Denizce
    
e-mail    
denizce@denizce.com

Konuk Defteri
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Haftalık    

  18.03 - 24.03   12. Hafta                                                      Reyting: 258.872    

 

Haftanın Sözü:
Konfüçyüs, Hükümdar'ın isteği üzerine bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul etti. Yedi gün izledi. Yedinci gün yüksek memur Şao-Çeng'i idam ettirdi, cesedin üç gün açıkta kalmasını emretti.
Öğrencileri çok şaşırdılar, yanına gittiler, sordular: "Şao-Çeng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şimdi şehrin yönetimini aldıktan sonra ilk işiniz onu astırmak oldu. Bu yaptığınız doğru mudur. Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı..."
Konfüçyüs "yaptığımın nedenlerini size anlatayım" dedi ve anlattı:
"Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunların arasında değildir, daha sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır:

Birincisi uyumsuz ve asi bir tabiatla birlikte gözüpeklik;
İkincisi aşağı bir hayat tarzıyla birlikte inatçılık;
Üçüncüsü çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte yalancılık;
Dördüncüsü herkesin ayıbını, kusurunu aklında tutmakla birlikte herkesle dost geçinmek;
Beşincisi hak ve adalet duygusu olmamakla birlikte yaptığı haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına gizlemek.

Şao-Çeng'de bunların beşi de vardı. Nereye gitse taraftar topluyor, hizipler yaratabiliyordu; aldatıcı fikirlerini parlak konuşmaların arkasına gizleyebiliyordu; zulmüyle adaleti tersine çevirebiliyordu.
Aşağılıklar birleştiği zaman ortaya çok güçlü bir kötülük çıkar. Ben de şehir halkı için tasalanmak yerine bu adamı idam ettirmeyi tercih ettim."

 

Haftanın Neşesi:
 

 

                                                                                         Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

 

Bunları Biliyor muydunuz ?

Eski Yunan'da, kadının yaşı nasıl belirlenirdi?

Eski Yunan'da kadının yaşı, doğduğu tarihten itibaren yaşadığı senelere göre belirlenmezdi, çünkü eski Yunan'da kadın, evlenmeden önce yaşıyor sayılmazdı. Bu nedenle, Yunanlı kadının doğum günü, yani yaşamaya başladığı miladı, onun evlendiği gün olarak kabul edilirdi.
Bu görüşün ne lehinde ne de aleyhinde herhangi bir yorum yapmayalım. Erenler ne demişler, "Aşağı tükürsek sakalımız, yukarı tükürsek bıyığımız".
                                                                               
                                                                                                
Sahip Akosman'a Sevgilerimizle
Dost Köşesinde Sayın Sahip Akosman'ın
diğer araştırmalarını izleyebilirsiniz.

Haftalık Yenilikler
24.03.2002 Sinemalar Güncellendi
Sualtı Fotograf Galerisi         Recep Dönmez
1998 -1999             Maldivler, Ras Zaatan, Sipadan
Kültür-Sanat
Dost Köşesi
 
23.03.2002 Tiyatrolar Kültür-Sanat
22.03.2002 Marş Aküleri                        Feridun Tutumlu
Olta / Yem                           Bilgehan Sarp
Dost Köşesi
Balıkçılık
21.03.2002 Yelken Kulüpleri Yelken
20.03.2002 Kont Ostrorog Yalısı
Piri Reis
Boğaziçi Yalıları
Büyük Denizciler
19.03.2002 EPIRB                                 Teoman Arsay
Bilmece Bulmaca (Geçen ayın cevabı)

Anılı Fıkralar                        A.Haluk Işındağ
Dost Köşesi
Bilmece_Bulmaca
Kitap Köşesi
18.03.2002 Sualtı Uyumu / Fizik / Fizyoloji

Sualtı Eğitimi