızı almış bulunuyorum. Yaralıların durumu, nakle uygun olup olmadıkları açısından incelenmiş fakat doktorlar 3-4 gün kadar istirahatlerine müsaade edilmesini talep etmişlerdir. Bu yüzden kazazedelerin hepsinin birden hemen nakil işlemlerinin yapılması güç görülmektedir. İki gruba ayrılmaları bir kısmının Kobe'de kalması, diğer kısmının Tokyo'ya gönderilmesi düşünülebilir. Fakat kazazedeler şimdi olduğu gibi tek bir grup halinde Kobe'de kalmaya istekli görünmektedirler.

Bu durumda, şimdi olduğu gibi oldukları yerde kalmaları mı, yoksa onları birbirlerinden ayırmaksızın yine tek bir grup halinde Tokyo'ya nakilleri mi gerektiği husunda emirlerinizi bekliyorum. Grup içinde İngilizce bilen kimse de yoktur. Kendi arzularıyla dört subay Bay A. Levy'nin evinde kalmaktadırlar.

Ekselanslarının en sadık hizmetkârı
İ. Hayaşi
Hyogo valisi"

 

Yine aynı gün, bölgeye gönderilmiş olan Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva da, İmparatorluk Dış İlişkiler Müdürü Ekselans Sannomiya'ya şu raporu göndermiştir:

"Size çekilen telyazıda belirtildiği üzere dün buraya geldim ve valilik sekreteriyle buluştum. O bana Alman gambotu Wolf gelinceye kadar burada beklememin daha uygun olacağını söyledi. Bu yüzden Oşima'ya gitmekten vazgeçtim. Çünkü o mahale varışım Wolf 'un Kobe'ye hareketinden sonraya gelebilirdi.

Polis ve mahallî bir memur refakatinde Kobe'ye gönderilen iki subay Fiutçi Otel restoranına yerleştirildiler. Fakat onlar Bay A. Levy'nin evine gidip, kendi hesaplarına küçük bir yere yerleşmeyi tercih ettiler. Çünkü Bay A. Levy Türkçe'yi okuyup anlayabilmekte ve onlarla anlaşabilmekteydi.

Bugün onlarla buluştuk ve majestelerinin emirlerini kendilerine açıkladık. Son derece minnettar olduklarını söylediler. Giysileri çok kötüydü. Bu sebepten onlara uygun giysiler sağladık.

Wolf limana girince, gemiye gittim. Gemi Komutanı Albay Credner'le görüştüm. Kazadan kurtulanların tamamının 6 subay, 63 er olmak üzere 69 kişi olduğunu bildirdi. Daha sonra gemi imamı Ali Efendi'yle de buluştum ve Bay A. Levy'nin aracılığıyla kendisine de majestelerinin emirlerini tekrarladım. O da derin bir minnettarlık ifadesiyle dinledi.

Wolf 'la gelen kazazedeleri teslim alarak, Vada'daki Temporary Hospital'a (Geçici Hastane) yatırttım ve onlara mümkün olabilen her türlü kolaylığı sağladık.

Geçen gece imparatorluk bakanı tarafından bana çekilen telyazıdaki imparatorluk emirlerine ve bu sabahki teyidinize uyarak, buradaki ağır yaralı 8 ya da 9 hasta, eğer doktorlar uygun görür ve karar verirlerse, Yaeyama savaş gemisinin güvertesinde Tokyo'ya nakledileceklerdi. Fakat ağır yaralı olan bu hastaların gemi güvertesinde Tokyo'ya nakli çok güç olacağından, hastanede 3-4 gün daha kalmaları, burada elden gelen en iyi tedavi şeklinin uygulanması düşünülüyor.

İyi anlaşabilecek ve İngilizce ya da herhangi bir yabancı dil konuşacak kimse olmadığı için, Bay A. Levy adında birini tercüman olarak tuttuk. Onun aracılığıyla birbirimizi güçlükle anlıyoruz.

Bu mektubun içeriğini İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata'ya iletmenizi rica ederim.

