|
Planlama çalışmalarına 1974 yılında başlanan, en başından
itibaren planlama-programlama-finansman-uygulama süreçleri, tek bir
proje bütünü olarak ele alınan, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni planı ve
yapılabilirlik etüdleri 1976 yılında tamamlanan ve Dünya Bankası ile
09.07.1976 tarihinde imzalanan 25 milyon Amerikan doları tutarındaki
kredi anlaşması sonucunda uygulaması hızla başlatılan “Güney Antalya
Turizm Gelişim Projesi”, Türkiye’nin en önemli bütünleşik turizm
gelişim projesi olma özelliğini halen sürdürmektedir.
Bu rapor, “Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi”
projelendirme ve uygulamasının, arazi mülkiyetini büyük ölçüde elinde
tutan ve doğru zamanda, önemli mali kaynakları bu projeye aktaran kamu
yönetiminin, projede ilk hedeflenen yüksek nitelikli çevre ve turizm
gelişimine ulaşamaması, bu doğrultuda eylem planı (Action planning)
uygulamasının bu hedefi sağlayamaması açısından ibretle incelenmesi
gereken bir kıyı planlaması örneğini oluşturması nedeniyle
incelenmesinin yararlı olacağı düşünülerek hazırlanmıştır.
1.
Güney Antalya Turizm Gelişim Projesinin Yeri
“Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi”nin sınırları, 1976
yılında onaylanan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, Antalya
Limanından Gelidonya Burnuna kadar uzanan 80 Kilometre uzunluğundaki
kıyı bandı olarak tanımlanmıştı. Projenin mekansal alanı tümüyle
Olimpos-Beydağları Milli Parkı sınırları içinde kalmaktaydı. Ancak
bugün turizm gelişmesine konu olan alan Milli Park sınırları dışına
çıkarılmış bulunmaktadır.
2.
Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi
2.1 Proje Alanının
Özellikleri
Güney Antalya Turizm Gelişim Proje Alanı, Antalya Körfezinin
Kuzey-Güney yönünde uzanan Batı kıyılarında yer almaktadır. 1970’
lerin başında bu alan, kıyıya çok yaklaşan Beydağları’nın görkemli
görünüşü, denize kadar inen çam ormanı örtüsü ve orman içinde yer alan
küçük köyler ve yerel halkın başlıca geçim kaynağını oluşturan
portakal bahçeleri ile sebze seraları, irili ufaklı koyları, plajları,
en az 9 ay yüzme ve diğer su sporlarına elverişli iklimi, barındırdığı
tarihi sit alanları ve dünya literatürüne geçmiş efsanelere konu
oluşu, Antalya İl Merkezine yakınlığı, yapım halindeki yeni karayolu,
yörenin altyapı eksikliklerine karşın işletmeye açılmış olan Kemer
Tatil Köyü ile, turizm çekiciliklerinin son derece yoğun bir biçimde
bir araya geldiği ancak önemli alt yapı eksiklikleri bulunan ve alt
yapı maliyetinin topografik koşullar nedeniyle oldukça yüksek olduğu
bir coğrafyada yer almaktaydı. Bu coğrafyada, 1970 nüfus sayımına
göre, Kemer köyünde yaklaşık 2000 kişi olmak üzere, toplam 4700 sabit
nüfus barınmaktaydı.
Ağırlıkla tarımla uğraşan yerleşik nüfus, turunçgiller,
seracılık ve küçük çaplı hayvancılık yapmaktaydı. Ürünlerin, yetersiz
altyapı nedeniyle pazarlanamama ve dolayısıyla iyi fiyat bulamama
sıkıntısı vardı.
Büyük bir kısmı “Orman” statüsünde olan proje alanı içinde
yapılanmaya elverişli, düz ve seyrek ağaçlıklı kesimler göreli olarak
sınırlıydı. Öte yandan yöreden kadastro geçmemiş olduğu için arazi
mülkiyeti açıklık kazanmamıştı, 2000-3000 m2 lik tapularla
hektarlık arazi spekülasyonu yapılabiliyor, ormandan açılmış olduğu
belirgin olan tarım arazileri üzerinde, mülkiyet iddia edenlerle kamu
yönetimi arasında anlaşmazlık sürüyor, sahipsiz ve kullanım biçimi
tanımlanmamış kumsallardan kaçak kum alımı yapılıyor, onaylı arazi
planlarının ve kadastronun bulunmaması nedeniyle kaçak yapılaşma
önemli boyutlara ulaşma eğiliminde bulunuyordu.
Yapımı sürmekte olan ve Antalya’yı kıyıdan batıdaki
ilçelerine bağlamayı hedefleyen karayolunun dışında altyapı yoktu.
İçme kullanma suyu kuyulardan karşılanıyor, atık sular sızdırmalı
çukurlar yoluyla yeraltına dönüyor, çöpler rast gele gömülüyor ya da
atılıyor, elektrik birkaç yerel jeneratörle sınırlı bir biçimde
sağlanıp kullanılabiliyor, sağlık gereksinimleri için Antalya’ya
gidilmesi gerekiyor, olanakları sınırlı köy ilkokulları ile eğitim
hizmeti verilmeye çalışılıyor, mülki yönetim, Kemer Bucak Müdürlüğü ve
köy muhtarlıklarınca, güvenlik ise Kemer Jandarma Karakolu tarafından
sağlanıyordu.
Turistik konaklama, o sırada yeni yapılmış olan 700 yataklı
Valtur Tatil Köyü (İtalyan-Türk ortaklığı), 1970’ lerin ortasında
Kemer Köyü kıyısında hizmete açılan 70 yataklı Olimpos Motel ve çok az
sayıda aile pansiyonu ile temsil ediliyordu. Bunların yanı sıra Kemer
bucak merkezinin sınırları içinde ve Beldibi-Göynük kıyı şeridinde 300
dolayında yazlık konut yapılmıştı ki bunların önemli bir kısmı
mülkiyet, imar durumu ve kıyı ile ilişkileri açısından kaçak
statüdeydi.
2.2 Projenin Amacı
Yerli ve yabancı turistlere 25 bin yataklık bir kapasite
sunmak üzere planlanan Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi
kapsamında, iki plan revizyonu sonucu 1995 yılında 62 bin, 2000
yılında 65 bin yataklık bir kapasiteye ulaşılmış ve toplam kapasitenin
yüzde 80 oranında dış turizme hizmet etmesi ve döviz girdileriyle
ödemeler dengesine katkıda bulunması amaçlanmıştır. Projenin başarılı
bir şekilde uygulanması için kamu otoritesi tarafından her türlü önlem
alınmıştır. Bunların en önemlileri aşağıda sıralanmaktadır :
- Yüksek standartlı
alt yapı, Dünya Bankası kredisini de içeren, kamu kaynakları
kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
- Özel sektöre, üst
yapı tesislerini gerçekleştirmek üzere, önemli özendirmeler
uygulanmıştır. Bunların başlıcaları aşağıda sıralanmaktadır:
-
49 yıl erimli,
uygun kira bedelli kamu arazisi tahsisi
(çoğunlukla orman);
-
Genel piyasa
koşullarına göre çok daha uygun yatırım ve işletme kredileri;
-
1980’li yıllarda,
önce yüzde 70, daha sonra yüzde 40 oranında hibe nitelikli “Kaynak
Kullanımını Destekleme Primi”;
-
Yatırım indirimi
(kümülatif yıllık kâr, toplam yatırım tutarına erişinceye kadar ya
da 5 yıl süreyle gelir/kurumlar vergisi bağışıklığı);
-
Sigorta primleri
indirimi;
-
Yapı malzemesi,
araç-gereç, mefruşat için gümrüksüz ithal olanağı;
-
Yerli donanım
alımında KDV iadesi.
- Doğal ve tarihsel
çevreyi koruyucu önlemler devlet tarafından alınmıştır.
- Kemer destek
kentinde gerekli olan sağlık merkezi, otelcilik eğitim merkezi ve
uygulama oteli, turizm danışma bürosu, belediye binası, kamu personeli
lojmanları gibi tüm sosyal donatılar devlet tarafından
gerçekleştirilmiştir.
2.3 Projeden Beklenen
Fayda
2.3.1 Sosyo-ekonomik
Fayda
Projenin kredi talebiyle Dünya Bankasına sunulduğu şekliyle,
25.000 turizm belgeli yatak içerdiği aşamada hedefler;
- Dünya Bankası
kredilendirmesi ile ek finans,
- 20 bin kişiye yeni
iş olanakları,
- 200 bin kişilik,
günübirlik kullanım olanakları,
- Dış turizm kaynaklı,
3 milyon geceleme ve 450 milyon dolar
gelir, olarak
belirlenmişti.
Ancak, daha sonra sürekli arttırılan kapasite ile bu
hedefler, doğal, tarihi ve sosyal çevreye olumsuz etkiler pahasına da
olsa, fazlasıyla aşılmıştır.
