|
Son günlerde
hepimizi kaygılandıran kuş gribi konusundaki haberleri dinlerken
bu hastalığın medikal, sosyal, ekonomik, psikolojik etkilerini
düşünüp korkmamak elde değil. Ama içimizi rahatlatan insanlığın
da bu reel tehlike karşısında yerinde saymadığı.
Grip virüsü
(Influenza-A) insan solunum yollarında hastalık oluşturabilen az
sayıda virüsten biridir. Canlılar ve cansız varlıklar sınırında
olan virüslerin de varlıklarını sürdürmesi için gerekli olan
bilgiler genetik kod tarafından belirlenir ve genetik bilgide
kodlandığı şekilde viral proteinler sentezlenir. İşte bağışıklık
sistemimiz virüsleri bu proteinlerin bazıları üzerinden tanır.
Virüsün hayat
döngüsü sırasında genetik bilgi kopyalanarak sonraki
jenerasyonlara iletilir. Fakat genetik kodun her kopyalaması
sırasında ortaya çıkan hatalar bu şifre ile kodlanan viral
proteinlerde küçük değişikliklere yol açar. Yıl içinde
proteinlerindeki değişiklikler sayesinde kılık değiştiren virüs
bağışıklık sistemi tarafından yeni bir virüs olarak algılanır.
Dolayısıyla bir çok viral hastalık hayat boyu bağışıklık
bırakmasına rağmen grip her yıl tekrarlayabilir. Aynı nedenden
dolayı grip aşılarının da her yıl yeniden tekrarlanması ve daha
da önemlisi her yıl (o yıl hastalık yaratması muhtemel virüs
tiplerini kapsayacak şekilde) tekrar geliştirilmesi gerekir.
Bu şekilde
kararlı fakat yavaş şekilde kılık değiştiren virüs yeterli
miktarda genetik değişikliği biriktirir ve düzenli aralıklarla
epidemiler oluşturur. Bu yavaş değişikliklerin aksine bazen
virüs çok kısa bir süre içinde de kılık değiştirebilir. Bu hızlı
değişikliğin kuşlardan kaynaklanan farklı bir virüs türünün
insanları hasta edebilir özellik kazanması sonucunda olduğu
gösterilmiştir. Güncel genetik çalışmalar memelileri enfekte
eden virüs tiplerinin hepsinin kuşlardan kaynaklandığı savını
desteklemektedir. Bu virüsler yabani kuşlarda ciddi hastalık
oluşturmaz ama kümes hayvanları ve insanlarda ölümcül olabilir.
Bunun bir adım ilerisi virüsün insandan insana bulaşabilecek bir
yapıya bürünmesidir.
Ne yazık ki
grip virüsünün bizler için hazırladığı sürprizler burada bitmez.
Virüsteki genetik değişiklikler düzenli aralıklarla “süper
virüslerin” oluşumuna da yol açar. Bu süper virüsler normalde
gördüğümüz bölgesel salgınlardan çok daha büyük, kıtaları
etkileyen salgınlar (pandemiler) oluştururlar. Yirminci yüzyılın
başından beri 1918, 1957 ve en son olarak da 1968de olmak üzere
3 kez pandemiler oluşturmuştur. Tarihçilerin “İspanyol gribi”
olarak isimlendirdiği yüzyılımızın ilk salgınının 1918 ve 1919
yıllarında toplam 20 ila 60 milyon can almış olduğu
düşünülmektedir ki bu birinci dünya savaşının faturasından daha
büyüktür. 1957deki “Asya gribi” ve 1968deki “Hong Kong gribi”
ilk pandemi kadar ölümcül olmasalar da tüm dünyayı
etkilemişlerdir. Virüsün genetik yapısı, içinde bulunduğu ortam
ve konaklar hesaba katılarak yapılan istatistik hesaplar 100
yılda ortalama 4 pandemi gelişmesini öngörür. Kesin vakit
verilememesine rağmen yeni pandemi yakın tarihte beklenmektedir.
