Denizce
    
e-mail
 
denizce@denizce.com
 

  

  



Dünya
Atmaca
Böğürtlen
Datça Florası
Deniz Minareleri..
Doğal Klimalı Evler
Ekolojik Sistem
En Yakın Mars
Mars 2007
Sulak Gezegen Mars
Evsel Atıksular
Gediz'in Güzelleri
Gelincikler
İklim Dinamikleri
İklim Geleceğimiz
İstanbul'da İlkbahar
Karaca
Kardelen
Karıncalar
Kasırga Nasıl Oluşur
Kelebek
Kış Güneşi
Kış Uykusu
Kurutulan Dünya
Kül ve Ekmek
Küresel Isın.Pay.
Lale
Mağaracılık
Mantarın Rengi
Meyve Çiçekleri
Nar, Mazı Meşesi
Pil
Sedir A.ve Gemicilik
Sonbaharın Renkleri
Suya Aşık Kuşlar
Türkiye Doğası
Yaban Koyunu
Yapraklar
Zakkum

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım 

 

  Fotosentez Yeni Bir Elektrik Kaynağı mı?

Dr. Oğuzhan Vıcıl    

 

 

Fransa’daki Bordeaux Üniversitesi Paul Pascal Araştırma Merkezi’nde (CRPP) yapılan bir çalışmada bilim insanları, fotosentez sonucu ortaya çıkan kimyasal enerjiyi, özgün olarak geliştirilen biyoyakıt hücreler sayesinde elektrik enerjisine dönüştürmeyi başardılar. Bu gelişme çevre dostu ve yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde etmeye yönelik yeni bir yöntem sunuyor. Bu çalışma, aynı zamanda önemli medikal uygulamalara da fırsat verecek gibi görünüyor.

Fotosentez, doğada meydana gelen en önemli ve karmaşık kimyasal süreçlerden biri. Bitkiler, algler ve bazı bakteriler fotosentez yaparak güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürür. Görünür ışığın mevcut olduğu ortamlarda, fotosentez sırasında karbondioksit (CO2) ve su (H2O), bir dizi karmaşık kimyasal tepkime sonucunda glikoza (C6H12O6) ve oksijene (O2) dönüştürülür. CRPP’deki bilim insanları, fotosentez sonucunda ortaya çıkan glikoz ile oksijenden elektrik akımı elde edebilen, iki adet elektrottan oluşan biyoyakıt hücre geliştirdiler ve bunu kaktüsler üzerinde denediler.

Elektrotların yerleştirilebileceği kalın yapraklara sahip olması ve barındırdığı yüksek su miktarı sayesinde iyi bir iletken olması nedeniyle deneylerde kaktüs kullanıldı.

Glikoz ve oksijene son derece duyarlı olan elektrotlar kaktüs yaprağına yerleştirildikten sonra, bilim insanları ilk defa yaşayan bir ortamda gerçek zamanlı olarak, fotosentez sırasında üretilen glikoz ve oksijen seviyelerinin düzeyini izlemeyi başardılar. Kullanılan elektrotlar, görünür ışığa anında tepki verdikleri için, fotosentez kinetiğini anlamaya yönelik yeni yaklaşımlar sunuyor.

Bilim insanları, kaktüs yaprağına yerleştirilen biyoyakıt hücrelerle santimetrekare başına 9 mikrowatt’lık bir güç elde edilebildiğini ve bu miktarın aydınlatma yoğunluğu ile doğru orantılı olduğunu gösterdiler. Bunun nedeni, daha güçlü aydınlatmanın, fotosentez sırasında daha hızlı glikoz ve oksijen üretimine yol açması. Bu sayede hücre daha fazla biyoyakıta sahip oluyor ve buna bağlı olarak daha yüksek akım elde edilebiliyor.

Fransa’daki bilim insanlarının bu çalışmayı başlatma gayeleri esasında medikal uygulamalar için biyoyakıt hücre geliştirmekti. Çalışmaların hedeflenen olgunluğa ulaşması durumunda cilt altına yerleştirilecek hücreler, vücuttaki fizyolojik sıvılarda doğal olarak bulunan oksijen-glikoz çiftindeki kimyasal enerjiyi kullanma prensibine göre çalışacak ve vücut içine yerleştirilen medikal aletler için (diyabet hastalarında glikoz seviyesini ölçmek için deri altına yerleştirilen algılayıcılar gibi) gerekli olan enerjiyi üretebilecek.

 

     

    

   Kaynakça:
   Bilim ve Teknik Dergisi
  Mart-2010

 

 

Dr. Oğuzhan Vıcıl'a teşekkürlerimizle

Denizce

15.04.2010