Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Sinemalar
Tiyatrolar

Nobel Ödülleri
. Barış
. Edebiyat
. Fizik
. Tıp
. Kimya

Ressamlar
Emin Baba
Fahri Kaptan
Amadeo Preziosi
Ayvazovski
Leonardo DeMango
Titian

Ahlat Müzesi
Atatürk Müzesi
Beşiktaş D.Müzesi
Bursa Kent Müzesi
İst.Oyuncak M.
Hünkar Kasrı
İstanbul'dan Geçen...
İzmir Arkeoloji M.
Pera Müzesi
Rahmi M.Koç Müzesi
Sakıp Sabancı M.
Süreyya Operası
Tahtakuş Et.Müzesi
Yesemek

Metropolitan M.

Cengizhan
Ebru
Frankfurt 2008
Lale D. Çeşmeleri
Osmanlı Müziği
Saray Tiyatroları
Sessiz Gemiler
Süleymaniye Küt.
Terracotta Army
Yazının Kaldığı...
Zeugma ve Mars
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

    

  Bahriyeli Ressam Fahri Kaptan                                                      Serdar Başaran

 

 

BAHRİYELİ RESSAM FAHRİ KAPTAN (1857 [?] - 1917)

 

Bahriyeli ressam Fahri Kaptan İstanbul'un Kumkapı semtinde doğmuştur. Sanatçı 13 Ocak 1870 yılında Bahriye Mektebi'ne girmiş, 13 Ağustos 1876'da Mülazım-ı Sani  rütbesi ile Güverte Sınıfından subay çıkmıştır. Resme olan yeteneğinden dolayı Kasımpaşa'daki Bahriye Rüşdiye Mektebi'nde öğretmen-subay olarak uzun yıllar resim öğretmenliği yapmış, Darüşşafaka Lisesi'nde de 1879-1903 yılları arasında fahri  resim öğretmenliği görevinde bulunmuştur. Fahri Kaptan'ın Darüşşafaka'daki hizmeti için “bilhassa kayda değer” ifadesi kullanılmıştır.

Fahri Kaptan 19. yüzyıl Asker Ressamlar Kuşağı içinde “Bahriyeli Ressamlar” grubunu oluşturan ve askeri deniz temalarına, gemi portrelerine, deniz peysajlarına, kent ve doğa manzaralarına yönelen sanatçılar içinde öncü bir isim olarak yerini almıştır.

Fahri Kaptan özellikle 18. yüzyıl ortalarında başlayıp, günümüze dek uzanan, Avrupa merkezli bir resim geleneği olan ve kökenlerinin  15, 16 ve 17. yüzyıl  portolonlarında (liman/sahil haritaları) ayrıntılı olarak işlenen dekoratif amaçlı gemi tasvirlerine  dayandığı “Gemi Portreciliği” akımından önemli ölçüde etkilenmiş bir sanatçıdır. Bu akım, ortaya çıktığı dönemde, Kuzey Amerika ve Uzakdoğu'yu da etkisi altına almıştı. Fahri Kaptan'ın gerek  deniz temalarında, gerekse   diğer manzaralarında   bu akımın üslupsal özellikleri dikkat çeker.

Sanatçı yapıtlarını oluşturmada öncelikle fotoğraf ve kartpostal gibi unsurları temel almış, diğer basılı kaynaklardan da yararlanmıştır. Tablolarında karşılaştığımız hemen her sahnede  genellikle aydınlık bir atmosfer, ayrıntıya inen ince bir işçilik, doğayı içindeki tüm unsurlar ile  gerçekçi bir anlayışla yansıtma kaygısı vardır. Bu anlamda O, foto-gerçekçi, doğacı bir ressamdır. Renkleri dengelidir. Kompozisyonlarına çoğunlukla  mavi ve yeşil tonlar hakimdir. O’nun eserlerinde mistik bir atmosfer bulan yazarlar da vardır.  “Kırım Savaşı” adlı    tablosu, henüz aydınlanmamış bir havada patlamalar, göğe yükselen alev ve duman bulutlarıyla yangında gece manzaralarını çağrıştıran bir özellik taşır ve sanatçının diğer yapıtlarından bu anlamda farklılık gösterir. Kompozisyonlarında yer verdiği kimi sahneler her ne kadar duru ve dingin bir görünüm sunsa da çoğu resimlerinde hareket vardır.

Fahri Kaptan fotoğraf ve benzeri kaynakları temel aldığı eserlerinde gerçek görüntülerde var olan kimi figürleri kaldırmış, değiştirmiş, ya da kendi seçimi doğrultusunda kompozisyonlarına yeni figürler ekleme yoluna gitmiştir. Eserleri aynı zamanda belgesel bir yan da içermektedir. Ressamın bugün ulaşılabilen tablolarının tümü tuval üzerine yağlıboya çalışmalardır.

Klasik tarzda eserler veren, denizi ve havayı büyük bir hız ve ustalıkla işleyen Fahri Kaptan'ın deniz temalarına  yönelik yapıtlarında;  Osmanlı deniz savaşlarını, çeşitli dönemlerde deniz harp tarihimize mal olmuş   donanma gemilerimizin portrelerini oldukça başarılı bir biçimde  betimlediği görülür.

Bu anlamda o “milli mefahir”i  eserlerinde yaşatmış bir sanatçıdır.

“Ada Eşkiyasının Topa Tutulması”, “Zeytinburnu (Yera) Deniz Savaşı (19 Eylül 1695)”, “Kırım Savaşı” gibi tablolar sanatçının deniz savaşı temalarına yöneldiği  eserleridir.  

“Sultaniye Yatı”, “Hamidiye Zırhlı Fırkateyni”, “Yelkenli ve Stimli Bir Türk Gemisi”,  “Sultan Abdülaziz Devri Donanması”, “Mecidiye Zırhlısı”, “İki Ambarlı Bir Türk Kalyonu” ismini taşıyan tablolar, ressamın gemi portrelerine yer verdiği  çalışmalarıdır.

Sanatçı, fırtınalarda batan gemileri de tuvallerine yansıtmıştır. “Fırtınaya Tutulmuş Savaş Gemileri”  isimli tablosu  bu temaya örnek oluşturan eserleridir.

Deniz resimlerine yönelik bir diğer grup tablosunda ise, İstanbul'un çeşitli kesimlerinden deniz manzaralarına tanık oluruz. “Arnavutköy”, “Kızkulesi”, “Rumeli Hisarı ve Aşiyan Mezarlığı”, “Rumeli Hisarı Önünde Pazar Kayığı”, “Galata Köprüsü”, “Heybeli Ada”, “Büyükada'dan Bakışla Heybeliada” ve “Haliç” isimli tablolarında masmavi bir  deniz ve gökyüzü resmin önemli bir bölümünü kaplar. Gökyüzü adeta şiddetli bir patlama sonrası etrafa yayılan küresel dumanları anımsatan gür-beyaz bulut kümeleriyle kaplıdır. Bu sahnelerde denizin üzerinde gemi ve kayık gibi hareketli unsurlara da yer verilir.

Kimi resimlerinde gökyüzü kasvet yüklü koyu renk bulutlara bürünmüş ve bilinen yapıtlarının aksine daha çarpıcı bir  ışık-gölge dengesi kurulmuştur.    

Fahri Kaptan, tablolarına denizin fiziki koşullarını olabildiğince gerçekçi bir biçimde yansıtır. Fırtınalı havalarda keskin sırtlı, iri şeffaf dalgalar diyagonal bir hat boyunca devinerek konuya dinamik bir yorum katar. Dalga çukurlarının üzerinde minik kırılmalar gözlenir. Hafif rüzgarlı havalarda ise, yine keskin sırtlı ve birbiri ardınca akan eşit boylu, sırtları köpüklü dalga kümecikleri göze çarpar. Sakin havalarda deniz kımıltısız, ipeksi bir dokuyu andırır. Genellikle mavinin tonlarının hakim olduğu deniz, kimi resimlerinde zümrüt yeşiline bürünür. Şeffaf havuz görünümlerinde de mavi ve yeşil tonlar kullanılır. 

Ressam; “Yıldız Sarayı Bahçesinden”, “Çağlayan Sarayı (Kasrı) ve Perdeli Köşk”, “Göksu Kasrı ve Çeşmesi”, “Küçüksu Meydan Çeşmesi”, “Göksu Deresi”, “Süleymaniye Camii”, “Göksu”, “Kağıthane” gibi yapıtlarında İstanbul'u İstanbul yapan  tarihi mekanları da yansıtmıştır. Bu resimler aynı zamanda izleyicinin maviye ve yeşile doyduğu, huzur bulduğu resimlerdir.

Sanatçı birçok tablosunda figüre de yer vermiştir. .

Nurullah Berk “Türk ve Yabancı Resminde İstanbul” adlı kitabında, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin birinci salonunun duvarlarını süsleyen manzara resimlerinin altında yer alan imzaları saydıktan sonra sanatçının “Yıldız Sarayı Bahçesinden” adlı tablosu için şöyle der: “.. Bu tabloların belki en güzeli Fahri Kaptan'ın havuzu, ağaç ve köşkleri. Bir yeşil şiir gibi yeşilin çeşidini serer bu tablo. Ağaçların yeşiliyle havuzun yeşili birbirine karışır sanki, göğün yeşilimsi mavisiyle sihirli bir yeşil rüyayı gerçeklendirir.”

Fahri Kaptan kır ve orman manzaralarında karbeyazı bulutlarla örtülü masmavi bir göğün altında yemyeşil ağaçlar, şırıl şırıl akan dereler ve bu derelerin kenarında durup dinlenen geyik figürleriyle başarılı bir doğa kompozisyonu çizer. 

Sanatçı suluboya tekniği ile de  gemi resimleri yapmıştır. Kızı Mediha Zehra Hanım babasının evde aile bireylerinin karakalem portrelerini büyük bir hızla çizdiğini torunu Aynur Başaran'a hayatta iken nakletmiştir. Askeri Müze resim koleksiyonları arasında karşılaştığımız ve “Fahri” imzasını taşıyan 1904 tarihli yağlıboya II. Abdülhamit portresinin O'na ait olduğu düşünülmektedir.

Sanatçının üç adet tablosu Dolmabahçe Sarayı'ndan İstanbul Resim ve Heykel Müzesine gelmiş, bu tablolardan “Yıldız Sarayı Bahçesinden” isimli tablo İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde kalmış, “Sultaniye Yatı”, “Hamidiye Zırhlı Fırkateyni”  isimli diğer tabloları İstanbul Deniz Müzesi'ne verilmiştir.

Fahri Kaptan Saray'a takdim ettiği tablolarının karşılığında ihsanlar ve madalyalarla da taltif edilmiştir.

Türk Resim Sanatı tarihinde “efsaneleşmiş” bir isim olarak  anılan  sanatçı, IV. rütbeden Mecidi Nişanı, Gümüş Yunan Muharebe Madalyası ve Sanayi Madalyasına  da sahiptir. 13 Kasım 1907'de Sağkolağalığına  terfi etmiş, 12 Şubat 1910 tarihinde Sağkolağası rütbesi ile Osmanlı Bahriyesi'nden emekli olmuştur.

Bahriye Rüştiyesi'nde öğrencisi Hüsnü Tengüz Bey hatıratında Fahri Kaptan'ın babasının ünlü Türk matematikçisi ve Bahriye Mektebi Ders Nazırlığı da yapmış olan Miralay (Albay) Eşref Bey olduğunu yazar. Ancak, İstanbul Deniz Müzesi Tarihi Deniz Arşivi'ndeki belgelerde sanatçının baba adı İsmail (Kapudan) olarak geçmektedir. Bu nedenle konu henüz açıklığa kavuşmamışır. Eşref Bey yaşadığı devirde “cebir ilminde asrının yeganesi” olarak  ün yapmış bir hocadır.

Çevresinde halim selim bir kimse olarak da tanınan Fahri Kaptan, Emine Hanımla evlenmiş, bu evlilikten Mediha Zehra adında bir kız, Halit ve Niyazi adında da iki erkek çocuk  sahibi olmuştur. Çocuklarının tümü vefat etmiştir. Beş torunundan  bugün üçü hayattadır. İstanbul'un Heybeliada, Üsküdar gibi semtlerinde yaşamış olan sanatçının eserleri İstanbul Deniz Müzesi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi gibi müzelerde ve özel koleksiyonlarda bulunmakta, ailesinde ise herhangi bir eseri bulunmamaktadır.

                                                                                                   

                                                                                                    

KAYNAKÇA

 

ASKERİ KAYNAKLAR

Bahriye Nezareti Celilesi Zabitan Künye Defteri No:31 Sicil No:420 / İstanbul  Deniz Müzesi Tarihi Deniz Arşivi.

 

BAHRİYE SALNAMELERİ; Bahriye Matbaası, İstanbul, 1307/s.81, 1308/s.69, 1310/s.64, 1311/s.64, 1313, 1314, 1317/s.63, 1318, 1320/s.63, 1323/s.67.

 

SİVİL KAYNAKLAR

BADDELEY, Jon; “18. VE 19. YÜZYILLARA ÖZGÜ BİR RESİM GELENEĞİ GEMİ PORTRELERİ”, s.35, P SANAT KÜLTÜR ANTİKA, YAZ/2002, SAYI/26.

 

BAŞARAN, Serdar; “RESSAMLARIMIZIN FIRÇASINDAN KOYUNADALARI DENİZ SAVAŞI”, s.86, DENİZ TİCARETİ, EYLÜL 2005.

 

BAŞARAN, Serdar; “OSMANLI'NIN SON DÖNEMİNDE ASKER RESSAMLAR: FAHRİ KAPTAN'IN DENİZLERİNDE”, s.67, TOPLUMSAL TARİH, Sayı:149, MAYIS 2006.

 

BAŞARAN, Serdar; “İstanbul Deniz Müzesi'nden Bir Portre: Bahriye Mektebi Nazırı Eşref Paşa“, s.64, Bilim ve Ütopya, Sayı:156, Haziran 2007.

 

BAŞARAN, Serdar; “ Bahriyeli Ressam Fahri Kaptan”, ARTIUM SANATEVİ, BAHAR MÜZAYEDESİ (KATALOG), s.118, MAYIS 2008,

 

BAŞARAN, Serdar; “TUVALLERDE ÖLÜMSÜZLEŞEN YATLARIMIZ 'ERTUĞRUL', 'SÖĞÜTLÜ' VE 'SAVARONA' (I) “, s.83, ARTİST MODERN, HAZİRAN 2008.

 

BERK, Nurullah; TÜRK VE YABANCI RESMİNDE İSTANBUL, s.14, TÜRKİYE TURİNG VE OTOMOBİL KURUMU, İstanbul, 1977.

 

DİANNİ, J. Louis; Ship Portraits late 18th to early 20th century, http://aarf.com/shipportraits05.htm

 

KANAR, Mehmet (Yayına Hazırlayan); DARÜŞŞAFAKA TÜRKİYE'DE İLK HALK MEKTEBİ, s.83,91., Cemiyyet-i Tedrissiyye-i İslamiyye Azasından Mehmed İZZET, Mehmed ESAD, Osman NURİ ve Ali KAMİ Beyler tarafından yazılmıştır. Cemiyyet-i Tedrissiye-i İslamiyye tarafından tab' ettirilmiştir, İstanbul Evkaf-i İslamiyye Matbaası 1927, İSTANBUL-2000.

 

KILIÇKAYA, Müge (Çeviren-Hazırlayan), Bahriye Ressamı Hüsnü Tengüz'ün Hatıraları Sanat Hayatım, s.9,20., Deniz Basımevi Müdürlüğü Kasımpaşa İstanbul, Kültür Yayınları Tarih Dizisi No:63, Nisan 2005.

 

ÖZDENİZ, Engin; TÜRK DENİZ SUBAYI RESSAMLARI, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kültür Yayınları Sanat Eserleri Dizisi No:1, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, s.189,190., İSTANBUL 1994.

 

ÖZSEZGİN, Kaya (Prof.Dr.); TÜRK RESSAMLARI, Milliyet Sanat Dergisi Ek'i, Milliyet Yayınları, Tarihsiz.

 

TANSUĞ, Sezer; ECZACIBAŞI SANAT ANSİKLOPEDİSİ, Fahri Kaptan Maddesi, Yapı Endüstri Merkezi Yayınları, 1997.

 

Serdar Başaran'a teşekkürlerimizle

Denizce