Yakın zamanda
ülkemizde gösterilen H5N1 virüsü insanda hastalık oluşturabilir.
Bu virüsle ilgili olarak bu güne kadar iki insanlar arası
bulaşma gösterilmiştir. Daha da kaygı verecek şekilde elimizdeki
anti-viral ilaçlara dirençli virüslerin de bu gün var oldukları
bilinmektedir. Kuş gribinin dünya toplumunda bu denli büyük bir
korku ile karşılanmasının nedeni de budur. Eğer bu büyük genetik
değişiklik normaldekinden daha etkin ve öldürücü bir virüs tipi
oluşturursa günümüzdeki ulaşım imkanlarının da yardımıyla bu
ölümcül virüs tüm dünyaya önü alınamaz bir hızla yayılacaktır.
Halen etkin ve güvenilir bir ilaç tedavisinin olmadığı ve yeni
aşı geliştirilmesinin (ve herkese yetecek miktarda
üretilmesinin) günümüz teknolojisiyle ortalama 6 ay aldığı
düşünüldüğünde dünya yüzünde gripten kaçacak bir yer kalmayacak
gibi görünmektedir.
Peki
kendimizi bu potansiyel tehlikeden korumak konusunda elimiz
kolumuz bağlı mıdır? Tabi ki hayır ama kendimizi savunmak için
düşmanımızı tanımak gerekir.
Günlük
hayatımızda karşılaştığımız grip aslında masum bir hastalık
değildir. Her yıl tekrarlayan grip epidemilerinde 3 ila 5 milyon
kişide ağır hastalık oluşur ve hastalık her sene 250-500 bin can
alır. Bu şanssız kurbanlar genelde güçsüz yaşlılar, altta yatan
sistemik hastalıkları olan kişiler ve bağışıklık sisteminde
sorunları olanlardır. Buna karşılık birinci dünya savaşından
daha çok can almış olan 1918 grip virüsü alışageldiğimiz
virüsten farklı olarak 15 ile 35 yaş arasındaki sağlıklı
gençleri etkilemiştir. Modern tıp grip virüsü hakkında bir çok
şey bilse de yakın zamana kadar 1918-1919 arasında dünya çapında
kabaca 40 milyon can almış olan virüsün neden bu denli öldürücü
olduğunu açıklayamamıştır.
Patolog
Jeffrey Taubenbergerin geçtiğimiz hafta dünyanın en prestijli
bilim dergilerinden olan “Science”da yayınlanan yazısı modern
tıbbın bir zaferidir. Bu yazı ümidi kaybetmemek konusunda bizi
yüreklendiren bir işaret ve aynı zamanda bilime ilgi duyanların
aklını başından alacak bir başarı hikayesidir.
Bir patolog
olan Taubenberger ve arkadaşlarının çalışması, İspanyol gribi
olarak da bilinen 1918 grip virüsünün bir çok özelliğini ortaya
koydu. Taubenberger ve ekibi yıllar süren zorlu bir arkeoloji
çalışması sonrasında Alaska tundraları altındaki “permafrost”ta
gömülü bir grip kurbanının akciğerlerinden ve Amerikan silahlı
kuvvetler patoloji enstitüsü (AFIP) ve Londra Kraliyet Enstitüsü
patoloji arşivlerinden edindikleri patoloji örneklerinden
ölümcül grip virüsünün genetik materyalini izole etmeyi
becerdiler. Elde edilen genetik materyalin bu günkü virüslerin
genetik materyali ile karşılaştırılması sonucunda, günümüzdeki
teorileri destekler şekilde, 1918 virüsünün insanda hastalık
yapma özelliği kazanmış olan bir kuş grip virüsü olduğunu ortaya
koydu. 1918 virüsü korkularımızı haklı kılacak şekilde son 10
yılda onlarca can alan kuş gribi H5N1 ile yakın benzerlikler
taşımaktaydı. İlginç bir şekilde 1918 virüsünün aksine 1957 ve
1968 yıllarında nispeten daha az insanın ölümüne yol açmış olan
pandemilerden sorumlu virüsler insan ve kuş gribi virüslerinin
bir araya gelmesiyle oluşan türlerdir.
Başlı basına
dudak uçuklatıcı bir başarı olan bu adımdan sonra araştırıcılar
bu materyalden elde ettikleri genetik bilgileri kullanarak yeni
bir teknoloji ile 1918 virüsünü tekrar sentezlediler ve
potansiyel bir “süper grip” virüsünün bir çok özelliğini ortaya
koydular. Denek hayvanlarda yapılan çalışmalar sonucunda bu
virüsün akciğer dokusunda normal grip virüsünden 40bin kat fazla
ürediği ve bronşları enfekte edebildiği gösterildi. Bu virüs aşı
geliştirilmesini de zorlaştırmaktaydı. Günümüzde kullanılan grip
aşıları yumurta içinde hastalık yapma yeteneğini kaybetmiş
virüslerin çoğaltılması ile yapılır. Fakat 1918 tipi ve halen
gündemde olan H5N1 grip virüsleri aşıların üretilmesinde
kullanılan yumurta dokusunu harap ettiği gösterildi. Edinilen bu
bilgiler yeni ve daha güçlü grip ilaçlarının ve aşılarının
geliştirilmesinde önemli rol oynayacak ve büyük bir felakete yol
açma ihtimali olan potansiyel bir virüse karşı insanlığı
avantajlı duruma getirecektir.
Bindokuzyüzonsekiz virüsünün genetik kodu, terörist amaçlarla
insanlığa karşı kullanılabileceği korkusunun gölgesinde, 7
ekimde yayınlandı.
Dr Koray
Özduman, 14 Ekim 2005
Kaynakça:
1.
Characterization
of the Reconstructed 1918 Spanish Influenza Pandemic Virus
Tumpey TM, Basler CF, Aguilar PV, Zeng H, Solórzano A, Swayne
DE, Cox NJ, Katz JM, Taubenberger JK, Palese P, García-Sastre A
Science, Vol
310, Issue 5745, 77-80 , 7 October 2005
2.
Capturing a Killer Flu virus
Taubenberger JK; Reid AH and Fanning TG.
Scientific American; Jan2005, Vol. 292 Issue 1, p62-71
3.
Global Host Immune Response: Pathogenesis and Transcriptional
Profiling of Type A Influenza Viruses Expressing the
Hemagglutinin and Neuraminidase Genes from the 1918 Pandemic
Virus.
J. C.
Kash, C. F. Basler, A. Garcia-Sastre, V. Carter, R. Billharz, D.
E. Swayne, R. M. Przygodzki, J. K. Taubenberger, M. G. Katze and
T. M. Tumpey
Journal of Virology, Vol. 78, No. 17, pages 9499-9511; September
2004.
4.
Looking the pandemic in the eye
Erserink M
Science,
Vol 306, Issue 5745, 392-394 , 15 October 2004
5.
Prevention and
treatment of influenza.
Couch RB
New England Journal of Medicine 2000;343:1778.
6.
Orthomyxoviridae:
The viruses and their replication.
Lamb RA, Krug RM:
Fields Virology ed IV, editor: Knipe DM
Lippincott Williams & Wilkins, 2001.
İlgili İnternet Siteleri
Dünya sağlık
örgütü grip sayfası
http://www.who.int/csr/don/2005_10_13/en/index.html
Amerikan
bulaşıcı hastalıklar dairesi
http://www.cdc.gov/flu/avian/
Tıp doktorları için özet
http://generalmedicine.jwatch.org/cgi/conten
Permafrost hakkında
http://nsidc.org/sotc/permafrost.html
Dr. Koray Özduman'a
teşekkürlerimizle
Denizce

|