İtaatkâr hizmetkârınız olarak
Niva
Kobe'de Teşrifat başkanı"

 

Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva ile Kızılhaç Derneği doktorlarından Takahasi kurtulan kazazedelerin tedavi ve istirahatlarıyla, Vakayama ve Hyogo valileri de facia kurbanlarının defni ve olay yerinde incelemeler yapmakla görevlendirilmişlerdi.

İncelemelerinin bir neticesi olarak, 22 Eylül 1890 günü Vakayama valisi, İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata'ya aşağıdaki telyazıyı göndermiştir:

"Ekselans ! Büyük gayret sarfedilmesine rağmen, Amiral Osman Paşa'nın cesedi henüz bulunamamıştır. Şu ana kadar yüzün üzerinde ceset bulabildik ve her ceset için bir ağaç tabut sağlanıp, içine konularak gömüldü.

Hâlâ denizin üzerinde sayılamayacak kadar çok ceset var. Yüzden fazla işçi tutarak, onları sahile getirmeye çalışıyoruz... Fakat maalesef çoğu çürümeye yüz tutmuş ve korkunç bir görünümdedirler. Yaralılar ise yavaş yavaş iyileşmektedirler.

Büyük dezavantajımız şudur; Oşima uygun haberleşme imkânından yoksun bir yerdedir. Oradaki günlük çalışmalar hakkında ilgililerden zamanında bilgi alamamaktayız.

Tekrar size yazana kadar.
Ekselanslarının en sadık hizmetkârı
Vakayama Valisi
İşii"

 

Aynı gün Japon savaş gemisi Yaeyama'nın Komutanı Albay Mivra da Denizcilik Bakanı Kont Saigo'ya, şu raporu göndermiştir: "...

Yokosuka'dan 20 Eylül öğleden önce saat 10.00'da hareket ettik. İntikal seyrinde şiddetli bir yağmur ve fırtınaya yakalandık. Korkunç saatler geçirdik.

21 Eylül sabahı Oşima'nın 5 mil açığında bir Türk denizcisinin cesedini bulduk ve öğleden önce saat 10.30'da limana girdik.

Türk fırkateyni Ertuğrul'un deniz kazası, Kaşinozaki'nin 5 mil doğusunda ana makine 'piston rodunun' kırılmasından meydana gelmiştir. Bu nedenle dayanma gücünü kaybeden gemi, şiddetli fırtınayla oraya buraya sürüklenmiş ve sonunda demir attığı deniz fenerinin dibinde, kayalıklara yakın yerde tutunamamış ve gemi üç kez kayalara bindirerek paramparça olmuştur. Oşima'da ölenler için bir cenaze töreni yapılmıştır. Defin için adada kalmış olan iki subay da gemiye alınarak 22 Eylül öğleden önce saat 07.30'da Kobe'ye hareket edilmiştir..."

 

Kazadan Kurtulanlar Hakkında Yazışmalar

Kurtulan kazazedelerin tedavisine memur edilen Kızılhaç doktorlarından Takahaşi, imparatorun arzusu üzerine yaralıların sağlık durumları hakkında detaylı bir rapor hazırladı.

Bu rapor kısmen Teşrifat Müdürü Bay Niva'nın kısmen de Tokyo'ya günlük rapor vermeye memur edilen Hyogo valisi tarafından saraya arz olunmuştu. Bu raporlarda belirtilen genel sağlık durumu şöyle özetlenebilir:

"... Talihsiz Osmanlı fırkateyni Ertuğrul'un kaybına ilişkin olarak art arda yazılan mektup ve telyazılarda bilgi arz edilmiş ve ilginiz karşısında büyük bir mutluluk ve güven hissi duyulmuştur. ...

