e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Gizemli Durum

 Yrd. Doç. Dr. Çağatay Üstün    

 

 

Bir umutsuzluk, bir mutsuzluktur gidiyor. Suratlar asık, gözlerin parlaklığı sönmüş. Ne oldu ki acaba? diye soruyorum kendime. Bu kadar kötü giden şeyin arasında ışığı görmeye niçin çalışmıyor insanlar? Oysa ışık bazen o kadar net görünür ki…

Etrafımda olup biten bu grilikler ve siyahlıklar beni endişelendiriyor. Hiç pembe, beyaz ve mavi kalmamış sanki… İlle de gri ve siyah… Fırçamla biraz renk katmak isterdim. Özellikle de etiğin o temiz beyazlığını.

Aklın sınırlarını zorlayan şeylerin olup bittiği söyleniyor. Kötülük o kadar yoğun hâkim olmuş ki, umudu ancak rüyalarında görenler bile karamsarlığın içine doğru sürükleniveriyorlar. Beklemek gerek. Çünkü etiğin ortaya çıkaracağı değişim mutlaka bir gün yaşanacak. Etik, talep edilmeye başlandığı gün gerçek ortaya çıkacak.

Her şey ekonomiye mi bağlı sanıyorsunuz? Maddi kaygılar mı sadece umutsuzluğun ve mutsuzluğun nedeni? Birkaç deste para ile mutlu olabilecek mi gülümsemeyi unutmuş insanlar. Başka bir şey var aslında. Üzerinde kafa yorulmamış, sıkça göz ardı edilmiş bir şey. Ne olduğunu bulabildiniz mi?

Ülkemizde etik düzlemden uzak bir yaşantı son 20 yıla damgasını vurmuş durumdadır. Buna o kadar alışıldı ki, artık kimsenin etik talep etmeye dili varmıyor. Varsa yoksa maddiyat, çıkar sağlama, faydacılık… Bunun ötesini görmek imkânsızlaşmış.

Bu umutsuzluk ve mutsuzluk bulutları dağılacak bir gün, biliyor musunuz? O gün ılık bir sabaha uyanacaksınız. O sabah çok farklı bir sabah olacak. Pembeleşmiş bir tan vakti ile karşılaşırken ilk kez gri ve siyahtan farklı ve güzel renklerin olduğuna inanacaksınız. O sabah sizlere çok şey sunacak. Bütün gün içiniz mutluluk ile uçacakmış gibi olurken eskide kalmış umutsuzluğu ve mutsuzluğu hatırlamak istemeyeceksiniz. Ne zaman diye sormayın? Soru sormanın gereksiz olacağı ve sizin adınıza her şeyin güzel olması için çaba sarf edildiğini göreceksiniz.

Şiddet, vahşet, öfke ve kin hüküm sürüyor şimdilik. Tüketim çılgınlığı adı altında açlık ve sefaletin medeniyet ile bütünleşmiş canavarı kol geziyor yollarda. Sadece mideler değil aç gözlü olan. Gönüller, beyinler de aç kalmış…

Durum bu kadar vahimken nasıl olumlu olanı düşünebiliyorsun? diyor bazıları. Belki de etiği bu kadar içimde hissetmiş ve özümsemeye çalışmış olmamdandır, kim bilir?

 


Yrd. Doç. Dr. Çağatay Üstün'e teşekkürlerimizle

Denizce

13.01.2009