
Oyuncak...
Masum gözlerde
çakan
pýrýltýnýn,
katýksýz
samimiyetle yayýlan
engin gülümsemenin
anahtarý.
Kâh
ahþaptan
kâh
bezden, samandan, deriden...
Ýlla
renkli, illa hareketli... Hünerli
ellerin, imkanlar dahilinde, sevgiyle,
özenle
ürettiði
neþeli
nesneler. Kimi zamana direnemeyip yok olup giden, kimi
özveriyle
yaþatýlan
el emeði
oyuncaklar...
Ýþte
bunlardan biri; kayýplara
karýþtý
denirken, kalan son
örnekleri
müzede
saklanýrken,
kendi gitti adý
kaldý
yadigar diye düþünülürken
özveriyle
hayata döndürüldü.
Evet, Eyüp
Oyuncaklarý'ndan
söz
ediyoruz; ilk kez ne zaman yapýldýðý
bilinmeyen, bugün
Eyüp'teki
Oyuncakçýlar
Çarþýsý’na
ismini verecek kadar geliþmiþ
olan Eyüp
Oyuncakçýlýðýndan...
2005 yýlýnýn Kasým
ayýnda basýnda oldukça geniþ yer tutan etkinliklerden biri
Darphane-i Amire'de gerçekleþtirilen Eyüp Oyuncakçýlýðý
sergisiydi. Ayný yýlýn
Þubat
ayýnda
Avrupa Birliði
ve Türkiye
Ýþ
Kurumu ortaklýðýnda
"Yeni Fýrsatlar
Programý"
çerçevesinde,
Fener-Balat semtlerinde yaþayan
ev kadýnlarýna
Eyüp
Oyuncakçýlýðý’nýn
öðretilerek
iþ
sahibi yapýlmasý
ve Tarih Vakfý’nýn
Eyüp
Oyuncakçýlýðý’nýn
yeniden hayata geçirilmesi
amaçlarý
birleþtirilerek
"Eyüp
Oyuncakçýlýðý
Projesi" hayata geçirildi.
Balat-Fener Kültür
ve Güzelleþtirme
Derneði,
Fener-Balat Semtleri Rehabilitasyon Programý
ve Eyüp
Belediyesi'nin katkýlarýyla
gerçekleþen
projede, 57 katýlýmcý
kadýn
Eyüp
Oyuncaklarý
konusunda eðitim
alarak üretime
geçti.
Sergide hünerli
kadýnlarýmýzýn
ellerinden
çýkma, teften
davula, beþikten
aynalý
arabaya onlarca
çeþit
oyuncak sergilendi. Peki Eyüp
Oyuncaklarý'nýn
özelliði
nedir? Hangi malzemelerden
üretilir?
Bu sorularýn
yanýtlarý,
ayný
zamanda bu projenin danýþmaný
olan Marmara
Üniversitesi
Ýlköðretim
Bölümü
Öðretim
Görevlisi
Yrd. Doç.
Dr. Tosun Yalçýnkaya'nýn
'Eyüp
Oyuncakçýlýðý
Eðitim
Kitabý'nda
özetle
veriliyor.

Zerrin Sunaçoðlu, eðitmen olmak üzere yetiþtirilmiþ 6
kiþiden biri.
Eyüp Oyuncaklarý onun gibi 57 kadýnýn hayatýný deðiþtirmiþ |
|
 |
Eyüpten
Anadolu'ya
"Eyüp
tarihsel dokusu yanýnda
anne babalarýn
hatta dedelerimizin oyun
çaðlarýný
geçirdikleri
oyuncaklarýný
edindikleri bir hayal kentidir" diyor Yalçýnkaya
'Eyüp
Sultan Oyuncaklarý'
baþlýklý
yazýsýnda.
Eyüp'te
oyuncak yapýmýnýn
kesin olarak ne zaman baþladýðý
bilinmese de, oyuncakçý
olarak belgelerde geçen
ilk isim, II. Mahmud zamanýnda
Ýstanbul'a
Nizam-ý
Cedid askeri olarak gelen Dökmeci
Hasan Aða.
17. yüzyýlda
bölgeyi
ziyaret eden Evliya
Çelebi
Seyahatname'de Eyüp
oyuncakçýlarýnýn
100 dükkanda
105 nefer olarak
çalýþtýklarýndan
bahseder. Ýstanbul
esnafý
sayýlan
Eyüp
oyuncakçýlarýnýn
Mimarbaþý'na
baðlý
olduklarýný
söyler.
IV. Murat döneminde
Baðdat
Seferi nedeniyle düzenlenen
Esnaf Alayý'nda
oyuncakçýlarýn
arabalar üzerine
kurulmuþ
dükkanlarda
oyuncaklarýný
sergileyip taklitler yaparak geçtiklerini
belirtir.
Zamanýnda,
Ýskele
Meydaný’ndan Eyüp
Sultan Türbesi'ne
çýkan
yol üzerinde
oyuncakçý
dükkanlarý
yer alýrmýþ.
Dükkanlarýn
arka kýsýmlarý
atölye
olarak kullanýlýrmýþ.
Bugün
Oyuncakçý Çýkmazý
adýyla
anýlan
sokakta genellikle oyuncak yapanlarýn
oturduðu
da kaynaklardan anlaþýlýyor.
Anadolu'nun birçok
yöresine
oyuncak Eyüp'ten
daðýlýrmýþ.
Öyle
ki, oyuncak deyince akýllara
ilk olarak Eyüp
gelirmiþ.
Eyüp
Oyuncaklarýna Dair...
Sultan II. Mahmut bir
gün
özel
hizmetlisi Sait Efendi ile Cuma namazýný
kýlmak
ve türbeyi
ziyaret etmek için
Eyüp’e gider. Tam oyuncakçý
dükkanlarýnýn
önünden
geçerken
küçük
bir çocuðun
kulaklarý
týrmalarcasýna
aðladýðýný
görerek
sebebini sorar.
Çocuðun
oyuncak istediði
fakat annesinin almadýðýný
söylerler.
Bunun üzerine
II. Mahmut, cami civarýndaki
oyuncakçýlarýn
kapatýlmasýný
emreder. Bir süre sonra tekrar Eyüp'e gelen padiþah,
oyuncakçý
dükkanlarýnýn
faaliyette olduklarýný
görünce
Sait Efendiye dönerek:
"Ben size bu dükkanlarý
cami civarýndan
kaldýrmanýzý
söylemedim
mi?" der. Bunun
üzerine
Sait Efendi sultanýn
yanýna
gelerek: "Devletlim herhalde biz emrinizi yanlýþ
anlamýþýz.
Ama sözlerinizi
bugünkü
gibi hatýrlýyorum.
Siz oyuncakçý
dükkanlarýný
deðil,
mezarcýlarý
kaldýrýnýz
buyurmuþtunuz".
Padiþah
biraz þaþkýn
biraz kýzgýn:
"Ben mezarcýlarýn
kaldýrýlmasýný
mý
emretmiþim?"
der. 'Evet Padiþahým
siz herhalde oyuncakçýlarýn
kaldýrýlmasýný
istemezsiniz. Zira onlar bu dünyaya
gelenleri, mezarcýlar
ise öbür
dünyaya
gidenleri beklerler"

Atýk
Malzemelerden Oyuncaða
Oyuncak
üretiminin
kendisine mesken olarak Eyüp'ü
seçmesi
tesadüf
deðil.
Eyüp
Oyuncaklarý
civar semtlerden gelen atýk
malzemelerden
üretiliyordu.
Tahtakale'nin tahta artýklarý
ve sobacýlarýn
artýk
tenekeleri, Sütlüce
Mezbahasý’ndan atýlan
deri ve baðýrsak
fazlasý,
Kaðýthane
ile Alibeyköy
derelerinin biriktirdiði
kil ile Eyüp
Oyuncaklarý’nýn
temel malzemeleri elde edilmiþ
oluyordu. Bu
üçgenin
ortasýnda
kalan Eyüp,
özellikle
sünnet
merasiminin bir parçasý
olarak gelen
potansiyel çocuk
müþterilerini
de bularak bir oyuncak sektörü
merkezi olmuþtu.
Eyüp
oyuncakçýlarýnýn
kullandýðý
ana malzemeler tahta ve toprak, yan malzemeler ise deri, kaðýt, teneke, çivi
ve boncuktu. Bezeme olarak toprak boya ile sarý
yaldýz,
çocuklara
hitap edecek dikkat
çekici
renkler; kýrmýzý,
mavi, yeþil,
beyaz kullanýlýyordu.
Stilize, fazla karmaþýk
olmayan, yumuþak
dalgalý
þeritler,
benek bezemeler,
ýþýnsal
ve basit çizgilerle
yüzeylerin
hareketlenmesi saðlanmýþtý.
Günah
sayýldýðý
için
insan biçiminde
oyuncaklar yapýlmamýþ,
biçim
ve çeþitlerde
de yüzyýllarca
deðiþiklik
olmamýþtý.
Eyüp
oyuncaklarý
Eyüp'teki
dükkanlardan
baþka
Ýstanbul'un
diðer
semtlerindeki aktar dükkanlarýnda
satýlýr,
Anadolu'ya daðýtýlýrdý.
Oyuncaklarýn
bir satýþ
yolu da seyyar oyuncakçýlardý.
19. yüzyýlýn
baþlarýnda
25-30 kadar oyuncakçý
dükkaný
varken yüzyýlýn
sonlarýnda
Eyüp
oyuncaklarý,
piyasaya giren fabrika yapýmý
oyuncaklarla rekabet edemedi.
Teflerden
Þakþaklara...
Eyüp'te
üretilen
oyuncaklar çeþitlilik
olarak oldukça
geniþ
bir yelpazeyi kapsýyor.
20. yüzyýlýn
baþlarýna
kadar üretimi
sürdürülen
oyuncaklardan tespit edilebilenlerden bazýlarý
þunlar:
-
Üstüne
ayna parçalarý
yapýþtýrýlmýþ
renkli küçük
testiler, sürahiler,
bardaklar.
- Teneke zilleri olan
bir karýþ çapýnda
tefler.
- Bir karýþ
çapýnda
davullar
- Eski mecidiye büyüklüðünde
(yaklaþýk
2 cm kadar) tekerlekleri olan arabalar

- Minik darbukalar
- Saplý
davullar
- Pek küçük
olarak yapýlmýþ
beþik
ve salýncaklar
- Kýrbaç
ya da kaytan sarýlarak
döndürülen
topaçlar
- Kursak düdükler
- Havanlar
-
Þakþaklar
- Minik tereyaðý
yayýklarý
- Kýrmýzý
tüylü
koyun ve kuzular
Yeniden Doðuþ
"Eyüp
Oyuncakçýlýðý
Projesi" kapsamýnda
önce
6 katýlýmcý
eðitmen
olarak yetiþtirildi.
Bir aylýk
bu eðitimin
ardýndan
Aðustos
ayýnda
baþlayan
ve iki ay süren
eðitim
ile 50'den fazla ev hanýmý
geleneksel oyuncaklardan bazýlarýný
yeniden üretti.
Toplam 13 çeþit
oyuncak, orijinal
örneklerine
göre
þekillendirilip
renklendirildi. Kaynana zýrýltýsý,
dönme
dolap, þeytan
minaresi, çift
çýnçýnlý
araba, tek
çýnçýnlý
araba, saplý
davul, el arabasý,
beþik,
üstü
açýk
araba, üstü
kapalý
araba, cambaz,
tel dolap, sandalye, saltanat kayýðý
hanýmlarýn
ellerinde yeniden hayat bulan Eyüp
Oyuncaklarýydý.
Daha
önce
de çeþitli
el sanatlarý
kursuna katýlan
Zerrin Sunaçoðlu
Eyüp
Belediyesi'nden projeyle ilgili bilgi aldýktan
sonra Tosun Yalçýnkaya'nýn
liderliðindeki
eðitmen
kursuna dahil olmuþ.
 |
"Eski Eyüp
Oyuncaklarý
Ýstanbul
Þehir
Müzesi'nde
sergileniyor. Biz bu eski
örnekleri
inceledik. Hocamýz
oyuncaklarýn
kalýplarýný
çýkartýyordu.
Biz de onlarý
plakalara uygulayýp
kesiyor, montajýný
yapýyorduk.
Hatalarýmýzý
birlikte düzeltiyorduk.
Eðitmen
olmak üzere
altý
kiþi
bu þekilde
çalýþtýk.
Daha sonra da kursiyerlerle birlikte hem kendi eðitimimiz
devam etti, hem de yeni katýlan
arkadaþlara
bilgilerimizi aktardýk." |
Düzenlenen
kursa sadece Eyüp'ten
deðil
Ýstanbul'un
çeþitli
semtlerinden hanýmlar
katýlmýþ.
