e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Çanakkale'ye Pasaportla mı Gireceğiz?

    

 

 

Son günlerde internette sıkça dolaşan bir e-mail var, başlığı şöyle:

"Çanakkale'ye Pasaportla mı Gireceğiz?"      

Söz konusu e-mailden, içeriğini anlatabilecek bazı paragrafları sizlerle paylaşmak istiyoruz:

 

"25 Nisan 2005 Anzak Törenleri günü, o duygusal atmosferde, Yeni Zelanda Başbakanı 'Gelibolu Yarımada'sını ilgili ülkelerle dönüşümlü yönetelim' dedi.
İlgili ülkeler; İngiltere, Fransa, İtalya, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Türkiye...

Türk Bakan reddetti.

Ardından, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül imzasıyla ilgili kurumlara bir talimat yayınlandı. Aynen şöyle diyordu:

'Bilindiği üzere Türkiye ve bu ülkeler, Lozan Antlaşması'nda da açık ve ayrıntılı biçimde ifade edildiği şekilde, Gelibolu Milli Parkı'nı korumak ve bu amaçla yakın işbirliği yapmak yükümlülüğünü üstlenmişlerdir.'

Anzaklar yazsa ancak bunu yazardı sanırız !"

57. Türk Alayı Şehitlik Girişi   25 Nisan 2005

 

Avukat Sayın Cem Gürkut Moralıoğlu konuyla ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:

Sevgili Denizce,

Konu temelinde Lozan Barış Antlaşmasının 129. maddesi kapsamında; savaş esnasında düzgün bir biçimde gömülmesi mümkün olamamış yabancı şehitlere mezar tahsisi ve bu mezarlıkların bakımı amaçlı bir kısım imtiyazların tanınması yönündeki düzenlemeden ibaret olup yeni bir durum değildir. Diğer yandan bu düzenleme dahi anlaşma md.129/2 açık hükmü gereği hiçbir surette Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hükümranlık yetkisini izale edecek mahiyette değildir.

Aşağıdaki linkte, konuya açıklık getireceğine inandığım, Sayın Yetkin İşçen tarafından 28.01.2005 tarihi itibarıyla kaleme alınmış bir yazıya ulaşabilirsiniz.

http://www.gallipoli1915.org/hukuk.htm


Kişisel Not: Zaman zaman bazı konuların (kim bilir belki de yakın dönemde daha çok gündeme gelecek özelleştirmelerle ilgili olarak) popülist amaçlı ve palyatif bir biçimde egzajere edildiği malumdur. Ancak iş toprağa gelince; o topraklar kan dökülerek alınmıştır, kan dökülerek savunulmuştur ve eğer yeni bir sahibi olacaksa toprak bürokratik bir süreçle değil, ancak dökülecek tüm kan tüketildikten sonra teslim edilebilir.

Saygılarımla,               

Av. Cem Gürkut Moralıoğlu     

Avustralya Lone Pine Anıtı  25 Nisan 2005

 

Lozan Barış Antlaşması Madde: 129

Türk Hükümetince kullanımı bırakılacak toprak parçaları arasında, özellikle İngiliz İmparatorluğu için, 3 sayılı Haritada gösterilmiş olan Anzac (Arı Burnu) bölgesindeki toprak parçaları da bulunmaktadır.

İngiliz İmparatorluğunun yukarıda adı geçen toprak parçasından yararlanması aşağıdaki şartlara bağlı olacaktır:

1. Bu toprak parçası, Barış Andlaşmasıyla belirtilen amacından başka herhangi bir amaçla kullanılmayacaktır; bu yüzden, hiç bir askerlik ya da ticaret amacıyla, ya da yukarıda belirtilen asıl amacı dışında kalan başka herhangi bir amaçla kullanılmayacaktır;

2. Türk Hükümetinin, bu toprak parçasını -mezarlıkları da kapsamak üzere- denetlemeye her zaman hakkı olacaktır;

3. Mezarlıkları korumakla görevli sivil bekçilerin sayısı, mezarlık başına bir bekçiden çok olmayacaktır. Mezarlıklar dışındaki toprak parçası için ayrıca bekçiler bulunmayacaktır;

4. Bu toprak parçasında, ister mezarlıklar içinde ister dışında, ancak bekçiler için kesin olarak gerekli konutlardan başka konutlar yapılmayacaktır;

5. Bu toprak parçasının kıyısında, insan ya da yük yüklemeyi ya da karaya çıkartmayı kolaylaştırabilecek, hiç bir rıhtım, dalga kıran ya da iskele yapılmayacaktır;

6. Bu toprak parçasını ziyaret için gerekli bütün işlemler yalnız Boğazlar'ın iç kıyısında yapılabilecek ve bu toprak parçasına Ege Denizi kıyısından girmeye, ancak bu işlemlerin tamamlanmasından sonra izin verilecektir. Türk Hükümeti, mümkün olduğu kadar basit olması gereken söz konusu işlemlerin, Türkiye'ye gelecek öteki yabancıların bağlı tutulacakları işlemlerden daha külfetli olmaması ve gereksiz her türlü gecikmeye yol açmayacak koşullar altında yapılmasını, işbu Maddenin öteki hükümlerine halel gelmemek şartıyla, kabul eder;

7. Bu toprak parçasını ziyaret isteğinde bulunan kimseler silahlı olmayacaklardır; Türk Hükümetinin, bu yasağın uygulanmasını denetlemeye hakkı olacaktır;

8. Türk Hükümeti, 150 kişiyi aşan ziyaretçi topluluklarının girişinden, en az bir hafta önce haberli kılınacaktır.

Kaynakça: http://www.abchukuk.com/arsiv/lausanne.html

Conk Bayırı Yeni Zelanda Anıtı  25 Nisan 2005