|
Haftanın Yorumu

AB'ye girmeden önce şöyle bir
düşündüm de, canım Türkiye'mi gelişmiş
birkaç ülkeyle bir kıyaslayıverdim.
Almaya, Avusturya, İsviçre. Bu üç
ülkeye azgelişmiş yani kibarcası gelişmekte olan ülkemin
koşullarını giydiriverdim. Sadece beş yıl için.
Dedim ki içimden, beş yıl boyunca
nüfus artışınız % 2 nin üzerinde ola, beş yıl boyunca yıllık
gelirlerin % 35'ini savunmaya % 25'i de din işlerine ayrıla.
Sizde hortum yoktur ama
hortumların tümü (sözüm ona) hazineden karşılana.
Bordrolular dahil toplam 6 milyon
vergi mükellefiniz, seçmen sayınız da 36 milyon ola. (Nüfusunuz
yetmiyorsa oran kullansanız da razıyız.)
Bir durdum, bir daha düşündüm. Biz
ne büyük milletmişiz de haberimiz yok.
Bir de göstermelik işleri
bıraksak, ilkeli davranmayı, "Büyük Aile" olabilmeyi
becerebilsek...
Haluk Işındağ
Haftanın Fıkrası
Fıkra Köşesi
DEDEM İYİ KURT TAKLİDİ YAPAR
Öğretmen Fen bilgisi dersinde
hayvanları anlatıyor. [Dr.Scheiner’e selâm ola!]
Sırasıyla ev kedisi, köpek,
sırtlan, tilki ve kurt. Tam bu sırada afacan Ali’nin parmağı
havada.
Öğretmen sevgi dolu bir sesle:
- Ali!
- Örtmenim, benim dedem çok iyi kurt taklidi yapar.
- Aferin yavrum, çok iyi..
Öğretmen derse devam eder. Beşinci
ders, yani son ders; dede dışarıda torununu almaya gelmiş.
Ali’nin parmağı yine havada.
Öğretmen:
- Söyle Aliciğim..
- Örtmenim, dedem dışarda çağrabilir miyim ?
- Tabiî yavrum.... çağır.
Ali bir koşu dedesini alır, sınıfa
getirir. Öğretmenine tanıştırır.
Ve dedesine sorar:
- Dedeee.. Siz eskiden babaannemle neler yapardınız?
Dede:
- Ouuuuuuuuu........!!!
Anılı Fıkralar,
Haluk Işındağ
ISBN 975-7225-O-X
|