Güzel
Sanatlar mezunu Olcay Onar kendisine ilk kez teklif geldiðinde
bunun bir meslek deðil
bir hobi olabileceðini
düþünmüþ
ve pek üstünde
durmamýþ.
Hobi olarak yapmaya karar verip atölyeye
adýmýný
attýktan
sonra ise bu oluþum
içinde
yapabileceði
çok
þey
olduðunu
görmüþ.
"Daha önce
çalýþmýþ,
meslek yaþamý
olmuþ,
özellikle
serbest meslekte
çalýþmýþ
insanlarýn
desteði
ve katkýsý
olmazsa bu mesleðin
ilerleyemeyeceðini
gördüm.
Bu iþi
yapmak için
bir atölye,
malzeme ve para gerekiyor. Bunlarý
nasýl
olgunlaþtýrýrýz
diye düþünmeye
baþladýk.
Ben de o noktada bu iþi
meslek edinebilirim diye düþündüm."
Eyüp
Oyuncaklarý'nýn
yeniden üretime
geçmesi
özellikle
orta yaþlý
Ýstanbullularý
sevindirmiþ.
Eðitmen
Asuman Ustaoðlu,
sergiye ilginin
çok
iyi olduðunu
söylüyor
ve ekliyor: "Orta yaþlý
insanlar sergiyi izlemeye geldiklerinde
çok
duygulanýyorlar.
Projeyi kooperatifleþerek
devam ettirmek, kalýcýlýðýný
saðlamak
istiyoruz. Kooperatifimizi kurup isteyenlere de eðitim
vermek istiyoruz" diyor.
Kooperatifleþme Çabasý
Projenin bundan
sonraki adýmý
kooperatifleþme.
Projede görev
alan ve oyuncaklarý
üreten
hanýmlar
iþlerine
sonuna kadar sahip
çýkmakta
kararlýlar.
Zerrin Sunaçoðlu,
"Kooperatifleþtiðimiz
zaman Tarih Vakfý
bize atölyeyi
devir edecek. Bu
þekilde
çalýþmalar
sadece bu sergiyle kalmayarak hayata dönmüþ
olacak. Bu sergiden
önce
bu kooperatifleþme
konusunun üzerinde
epey çalýþtýk.
Sergiden sonra da
çalýþmalara
devam edeceðiz"
diyor.

Olcay Onar da
kooperatifleþmeyle
ilgili olarak
þunlarý
söylüyor:
"Kooperatifin kurulmasý
için
dýþardan
bir sponsor arayýþý
içerisine
girdik. Oldukça
küçük
bir miktar.
Ýlk etapta bize
6-7 milyar gibi bir nakit gerekiyor. Onun için
araþtýrma
yapýyoruz.
Görüþmelerin
dönüþünü
bekliyoruz þu
anda". Eyüp
Belediyesi'nin projeye katkýsý
büyük.
Hanýmlar
þu
ana kadar eðitim
ve atölye
çalýþmalarýný
Eyüp
Sultan Mehterhânesi'nin
bir bölümünde
gerçekleþtirdiler.
Belediyenin bir sonraki aþamada
yeni bir atölye
yeri tahsis etmesini bekliyor hanýmlar.
Olcay Onar, tahsis edilecek yerin atölye
çalýþmasý
için
uygun bir yer olmasý
gerektiðini
vurguluyor. "Kooperatif için
ayrý,
atölye
için
ayrý
bir yer gerekiyor bize. Eyüp
Belediyesi'nden isteðimiz
de bu doðrultuda.
Atölye
için
verilecek yerin havalandýrma
koþulu
iyi olmalý,
iki bölümden
oluþmalý.
Kooperatif için
ise merkezi olmasý
dýþýnda
çok
büyük
bir beklentimiz yok. Biz
ýsrarla
Oyuncakçýlar
Çarþýsý'nda
yer almak istiyoruz ama henüz
sözünü
alamadýk"
diyor Onar. Eyüp
Belediyesi'nin bu
özverili
çalýþmaya
gönül
vermiþ
hanýmlara
desteðini
esirgemeyeceðinden
kuþkumuz
yok.
Yazý : Seyra Faralyalý
Foto : Mustafa Nurdoðdu