Bir umutsuzluk, bir mutsuzluktur gidiyor. Suratlar asık,
gözlerin parlaklığı sönmüş.
Ne oldu ki acaba? diye soruyorum kendime. Bu kadar
kötü giden şeyin arasında ışığı görmeye niçin çalışmıyor
insanlar? Oysa ışık bazen o kadar net görünür ki…
Etrafımda olup biten bu grilikler ve siyahlıklar beni
endişelendiriyor. Hiç pembe, beyaz ve mavi kalmamış sanki… İlle
de gri ve siyah… Fırçamla biraz renk katmak isterdim. Özellikle
de etiğin o temiz beyazlığını.
Aklın sınırlarını zorlayan şeylerin olup bittiği söyleniyor.
Kötülük o kadar yoğun hâkim olmuş ki, umudu ancak rüyalarında
görenler bile karamsarlığın içine doğru sürükleniveriyorlar.
Beklemek gerek. Çünkü etiğin ortaya çıkaracağı değişim mutlaka
bir gün yaşanacak. Etik, talep edilmeye başlandığı gün gerçek
ortaya çıkacak.
Her şey ekonomiye mi bağlı sanıyorsunuz? Maddi kaygılar mı
sadece umutsuzluğun ve mutsuzluğun nedeni? Birkaç deste para ile
mutlu olabilecek mi gülümsemeyi unutmuş insanlar. Başka bir şey
var aslında. Üzerinde kafa yorulmamış, sıkça göz ardı edilmiş
bir şey. Ne olduğunu bulabildiniz mi?
Ülkemizde etik düzlemden uzak bir yaşantı son 20 yıla damgasını
vurmuş durumdadır. Buna o kadar alışıldı ki, artık kimsenin etik
talep etmeye dili varmıyor. Varsa yoksa maddiyat, çıkar sağlama,
faydacılık… Bunun ötesini görmek imkânsızlaşmış.
Bu umutsuzluk ve mutsuzluk bulutları dağılacak bir gün, biliyor
musunuz? O gün ılık bir sabaha uyanacaksınız. O sabah çok farklı
bir sabah olacak. Pembeleşmiş bir tan vakti ile karşılaşırken
ilk kez gri ve siyahtan farklı ve güzel renklerin olduğuna
inanacaksınız. O sabah sizlere çok şey sunacak. Bütün gün içiniz
mutluluk ile uçacakmış gibi olurken eskide kalmış umutsuzluğu ve
mutsuzluğu hatırlamak istemeyeceksiniz. Ne zaman diye sormayın?
Soru sormanın gereksiz olacağı ve sizin adınıza her şeyin güzel
olması için çaba sarf edildiğini göreceksiniz.
Şiddet, vahşet, öfke ve kin hüküm sürüyor şimdilik. Tüketim
çılgınlığı adı altında açlık ve sefaletin medeniyet ile
bütünleşmiş canavarı kol geziyor yollarda. Sadece mideler değil
aç gözlü olan. Gönüller, beyinler de aç kalmış…
Durum bu kadar vahimken nasıl olumlu olanı düşünebiliyorsun?
diyor bazıları. Belki de etiği bu kadar içimde hissetmiş ve
özümsemeye çalışmış olmamdandır, kim bilir?