e-mail
    
    denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

Haftalık    

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  23.09 - 29.09   39. Hafta

 Reyting: 76.541  [Haftalık]    

 

 

Haftanın Yorumu

 

Japonca "Seni Seviyorum"

 

Yücel Ezergül'e teşekkürlerimizle                          

 

                         Bkz.:   325 dil ve lehçede    Seni seviyorum !!!

 

 

Haftanın Kıssası

 

BEŞ MAYMUN HİKAYESİ ve KURUMSAL NEGATİF ÖĞRENME

Kafese beş maymunu koyarlar...  Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar...

Her bir maymun aynı denemeye giriştiğinde buz gibi soğuk suyla atılır...

Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır.

Daha sonra, suyu kapatıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun (adı: "A" olsun) koyulur. İlk yaptığı is muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler...

 

Daha da sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla ("B")   değiştirilir...ve merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer..Bu ikinci yeni maymunu (B) en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur (A).

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir.En yeni gelen maymun (C) da ilk atağında cezalandırılır.

Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin (A ve B) en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur..

Son olarak en bastaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve besincisi de yenileriyle (D ve E) değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır...

Neden mi? Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmelidir...

 

(Size çok iyi tanıdığınız bir ülkeyi hatırlattı mı?)

İşte bu nokta organizasyonel şartlanmanın başladığı yerdir...

 

                                                                                          Haluk Uluhan'a teşekkürlerimizle

 

Not:  Yukarıdaki öykü, Parla Şenol Basmacıgil  tarafından sorgulanmış ve
          Prof.Dr. Kerem Doksat   tarafından doğrulanmıştır.

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


O GÜN  Bu GÜN !!!


Yine konunun kahramanları doktorlar. Hem de bu sefer dünya seksooloji kongresinde buluşmuşlar. Oldukça çekici, genç bir doktor hanım, meslektaşlarının meraklı ve hatta aşırı ilgili bakışları altında tezini sunuyor.

 

Akıcı ve kendinden emin bir edayla:
- Sevgili meslektaşlarım yapmış olduğum geniş araştırmalar sonucu, sık ve düzenli yapılan seks'in insanları mutlu ettiği kanıtlanmıştır. İstatistikî araştırmalarımı bir kenara bırakarak sizlerin de yardımıyla tezimi burada bir kez daha ispatlayacağım.

 

- Lütfen her gün muntazam seks yapan meslektaşlarım ellerini kaldırsınlar.
 

Salonda ufak tefek gülüşmeler ve yüzlerinde gerçek mutluluk ifadesi, omuzlar dik ve başlar yukarıda bir grup doktor ellerini kaldırırlar.

 

Tezini ispatlayan panelist hanım son derece mutlu...

Ricasını değiştirerek yineler.
- Lütfen şimdi de haftada bir seks yapanlar el kaldırsın.
 

Yine hafif bir kıpırdanma ve mutlu ifadeli bir grup doktor el kaldırır.
 

- Şimdi lütfen ayda bir seks yapanlar?


Bu sefer salonda kuşkulu bir tedirginlik, ilk el kaldıran meslektaşlarından cesaret alan diğer aylık istihkaklı doktorlar pek de mutlu olmayan bir ifade ile ellerini kaldırırlar.

 

Tezinin doğruluğunu ispatlamanın gururuyla doktor hanım son kez:
- Lütfen şimdi de, yılda bir gün seks yapan meslektaşlarımı görmek istiyorum!.
 

Bir doktor nerdeyse mutluluktan uçarcasına coşkuyla elini kaldırır ve

- Ben, ben... diye seslenir.
 

Genç doktor hanımın tezi tamamen çökmüş, şaşkınlıkla sorar:
- Peki ama bunda sevinecek ne var?

 
Mutlu doktor cevap verir:
- O gün bugün, o gün bugün!!!


                                                                                         Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X