2.3.2 Yatırımcıya
Sağlanan Fayda
Yukarıda 2.3 bölümünde
sıralanan özendirmelerin yanı sıra;
- Eğitilmiş iş gücü;
- Diğer işletme
girdilerini uygun fiyatlarla, güvenli ve sürekli bir biçimde,
kolaylıkla sağlayabilme olanağı,
- İyi korunmuş,
bakımlı ve sağlıklı bir çevre;
- Proje içeriğinde
doğrudan yer almamakla birlikte, Antalya hava alanının ve proje
alanını havaalanına bağlayan kara yolu sisteminin geliştirilmesi ile
uluslararası kitle turizmi koşullarına uygun erişilebilirlik;
- Dünya Bankası’nın
devrede olmasından da destek bulan, duyulma/tanınma.
2.3.3 Bölge İnsanına
Sağlanan Fayda
- Yüksek kaliteli alt
yapı ve hizmetler (yol, su, elektrik, haberleşme, katı atık toplama ve
imha, kanalizasyon ve kullanılmış su arıtma, yat limanı),
- Merkezi hükümet
katkısı ile, kentleşmiş yörelere yakın düzeyde örgütlenmiş yerel
yönetimler,
- Sağlık hizmetleri,
- Tarımsal üretimi
arttırmak üzere sulama sistemleri,
- Yörede oluşacak
turizm aktivitesine bölge insanının katılımı.
3.
Projenin Parasal Boyutu
Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi kapsamında yapılacak
konaklama tesislerinin yanı sıra yöre insanının gereksinmelerini
karşılamak üzere yapılan alt yapı ve temel teknik altyapı hizmetlerini
karşılamak üzere tahsis edilen Dünya Bankası kredisinin kurumlara
dağılımı aşağıdaki gibidir:
a. Turizm Bankası tarafından sağlanan hizmetlerin
(İçme-kullanma suyu, kullanılmış su toplama ve arıtma, katı atık
toplama ve imha, orman yangınına karşı korunma sistemleri gibi teknik
altyapının geliştirilmesi, Phaselis antik kentinde, ziyaretçi kabul
ve yönlendirme merkezi ve müze binası, Kemer Yat Limanı, Kemer Sağlık
Binası, Kemer Otelcilik Eğitim Merkezi ve Uygulama Oteli, Kemer
merkezinde nitelikli turizm işgücü için sosyal konut tarzı lojmanlar,
Kemer’de Proje Alanı Yönetim Merkezi) yapımı için: 10.270.000 Amerikan
doları,
b. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün hizmetleri için:
2.220.000 Amerikan doları,
c. Kepez A.Ş tarafından yapılan elektrik işleri için:
3.860.000 Amerikan doları,
d. PTT İdaresinin sağladığı hizmetler için: 2.080.000
Amerikan doları,
e. Başlangıç ödenekleri, bilinmeyen giderler toplamı:
4.570.000 Amerikan doları olmak üzere toplam 23 milyon Amerikan doları
tutarında kredi kullanılmıştır.
T.C. Hükümeti, yatırım programlarında da yer verilen proje
kapsamındaki alt yapıların toplam finansmanını üstlenmiştir. Yapım
gerçekleştikçe, “Proje Müdürlüğü” tarafından onaylanan hakedişlere
göre, finansmanın Dünya Bankası kredisi ile karşılanacak yüzdesine
denk gelen tutar, ilgili uygulayıcı kuruluşa ya da onun ihaleyi
yaptığı yükleniciye doğrudan ödenmiştir. Yalnızca elektrik işleriyle
yükümlü olan Kepez A.Ş., imtiyaz sözleşmesi uyarınca, kredi dışındaki
iç finansmanı kendisi karşılamıştır.
Dünya Bankası kredisi kullanılarak gerçekleştirilen
yatırımlar, uygulayıcıları ve ilgili kredi miktarları da belirtilerek
izleyen 1 nolu tabloda gösterilmiştir. Projenin içerdiği diğer
yatırımlar ve operasyonlara “Projenin Uygulanması” bölümünde
değinilmiştir.
Tablo 1-
Güney Antalya Turizm Gelişim Projesinin Dünya Bankası Kredisine Konu
Bileşenleri, Uygulayıcıları, Kredi Payları
|
Bileşen |
Uygulayıcı |
Kredi Payı (ABD $) |
|
Antalya-Kemer-Tekirova -Finike Kıyı Yolu nun Beldibi Tüneli Güney
çıkışı ile Phaselis antik kenti yol ayrımı arasında kalan 32
km.lik bölümü ve yerleşme lere ve turizm gelişme alanlarına
erişimi sağlayacak kılçık yollar |
T.C. Karayolları
Genel Müdürlüğü |
2.220.000.- |
|
Kepez santrali
ile Kemer arasında 154 KV hat, Kemer trafo merkezi, 31,5 KV luk
ikincil hatlar ve ikincil trafolar. |
KEPEZ A.Ş. |
3.860.000.- |
|
Kemer
PTTsantrali, mik ro dalga rele noktası ve yer altı haberleşme ağı
gerçekleştirilmesi |
PTT Genel
Müdürlüğü |
2.080.000.- |
|
İçme, kullanma
suyu kaptaj, dağıtım |
Turizm Bk.lığı
(T.C.Turizm Bankası eliyle) |
|
|
Kullanılmış su
topla ma, arıtma ve atma sistemi |
” |
|
|
Katı atık toplama
ve gömme sistemi |
” |
|
|
Kemer Yat Limanı |
” |
|
|
Kemer Otelcilik
eğitim Merkezi ve uygulama Oteli |
” |
|
|
Kemer kentleşmesi
ve kentsel altyapıları |
” |
|
|
Çamyuva kentsel
altyapıları |
” |
|
|
Sosyal
konutlar(turizm) |
” |
|
|
Gıda
üretim-depolaması- dağıtımının geliştirilmesi |
” |
|
|
Faselis antik
kenti ziyaretçi merkezi ve müzesi |
” |
|
|
Kemer Sağlık
Merkezi |
” |
T.C. Turizm
Bankası |
|
İlk ve orta
öğrenim okulları |
” |
Toplamı
10.270.000.- |
|
Milli Park
yönetim, gözetim ve koruma olanaklarının geliştirilmesi |
Orman Bakanlığı |
|
|
Başlangıç
harcamaları ve kullanılamayan miktarlar |
|
4.570.000.- |
|
TOPLAM |
|
23.000.000.- |
4
Projenin Örgütlenmesi ve Uygulanması
4.1 1969-1974 Dönemi (Dünya Bankası Devreye
Girmeden önce)
1969 da yayımlanan 6/12209 sayılı “Turizm Gelişmesi
Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı” ile Çanakkale-Balıkesir İl
sınırının denize saplandığı nokta ile Antalya-İçel İl Sınırının denize
saplandığı nokta arasındaki karasularının bitişiğindeki 3 km
derinliğinde kıyı şeridi “Turizm Gelişme Bölgesi” ilan edilmişti. Aynı
Kararname hükümleri uyarınca DPT Müsteşarlığı bünyesinde, Müsteşar
Yardımcısı yetkilerine sahip bir Proje Müdürü yönetiminde bir Proje
Müdürlüğü kurulmuş, bu Müdürlükçe yapılan bir ihale sonucunda bu
bölgenin turizm gelişme perspektifleri kabaca belirlenmiş ve bunların
gerçekleştirilmesi için bir örgütlenme modeli de önerilmişti. Bu
bağlamda Beldibi ile Tekirova‘yı ve aradaki yöreyi kapsayan Batı (ya
da Güney) Antalya Turizm Gelişme Alanı ile, bugün Belek Turizm
Merkezi olarak bilinen Doğu Antalya Turizm Gelişme Alanı’na öncelik
verilmiş, DPT Müsteşarlığı tarafından bu alanlarda bir kısım orman
arazisi için yatırımcı adaylarına koşullu tahsis vaadinde
bulunulmuştu. Danimarka kökenli bir mimari büronun yaptığı çalışmada
Güney Antalya proje alanı için 70.000 yataklık bir kapasite
öneriliyordu. Oysa, DPT Müsteşarlığı koordinatörlüğünde hazırlanan,
daha önceki yıllara ait kalkınma programları, önceliği Kuşadası’nın
güneyindeki Davutlar-Güzelçamlı-Dilek yöresi ile, Turizm Bakanlığınca
1969 yılında gerçekleştirilen uluslararası bir mimari ve şehircilik
yarışması sonucu planlaması yapılan Side yöresine vermekte, bu
öncelikler Turizm Bakanlığınca da desteklenmekteydi. Öte yandan büyük
kesimi devlet ormanı niteliğinde olan proje alanı, Milli Parklar Genel
Müdürlüğünce Beydağları-Olimpos sahil Milli Parkı olarak ilan edilmiş
ve ABD’li uzmanların da katılımıyla bir “Uzun Erimli Gelişme Planı”na
bağlanmıştı. Bu planın öngördüğü toplam yatak kapasitesi ise 3000
dolayındaydı.
1972 başında yürürlüğe konulan diğer bir Bakanlar Kurulu
Kararı ile, DPT Müsteşarlığı’nın uygulama yapan bir kuruluş olmaması
gerektiği gerekçesiyle, 6/12209 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
belirlenen DPT Müsteşarlığı görev ve yetkilerinin Turizm Bakanlığı’na
devri hükme bağlandı.
