e-mail
    
    denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 17.03 - 23.03      12. Hafta

Haftalık    

 

 

Haftanın Fotografı

 

Amerika bugünlere hep kendini eleştirerek gelebilmişti.

   Yarınlar artık sadece kendini bilenlerin !

Murat Vefikoğlu'a teşekkürlerimizle           
 

 

 

 

Haftanın Sözü                 18 Mart Çanakkale Savaşının gölgesinde  2003

 

DÜNYAYA BARIŞ ÇAĞRISI
"Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar!
Burada bir dost vatanın toprağındasınız,huzur içinde uyuyunuz.
Sizler Mehmetçiklerle yan yana,koyun koyunasınız.
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar,göz yaşlarınızı siliniz.
Evlatlarınız bizim bağrımızdadır.Huzur içindedirler.
Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra,
Artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

Mustafa Kemal Atatürk        


Osman Özaras'a teşekkürlerimizle           
 

Türk Ulusu saygındır. Düşmanı bile değerlidir.

Bu yazı, saygınlığımızın gölgelenmemesi, savaşın felaketlerin ve insan zaafının en büyüğü olduğunu anlatabilmek için Çanakkale savaşlarının yıldönümünde yeniden anımsatmak için gündeme getirilmiştir.

  Denizce                

   

    

ÇOK GEÇ OLMADAN  

BARIŞ'a DAİR

 

Ya savaşsız bir dünya olacaktır; ya da bir dünya olmayacaktır.

En azından bakteriler ve hamam böceklerinden ve oraya buraya saçılmış birkaç canlıdan başka sâkini olmayan bir dünya.

Noam Chomsky, düşünür, dilbilimci   


Şimdi insanlığın önündeki dehşet verici olasılıklar karşısında, uğrunda
mücadele etmeye değecek tek şeyin barış olduğunu daha da açık bir
şekilde görüyoruz. Bu artık bir dua değil, tüm halkların kendi
hükümetlerine yöneltecekleri bir taleptir – nihaî olarak cehennemle akil arasında bir seçim talebi.

Albert Camus, filozof, yazar


İnsanoğlu, akli olmadan ayakta kalabilmek için fazla kurnaz. Esas olarak aklın geri getirilmesi için çaba göstermedikçe hiç kimse gerçekten barış için çalışıyor olamaz.

E.F.Schumacher, ekonomist, yazar


Öldürmek yasaktır; dolayısıyla tüm katiller cezalandırılır – insanları
kitle halinde ve borazanlar esliğinde öldürmedikleri sürece

Voltaire, düşünür


Pek çok insan düşünmektense ölmeyi yeğler; aslında fiiliyatta böyle de
yapar.

Bertrand Russell, filozof

 

Aynı anda hem savaş hazırlığı yapıp hem de savaşı önleyemezsiniz.

Albert Einstein, fizikçi


Ölenler, öksüz, yetim ya da evsiz kalanlar için, bu çılgınca yıkımın
totalitarizm adına mı yoksa özgürlük ve demokrasinin mukaddes adına mı yapıldığı ne fark eder?

Mohandas Gandhi, bağımsızlık ve barış öncüsü


Biz toplama kamplarında yaşamış olanlar, kulübeler arasında dolanıp
başkalarını teselli edenleri, ellerindeki son lokma ekmeği onlara
verenleri hatırlarız. Sayıları azdı belki, ama şunun yeterli kanıtıydılar: Bir insandan tek bir şey dışında herşeyi alabilirsiniz:
İnsan özgürlüklerinin sonuncusu, yani belirlenmiş her şart altında
insanin tavrını belirlemesi, doğru bildiği yolda gitmeyi seçme özgürlüğü
dışında herşeyi.

Viktor Frankl, Nazi yıkımından kurtulan psikolog, yazar


İyi’nin Kötü’ye karşı mücadelesinde ölenler daima halklardır.

Eduardo Galeano, yazar



Aynadaki görüntünü beğenmiyorsan, aynayı değil yüzünü kır.

İran atasözü



Kılıcın kendisi insanı çoğunlukla savaşa iter.

