e-mail
    
    denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

Haftalık    

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 07.10 - 13.10      41. Hafta

 Reyting:  93.822 [Haftalık]    

 

 

Haftanın Fotografı

 

   

SARILMANIN BÜYÜSÜ

 

Bu resim ikizlerinin yaşamının ilk haftasında çekilmiştir. Her biri kendi kuvözünde iken biri yaşamak istemiyordu. Daha zayıf olan bebeğin vücut ısısı ve kalp atışları düşüktü.

 

Bir hemşire hastane kurallarını çiğneyerek ikizleri bir kuvöze aldı. Sağlıklı olan bebek bir kolunu kardeşinin omzuna attığında, diğerinin kalp atışları ve vücut ısısının normale döndüğü izlendi.

 

Beklemeyin, sıra sizde...

 

           Didem Kartal'a teşekkürlerimizle

 

 

Haftanın Sözü

 

   Kadın ne gül goncasıdır, ne de diken.

   Koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur.

                                                                  Refik Halid Karay

 

 

   Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, eğitin.
   Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, uyandırın.
   Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, uzaklaşın.
   Bilen ve bildiğini bilen liderdir, takip edin.
                                                                  Kaynağı Bilinmiyor

 

  İyi bir koca karısının doğum ay ve gününü hep hatırlayan,

  Yılını aklına bile getirmeyendir.

                                                     İldüt

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

 

HOR GÖRME DELİYİ


Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, yollarda küçük dereler oluşmuş, “deli” başını pencereye dayamış dışarıyı seyrediyor.

 

Arabanın biri, sağ arka lâstiği patlak, tangur tungur, yanaşıyor kaldırımın yanına. Kaderi ıslanmak olan bir adam iniyor arabadan, kriko ve yedek lâstiği çıkartıyor. Bijonları gevşettikten sonra arabayı kaldırıyor. Somunları tamamen söküp beşini birden kaldırımın yanına diziyor. Patlak lâstiği bagaja, yenisini yerine, tam somunları alacak ki, sular somunları almış götürmüş. Ümitsiz aranıyor çamurlu suların içinde, hırsından kuduracak neredeyse.

 

“Deli” sesleniyor penceresinden:
- Hey..!! Bijonları mı kaybettin?


Adam hayretle ve çaresiz:
- Evet!!!
- Kaç taneydi?
- Beş
- Şimdi diğer lâstiklerden birer tane sök ve elde ettiğin üç bijonu

  yeni lâstiğe birer atlayarak tak.


Adam hem hayretler içinde hem de aşağılanmış bir şekilde sorar:
- Peki,... sen deli değil misin?


- Deliysek, aptal değiliz ya!!!
 

Hor görme "deli"yi dışarıdakiler içerdekilerden fazla !


                                                                                         Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

 

 

Diğer haftalara dönebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız