Denizce
    
e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  25.02 - 03.03    9. Hafta                                                        Reyting: 155.118   

  Haftalık   

  Haftanın Sözü:
  İte gem vurma, kendini at sanır.

Anadolu Atasözü



Haftanın Fıkrası:
 

            KAVRAM KARGAŞASI

Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, yollarda küçük dereler oluşmuş, “deli” başını pencereye dayamış dışarıyı seyrediyor. Arabanın biri, sağ arka lâstiği patlak, tangur tungur, yanaşıyor kaldırımın yanına. Kaderi ıslanmak olan bir adam iniyor, kriko ve yedek lâstiği çıkartıyor. Bijonları gevşettikten sonra arabayı kaldırıyor. Somunları tamamen söküp dördünü birden kaldırımın yanına diziyor. Patlak lâstiği bagaja, yenisini yerine, tam somunları alacak ki, sular somunları almış götürmüş. Ümitsiz aranıyor çamurlu suların içinde, hırsından kuduracak neredeyse. “Deli” sesleniyor penceresinden:

-        Hey..!! Bijonları mı kaybettin?

Adam hayretle ve çaresiz:

-        Evet!!!

-        Kaç taneydi?

-        Dört.

-        Şimdi diğer lâstiklerden birer tane sök ve elde ettiğin üç bijonu yeni lâstiğe tak.

Adam hem hayretler içinde hem de aşağılanmış bir şekilde soruyor:

-        Peki,... sen deli değil misin?

-        Deliysek, aptal değiliz ya!!!

                                                                                                            Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                                            ISBN 975-7225-O-X


Bunları Biliyor muydunuz ?

Halka açık olan dükkan, mağaza ve binaların kapıları neden dışa doğru, yani sokağa doğru açılmalıdır?

Evet, halka açık olan dükkan, mağaza ve binaların kapıları dışa doğru, yani sokağa doğru açılmalıdır.  Çünkü herhangi bir hengamede, yangında ya da benzeri bir karışıklıkta, bu gibi yerlerin süratle boşaltılması gerekir. Dolayısıyla, halkın sıkışmadan ve kargaşada ezilmeden bulunduğu yeri terk edebilmesi için, kapılar dışa doğru açılmalıdır. Birçok yabancı ülkede, bu kurala sadakatla uyulur.

Ne büyük gaflettir ki, ülkemizde buna önem gösterilmemekte ve maalesef bankalar, büyük alış-veriş mağazaları gibi birçok binada, bu gibi kapılar içe doğru açılır şekilde yapılmaktadır.

Evlerimizde ise durum farklıdır. Evlerimizde mekanın tahliyesi gerektiğinde ya da, örneğin bir yangın sırasında, kalabalık bir topluluğun itişmesi konu olmayacağı ve sadece aile efradının geri çekilmesi yeterli olacağından, kapıların içe doğru açılması sorun yaratmayacaktır. Ayrıca, evin normal menteşeyle takılan sokak kapısının içeriye doğru açılması da evin emniyeti bakımından zorunludur. Çünkü, şayet sokak kapısı dışarı doğru açılır şekilde monte edilseydi, hırsızların, kapı menteşelerinin pimlerini kolayca söküp, amaçlarına ulaşmaları mümkün olurdu.
                                                                               
                                                                                                
Sahip Akosman'a Sevgilerimizle
Dost Köşesinde Sayın Sahip Akosman'ın
diğer araştırmalarını izleyebilirsiniz.


 

Haftalık Yenilikler
03.03.2002

FORUM    Düşünceleriniz, Düşündürttükleriniz...

Balık Dolması

Fırında Palamut

Mayonezli Balık Salatası


Ağız Tadı
02.03.2002

Tescil İşlemleri İçin İstenen Belgeler

Hukuk / Mevzuat
01.03.2002 Ayın Güzeli                 [She 2'leri ard arda izlemeye ne dersiniz ?] Ayın Güzeli
28.02.2002 Tekne Vergileri Hukuk / Mevzuat
27.02.2002 Boğaziçi Büyüsü              Necati Güngör Kitap Köşesi
26.02.2002 Tuzlu Kahve                      Kaan Erdem Dost  Köşesi