Homeros, şair


 

 

Haftanın Şiiri

 
 

KADIN DENİLEN KAYIP KITA

 

Kadın denilen kayıp kıtayı keşfe çıkan milyonlarca erkek, çoğu zaman eli boş döner açık denizlerdeki bu nafile seferlerinden ...
Keşfettiğini sananlarsa bir süre sonra (belki birkaç sene, belki birkaç saat) ayak bastıkları kıtayı bambaşka bir iklime bürünmüş bulunca, Kolomb sendromuyla "Acaba yanlış kıtada mıyım " telaşına kapılırlar.
Oysa genellikle kıta değildir yanlış olan; kaşifin kıtayı algılayış biçimidir ...
Asgari topografya bilgisinden yoksun oluşudur ...
Kıta'nın bazen kaşife göre mevsim değiştirebilen, aynı anda birkaç iklimi bir arada yaşayabilen potansiyelini algılayamayışıdır ...
Güverteden karanın görünüşüyle, kıtadan kaşifin görünüşü arasındaki farkı kavrayamayışıdır.
Bu pusula hatasından ötürü, kaç erkek olağanüstü bir keşfin kenarından dönmüştür, kaç kaşif, henüz keşfetmediği kıtaları yok sayarak gerçek yüzölçümünü bilmeden yaşadığı bir kıtanın kıyısında tüketmiştir nihayetini kim bilir ?
 

... Ve kim bilir kaç kıta uzaktan gülümseyerek izlemiştir çevrede kendisini arayan şaşkın kaşiflerin nafile turlarını ...

Can Yücel

Sevda 'ya teşekkürlerimizle      

    

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

                                                                  

BEN BEŞ DAKİKA DAHA...                    [Mevsimine göre fıkra]
 

Dışarda hafif bir çise var, ayaz mı ayaz, aysız nursuz bir mart gecesi. Erkek kediler çoktan hazırlanmış. Tüyler yalanmış, bıyıklar zıpkın gibi. Gece hatun avına çıkacaklar. Küçük kedi ağabeylerini görünce ince sesiyle:
- Abiler, abiler,... Nereye?
Baş ağabey mağrur bir ifadeyle:
- Düdüşmeye...
- Abiler, abiler beni de götürün.
- Olmaz sen daha küçüksün.
 

Ertesi akşam olay yine aynen tekrar eder.
Yeni yetişme kedi:
- Abiler, abiler,... Nereye?
Abilerin başı umursamazca:
- Düdüşmeye
- Abiler, abiler nooolur beni de götürün.
- Olmaz sen daha küçüksün.
 

Küçük kediyi seven bir ağabeyi:
- O artık büyüdü, büyüdü, bu sefer gelsin...    der.
 

Hava gerçekten çok kötü, buz gibi. Etrafta bir tek dişi kedi yok. Damların tepesi, çöp tenekelerinin arası, küçük kediciğin patileri şişmiş, üstelik diğerlerinden de geride. Öndekilerin geriye doğru baktığı bir sırada

Küçük kedi:
- Abiler, abiler... Ben beş dakika daha düdüşür, sonra eve giderim.

                                                                                          Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X


     Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

AHTAPOTU KIRKLARLAR

Ahtapotun belkemiği niteliğindeki kireç yapılı dokusunun haricinde başkaca bir iskeleti yoktur. Ancak önceleri olduğu gibi, sonrasında tersyüz edilerek pürüzlü bir yüzeye çarparak ve/ya sürterek "kırklanmazsa" istenilen yumuşaklığa ve lezzete erişmez.

Ağıztadı

  Denizce                

 

SU ALTINDA SESİN YÖNÜ

Karadayken sesin yönünü bulabilmek için iki kulağa gereksinim var.

Ses dalgaları, duyma yetisi eşit iki farklı kulağa, kulakların arasındaki uzaklık kadar farkla gelecektir. Bu fark ile sessin yönünü belirleriz.

 

Oysa ses suda havadakinden 4 kat daha hızlı yayılır. Kulaklar arasındaki uzaklık aynı olsa bile 4 kat daha azmış gibi algılanır. Bu aralık da sesin yönünü bilebilmemize yetmez.

 

O halde, iyi bir dalıcı, sese duyarlı olmak zorunda ve olası yönleri düşünerek gözlemlerini yapmalı ve deneyimi ile sesin kaynağını bulmalıdır.

  Denizce                

           

ZIMPARALAMA TEKNİKLERİ

Denize inme mevsimi geliyor. Teknelerin hazırlanması, vernikler, boyalar ve zehirliler. Bu arada zımparalamayı yöntemine göre yapmak gerisindeki işleri oldukça kolaylaştıracaktır. Tanju Berk'in konu ile ilgili yazısı.

Denizce                

 

 

ON  EMİR       

EMİR 9     Zengin ol, vermesini bil.

Vermek zenginliktir. Almak değil.

Verebildiklerin senindir. Oysa aldıkların değil.

Denizce                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer hava tahmin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer haftalara gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız