Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Akvaryum
Amatör Denizcilik
Amat.Denizci El Kit.
Anılı Fıkralar
Anında Hava Tahmini
Atatürk ve Tıbbiyeliler
Beklenmeyeni Bekleyin
Bendeki Kulak Van..
Bir Karakaslı
Bismarc Zırhlısının..
Boğaziçi Büyüsü
Buda
Buz
Clara
Cruise The Black Sea
Cruise Ukraine
Çarşılar..Pazarlar..
Da Vinci Şif.Çöz.
Deniz Balıklarımız
Deniz Kirliliği
Denizde Günah
Denizden Gelen A.
Denize Karşı
Derin Mavi Atlas
Düşünmenin Öyküsü
Enerjinin Dansı
Ezan Vakti Beeth.
Ezbersiz Eğitim
Fener Balat...
Gerçekler Bilinir...
Geri Gelmemek Üzere
Hakkımdaki Her Şey
Handbook of Sailing
Harbi Delikanlılar
Hayat Tatlı Zehir
Hayatın Kökleri
İki Kalas Bir..
İki Mülkiyeli
İnsanınYaşayanGeç..
İran Devrimi H.
İzlanda Yolcusu
Kahvehaneler
Kara Göründü
Karia
Kimyasal Tankerler
Kovulduk Ey...
Kuytuda Büyür...
Kuzey Yanım..
Küçük Anılarda...
Latife Hanım
Maviturkuaz
Mutfakta Zen
Ömrümden Uzun...
Operada Gerçekçilik
Ortaçağda End.Devr.
Oyuncaklar
Parlama Noktası
Sarıldım Minik T...
Sessizliğin Rengi-1
Seyir Haritaları
Shark&Rays
Sınavcı
Six Sigma Yolu
Siyasi Satrançta..
Seyyar
Sualtı Maceralarım
Sualtının Yıldızları
Su Ürünleri Mevz..
Tarihin Sınırlarına..
Tatlısu Balıklarımız
Tavuk Suyuna..
Tek Başıma
Tıbbiyenin ve...
Tüfek, Mikrop ve ..
T.Fotog.Kütüphanesi
U.İşaret Kod Kitabı
Uzmanına Sor
Vira Demir
Yollar... Sokaklar...
Yorgun Mayıs Kısrakları
Zekâ Oyunları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Kitap Köşesi   

 Bendeki Kulak Van Gogh'da Yok
 

Gani Müjde


BENDEKİ KULAK VAN GOGH'DA YOK
 

ISBN 975-8441-63-9


Parantez Yayınları
parantez@yahoo.com
www.geocities.com/parantez

 

 

 

Değerli Okuyucu Adayı

Öncelikle sizi bir konuda uyarmak istiyorum. Bir kitabı arkasına bakarak ve oradaki yazıları okuyarak anlayamazsınız. Kitapların arkasına basılan, yazara ve kitaba övgü dolu satırlar yanıltıcıdır. "Yazar Gani Müjde yine bu başyapıtında bizleri kahkahadan kırıp geçiriyor" gibi yazılan yazıları yine kendileri yazarlar. Referans olma niteliğindeki kişiler tarafından yazılan övgü dolu satırlar, örneğin "Gani Müjde'nin kitabı bir şaheser, ben okudum pek güldüm, siz de alın gülün. Cem Yılmaz" türünden tavsiyeler ise genellikle kitabı okumadan yazılan, "arkadaşa ayıp olmasın türünden" gevezeliklerdir. Yazarın arka kapakta komiklik yapması yine sizi hiç etkilemesin. Kitabın arkasına komik şeyler yazarak "memurin muhakemat kanunun tam metnini" size mizah kitabı diye kakalayabilirler. (Gerçi bu kanun da pek komiktir)

Bu nedenle elinde tutuğun kitabı alıp okumada fikir edinmen mümkün değil sevgili okurum. İsrar ediyorum ama maalesef gerçek bu... Seni etkilemek istemem ama, daha önce 120 bin kişi böyle yaptı.

Bu kadar sinek yanılmış olamaz.

