|
Tartışmayı "mücadele" olarak gören ve karşı tarafın haksız
olduğunu kanıtlamaya çalışan bazı düşünme ve konuşma
alışkanlıklarımız vardır ve bunlar hiç de hoş değildir. Savaş hiçbir
zaman güzel olamaz. Üstün çıkmaya çalışan bir ego hiç hoş değildir.
İnsanın kendisi için yarattığı imaj ve tavrı genellikle bir
arada gider.
Eğer her zaman haklı çıkması gereken "zeki kişiyseniz", o
zaman tartışmacı bir yapınız olur ve başkalarına ne kadar akıllı
olduğunuzu göstermeyi amaçlarsınız. Bunun sonucu olarak da, hemfikir
olabileceğiniz ana noktalara odaklanmak yerine, karşı görüşte
olduğunuz en önemsiz noktalarda bile saldırırsınız. Diğer insanların
verdiği bilgileri sürekli sorgular, bunları kendi bilginizle
çürütmeyi hedeflersiniz.
Her zaman haklı çıkmaya çalışan ve diğer insanları küçük
gören bir akıl hiç de güzel değildir. Buradaki tavır, kazanmak,
kazanmak, hep kazanmaktır.
Bir başka tavır, aptalı oynayanların tavrıdır. Eğer bu
şekilde davranıyorsanız, bununla epeyce yol kat edebilirsiniz. Konum
almak zorunda değilsiniz ve kimse fikirlerinize saldırmayacaktır. En
saçma soruları sorabilirsiniz. Diğer insanların söylediklerini kabul
etme konusunda isteklisinizdir ve onlarla hemfikir olmak için
sabırsızlanırsınız. Mükemmel bir dinleyicisinizdir, fakat katkı
yapacak fazla bir şeyiniz olmayabilir.
Hâttâ sizin için üzülen insanlar bile çıkabilir. Bu tavır bir
acizlik tavrıdır ve hem cazip hem de etkili olabilir.
Sonra zorbalar vardır. Bu kişi için konuşmanın sosyal bir
davranış olarak kabul edilmesinin tek amacı, yalnızca diğer
insanları ezmek ve onların üzerinde üstünlük kurmaktır. Bütün
bilgiler potansiyel olarak yanlıştır ve taraflıdır. Bu tür kişilerin
yüzleri değişkendir ve duygularını belli ederler. Zorba tavırlı
kişiler için, konuşma diğer insanları küçümsemenin bir başka
yoludur.
Ve dalkavuklar vardır. Dalkavuk, en güçlü kişilerle hemfikir
olmak, tartışmadaki en önemli ya da en akıllı insanla aynı görüşü
savunmak ister.
Bu şekilde, öteki kişinin himayesinde bir müttefik olarak
yoluna devam etmeyi amaçlar. Dalkavuğun açık seçik bir yaltaklanma
davranışı olabilse de bu her zaman belli olmaz. Sâdece, makul
düşünen birisi, kendisi gibi makul düşünen bir başkasıyla aynı
fikirde diye de algılanabilir. Ancak, bir kişi bir gruptan diğerine
geçip görüş değiştirdiğinde bir şeylerden şüphelenebilirsiniz.
Dalkavuklar, soruları yanıtlamaktan hoşlanmazlar; çünkü yanıtın
güçlü dostları tarafından uygun bulunmaması riski vardır. Bunlar
soruyu şu şekilde geçiştirebilirler: "Siz bu soruyu nasıl
yanıtlardınız?"
Bir diğer tür, yenilikçiler ya da fikir geliştiren
insanlardır. Yenilikçi kişi, geleneksel fikirlerden ve görüşlerden
sıkılmıştır. Yeni, yaratıcı ve sıra dışı bir fikirle ortaya çıkmak
için fırsat kollar. Bu, bir soruna yeni bir yaklaşım ya da bir algı
olabilir. Yenilikçi kişiler her tartışmada faydalıdır, fakat
üstlendikleri rolü abartabilirler. Sırf farklı olmak için her dakika
ortaya yeni fikirler atılırsa, konuşma süslü elbiseler geçidine
döner.
Son olarak da, her şeyi görmüş geçirmiş kişiler vardır.
Yapmacık bir yorgunluk ve sıkkınlık söz konusudur. Tartışmada geçen
her cümle "eski moda" diye değerlendirilirken, yeni fikirler
"eskinin aynısı fikirler" olarak görülür.
Halit Yıldırım'a
teşekkürlerimizle
Denizce

28.08.2008 |