http://www.yankiyazgan.com
Finansal kriz döneminde para hesabımız değişiyor mu?
İzmir’de genellikle dolu olan mağazaları bugün boş
gördüğümde, öyle göreceğimi bildiğim halde içim sızladı. İdil’in
(kızım) ıssız lokantalar, ıssız mağazaları gördüğündeki
çekinmesini hatırladım. “Girmeyelim” dediğinde, nedenini
sorduğumda “sanki herkes ölmüş gibi geliyor” diye kaygısını
açıklardı. Issızlığın çağrıştırdığı ölmüşlük duygusu için biraz
erken değil mi diye düşünmeye başladım.
Ekonomik krizin psikolojik boyutu üzerine çokça konuşuluyor,
ama, bu konu hakkında ne kadar bilgiliyiz, emin değilim.
Ekonomik hayattaki değişikliklerin algımız üzerindeki etkilerini
tartışarak başlayabiliriz belki.
“Var mısın, yok musun?” programını düşünelim. Açtıracak 50 ve
125 liralık kutular kaldı diyelim. Banka ya da “Hamdi bey”, 75
önerdiğinde “yokum” (red) cevabı alması olasılığı daha yüksek.
90 verdiğinde ise kabul edilmesi mümkün. Yarışmacı 50’ye daha
yakın olan 75’i reddederken, 125’e yakın olan 90’ı tercih
ediyor. Bunu ekonomiye ilgi duyan herkes tahmin edebilir.
Mekanizma ilginç; 50yi verili bir para olarak kabul ettiği için,
sanki programa geldiğinde cebinde sıfır değil de, 50 lira varmış
gibi hareket ediyor. Kazancı saymaya 50’den başlayınca, ne alsa
az gelebiliyor.
İşin kötüsü, yarışmacılar 125’i ya da o sırada en yüksek ödül
ne var ise, onu da neredeyse garanti görüp, ne alsalar 125’e
göre düşündükleri için, 125’i alamadıkları sürece hep zarar etme
duygusu içinde kalırlar. Sıfırdan başlamış olduklarını kolayca
unuturlar.
Belki de fazla düşünmekten... Kutulardan hangisini seçeceğine
karar verirken, Acun’un “iyi düşünmen lazım” tavsiyesini tutarak
düşündükçe düşünürler. Neyi düşündüğünü pek anlamasak da,
sürecin uzaması heyecan vericidir.
Krizden nasıl çıkacağımızı düşünürken de, benzer bir düşünme
tarzına mı giriyoruz acaba? Sanki çok düşünürsek daha doğru
karar vermiş oluruz gibi gelse de, her zaman geçerli bir yöntem
olmayabilir.
Kriz öncesindeki gelirimize göre bir düşüş olduğunu ya da
olacağını kestirmek işten bile değil. Yine de şöyle bir soru
akla gelir: Hangi önceki gelir? Tabii ki, geçen yılki. Zihnimiz
karşılaştırmaları elindeki en son veriyi bir önceki arasında
yapar. Geçen yıl 10 bu yıl 5 kazandıysam, zararım 5’tir diye
düşünürüm. Son 5 yıldaki ortalama kazancın neydi diye sormayı
akıl ederseniz, yanıt; 4. Zararda mıyım, durumum kötüye mi
gidiyor? Yoksa, daha az kazanıyor olmak mı beni zararda
hissettiriyor?
Krizin psikolojisini tartışmaya buradan başlasak. Var mısın,
yok musun?