BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:
sonsuz bir hazine gibi bitmesin,çoğalsın daha da
sevdikçe,doldursun
sarsın çevremi. Düşmanlarımı da sevebileyim.
BANA ÖYLE BİR DUYGU VER Kİ :
ne zaman ve hangi ülkede olursa olsun,insanların dertleriyle
üzülebileyim, mutluluklarıyla gülebileyim.
BANA ÖYLE SAĞLIK VER Kİ :
düşünebileyim, konuşabileyim
BANA ÖYLE BİLGİ VER Kİ :
bildikçe bilmediğimi anlayayım.
BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Ki :
ibadet bileyim iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış
gözlerle,
teşekkür edenlere:
"bir şey
yapmadım, anımsamıyorum" diyebileyim.
BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ :
herkesten daha çok çalışabileyim. tutsak düşmeyeyim doğanın
koşullarına. eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki mutluluğu
başkalarına da götürebileyim.
BANA ÖYLE BİR RUH VER Ki :
canı yanar, tutuşur, amaçsız bırakma dünyada. hep ulaşmak
istediğim hedefe doğru koşabileyim.
BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ :
iyi eş baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş
olabileyim.
BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ :
sukünetin büyük kuvvet olduğunu
bulayım, durabileyim, sorabileyim, düşünebileyim.
BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Ki :
bir kuruluşun tepe noktasındaki yetkili olsam bile
''oradaki
işiniz nedir?'' diye soranlara, ''memurum'' diyebileyim.
günlük yaşamımda ''ben'' yerine, daha çok ''sen'' sözcüğünü
kullanabileyim. mutlu olanlara mutsuzluğumdan, mutsuz
olanlara mutluluğumdan söz etmeyeyim.
BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ :
birgün yenilip içimdeki şeytanın kurallarına doğru
yönelirsem; bu bir
düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir
uzanma ise elimi durdurabileyim.
BANA ÖYLE BİR ALIŞKANLIK VER Kİ :
her gece bir an olsun yorganımı başıma çekip kendimi
eleştirebileyim.
BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ :
bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için karamsarlığa
düşmeyeyim.
her şeyden aklanmış olarak yaşama yeniden başlamak üzere
bağışlanabileceğimi bileyim.
BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ :
düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum,
varolduğum şu anda bu sözleri söyleyebildiğim için
şükredebileyim.
BÜTÜN BU BAĞLARIM YAŞAMIMLA İLGİLİ OLANLARDIR.
ÖLÜMÜMÜN
NEREDE NE ZAMAN VE NASIL OLACAĞINI BİLEMEM.
yalnız;
BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :
yıllar sonra beni hatırlayanlar ''herkese iyilik eden, tüm
insanları
seven, o düzeyde de sevilen bir kişiydi'' diye konuşsunlar
ve ben de huzur içinde olabileyim.
Ülke kurallarına göre evlerde
denetimden uzak alkol ve alkollü içki üretmek yasak. Kantonun
birinde kuşkulanılan bir adam var. Rivayet o ya, adam evinde
inanılmaz miktarlarda içki üretmekteymiş. Savcılıktan alınan
tümüyle yasal arama emri ile adamın evine girilir ve her
taraflar didik didik aranır.
Sonuçta evde gerçekten içki
üretimi için bir dolu alet, edevat bulunur ama, bir gram dahi
içkiye rastlanmaz.
Neticeyi kelam, bizim garip
İsviçreliyi mahkemeye çıkartırlar ve de hakim adamcağızı yasak
içki üretiminden iki yıl hapse mahkum eder.
Adam itiraz eder:
- Benim evimde bir gram içki
yok ki beni mahkum ediyorsunuz ? der.
Hakim, biraz fazla kendinden emin:
- Ama, gerekli her tür
donanımı bulduk.
Adamcağız:
- O halde bi iki yıl da
tecavüzden verin bari!
Hakim kızgın ve şaşkın:
- Bir de tecavüz suçun mu
var?
Adam sakin ve gururlu:
- Hayır ama yeterli her tür
donanımım mevcut !
Kıssadan hisse:
Allah kimselere
koruyamayacağı bir servet vermesin!
(Aman sakın yanlış
anlaşılmasın. Bu dilek sadece hukukun, düzenin, adaletin
olmadığı, zorbaların hüküm sürdüğü yerler için geçerli !!!)
Engül Şen'e teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Genelde çocukluğumuzdan beri
yaralandığımızda, yara oksijenli su ile yıkanır ve daha sonra
tentürdiyot sürülürdü. Peki, tentürdiyot'un şeker hastaları için
zararlı olduğunu biliyor musunuz?
Denizce
HİPERVENTİLASYON
Serbest dalış yapanların sıkça
başvurdukları bu yöntem zararlıdır!
Dalış öncesinde derin soluklarla
kandaki karbondioksit oranının düşürülmesi (kanın pH değerinin
değiştirilmesi) beynin "soluk al!" emrini geciktirir. Dalıcı
böylece daha uzun süre nefes almadan durabilir. Çünkü "soluk al
emri" kandaki pH derecesine bir diğer ifadeyle kabondioksit
oranının yükselmesine bağlıdır.
Oksijen yetersizliğine değil !
Metabolizmanın bu şekilde aldatılması, "sığ-su boğulmalarına"
neden olabilir, yani ölümcüldür.
Denizce
ON EMİR
EMİR 2
İzin vereceksin!
Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan
yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Bu çabanın sonucu
başarılı olsa da onu daha az seveceksin, olmasa da, unutma. Sen
de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya
girişmeyeceksin. Bu hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her
zaman sandığından kötü olur.
Diğer haftalara dönebilmek için
Haftalıkyazısını tıklayınız