Teşrifat Müdürü Bay Niva'nın yazdığı gibi, Oşima'da hayatta kalanlar gereği gibi himaye edildiler ve yaralılar teker teker Kızılhaç Derneği'nin doktor takviyesi gelinceye kadar imparatorluk doktorları tarafından muayeneden geçirildiler. Doktorların raporlarına göre:

ağır yaralılar         16 kişi
hafif yaralılar        31 kişi
sağlamlar             22 kişi

Ağır yaralılar da değişik derecede yaralıdırlar. Ciddî durumda olanların tamamen iyileşmesi için zamana ihtiyaç vardır. Her ne kadar her ihtimale karşı herhangi bir şey garanti edilemezse de, hayatî tehlikede olduğu düşünülen kimse yoktur.

Yiyeceklerine gelince, onlar için en iyi yiyeceğin çorbalar ve başta Avrupa usulü yiyecekler olacağını düşündük. Bu seçimin onların ağız tadına uygun olacağına karar verdik.

Bütün imkânlarımızı kullanarak, yabancı bir ülkede uğradıkları kazanın acılarını azaltmak için hepsini özel bakıma aldık. Gerekli yatacak yer sağladık. Elimizden gelen her kolaylığı gösterdik.

... Bütün işlerini ve günlük meşgalelerini bırakarak büyük bir istek ve cesaretle zavallı kazazedelere yardımını üstlenen adalıların iyi kalpliliğine ancak hayranlık duyabiliriz..."

 

24 Eylül 1890 

Yaralıların misafir edildikleri Vada'daki hastane hem küçük ve hem de geçici statüde olduğundan hemen hepsi az veya çok yaralı kazazedelerin tedavisinin yapılmasına yeterli görülmediğinden imparator tedavinin tamamen Kızılhaç Derneği tarafından yapılmasını emretmiş ve facianın akabinde oradan buradan toplanmış doktorların bu vazifeden affını emretmiştir. Bunun bir hazırlığı olarak Kızılhaç Derneği Başkanı Vikont C. Sano, İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata'ya, 24 Eylül 1890 günü aşağıdaki yazıyı yazmıştır.

"Sayın Bay,
Kopyası yanımda bulunan imparatorluk emrini aldım. Size haber vermekten memnunum ki, buraya gönderilmiş bulunan iş yöneticisi T. Takahaşi'ye ilaveten, imparatorluğun onayıyla Vada'daki Temporary Hospital'a bağlı olarak çalışmak üzere Japon Kızılhaçı'na bağlı aşağıdaki şahısları tayin ettim: İ. İvasaki, iş yöneticisi, felaketzedelerle Kızılhaç Derneği adına görüşme yapmaya yetkili; K. Vatanabe, eczacı; Miss S. Nakayama, hastabakıcı; Miss K. Nakacima, hastabakıcı.

Onların Vada'daki geçici hastaneye gelmeleriyle, yaralılara yardımda faydalı olacaklarına ve zavallı kazazedelere hizmet vereceklerine inanıyorum."

 

Eylül 1890

28 Eylül'de de Hyogo'dan Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva, İmparatorluk Dış ilişkiler Müdürü Ekselans E. Sannomiya'ya şu yazıyı göndermiştir:

"... Size son yazdığım rapordan bu yana yaralıların durumlarında genel bir iyileşme görüldüğünü ifade etmekten memnunum.

Yaeyama savaş gemisi 21 Eylülde buraya geldi ve gemi Komutanı Albay Miura ve Dr. Kagami, Donanma bakanı tarafından bütün hayatta kalanların Tokyo'ya nakli görevinin kendilerine verildiğini bildirdiler. Fakat imparatorluktan bizim aldığımız bir telyazıda, yaralılara, burada Temporary Hospital'da gereken tıbbî tedaviyi yapmamız talimatı verildiği için onları gemi komutanına teslim etmedik.

Bize verilen talimata uyarak hayatta kalanlara her türlü yardımı yapmaya çalıştık. Dört subaya uygun giyecekler ve günlük ihtiyaç maddeleri sağladık.

Yaralıların durumuna gelince, 26 Eylül'de buradan Tokyo'ya nöbet değiştiren Japon Kızılhaç Derneği doktorlarıyla yola çıkan Dr. Katanri'den alacağınızı umarım. Majeste imparator tarafından büyük bir şefkat eseri olarak verilen yünlü giyeceklerin kabulünü görmekten büyük memnuniyet duydum.

