|
Haftanın Görüntüsü

Azra
Yazıcıoğlu'na teşekkürlerimizle
Haftanın Fıkrası
Önemli Karadeniz'li bir ailenin
oğlu İstanbul’da okuyor. Bir de bir sevgilisi var. Pek de
yakışıyorlar birbirlerine. Oğlan tam bir bey oğlu, kız da biraz
fettanca.
Sevgilisini ailesine tanıştırmak ve de biraz bağ,
bahçe göstermek için gidiyorlar memlekete. Tanışma faslı tamam
ama ana kraliçe henüz fikrini söylemiş değil.
Çıkıyorlar
fındıklıklara doğru. Oğlan diyor ki:
- Ha buradan tepeye kadar bütün fındıklıklar bizimdir. Bir
dalını kıranın koydum.., veya oylum, oylum oydum...,
diyor bey oğlu ağzıyla. Kız hemen bir dalı yakalayıp çıt diye
kırıveriyor oracıkta. Oğlan sözünün eri gerisi bizi
ilgilendirmiyor, çıkıyorlar tepenin üstüne.
- Ha buradan aşağısı gördüğün dereye kadar bütün fındıklıklar
bizimdir. Bir dalını kıranı....
Kız yine elinde kırık bir dal ve sözünü tutan aslanım.
Geliyorlar şırıl şırıl akan dereye. Küçücük masalsı bir köprü
var üstünde, geçiyorlar karşıya. Fındık bahçeleri alabildiğine
uzanıyor, taa ufka kadar. Kızın elinde yine taze kırılmış bir
dal. Aslanımdan gelen son cevap:
- Ha buradan ötesi vakıf arazisidir, ben karışmayrum.
Oktay Barlass'a teşekkürlerimizle
Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
ISBN 975-7225-O-X
|