e-mail
denizce@denizce.com
 





AB Hotel
Acarlar Gölü
Agva
Antalya Þel.
Antarktika
Bordeaux
Bozcaada
Burgazada
Costa Farilya
Çaðlayanlar
Çamaltý Tuzlasý
Çýðlýkara
Dalýþ Turlarý
. Avustralya
. Endonezya-Papua
. Endonezya-Walea
. Galapagos
. Honduras
. Komodo
. Maldivler
. Meksika
. Mikronezya
. Tayland
Düden
Dünyanýn Renkleri
. Mali
. Myanmar
. Sicilya
. Toskana
Erciyes
Galata Kulesi
Galata Mevlev.I
Garipçe
Galata Mevlev.II
Gölyazý
Halfeti'den Hasankeyf'e
Jeoparklar
Kaklýk Maðarasý
Kapýdað Y.
Kastamonu
Kýzýldeniz
Konya
Korfu Adasý
Kumluca
Kuzguncuk
Loire Vadisi
Marmara Adasý
Mersin
Mýsýr'ýn Gizemi
Nice
Piramitler
Prag
Prens Adalarý
Rio
Sanaa
Santorini
Sinop
Sultanahmet
Turkuaz Ada
Urla
Van
Yeditepe Nerede?
  Ana Sayfa Yelken Su Altý Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayýn Güzeli
Baðlar
Denizci Dili
Faydalý Bilgiler
Püf Noktasý
Resim Galerileri

 

 Gezelim Görelim  

  Herþeyiyle Denize Ait Garipçe                                                    Ýbrahim Yoðurtçu

 

 

Son demlerini yaþayan sonbahar, güneþe veda etmekte zorlanan bizlere kýyamýyor sanki... Güneþin bedenlerimizi olmasa da içimizi ýsýttýðý bir gün çýkýyoruz yola. Hava tahmin raporlarý pastýrma yazýnýn da sona erdiðini bildiriyor. Artýk kasvetli kýþ günleri yakýn. Son enerjisini üzerimize yollayan güneþin tadýný çýkarmak, biraz da boðaz havasý almak için sahil yolundan Sarýyer'i geçip tepelere doðru týrmanýyoruz. Rumeli Feneri istikametine doðru giderken, sað kolda Garipçe tabelasýný görüp, saða sapýyoruz. Adý gibi garip görünüyor... Sessiz, sakin, kendi halinde bir yer. Zaman durmuþ gibi. Sihirli bir el gelip, her þeyi seneler evvelki haliyle dondurmuþ gibi... Ýstanbul'a bu kadar yakýn olup da, özgünlüðünü korumayý baþarmýþ bir yer bulmak oldukça zor olsa gerek. Garipçe Sarýyer'e baðlý 9 köyden biri. Karadeniz'in giriþinde yer alan, Rumeli Feneri'ne doðru giderken, küçücük bir koyun yamaçlarýna kurulmuþ, 100-150 haneli bir köy. Boðaz'ýn öte tarafýnda, kendisi gibi baþka bir köy daha var:

Poyrazköy. Ýkisi senelerdir, Boðaz'ýn iki yakasýnda birbirlerine komþuluk ediyor. Garipçe bir balýkçý köyü. Nüfusun tamamý balýkçýlýkla geçiniyor ve tamamýna yakýný da Karadenizli. Karadenizli derken, özellikle Rizeli ve Trabzonlularýn meskeni olduðuna dikkat çekelim. Bütün köy ekmeðini denizden çýkarýyor. Balýkçý teknesi olmayanlarýn balýk lokantasý var. Bir yanýyla yine balýkla ilgileniyorlar yani. Garipçe'nin ismi nereden gelir bilinmez ama, balýk avý mevsimi baþlayýp da köyün erkek nüfusu yaz baþýnda dönmek üzere balýða gidince, garip kalýyor Garipçe. Bu aylarda köy kadýnlara emanet.

Garipçe'ye yerleþen Karadenizli ailelerin geçmiþi 120 yýl öncesine dayanýyor. Turgut Coþkun'un da dedesi gelmiþ Rize'den. Denize bakan, taþ döþeli avlusu yosun kokan tek katlý evinin bahçesinde konuþurken, balýkçý bir ailenin hikayesini can kulaðýyla dinliyoruz kendisinden. Turgut Reis de Rizeli ama aslýnda Rize ile bir baðlantýsý kalmamýþ; dedeleri seneler evvel gelmiþ buralara. Turgut Amca, nam-ý diðer Turgut Reis, ata topraðýný merak edip 20 sene evvel ziyarete gitmiþ memlekete... Rize'yi, Çayeli'ni, Gündoðdu'yu o zamanki izlenimleriyle anlatýyor. Garipçe Karadeniz kentlerine çok benzediði için Karadenizlilerin buraya yerleþtiðini söylüyor Turgut Reis. Evin giriþinde avluya açýlan demir kapý dahil, bütün bahçenin üstünün asma ile kaplý olduðu dikkatimizi çekiyor. Masanýn üzerinde duran, içi kokulu üzümle dolu kaptan enfes bir koku yayýlýyor. Üzümler yörede söylendiði þekliyle Pepeçura denilen tadý için ayrýlmýþ. Siyah üzüm ezilecek, içine un ve su ilave edilerek yapýlacak bu tadý. Ýçerideki mutfaktan enfes kokular gelmeye baþlýyor. Bir süre sonra, maharetli ellerden çýkmýþ Karadeniz Mutfaðý'na özgü nefis yemeklerle donanýyor yemek masasý. Karalahana dolmasý, tereyaðlý Laz Böreði, mýsýr ekmeði ve onun ayrýlmaz eþlikçisi yoðurt, daha önceden yapýlýp buzdolabýna konmuþ siyah üzüm pepeçurasý, yeni demlenmiþ öz be öz Rize çayý... Çay ince belli bardakta.

Bu gidiþle balýk yiyemeyeceðimizi söylediðimde, çözüm önerisi hemen geliyor "Gençsiniz, þöyle bir dað bayýr dolaþtýnýz mý tamamdýr, yer açýlýr midenizde". Turgut Reis artýk eskisi kadar sýk çýkmýyor denize. Her zaman reislik yapmýyor. Ama tam olarak da kopamýyor meslekten, yaþý ne kadar ilerlemiþ olsa da, deniz onun için bir tutku. Þimdiki teknolojiyle her þeyin kolay olduðunu dile getiriyor. Artýk, oldukça pahalý elektronik cihazlarla donatýlmýþ teknelerde balýkçýlýk yapýldýðýna dikkat çekiyor. Elektronik cihazlar yardýmýyla balýðýn ekrandan görüldüðünü anlatýyor. Ahlaken, balýk sürüsüne en yakýn tekne hangisi ise þans ona gülüyor ve balýðý o sarýyor. Anlatýþýndan balýkçýlýðýn da deniz gibi bir tutku olduðunu anlýyoruz onun için. Sadece o mu, eþi de öyle. Eþ balýkçýysa, ailenin diðer fertleri de bir tarafýyla balýkçý oluyor. "Az uðraþmadým bunlarla" diyor Turgut Reis'in eþi, Karadeniz kadýnýna mahsus tadý- sert ve bir o kadar da sevecen ifadeyle. "Balýkçý teknesinin bir parçasý gibi yardým ettim; çamaþýr yýkadým, að tamir ettim", diyerek devam ediyor. Lafýný balla kesiyor Turgut Reis: "Eeee ne yaparsýn, hayat müþterektir".

Söz sýrasý yine ona geçiyor bu vesileyle. "Hayatýmýz denizde geçerdi. Günlerce koy koy dolaþýp balýk arardýk. Biraz da þans, kader meselesi... Bazý günler masraflarý çýkarýr, bazý günler de birkaç haftalýk avý bir günde yapardýk", diyor. Binlerce balýðýn aðlardan çýkýp tekneye döküldüðü anýn görüntüsü hiçbir þeye deðiþmez. Emeðin karþýlýðýdýr bu. Mutluluðun, hazzýn doruða ulaþtýðý son noktadýr. Boðaz'dan süzüle süzüle geçen bir þilebe takýlýyor gözleri, dalýp gidiyor uzaklara... Kolay deðil koca bir ömür mavi ummanda geçmiþ. "Seneler evvel Karadeniz'deydi galiba. 1981 senesi olabilir, bir seferde tam 50 bin adet kofana yakalamýþtýk. Hayatýmýn en bereketli avýydý. Ondan sonra bir daha öyle bir bereketle karþýlaþmadýk." Gözlerimiz açýlýyor; bir defada 50 bin kofana... Kofana lüferin dedesi olarak biliniyor. Epeyce büyük bir balýk yani. O kadar sýradan bir þeymiþ gibi anlatýyor ki, iyiden iyiye þaþýrýyoruz. Ýster istemez onaylatma gereði duyuyoruz: "Elli bin mi?". "Evet doðru. Hayatým boyunca unutamadýðým bir anýdýr" diyerek onaylýyor yýllarýn kapataný. "O zamanlar havayý koklayarak anlardýk ne olacaðýný, tekne personeline ona göre talimat verip hazýr olmalarýný söylerdik. Vardiyalar halinde çalýþan personel sabaha kadar sürdürüyor balýk avýný. Gecesi gündüzü olmayan bir iþ bu." Keþke biraz daha zamanýmýz olsa. Turgut Reis'in sohbetine doyum olmuyor ama yapýlacak iþler, çekilmesi gereken fotoðraflar var.

Köye girerken sað tarafta kalan kule ve tam karþýsýndaki kale surlarý Garipçe'nin mutlaka gezilmesi gereken yerleri. Kale Cenevizlilerden kalma. Boðaz'ýn giriþinde yer alan bu kale, ticaret yollarýný kontrol ve savunma amaçlý yapýlmýþ. Kalenin üstüne çýkýnca muhteþem bir Boðaz manzarasý karþýlýyor sizi. Boðaz'ýn hemen giriþinde sýra sýra balýý tekneleri. Kalenin içine doðru indikçe, tarihi deðerlerimizin ne denli titizlikle! korunduðuna bir kez daha þahit oluyoruz. Daha sonra öðrendiðimize göre, kalenin turizme kazandýrýlmasý için Garipçe muhtarlýðý senelerdir uðraþýyormuþ ama bürokratik engeller aþýlamadýðýndan tarihi kale turizme kazandýrýlamýyormuþ. Tarihi kale surlarý çocuklar için oyun alanýna dönüþmüþ. Kale surlarýnýn üzerinden köyün içlerine doðru yürürken gerçekten bir Karadeniz kentinde olduðunu hissediyor insan. Bir iki katlý ahþap evlerin avlularýnda oynayan çocuklarýn neþeli þamatasý yaþama sevinci uyandýrýyor. Günün son ýþýklarý çocuklarýn gölgelerini uzatýrken, adýmlarýmýz bizi sahildeki balýk lokantasýna götürüyor. Elini uzatsan deniz... Havasýyla, manzarasýyla, doyulmaz lezzetleri ve öyküleriyle denize bu kadar yakýn olmak ne mutluluk! Manzaralý bir masaya yerleþip, mevsim balýðý lüfer sipariþ ediyoruz. Ve kalamar, yanýnda salata, bol roka, limon...

Boðaza giriþ yapan gemiler Ýstanbul'a doðru yavaþ yavaþ süzülürken, gecenin mavisi çökmeye baþlýyor. Dalgalarýn hafif hafif kýyýya vurmasýndan çýkan huzurlu þýkýrtýya yan masalardaki konuþmalar eþlik ediyor. Biz de nar gibi kýzarmýþ lüferin tadýna bakýyoruz.

Yazý ve Foto: Ýbrahim Yoðurtçu    

Kaynakça: SeaLife - Aralýk 2006

                                   

Ýbrahim Yoðurtçu'ya teþekkürlerimizle

Denizce

09.02.2007

 

Ýletiþim:
KOPTUR Seyahat Acentasý

Nispetiye Cad. No:15/B
Etiler/Ýstanbul
Tel     : 0212-351 0301
Faks : 0212-351 1190

info@koptur.com

www.dunyaninrenkleri.com