Yaralıların her birine hediye verilmesinde ve imparatorluk emirlerinin tercümesinde zaman kaybedilmedi. Her biri imparatorun nazik hediyesi için en derin saygı hislerini değişik şekillerde açıkladılar. Esasen ilerleyen mevsim onlara daha kalın giyecekler sağlanmasını zorunlu kılmaktaydı. Bu hediye bu zorunluluğu karşılayacak kadar uygun oldu. Bu durumu, Vikont Kacava'ya açıklamaktan ve onun aracılığıyla yaralıların en derin saygılarını ve kalbî şükranlarını majestelerine duyurulmasından memnun olacağınızı umarım.

Keza Prens Komatsu'nun gönderdiği şekerleme hediyelerini almaktan da çok mutlu oldular.

Her ne kadar hâlâ göğüs enfeksiyonundan ciddî şekilde hasta birkaç kişi varsa da, onların da iyileşme hızlarının sevindirici bir şekilde olduğunu ve herhangi bir zamanda herhangi bir gemi ile nakledilmelerinin mümkün olduğunu söylemekten memnunum. Kazadan kurtulanlara da gönderilmiş ve H. E. Vikont Hicikata tarafından hazırlanmış olan yaralıların isim listeleri bana da lütfen gönderilmiştir. Bu liste üzerinden yaralıların isimlerini göstererek, iyileşme seyirlerini şekilde izah ettim. Parçalanan gemi hakkında ayrıntılı bilgiler ile hayatta kalanların durumları İstanbul'a Dışişleri Bakanı Said Paşa'ya da bildirilmiştir.

Sizden bu mektubun içeriğini İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata'ya da iletmenizi rica ederim."

 

Aynı gün, yani 28 Eylül 1890 günü Kobe'deki Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva, Japon Kızılhaç Derneği Başkanı Vikont Sano'dan aşağıdaki yazıyı almıştır:

"Sayın Bay, Kızılhaç Hastanesi'nden Dr. Camagemi'yi, hayatta kalan kazazedelerin Hiyei ve Kongo kruvazörleriyle naklinde gerekli tıbbî tedaviye nezaret etmek üzere size gönderdiğimi haber vermekten onur duyuyorum.

Kendisinin oraya varışından itibaren tıbbî tedavilerle ilgili her konuyu onunla görüşeceğinizi ümit ederim.

Ayrıca ben ve derneğin üyeleri kazazedeler için önemsiz bir hediyeyi gönderme fırsatı elde ettik. Dağıtma lütfunda bulunacağınızı umarım."

 

6-7 Ekim 1890

Sırasıyla 6 Ekim 1890 Tokyo ve 7 Ekim 1890 Yokohama tarihlerini taşıyan aşağıdaki mektuplar, Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva ile Kanagova Valisi Y. N. Asada arasında teati edilmiştir:

"Sayın Bay,

Yapılması gereken işleri Hyogo bölge valisine bırakarak Tokyo'ya döndüğümü haber vermekten gururluyum. Valiye, benim Kobe'den ayrılışımdan sonra gelişen bütün olaylarla ilgilenmesi, Türk kazazedelerden yaralı olanların nakledilmeleri de dahil, onlarla ilgili her türlü işin yönetimi talimatı verilmiştir.

Kazazedeler şimdi, kendilerini alıp anavatanlarına götürecek askerî grubun gelmesini beklemektedirler...

Uygun bir zamanınızda, ben Kobe'deyken bana yazdığınız rahmetli Amiralin fotoğrafı konusunda neler yapıldığı hakkında bilgi verirseniz, bundan minnettarlık duyarım."