 

 

 

Gerçeği, sadece gerçeği bilebilmek, keyifle izlemek için

"Bendeki Kulak Van Gogh'ta Yok... " aşağıda sizleri bekliyor.

 

 

Gani Müjde'ye sevgilerle

Denizce

 

 

Bendeki Kulak Van Gogh'ta yok...

 

Kulağım çınlıyordu, davetkar bir kadın kahkahalar atıyordu kulaklarımda ve şu an beni kim çekiştiriyor acaba endişesi ile yaşıyordum...

 

Önce tiz bir düdük sesi duyuldu... Düğmeye bastım...

 

Arkasından daha boğuk bir tiz sesi daha... Düğmeye bastım...

Sonra sesler duyulmaz oldu...

 

***

Fakat duyma testi sonuçlarını yüzüme bakarak ve çekinmeden haykıran doktorun sesini duyuyordum.

 

% 32 oranında sağırdım artık ve yarından itibaren hatta o gece 24 gün sürecek ağır bir kortizon tedavisi görmem gerekiyordu.

Kemancı da kolonun dibine yapışıp Teoman dinlemek bana bir kulağa mal olmuştu...

 

Önce kulağımı Teoman'dan istemeyi düşündüm. Tek böbrekli şarkıcı olabildiği gibi tek kulaklı şarkıcı da pekala olabilirdi...

 

Sonra vazgeçip yeni bir doktora gittim.

 

Sekiz doktorla konuşmadan ve hepsinin okeyini almadan bana kortizon aldıracak bir doktor daha henüz doğmamıştı çünkü.

Yeni doktorum Mazhar bey bunun geçici sağırlık olabileceğini diğer kulağıma söyledi.

 

Beni bu kez başka bir audio test merkezine gönderdi.

Önce tiz bir düdük sesi duyuldu...

Düğmeye bastım...

Arkasından daha boğuk bir tiz sesi daha...

Düğmeye bastım...

Sonra sesler duyulmaz oldu...

 

* * *

Kulağımdaki çınlama azalmış, Tansu Çiller'in kahkahaları da yerini gözyaşlarına bırakmıştı.

 

Doktorum test sonuçlarını gene yüzüme haykırdı. "Kulağın yüzde yüz sağlam. Duydun mu sağlam dedim..."

 

"Ne bağırıyorsun Mazhar bey. Sağır diiliz duyuyoruz herhalde..."

Kulaklarıma yeniden kavuşmanın sevinci ile fırladım hastaneden.

Doktorum hafta sonuna kadar gürültülü yerlerden uzak durmamı söylemişti ama Türkiye'de yaşadığımdan haberi yoktu galiba...

 

Sokağa çıkar çıkmaz "İşte benim Türkiyem" diye bir top patladı sağ yanımda.

Anavatan'ın seçim otobüsü kalan kulağımı da sağır edebilecek bir gürültü ile geçiyordu hastanenin önünden. O bitti DYP'nin "Geliyooor geliyoor Cesur Yürek geliyor" otobüsü toplumun işitme organlarını yok edip daha sonra bunun tedavisi için oy istemek üzere geçip gitti.

 

En sessiz yerin eğlence yerleri olduğuna karar vererek Sezen Aksu'yu dinlemeye gittim aynı gece...

 

Ama kulağıma iki pamuk tıkayarak.

"Ulan insan kulağına pamuk tıkayıp Sezen Aksu'ya gelir mi? Bu kadar da kötü söylemiyor ki kadın" diyen bakışlara aldırmadan şarkıları boğuk da olsa duyabilmemin keyfini çıkardım.

 

Seyircilerin arasına girdikçe Sezen kulaklarımdaki pamukları görecek diye ödüm patlıyordu ama emir büyük yerden gelmişti bir kere.    '

 

Gece ikide çıktım.

Kulaklarımda hafif bir çınlama ve Sezen'in şarkısı

 

"Seni pamuklara sarmalar sararım"...

 

Keyiflendim...

 

"Ulan Gani dedim kendi kendime... "Sendeki kulak Van Gogh'ta yok..."