|
Haftanın Fotografı

Ufka birlikte bak, geleceğini göreceksin !
Görgü Akıncı' ya teşekkürlerimizle
Haftanın Sözü
| |
Sevgi birbirinin
gözüne bakmak değil,
Birlikte aynı
yöne bakabilmektir.
SAINT EXUPERY
Erkekler
yaşlanır,
Kadınlar ise
değişir.
GOETHE |
Haftanın Şiiri
| |
En
azından üç dil bileceksin
En
azından üç dil bileceksin
En
azından üç dilde
Ana avrat
dümdüz gideceksin
En
azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En
azından üç dil
Birisi
ana dilin
Elin
ayağın kadar senin
Ana sütü
gibi tatlı
Ana sütü
gibi bedava
Nenniler
küfürler masallar da caba,
Ötekiler
yedi kat yabancı
Her
kelime aslan ağzında
Her
kelimeyi bir dişinle tırnağınla
Kök
sökercesine söküp çıkartacaksın
Her
kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her
kelimede bir kat daha artacaksın
En
azından üç dil bileceksin
En
azından üç dilde
Canımın içi demesini
Canım
ağzıma geldi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden
ince ise ordan kopsun demesini
Atın
ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi
yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın
insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne
demesini be
Gümbür
gümbür gümbürdemesini bileceksin
En
azından üç dil bileceksin
En
azından üç dilde ana avrat dümdüz gideceksin
En
azından üç dil
Çünkü sen
ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne
busun
Oğlum
Memiş
Sen
otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun
Bedri Rahmi Eyüboğlu |
Haftanın Fıkrası
Fıkra Köşesi
SEKSİ ve SEYAHATİ SEVER MİSİNİZ?
Zamane çocuklarının bir de irileri var. Bu fıkrayı ne zaman
düşünsem, aklıma hep tüm sosyeteyi ezbere bilen ve bunu
özellikle marifet sayan bir hanım dostumuz gelir.
Seksenli
yıllara doğru, bir gün sebabet
dostum Dr. Kenan Çolakoğlu’nun evindeyiz. Ev sahibi zaten adı da
dilek olan Dilek Çolakoğlu, meşhur hanım arakadaşımız da
aramızda. Ben başladım fıkraya:
- Ahmet
Kodamanoğlu’nun oğlu Mehmet....
Kadıncağız
hemen karıştı lâfa:
- Ben
o aileyi çok iyi tanırım....
Hem kadın
kalbi kırmamak, hem de fıkraya devam etmek öyle zor ki.
Duymazlıktan gelip devam ettim Ahmet Beye. Adam öyle zengin,
öyle zengin ki, o şirketin yönetim kurulu başkanı, diğerinin
murahhas üyesi, yok yok Ahmet beyde. Fakat gel gelelim oğlu
Mehmet, haylazın teki. Torpil majör yerleştirildiği “Yabancı
Kolej”den belge almamak için zor çıkartılmış, bir iki “Çok Özel”
kolej dolaştıktan sonra “Boğaza nazır, diploma hazır!”
sloganının dönem temsilcisi okuldan (bilenler bilmeyenlere
anlatsın) mezun olmuş. Askerliğini Cumhurbaşkanlığı “Umur
Bey” yatında, Kasımpaşa’da lostromo olarak yapmış. Veledi zina
bir tip. Üstelik de yakışıklı, altında son model (’72) bir Trans-Am,
İstanbul’un gözde playboylarından biri.
Anne oğlununun
haytalığından endişeli, Ahmet Bey’in sabrı da taşmak üzere.
- Salı günü falanca fabrikaya git müdür Orhan Bey’le
görüş ve işe başla!
demiş Ahmet Bey.
Mehmet atlamış
Trans-Am’ine, iki dirhem bir çekirdek, doğru gitmiş fabrikaya.
Fabrika dediğin dillere destan bir yer. Harika bir bahçe, en az
iki bahçıvan düzenlemiş her yeri. Arabasını park etmiş, çıkmış
müdür Orhan Bey’in sekreterine. İki dakika sonra da Orhan Bey’in
önüne.
- İyi
günler, ben Mehmet..
Müdür beyimiz
son derece kayıtsız., işinin arasında bölünmüşlüğün
rahatsızlığıyla:
- Kim,
kim...?
- Ahmet Kodamanoğlu’nun oğlu Mehmet Kodamanoğlu cevabını
alınca,
neredeyse ayağa kalkıp ceketinin önünü ilikleyecek bir
edayla
- Hoş
geldiniz efendim, beybanız nasıllar..?
- Teşekkürler. Sizinle açık konuşacağım. Bu sekreter
sizin mi ?
- Evet ?
- Ben iki tane isterim. Biri çok iyi olacak, diğerinin de
elinden iyi iş gelecek.
Odanızı da beğendim...
Ortalıktaki
soğuk havayı giderebilmek için müdür sorar:
- Ne
içerdiniz ?
Mehmet cevap
verir:
- Scotch
on the rocks !
Müdür hayli
ezik:
- Çay mı ? Kahve mi ? diyecektim, aslında kahvemiz de pek
yok galiba...
Mehmet hayret
dolu bir ifadeyle:
- Ne yani burada içki dolabı yok mu? Lütfen bir bar
American hazırlatın ve
içinde de buzluğu olsun!
Buz gibi bir
hava ve sessizlik. Mehmet devam eder:
- Müzik setiniz de yok galiba?
Lütfen iyi bir Quadrophony, olmazsa düzgün bir stereo
ayarlarıverin.
Müdür bu sefer kararlı:
- Mehmet Bey size özel bir şey soracağım.
- Buyrun Orhan bey.
- Seksi ve seyahati sever misiniz?
Mehmet’in gözleri ışıl, ışıl.
- Bayılırım! diye cevap verir.
Müdür Orhan beyden rahatlamış son bir cümle:
- Rica ediim .... ittir olup gidin!
Anılı Fıkralar,
Haluk Işındağ
ISBN 975-7225-O-X
Püf Noktası
HAVA TAHMİNİ
|
Barometre |
Rüzgâr |
Hava Durumu |
Yüksek
Sabit |
Lodostan Karayele |
Hava durgun. Bir, iki gün içinde hava sıcaklığında çok az
değişme. |
İlgili diğer hava
tahmin yöntemleri için
TIKLAYINIZ.
BUĞULANAN CAMLAR
Camların buğulanmaması için
dalıcılar maske camlarının iç yüzeylerine tükürür ve
tükürüklerinin kurumasını beklerler, daha sonra yüzeyi su ile
durularlar. Aslında yaptıkları yüzey gerilimini azaltmaktan
başka bir şey değildir. Tükürükteki pythialin bu görevi yerine
getirir.
Daha büyük yüzeyler için, yüzeye
kesilmiş elma, patates sürülmesi veya yüzeyin kısmen şampuan
emmiş bir bez ile silinmesi yeterlidir.
EL GİRMEYEN ŞİŞELERİN TEMİZLENMESİ
Yumurta kabuklarını şişenin
içine mümkün olduğunca küçük parçalar halinde atın, ılık su
ilave edin ve ağzını kapayarak güçlü bir biçimde çalkalayın.
Şişenin pırıl pırıl temizlendiğini göreceksiniz.
KIRILAN KALPLER İÇİN
Tek geçerli çözüm...
BURAYI TIKLAYINIZ
Diğer
haftalara dönebilmek için
Haftalık
yazsını tıklayınız
|