"Sayın Bay,

Dünkü lütufkârlığınıza cevaben, Tokyo'ya salimen dönüşünüzü kutlarım. Rahmetli Osman Paşa'nın fotoğrafları şimdi fotoğrafçı Bay Y. Tamamura tarafından basılmaktadır. O, Yokohama'da kaldığı süre içinde paşanın fotoğraflarını çekmiş, tab işleri tamamlandığında Amiralin ailesine hediye olarak göndermeyi tasarlamıştır.

Burada, Y. Fukuçi adında bir ressam vilayetimize gelerek, rahmetli Naili'nin bir portresini, ailesine hediye olarak göndermemiz için getirdi.

Portre ve sözü edilen fotoğraflar ilk fırsatta Türkiye'ye gönderilmek üzere Hyogo valisine yollanacaktır." 

 

11 Ekim 1890

Saray Teşrifat Müdürü Bay Niva, 11 Ekim 1890 günü de Bahriye Bakanı Vikont Kabayoma'dan şu yazıyı almıştır:

"Ekselans, Hiyei ve Kongo kruvazörlerinin hayatta kalan bütün Türkleri alarak bugün sabah saat 02.00'de Türkiye seyrine başladığını haber vermekten onurluyum."

Yine aynı gün, 11 Ekim 1890 günü, İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata da, Hyogo Valisi Hayaşi'den aşağıdaki raporu almıştır:

"Ekselans, Hiyei ve Kongo kruvazörleri buraya geldiler ve hayatta kalan bütün Türkleri dün öğleden sonra saat 03.00'te teslim alarak, bu sabah saat 02.00'de Türkiye'ye hareket ettiler.

Türkiye hükûmetinden gönderilen paranın hepsi hayatta kalanlar arasında dağıtıldı.

Bana verilen talimata göre, masrafları hükûmetçe karşılanmak üzere onların her birine yeni giysiler yaptırıldı, temiz ve düzgün bir şekilde giydirildiler.

Evvelce muhtelif vesilelerle bildirilmiş olduğu üzere, yaralıların iyileşme seyri iyi oldu. Her ne kadar şimdi ciddî sayılabilecek durumda dört hasta varsa da, ümit ediyoruz ki, onlar da Türkiye'ye sağlıklı olarak ulaşabileceklerdir.

Deniz dibinden çıkarılmış veya bulunmuş ve Vakayama Valiliği tarafından gönderilmiş eşyalar da aşağıdaki listede olduğu gibidir.

189 adet büyük Japon altın parası (her biri 10 dolar değerinde), 28 adet daha küçük Japon altın parası (her biri 5 dolar değerinde), 8 adet büyük altın para, 27 adet daha küçük altın para, 24 adet küçük Japon altın parası (her biri 1 dolar değerinde), 242 adet gümüş para (her biri 1 dolar değerinde), 5 adet gümüş para (her biri 50 cent değerinde), 45 adet gümüş para (her biri 20 cent değerinde), 19 adet gümüş para (her biri 10 cent değerinde), 19 adet gümüş para (her biri 5 cent değerinde), 12 adet nikel para (her biri 5 cent değerinde) 68 parça bakır para, 2 yüzük (birisi elmaslı, diğeri rubi taşlı), 1 adet gümüş fil, 1 cüzdan, 1 adet şamdan, 1 çiçek vazosu, 3 tespih, 1 ölçü aleti, 2 Japon kılıcı, 2 teleskop, 1 kama, 8 subay kılıcı ve 2 tane de kıvrık kılıç...

Sadık hizmetkârınız
K. Hayaşi
Hyogo valisi"

 

17 Ekim 1890

17 Ekim 1890 günü, Tokyo'dan Donanma Bakanı Vikont Kabayama, İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata'ya aşağıdaki yazıyı göndermiştir:

"Ekselans,
Hiyei ve Kongo kruvazörlerinin dünkü, 16 Ekim öğleden sonra saat 04.00'te Hong Kong'a gitmek üzere Nagasaki'den ayrıldıklarını size bildirmekten onur duyuyorum."