Turizm Bakanlığı bu sırada Muğla ve Kapadokya bölgelerinin
turizm gelişme planlarını gerçekleştirmek üzere iki planlama ekibi
oluşturmuştu. DPT Merkez Proje Müdürlüğündeki teknik elemanlar ve
danışmanlar da bu ekiplerin içine alındı. Bunun yanı sıra, farklı
Devlet kuruluşlarının benimsedikleri, birbirleriyle çelişen gelişme
önceliklerini ve arazi kullanma kararlarını bağdaştırıp uygulama
esaslarını belirlemeye yönelik araştırma ve çabalara da girişildi.
Bu dönemde ülkenin genelinde siyasal amaçlı çekişmeler
tırmanıyor ve giderek sokağa yayılıp silahlı eylemlere dönüşüyor,
siyasal iktidar sık sık el değiştiriyordu. Dolayısıyla, teknik
kadroların geliştirdiği plan ve proje kararlarında siyasal otoritenin
sürekli ve eksiksiz desteğini ve Bakanlıklar arası uzlaşmayı sağlamak
olanağı bulunamıyordu. İşte böyle bir ortamda, Türk Hükümeti’nce
geliştirilecek yöresel turizm gelişme projelerinin, Dünya Bankası
tarafından uygun koşullu kredilerle desteklenilebileceğini belirten
bir Dünya Bankası önerisini değerlendiren Turizm Bakanlığı ile Dünya
Bankası ilgilileri arasında görüşmeler başladı.
4.2 1974-1976 Dönemi (Dünya Bankasının Devreye
Girişi)
Karşılıklı görüşmelerin sonucunda Güney Antalya, Dünya
Bankası kredisine konu olacak proje yöresi olarak seçildi. Projenin
sahibi ve koordinatörü olan Turizm Bakanlığı ile proje alanının tümünü
kapsayan Milli Park ve büyük bir kısmında yaygın orman statüsü
nedeniyle, Milli Parklar Genel Müdürlüğü, çevre düzeni ve nazım imar
ve imar uygulama planlarını onama yetkisi nedeniyle, İmar ve İskan
Bakanlığı arasında, ortak planlama ve uygulama çalışmalarına ilişkin
bir protokol imzalandı.
Dünya Bankasına kredi ile ilgili başvuruda bulunulabilmek
için bir teknik ve mali fizibilite çalışması yapılması gerekiyordu.
Turizm Bakanlığı bu amaçla derhal Bakanlık bünyesinde çalışan ancak
yürütülmekte olan Muğla ve Kapadokya planlama çalışmaları ile ilgili
ekiplerde yer almayan, mimar, kent plancısı, ekonomist ve
mühendislerin yarı-zamanlı çalışacakları çekirdek bir kadro kurdu.
Kamu kurumlarının bağımlı olduğu yasal hükümler bağlamında gereksinme
duyulan nitelikli elemanları işe alarak bu kadroyu, kısa sürede,
olması gerektiği biçimde genişletme olanağı yoktu. Bu sorun T.C.
Turizm Bankası A.Ş.nin kuruluş yasasındaki “Karşılığı bütçesine konmak
koşuluyla, Bankaya turizmle konusunda plan, proje ve uygulama işleri
yaptırılabilir” hükmüne bağlı olarak aşıldı. Turizm Bakanlığı
bütçesine konan ödeneklerden, iki kuruluş arasında imzalanan
protokoller uyarınca, Turizm Bankasına ödeme yapılarak, sözleşmeli
eleman istihdam edildi ve Bakanlıktaki proje grubuna dahil edildi. Bu
arada Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile bir teknik yardım
anlaşması imzalanarak dört uluslararası uzman, bir İngilizce-Türkçe
çevirmen sekreter sağlandı. Yeterli büyüklükte bir büro mekanı
kiralandı ve donatıldı. Bakanlıktaki bir Genel Müdür Yardımcısına
doğrudan bağlı olarak çalışan, sayı ve nitelik açısından oldukça
yeterli olan bu ekip 6 ay içinde Dünya Bankasının beklediği çalışmayı
ve kredi başvurusunu gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamı, Proje’nin tanımını, ekonomik ve mali
fizibilitesini, uygulanması için gerçekleştirilecek örgütlenmeyi, üst
yapı yatırımlarına uygulanacak özendirmeleri, 1/25 000 ölçekli Çevre
Düzeni Planı’nın yanı sıra Kemer, Çamyuva ve Tekirova yerleşmelerinin
Nazım İmar Planı taslaklarını ve proje bileşeni durumundaki alt
yapıların (Bkz. Tablo 1) ön teknik tasarımlarını içeriyordu.
Çalışmanın zamanında yapılabilirliği bizzat Bakanlık üst yönetimince
şüphe ile karşılanmakla birlikte yine de görevli ekibe gerekli destek
ve hareket serbestliği verildi. Dünya Bankası tarafından belli bir
süre incelenen ve Türk Hükümeti temsilcilerinin Washington’a davet
edilmesiyle sonuçlanan süreçte, Turizm ve Maliye Bakanlıkları ile
T.C. Turizm Bankası görevlilerinden oluşan dört kişilik Türk heyeti
ile Dünya Bankası yetkilileri arasında gerçekleştirilen görüşmeler
sonucunda, Dünya Bankası ile 09.07.1976 da 1310-Tu sayılı 25 milyon
ABD doları tutarındaki kredi ile ilgili anlaşma, Washington Mali
Müşavirliğimizce imzalandı. Anlaşma, kredinin yürürlük koşulu olarak,
en önemlileri aşağıda sıralanan, bir dizi hüküm içeriyordu:
- Belli nitelik ve
deneyime sahip, gerekli yetki ile donatılmış bir Proje Müdürünün
atanması ve kendisine gerekli personel, iş yeri, büro eşya ve
makinesi, araç, gereç olanakları verilmesi;
- 1/25 000 ölçekli
Güney Antalya Çevre Düzeni Planı’nın onanması;
- Turizm tesis
alanlarında mülkiyet bütünlüğünü sağlamak için gerekli kamulaştırmalar
için ilgili taşınmazların sahiplerine tebligatların yapılmış olması;
- Proje alanındaki
kaçak yapıların yıkılması/yıkım kararlarının elde edilmesi;
- İç finansman için
gerekli ödeneklerin bütçede yer alması.
4.3 1976 - 1978
Dönemi (Kredi Anlaşmasının İmzalanması ile Kredinin Yürürlüğe Girişi
Arasındaki Süreç)
Bu dönem, özellikle kredi yürürlük koşullarının yerine
getirilmesinin takıldığı engelleri ve nasıl aşıldıklarını anlamak
bakımından ve benzeri projelerde benzeri sorunlarla karşılaşılması
olasılığı nedeniyle önemlidir.
Yatırım Programlarında, turizm sektörüne proje ile ilgili
yatırımlar için ödenek konması, projeyi ve krediyi onaylamış bulunan
Maliye Bakanlığının ve Projenin önceki sahibi DPT Müsteşarlığının
desteğiyle kolaylıkla sağlanmış, hatta önemli, öncelikli projeler
arasına alınan projeye, gerek kadrolu çalışanlarının ücretleri gerekse
diğer açılardan, gerçekleşme süreci boyunca özel destek sağlamıştır.
Proje Müdürü ve diğer birkaç gerekli kadro ise, Bütçe Kanunu
çerçevesinde sağlanmıştır.
Proje Müdürünün atanması, birinci derecede ve önemli,
öncelikli proje statüsüne bağlı özel tazminatlı bir kadro olması
nedeniyle, isteklilerin çokluğundan bir süre gecikmiş, sonunda Dünya
Bankasının da telkinleriyle, daha önceki aşamalarda projenin
yönetimini ve eşgüdümünü üstlenmiş olan kişi bu göreve atanmış, Bütçe
Kanunu ile tahsis edilen kadrolar ve daha önceki formülle, T.C. Turizm
Bankası yoluyla istihdam edilen sözleşmeli personel ile “Antalya Bölge
Turizm Proje Müdürlüğü” oluşturulmuş, büro binası, eşya, araç, gereç
gereksinimleri de tamamlanarak 1978 yazı ortalarında Antalya’da
fiilen göreve başlamıştır.
Bir yandan Turizm Bakanlığı bünyesinde bir müsteşar
yardımcılığı makamına, diğer yandan Antalya Valisine doğrudan bağlı
olarak çalışan söz konusu Proje Müdürlüğü, proje bileşenleri için
bütçeye konan ödenekleri, uygulayıcı kuruluşlara, protokoller
bağlamında, dağıtmak, uygulamayı izlemek, yüklenici hak edişlerini
inceleyerek onaylamak, Türk mali denetleme mercilerine ve Dünya
Bankası denetçilerine karşı sorumlu olarak projenin hesaplarını
tutmak, maliyet tahminlerini güncelleştirerek yıllık bütçe önerilerini
hazırlamak, projenin her yönü ile eşgüdüm ve çevirim yönetimi işlerini
üstlendi.
1/25 000 ölçekli Plan, Turizm Bakanlığınca İmar ve İskan
Bakanlığı ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne sürekli danışılarak ve
olumlu görüşleri alınarak hazırlanmış ve onay için resmen İmar ve
İskan Bakanlığına sevk edilmiş ancak anılan Bakanlığın ara ve alt
kadroları, çeşitli yorumlara yol açacak biçimde, onayı geciktirmiş, bu
engel Turizm ve İmar Bakanlarının bizzat devreye girişi ve
birbirleriyle doğrudan görüşmeleri ile aşılabilmiştir.
En çapraşık ve zor aşılan koşullar ise kaçak yapılarla
mücadele ve kamulaştırmalardır. Partilerine oy, kendilerine prestij
kaybına yol açacağı endişesi ile dönemin Bakanları ve Valiler bu iki
konunun üstüne gitmeye çekinmişler, yürürlük koşullarını yerine
getirmek için Dünya Bankasınca tanınan süre birkaç kez uzatılmış,
nihayet 1978 yılı başlarında, 40 adet taşınmazın kamulaştırılması için
Turizm Bakanının onayı alınmış, Valilikçe kıymet takdirinin yapılması
ve yasaya uygun biçimde tebligatların taşınmaz maliklerinin eline
geçmesi sağlanmıştır. Hak sahiplerini topraksız bırakmamaya özen
gösterilen Proje alanındaki kamulaştırmalarda, kamulaştırılan
arazilerin bir kısmı, 20 yılı aşkın süredir kullanılmakta olduğu
gerekçesiyle yalancı tanıklıklara bağlı zilliyetlik ya da uydurma
yabani zeytinlik ihya iddiaları ile gasp edilmiş kamu arazileri idi.
Devlet mülkiyetindeki arazileri geri alabilmek için yine Devlet
tarafından ödeme yapılmıştır. Her durumda arazilerinin bir kısmı
kamulaştırılan toprak sahipleri, ellerinde kalan arazilerinin yöredeki
gelişmeye bağlı değer artışı nedeniyle son derece kârlı çıkmış
oldular.
Turizmle yakından uzaktan ilintili tüm Bakanlıkların
müsteşarlarından oluşan “Turizm Koordinasyon Kurulu” Turizm Bakanlığı
tarafından, Güney Antalya ile ilgili özel bir gündemle toplanarak,
burada çarpıcı slaydları ile, büyük bir kısmı kıyıya tecavüzlü, kaçak
yapı sorunu ve bunun üstüne gitmenin hem proje için hem de genelde, o
günlerde gündemde olan “Kıyının korunması ve kamu yararına açık
tutulması” ilkesi açısından, ne denli önemli olduğu anlatılmış,
tartışılmış, bunların üstüne hızla ve kararlılıkla gidilmesi için oy
birliği ile karar alınmıştır. Böylece Dünya Bankası Kredisi, 1978 yılı
baharında yürürlüğe girmiş, kısmi bir yıkım ise ancak 1979
sonbaharında gerçekleştirilebilmiştir. Daha sonraki yıllarda, yörenin
kadastrosu da tamamlanıp ileri sürülen mülkiyet haklarının asılsızlığı
yasal açıdan kesinleşince, kabul edilebilir bir çözüme ulaşılmıştır.
4.4 1978 - 1980’li
yılların ilk yarısını kapsayan Uygulama Dönemi
1978 yılında kamulaştırmaları tamamlanan Kemer, Çamyuva ve
Tekirova yerleşmelerinin nazım imar planları ve imar uygulama planları
hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Kemer’de imar parselasyonu, İmar
Kanununun 18. Maddesi (Hamur Maddesi) ilk kez belediye sınırları
dışında uygulanarak, gerçekleştirildi. Aynı yıl ve izleyen yılda
projenin, birkaç istisna dışında tüm bileşenleri ihale edilerek
yapımına başlandı. Turizm Bakanlığınca özenle düzenlenmiş bir kamp
alanı gerçekleştirilerek hizmete açıldı, iki tatil köyünün temeli
atıldı, bu temel atma törenine Dünya Bankası’nın o zamanki Başkanı
olan Mc Namara da katıldı. (1980 yılı başında Hükümet ve Devletin
kesinlikle turizm üst yapı yatırımlarına girmemesi yönünde politika
değişikliği nedeniyle bu tatil köylerinin yapımı özel yatırımcılara
bırakılmıştı.) Ancak bir tek kampingin açılışı bile, verdikleri
desteğe karşın projenin gerçekleşeceğine inanamayan bir çok kamu
yöneticisini bu doğrultuda ikna etmesi nedeniyle çok önemliydi.
Yangına, patlayıcı ile balık avına karşı daha etkin mücadele
için hızlı deniz aracı ve yangın helikopterleri alınması (Orman
Bakanlığı), Kemerde bir toptancı hali kurularak gıda üretim, depolama,
dağıtım sisteminin yeniden düzenlenmesi (Turizm Bakanlığı+yerel halk)
gibi bazı proje bileşenleri, ilgili kuruluşun iç sorunları ya da
Türkiye’nin ve yörenin gerçekleri nedeniyle hiçbir zaman
gerçekleşemedi. Kimi bileşenlerin gerçekleşmesi çeşitli nedenlerle
öngörülen zamanlamaya göre büyük gecikmelere uğradı. Kredi kapsamında
olmayan yan dere ıslahı ve taşkın kontrol çalışmaları, Turizm
Bakanlığının isteği ve Bütçede turizm sektörüne kaynak tahsisi ile
DSİ tarafından gerçekleştirildi.
Başta Alanya olmak üzere, Antalya’nın diğer yörelerindeki
turizm gelişmesine ve Güney Antalya Projesi kapsamındaki turizm
gelişimine hizmet etmek üzere askeri hava alanının yanına yeni bir
sivil hava alanı yapılması kararı alındı ve izleyen yıllarda
gerçekleştirildi.
Ancak bu çok önemli gerçekleşmelere karşın, özel sektörden
beklenen üst yapı yatırımları proje alanına bir türlü çekilemiyordu.
1983 yılından başlayarak yürürlüğe konulan özendirmeler bu
sorunu çözdü, proje alanında oteller ve tatil köyleri hızla
gerçekleşmeye başladı. Talep giderek öylesine artı ki, üst üste
yapılan plan değişiklikleri ile yapılanma katsayıları artırıldı,
turizm gelişme alanları ve köy yerleşik alanları genişletildi ve plan
kapsamındaki toplam yatak kapasitesi 65 bine ulaştı. Artan yerleşik
nüfus nedeniyle Antalya Merkez İlçesine bağlı Kemer Bucağı ilçe oldu.
Yöre yerleşmeleri içinde yer alan turizm tesisleri ile birlikte
kapasite bu gün 70 bin yatağın üstüne çıktı.
Tamamlanan altyapıların işletilmesi için önce yörede belediye
olmadığından, İl Özel İdaresinin ve Köy Tüzel Kişiliklerinin üye
oldukları “Güney Antalya Turizm Altyapı Birliği (GATAB)” adı altında
bir hizmet birliği kuruldu. Birliğin daha esnek hareket kabiliyetine
kavuşturulması, yöredeki turistik tesis sahiplerinin/işletmecilerinin
de hissedar oldukları “ALTAŞ” isimli şirketin kurulması ile sağlandı.
Yöre yerleşmeleri belli bir nüfus eşiğine ulaşıp Belediye kurdukça
GATAB bünyesindeki köy tüzel kişiliklerinin yerini aldılar. Bugün aynı
düzen, gerek işletme gerek ek altyapı gerçekleştirmeleri için oldukça
etkin bir biçimde sürdürülmektedir.
5. Sonuç/Yorum
Söz konusu proje gerçekleştirilirken, o döneme kadar herhangi
bir entegre turizm projesi uygulama deneyimi bulunmayan Turizm
Bakanlığı, daha önce denenmemiş bir örgütlenme modeli, kırsal alanda
18. madde uygulaması, Belediye olmayan bir yörede hizmet birliği, özel
işletmeciler ile belediyeleri bir şirket bünyesinde bir araya getiren
bir altyapı işletme şirketi gibi bir çok ilki uyguladı. Projenin
gerçekleşmesi, kaydettiği gecikmelere, aksayan, eksik kalan yönlerine
karşın Dünya Turizm Örgütü’nün 1991 yılında Rio de Janeiro’da yapılan
kongresinde, dünyanın en başarılı 6 bütünleşik turizm gelişim
projesinden biri olarak seçildi.
İlk hazırlanan 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planındaki
çevreyi olabildiğince koruma yaklaşımının, yatırımın kârlılığı belli
olunca bir kenara bırakılıp, öngörülen kapasitenin üçe katlanması ile
doğal özelliklerini büyük ölçüde yitiren yöre, elit turizmine ve bunun
yanı sıra barındırdığı flora, fauna ve kültür değerleriyle evrensel
bilime seslenen bir mücevher olma şansını da tümüyle yitirdi. Sonuçta
geriye Akdeniz’in çevresindeki çok sayıda ucuz aile/kitle turizmi
servisi sunan turistik yörelerden biri kalmasına rağmen, kalanı
korumak için büyük çaba harcanması gerektiği düşünülmektedir.
Sağlanan olanaklara ve Projenin ilk belirlenen hedefleri
bağlamında gerçekleşebilmesi için ilgili kuruluşların bünyesinde
fedakarca ve inanarak çalışan bir çok kamu görevlisine karşın, kısa
erimli kişisel çıkarlarını her şeyin önünde tutan vizyonsuz
yatırımcıların ve politikacıların, menfaat ve/veya mevki uğruna
bunlarla işbirliğini yeğleyen kimi bürokratların projeyi
yozlaştırmasının önlenememiş olduğu düşünülmektedir.
Hülya Örs
Ankara, Mart 2005
|