|
BAHRİYELİ RESSAM
FAHRİ KAPTAN (1857 [?] - 1917)
Bahriyeli ressam Fahri Kaptan İstanbul'un Kumkapı semtinde
doğmuştur. Sanatçı 13 Ocak 1870 yılında Bahriye Mektebi'ne
girmiş, 13 Ağustos 1876'da Mülazım-ı Sani rütbesi ile Güverte
Sınıfından subay çıkmıştır. Resme olan yeteneğinden dolayı
Kasımpaşa'daki Bahriye Rüşdiye Mektebi'nde öğretmen-subay olarak
uzun yıllar resim öğretmenliği yapmış, Darüşşafaka Lisesi'nde de
1879-1903 yılları arasında fahri resim öğretmenliği görevinde
bulunmuştur. Fahri Kaptan'ın Darüşşafaka'daki hizmeti için
“bilhassa kayda değer” ifadesi kullanılmıştır.
Fahri Kaptan 19. yüzyıl Asker Ressamlar Kuşağı içinde
“Bahriyeli Ressamlar” grubunu oluşturan ve askeri deniz
temalarına, gemi portrelerine, deniz peysajlarına, kent ve doğa
manzaralarına yönelen sanatçılar içinde öncü bir isim olarak
yerini almıştır.

Fahri Kaptan özellikle 18. yüzyıl ortalarında başlayıp,
günümüze dek uzanan, Avrupa merkezli bir resim geleneği olan ve
kökenlerinin 15, 16 ve 17. yüzyıl portolonlarında (liman/sahil
haritaları) ayrıntılı olarak işlenen dekoratif amaçlı gemi
tasvirlerine dayandığı “Gemi Portreciliği” akımından önemli
ölçüde etkilenmiş bir sanatçıdır. Bu akım, ortaya çıktığı
dönemde, Kuzey Amerika ve Uzakdoğu'yu da etkisi altına almıştı.
Fahri Kaptan'ın gerek deniz temalarında, gerekse diğer
manzaralarında bu akımın üslupsal özellikleri dikkat çeker.
Sanatçı yapıtlarını oluşturmada öncelikle fotoğraf ve
kartpostal gibi unsurları temel almış, diğer basılı kaynaklardan
da yararlanmıştır. Tablolarında karşılaştığımız hemen her
sahnede genellikle aydınlık bir atmosfer, ayrıntıya inen ince
bir işçilik, doğayı içindeki tüm unsurlar ile gerçekçi bir
anlayışla yansıtma kaygısı vardır. Bu anlamda O, foto-gerçekçi,
doğacı bir ressamdır. Renkleri dengelidir. Kompozisyonlarına
çoğunlukla mavi ve yeşil tonlar hakimdir. O’nun eserlerinde
mistik bir atmosfer bulan yazarlar da vardır. “Kırım Savaşı”
adlı tablosu, henüz aydınlanmamış bir havada patlamalar, göğe
yükselen alev ve duman bulutlarıyla yangında gece manzaralarını
çağrıştıran bir özellik taşır ve sanatçının diğer yapıtlarından
bu anlamda farklılık gösterir. Kompozisyonlarında yer verdiği
kimi sahneler her ne kadar duru ve dingin bir görünüm sunsa da
çoğu resimlerinde hareket vardır.

Fahri Kaptan fotoğraf ve benzeri kaynakları temel aldığı
eserlerinde gerçek görüntülerde var olan kimi figürleri
kaldırmış, değiştirmiş, ya da kendi seçimi doğrultusunda
kompozisyonlarına yeni figürler ekleme yoluna gitmiştir.
Eserleri aynı zamanda belgesel bir yan da içermektedir. Ressamın
bugün ulaşılabilen tablolarının tümü tuval üzerine yağlıboya
çalışmalardır.
Klasik tarzda eserler veren, denizi ve havayı büyük bir hız
ve ustalıkla işleyen Fahri Kaptan'ın deniz temalarına yönelik
yapıtlarında; Osmanlı deniz savaşlarını, çeşitli dönemlerde
deniz harp tarihimize mal olmuş donanma gemilerimizin
portrelerini oldukça başarılı bir biçimde betimlediği görülür.
Bu anlamda o “milli mefahir”i eserlerinde yaşatmış bir
sanatçıdır.

“Ada Eşkiyasının Topa Tutulması”, “Zeytinburnu (Yera) Deniz
Savaşı (19 Eylül 1695)”, “Kırım Savaşı” gibi tablolar sanatçının
deniz savaşı temalarına yöneldiği eserleridir.
“Sultaniye Yatı”, “Hamidiye Zırhlı Fırkateyni”, “Yelkenli ve
Stimli Bir Türk Gemisi”, “Sultan Abdülaziz Devri Donanması”,
“Mecidiye Zırhlısı”, “İki Ambarlı Bir Türk Kalyonu” ismini
taşıyan tablolar, ressamın gemi portrelerine yer verdiği
çalışmalarıdır.
Sanatçı, fırtınalarda batan gemileri de tuvallerine
yansıtmıştır. “Fırtınaya Tutulmuş Savaş Gemileri” isimli
tablosu bu temaya örnek oluşturan eserleridir.
Deniz resimlerine yönelik bir diğer grup tablosunda ise,
İstanbul'un çeşitli kesimlerinden deniz manzaralarına tanık
oluruz. “Arnavutköy”, “Kızkulesi”, “Rumeli Hisarı ve Aşiyan
Mezarlığı”, “Rumeli Hisarı Önünde Pazar Kayığı”, “Galata
Köprüsü”, “Heybeli Ada”, “Büyükada'dan Bakışla Heybeliada” ve
“Haliç” isimli tablolarında masmavi bir deniz ve gökyüzü resmin
önemli bir bölümünü kaplar. Gökyüzü adeta şiddetli bir patlama
sonrası etrafa yayılan küresel dumanları anımsatan gür-beyaz
bulut kümeleriyle kaplıdır. Bu sahnelerde denizin üzerinde gemi
ve kayık gibi hareketli unsurlara da yer verilir.

Kimi resimlerinde gökyüzü kasvet yüklü koyu renk bulutlara
bürünmüş ve bilinen yapıtlarının aksine daha çarpıcı bir
ışık-gölge dengesi kurulmuştur.
Fahri Kaptan, tablolarına denizin fiziki koşullarını
olabildiğince gerçekçi bir biçimde yansıtır. Fırtınalı havalarda
keskin sırtlı, iri şeffaf dalgalar diyagonal bir hat boyunca
devinerek konuya dinamik bir yorum katar. Dalga çukurlarının
üzerinde minik kırılmalar gözlenir. Hafif rüzgarlı havalarda
ise, yine keskin sırtlı ve birbiri ardınca akan eşit boylu,
sırtları köpüklü dalga kümecikleri göze çarpar. Sakin havalarda
deniz kımıltısız, ipeksi bir dokuyu andırır. Genellikle mavinin
tonlarının hakim olduğu deniz, kimi resimlerinde zümrüt yeşiline
bürünür. Şeffaf havuz görünümlerinde de mavi ve yeşil tonlar
kullanılır.
Ressam; “Yıldız Sarayı Bahçesinden”, “Çağlayan Sarayı (Kasrı)
ve Perdeli Köşk”, “Göksu Kasrı ve Çeşmesi”, “Küçüksu Meydan
Çeşmesi”, “Göksu Deresi”, “Süleymaniye Camii”, “Göksu”,
“Kağıthane” gibi yapıtlarında İstanbul'u İstanbul yapan tarihi
mekanları da yansıtmıştır. Bu resimler aynı zamanda izleyicinin
maviye ve yeşile doyduğu, huzur bulduğu resimlerdir.
Sanatçı birçok tablosunda figüre de yer vermiştir. .
Nurullah Berk “Türk ve Yabancı Resminde İstanbul” adlı
kitabında, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin birinci salonunun
duvarlarını süsleyen manzara resimlerinin altında yer alan
imzaları saydıktan sonra sanatçının “Yıldız Sarayı Bahçesinden”
adlı tablosu için şöyle der: “.. Bu tabloların belki en
güzeli Fahri Kaptan'ın havuzu, ağaç ve köşkleri. Bir yeşil şiir
gibi yeşilin çeşidini serer bu tablo. Ağaçların yeşiliyle
havuzun yeşili birbirine karışır sanki, göğün yeşilimsi
mavisiyle sihirli bir yeşil rüyayı gerçeklendirir.”

Fahri Kaptan kır ve orman manzaralarında karbeyazı bulutlarla
örtülü masmavi bir göğün altında yemyeşil ağaçlar, şırıl şırıl
akan dereler ve bu derelerin kenarında durup dinlenen geyik
figürleriyle başarılı bir doğa kompozisyonu çizer.
Sanatçı suluboya tekniği ile de gemi resimleri yapmıştır.
Kızı Mediha Zehra Hanım babasının evde aile bireylerinin
karakalem portrelerini büyük bir hızla çizdiğini torunu Aynur
Başaran'a hayatta iken nakletmiştir. Askeri Müze resim
koleksiyonları arasında karşılaştığımız ve “Fahri” imzasını
taşıyan 1904 tarihli yağlıboya II. Abdülhamit portresinin O'na
ait olduğu düşünülmektedir.
Sanatçının üç adet tablosu Dolmabahçe Sarayı'ndan İstanbul
Resim ve Heykel Müzesine gelmiş, bu tablolardan “Yıldız Sarayı
Bahçesinden” isimli tablo İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde
kalmış, “Sultaniye Yatı”, “Hamidiye Zırhlı Fırkateyni” isimli
diğer tabloları İstanbul Deniz Müzesi'ne verilmiştir.
Fahri Kaptan
Saray'a takdim ettiği tablolarının karşılığında ihsanlar ve
madalyalarla da taltif edilmiştir.
Türk Resim
Sanatı tarihinde “efsaneleşmiş” bir isim olarak anılan
sanatçı, IV. rütbeden Mecidi Nişanı, Gümüş Yunan Muharebe
Madalyası ve Sanayi Madalyasına da sahiptir. 13 Kasım 1907'de
Sağkolağalığına terfi etmiş, 12 Şubat 1910 tarihinde
Sağkolağası rütbesi ile Osmanlı Bahriyesi'nden emekli olmuştur.

Bahriye Rüştiyesi'nde öğrencisi Hüsnü Tengüz Bey hatıratında
Fahri Kaptan'ın babasının ünlü Türk matematikçisi ve Bahriye
Mektebi Ders Nazırlığı da yapmış
olan Miralay (Albay) Eşref Bey olduğunu yazar. Ancak, İstanbul
Deniz Müzesi Tarihi Deniz Arşivi'ndeki belgelerde sanatçının
baba adı İsmail (Kapudan) olarak geçmektedir. Bu nedenle konu
henüz açıklığa kavuşmamışır. Eşref Bey yaşadığı devirde “cebir
ilminde asrının yeganesi” olarak ün yapmış bir hocadır.
Çevresinde halim
selim bir kimse olarak da tanınan Fahri Kaptan, Emine Hanımla
evlenmiş, bu evlilikten Mediha Zehra adında bir kız, Halit ve
Niyazi adında da iki erkek çocuk sahibi olmuştur. Çocuklarının
tümü vefat etmiştir. Beş torunundan bugün üçü hayattadır.
İstanbul'un Heybeliada, Üsküdar gibi semtlerinde yaşamış olan
sanatçının eserleri İstanbul Deniz Müzesi, İstanbul Resim ve
Heykel Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi gibi müzelerde ve
özel koleksiyonlarda bulunmakta, ailesinde ise herhangi bir
eseri bulunmamaktadır.
KAYNAKÇA
ASKERİ KAYNAKLAR
Bahriye Nezareti Celilesi Zabitan
Künye Defteri No:31 Sicil No:420 / İstanbul Deniz Müzesi Tarihi
Deniz Arşivi.
BAHRİYE SALNAMELERİ; Bahriye
Matbaası, İstanbul, 1307/s.81, 1308/s.69, 1310/s.64, 1311/s.64,
1313, 1314, 1317/s.63, 1318, 1320/s.63, 1323/s.67.
SİVİL KAYNAKLAR
BADDELEY, Jon; “18. VE 19.
YÜZYILLARA ÖZGÜ BİR RESİM GELENEĞİ GEMİ PORTRELERİ”, s.35, P
SANAT KÜLTÜR ANTİKA, YAZ/2002, SAYI/26.
BAŞARAN, Serdar; “RESSAMLARIMIZIN
FIRÇASINDAN KOYUNADALARI DENİZ SAVAŞI”, s.86, DENİZ TİCARETİ,
EYLÜL 2005.
BAŞARAN, Serdar; “OSMANLI'NIN SON
DÖNEMİNDE ASKER RESSAMLAR: FAHRİ KAPTAN'IN DENİZLERİNDE”, s.67,
TOPLUMSAL TARİH, Sayı:149, MAYIS 2006.
BAŞARAN, Serdar; “İstanbul Deniz
Müzesi'nden Bir Portre: Bahriye Mektebi Nazırı Eşref Paşa“,
s.64, Bilim ve Ütopya, Sayı:156, Haziran 2007.
BAŞARAN, Serdar; “ Bahriyeli
Ressam Fahri Kaptan”, ARTIUM SANATEVİ, BAHAR MÜZAYEDESİ
(KATALOG), s.118, MAYIS 2008,
BAŞARAN, Serdar; “TUVALLERDE
ÖLÜMSÜZLEŞEN YATLARIMIZ 'ERTUĞRUL', 'SÖĞÜTLÜ' VE 'SAVARONA' (I)
“, s.83, ARTİST MODERN, HAZİRAN 2008.
BERK, Nurullah; TÜRK VE YABANCI
RESMİNDE İSTANBUL, s.14, TÜRKİYE TURİNG VE OTOMOBİL KURUMU,
İstanbul, 1977.
DİANNİ, J. Louis; Ship Portraits
late 18th to early 20th century,
http://aarf.com/shipportraits05.htm
KANAR, Mehmet (Yayına
Hazırlayan); DARÜŞŞAFAKA TÜRKİYE'DE İLK HALK MEKTEBİ, s.83,91.,
Cemiyyet-i Tedrissiyye-i İslamiyye Azasından Mehmed İZZET,
Mehmed ESAD, Osman NURİ ve Ali KAMİ Beyler tarafından
yazılmıştır. Cemiyyet-i Tedrissiye-i İslamiyye tarafından tab'
ettirilmiştir, İstanbul Evkaf-i İslamiyye Matbaası 1927,
İSTANBUL-2000.
KILIÇKAYA, Müge
(Çeviren-Hazırlayan), Bahriye Ressamı Hüsnü Tengüz'ün Hatıraları
Sanat Hayatım, s.9,20., Deniz Basımevi Müdürlüğü Kasımpaşa
İstanbul, Kültür Yayınları Tarih Dizisi No:63, Nisan 2005.
ÖZDENİZ, Engin; TÜRK DENİZ SUBAYI
RESSAMLARI, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kültür Yayınları Sanat
Eserleri Dizisi No:1, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı,
s.189,190., İSTANBUL 1994.
ÖZSEZGİN, Kaya (Prof.Dr.); TÜRK
RESSAMLARI, Milliyet Sanat Dergisi Ek'i, Milliyet Yayınları,
Tarihsiz.
TANSUĞ, Sezer; ECZACIBAŞI SANAT
ANSİKLOPEDİSİ, Fahri Kaptan Maddesi, Yapı Endüstri Merkezi
Yayınları, 1997.
Serdar Başaran'a teşekkürlerimizle
Denizce

|