 

22 Ekim 1890

22 Ekim 1890 günü, Tokyo'dan Japon Kızılhaç Derneği Başkanı Vikont C. Sano, yine İmparatorluk Bakanı Vikont Hicikata'ya aşağıda kısaltılmış şekli sunulan raporu göndermiştir:

"Sayın Bay,

Sonuç olarak, Türk fırkateyni Ertuğrul'un kazasından sağ kalanlar için yapılan yardımların genel bir özetini burada bildirmekten onur duymaktayım.

Osmanlı İmparatorluğu'nun en yüksek nişanını majeste imparatora takdim etmek üzere buraya gelen haşmetmeap padişahın özel elçisi Amiral Osman Paşa görevini bitirdikten ve korkunç kolera salgınından kurtulduktan sonra vatanına dönmek üzere yola çıktı. Oşima Adası yakınında tayfuna yakalandı. Orada 16 Eylül 1890 günü gemi parçalandı ve gemiyle birlikte 500'ün üzerinde personeli denizin dipsiz derinliklerine sürüklendi. Bununla beraber bu talihsiz olayı İstanbul'daki kazazede ailelerine anlatacak 69 kişi kurtuldu.

... Haber duyulunca bütün Tokyo şehrini keder ve üzüntü kapladı.

Saray Teşrifat Müdürü Bay R. Niva, imparatorun doktoru Dr. Katsura ve asistanları kurtulan kazazedelere yardım için imparator tarafından Kobe'ye gönderildiler.

... İmparatorun emri bize de gelir gelmez, derneğimize bağlı aşağıdaki şahısları Bay Niva'nın grubuna katılmak üzere gönderdim. 19 Eylül günü de hepsi Tokyo'dan Oşima'ya gitmek üzere trenle ayrıldılar.

T. Kakahaşi, R. C. S. Hastanesi doktoru, Y. Nocima (doktor), Miss K. Fukumoto (hemşire), Miss K. Okazaki (hemşire).

Grup Oşima'ya varmadan önce, Alman Wolf savaş gemisi, kazazedeleri alarak 21 Eylül günü öğleden önce Kobe'ye nakletmişti. Bay Niva gelenleri teslim almış ve onları geçici bir hastanenin karantina bölümüne yerleştirmişti. Bu hastanede sağlık ekibi tarafından nezaket ve sevgiyle bakılmışlardır.

Kazazedelerin 13'ü ağır yaralı, 38'i hafif yaralı, 18'i de sağlıklı bulunmaktaydı. Genel olarak yaralıların hepsinde kırık ve çıkıklar, vücutlarında yaralar ve hatta bazılarında iltihaplanmış yaralar vardı.

Ağır yaralıların durumu şöyleydi:
2 kemik kırığı, 2 kaburga çatlağı, 2 kalça ve diz kırığı, 1 kalçada çatlak, 1 göğüs yanında yara, 5 ayakta kırık...

Diğerleri hafif yaralardı. Ama hepsi de cerrahî müdahale, tıbbî tedavi ve bakım istiyorlardı. Hepsine devamlı olarak ve büyük bir dikkatle bakıldı. Bandajlarının değiştirilmesine, dezenfekte edilmelerine ve yaraların pansumanının her gün yapılmasına gerek vardı.

Bütün yaraların üstleri kabuk bağlamış olup altları cerahat doluydu ve de çok kötü bir koku yayıyorlardı. Bu durum yaraların uzunca bir süre tedavisiz kalmaları sonucu oluşmuştu. Bu arada yaralılar, ıssız Oşima köyünde ve Oşima'dan Kobe'ye Wolf savaş gemisinin güvertesindeki yolculukları esnasında yağmur ve rüzgâra maruz kalmış ve böylece de 16 Eylülden 21 Eylüle kadar geçen 6 günü tedavisiz geçirmişlerdi. Kobe'ye vardıkları zaman, tamamen tükenmiş ve yaralarının verdiği acıyla baygın hale gelmişlerdi.

Onların haline bakarak gelecekleri hususunda endişeliydik, fakat çok şükür kötü krizleri atlattılar ve yaraları hızla iyileşmeye başladı. Dil bakımından, tedavilerinde bazı güçlüklerle karşılaştık. Birbirinin dilini anlamadıklarından ilk zamanlarda doktorlar ve hemşirelerle diyalog kuramadılar ve onlara minnettarlıklarını ifade edemediler. Fakat aradan günler geçtikçe doktorlar ve hastalar arasındaki yakınlık ve arkadaşlık güçlendi, bu mahzurlar da ortadan kalktı. Bir de hastaların cerrahî müdahaleleri istekle kabul etmelerinden ayrıca mutluluk duyduğumuzu ifade etmek isteriz.

26 Eylülde Dr. Katsura, Tokyo'ya saraya geri çağrıldı. Onun ayrılışından sonra bütün tedavi bize bırakıldı. Bu durum da derneğimizi çok onurlandırdı. Bu yüzden Kobe'ye derhal aşağıdaki personeli, bandajlar ve diğer faydalı tıbbî malzemeyle birlikte yaralı kazazedelerin tedavisine yardım etmek üzere gönderdik:

Komataro Cvasaki derneğin iş menajeri, Katsuhiro Vatanabe tıbbî temsilci, Miss Saku Nakayama (hemşire), Miss Kuni Naracima (hemşire) yaralıların durumlarını tespit etmek üzere de Bay İvasaki'yi görevlendirdik.

Kazazedelerin, Hiyei ve Kongo kruvazörleriyle kendi vatanlarına gönderileceklerini duyduğumuzda, cerrahî tedavi kadar, hastaların durumunu da incelemek için, F.R.C.S.'ye bağlı emekli askerî doktor Bay Yamagami'yi Kobe'ye gönderdik. Bu vesileyle de derneğimiz üyelerinden yardım olarak kazazedelere bazı eşyalar dağıtıldı.

Bütün yaralılar zatürreeden şikâyetçiydiler. Şimdi ikisi hariç hepsinin durumları iyidir. 20'si tamamen iyileşmiştir. Diğerleri de iyileşiyor ve her geçen gün daha da güçleniyorlar. Birkaç gün içinde tamamen iyileşmiş olacaklardır.

Kazazedelerin gemilerle naklinde endişe edilecek hiçbir şey olmadığı konusunda resmî rapor da verdik.

Kobe'ye gönderilmiş olan bizim özel komitemiz, geri kalan işleri Hyogo Valiliği'ne bırakacak ve 2 Ekimde Tokyo'ya geri dönecekti. Bu suretle her şey mutlu bir şekilde sona ermiş olacaktı. Onları mutlu etmek ve iyileşmelerini sağlamaktan, onların acılarını paylaşmaktan memnunuz. Bütün bu mutlu sonuçlar yalnız majestelerinin cömert ve merhametli emirleriyle, rehberliği sayesinde olmuş ve her şey mükemmel bir şekilde yürümüştür.

Sonuç olarak, talihsiz Türk denizcilerinden hayatta kalan yaralıları tedavi etmek için operatörlerimizi, doktorlarımızı ve hemşirelerimizi göndermemiz için R.C.S.'ye majestelerinin bize emir vermeleriyle, bizi onurlandırmalarına teşekkür etmemize müsaadelerinizi rica ederiz.

En sadık hizmetkârınız
Vikont C. Sano
Japon Kızılhaç Derneği başkanı"

 

Kaynakça: http://www.ertugrul.jp/node
Derleyen ve düzenleyen: Naci Kaptan

 

Naci Kaptan'a teşekkürlerimizle

Denizce

14.12.2007

 
18.01.2008  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm20
11.01.2008  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm19
04.01.2008  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm18
04.01.2008  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm17
28.12.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm16
14.12.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm15
07.12.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm14
30.11.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm13
23.11.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm12
16.11.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm11
09.11.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm10
02.11.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 9
26.10.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 8
19.10.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 7
10.10.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 6
05.10.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 5
28.09.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 4
21.09.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 3
14.09.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 2
04.09.2007  Ertuğrul Fırkateyni - Bölüm 1