e-mail
    
    denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 07.04 - 13.04      15. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

Yaşama sarılırken gülümsemeyi unutmayın ...

Seda Fırat'a teşekkürlerimizle           
 

 

 

 

Haftanın Sözü

 

Kadın Erkek Üzerine Çeşitlemeler

Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur.
Zararı veren onları yakalamaktır.

Jack Davies     

Erkek hissettiği, kadın göründüğü yaştadır.

Moltimer Collins     

Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa bir şey istiyor demektir.
Sesini yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir...

Anonim     

Kesinlikle evlen! Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun.

Sokrates     

Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektir.
Bir çok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir,
ya da evli olmadığı için acı çekiyordur.

Simone De Beauvoir     

Bir erkek karınızı elinizden aldığı zaman
karınızı ona bırakmaktan daha büyük bir intikam yoktur.

Sacha Guitry     

Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çok şey bilirler.
Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu.

H.L.Mencken     

Erkek evlenene kadar eksik bir erkektir.
Ve evlendiğinde artık bitmiştir.

Zsa Zsa Gabor     

Erkekler şaraba benzer.
Geçen yıllar kötülerini ekşitir, iyilerini olgunlaştırır.

Cicero     

Erkeklerin aklı, ev kadınını arar,
ama kalbi ve hayal gücü başka özellikler peşindedir.

Goethe     

 

Yücel Ezergül'e teşekkürlerimizle       

   

 

Haftanın Çizgisi

        Her işte bir hayır vardır...

İrem Erkaya'a teşekkürlerimizle           
 

 

Haftanın Şiiri
 

GİTMEK

 

Bugünlerde herkes gitmek istiyor. Küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
Hayatından memnun olan yok. Kiminle konuşsam ayni şey...
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.

 

Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir.

Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor, ani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor.

 

Böyle gidiyor işte. Bir yanımız "kalk gidelim", öbür yanımız "otur" diyor. "Otur" diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira. İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu..

 

En kötüsü alışkanlık.

 

Alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. Kalıyoruz. Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz. Evlenmeler... Bir çocuk daha doğurmalar... Borçlara girmeler...

 

Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor. Misal, ben... Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum. Değil bu şehirden gitmek, iki sokak öteye taşınamıyorum. Alıp götürsem gelmez ki... Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında. Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin?

 

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır; evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin. Kendi imalatımız küfeler. Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım. İnadına kök salmak lazım. Bari ufak kaçışlar yapabilsek.

 

Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakası. Hepimiz kaçabilsek... Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün. Sabah 09.00, aksam 18.00. Sonra başka mecburiyetler. Sıkışıp kaldık.

 

Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı bir ömür yani. Ne saçma. Bahar mıdır bizi bu hale getiren? Galiba.

 

Ben her bahar âşık olmam ama her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç. Ama olsun... İstemek de güzel.

 

PAKİZE SUDA

Sevda Şahin 'e teşekkürlerimizle      

 

 

Bu yazı sevgili Pakize Suda'nın son kitabında da yeralmaktadır.

Kendisini kutlar ve teşekkür ederiz.     

    

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

                                                                  

BU FIKRAYA GÜLEN DE VAR GÜLEMEYEN DE...


Filler çok geniş arazilerde yaşamalarına rağmen gittikleri yere hep aynı yolu kullanarak giderlermiş. En önde sürünün başı, boy sırasında  en küçüğüne kadar sıralanırlarmış.

Fil avcıları da fillerin geçeceği yolu derince kazar üzerini alalayıp en önde yürüyen filin tuzağa düşmesini beklerlermiş.

Çukurun içinde debelenen çaresiz o dev gövdeye siyah elbiselerle ve yüzleri kapalı bir biçimde yaklaşır, fili kırbaçlar, bir kaç gün yiyecek vermez aç ve susuz bırakırlarmış.

Sonra yine aynı avcılar, beyaz elbiselerle yüzleri açık biçimde, filin sevdiği yiyeceklerle gelir, filin karnını doyurur susuzluğunu giderir ve hortumunu, yüzünü gözünü okşarlarmış.

"Avcılar" fili kendilerine alıştırdıktan sonra çukurun önünü kazarak fili tuzaktan kurtarırlarmış. Kendisine yapılan bu "iyiliği" hiç unutmayan fil de "borcunu" yeni efendilerine bir ömür boyu büyük bir özveri ve sadakatla hizmet ederek ödermiş.

Tanju Berk'e teşekkürlerimizle           

Bu fıkraya:

Aldığı Marshall yardımı ile ülke enerji sorunu çözen ve bağımsızlığını pekiştiren Avusturya'lı dostlarım kısa bir duraksamadan sonra gülümsüyor.

Aldığı Marshall yardımı ile "Her mahallede bir milyoner yaratan" Türk dostlarım ise hiç gülmüyor.

TIR'larla yardım gönderilen Irak halkının yarın ne yapacağı bilinmez ama, bugünlerde bir sorusu var. "Gülmek ne demek?"

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ   PÜF NOKTASI

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

ŞİŞ GÖZLERE ÇAY POŞETİ

Sevgili okurlar OSMOS la ilgili yazdıklarımızı hatırlayacaklar.

Yoğunluğu yüksek olan sıvılar, düşük olanları çeker. Kullanılmış çay poşetinin yoğunluğu şiş gözkapakları üzerinde öden giderici bir rol oynar.

Dilerseniz taze kesilmiş salatalık dilimi, dilerseniz çiğnenmiş ekmek tümü aynı sonucu sağlayacaktır.

Salatalığın özü, ekmek-tükürük karışımındaki pythialin cilt sağlığı için ciddi faydalar sağlar.

Elisabeth Armin'e teşekkürlerimizle

 

Ağıztadı
 

Sağlıklı Beslenme

  Denizce                

 

SAĞLIKLI YAŞAM

Sabah kral gibi,

Öğlen memur gibi,

Akşam dilenci gibi ye !

Avusturya atasözü

 

BALIKLAR ACI DUYMUYOR

Oltacılar içiniz rahat olsun çünkü balıklar acı duymuyor.  Balık nörolojisi üzerine yapılan en büyük araştırma, balıkların memeliler gibi acı duymadığını ortaya çıkardı.

ABD'nin Wyoming Üniversitesi zooloji ve psikoloji profesörü James D. Rose'un yaptığı araştırmaya göre, balıkların beyni, "acı ve korku duyacak şekilde" gelişmemiş. Balıkların beyinlerinde acı hissetmelerini sağlayacak merkez bulunmuyor. Prof. James D. Rose, daha önce balıkların acı duyduğunu söyleyen araştırmacıların

"acı hissi ile tehlikeli durumlara tepki verme durumunu" birbirine karıştırdığını iddia etti. Prof. Rose, uyarımlara tepki verme ile acı duymanın ayrı şeyler olduğunun kanıtının kafası kesik bir tavuk olduğunu söyledi. Rose, tavuğun kafası, yani beyni vücudundan ayrıldığı için acı duyamayacağını fakat vücudunun hálá fiziksel tepki verebildiğini birçok kişinin görmüş olduğunu belirtti. Prof. Rose, aynı şekilde anestezi yapılan bir insanın vücudu tepki vermeye devam ederken acı hissetmediğini de örnek olarak verdi.

10 Şubat 2003 Hürriyet  

 

Biz yine de insani duygularımızı kaybetmeyelim

  Denizce                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız