e-mail
    
    denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 14.04 - 20.04      16. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

Savaş insan onurunu yok eder.
Bunca kaybı olan savaşın ise, galibi olamaz.

 

 

 

 

Haftanın Sözü

 

Savaşların nedeni insan ilişkileri değil, eşya ilişkileridir.

J.J.ROUSSEAU        

Savaş başlayınca, ilk ölen gerçeklerdir.

Rudyard KIPLING        
 

Seda Fırat'a teşekkürlerimizle           

 

İdealler yıldızlar gibidir; onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar önderlik ederler.
Gülen yüzünüz hiç solmasın

  Denizce                

   

 

Haftanın Çizgisi

        Kitle imha silahı aramaları...

        Güçlünün haklı olduğu bir dünyada...                                                                    

Hayatta kalabilmek için tek çare, güçlü ve birlik olmayı becerebilmektir...        

İrem Erkaya'a teşekkürlerimizle           
 

 

Haftanın Şiiri
 

Basit Yaşayacaksın

Basit yaşayacaksın. Basit.
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin
"seni seviyorum" gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük;
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir
mektup olacak en değerli kağıdın
hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman
ve
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun
dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten
çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en
karmaşık denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak avukat
rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış
bir fa diyezin mutluluğunu
Makyajı ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
"Bilmiyorum" diyebileceksin
bilmediğinde ve
çok normal olacak "bilemeyişin".
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu fark etmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için
kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak "bilgini"
en hızlı "sayan"
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş
gibi
basit...Çay simit ve peynirle

                                         Dr.Yalçın Ergir

                                                   http://www.ergır.com

 

ISBN 975-348-161-6
Çınar Yayınları Haziran 2002
“Dus Hekımı – 2”

 


Dr. Yalçın Ergir 'e teşekkürlerimizle      

  

    

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

                                                                  

HEY KOCA POPO BANA Bİ BİRA...

Münih'te kocaman bira hangarlarından birine düzgünce giyimli bir adam gelir. Vardakosata yapılı, yanaklarından kan damlayan garson kadınlar görevlerinin başında. Hani şu siyah çiçek puantiyeli etekler, siyah büstiyer, beyaz farbalalı kocaman karpuz kollu fistolu bluzlarıyla, her bir elinde bir tutuşta altı büyük bira bardağını taşıyan kadınlar, fıldır fıldır hizmette.

Adam oturduğu yerde hayli sabırsız ve kendinden hiç beklenmedik bir biçimde garson kadınlardan birine:
- Hey koca popo bana bir getir !!!

Kadın acayip sinirlenir ve hemen güvenlik müvenlik adamı atıverirler dışarı.

Aradan iki-üç gün geçer, adam yine gelir. Kerteriz koymuşçasına yine aynı yere, yine aynı kadının hizmet ettiği masaya. Bu sefer tam kadın geçerken, umursamaz bir ifadeyle:
- Hey küçük memeler bana bir bira getir !!!

Kadın nerdeyse delirecek, çünkü göğüsler o cüssesine rağmen gerçekten hayli küçük. Derhal adamı attırır dışarı.

Birkaç gün sonra adam tekrar gelince, kapıdaki korumalar sokmazlar içeri. Adamcağız nerdeyse yalvarır ricalar eder.
- Bakın hiç bir münasebetsizlik yapmayacağım. Canım yaparsam atarsınız dışarı.

Korumalar son derece ciddi:
- Bak bir yamukluğunu görürsek fena yaparız bilmiş ol!

Adam büyük bir sükunetle aynı masaya yerleşir.
Kadın hayli tedirgin. Adam ise tam bir centilmen edasıyla:
- İyi günler hanımefendi. Ben bir bira rica ediyorum.

Kadın görevi icabı birayı getirir, adamı sorgulayan bakışlarla süzer.
Adam son derece nazik ve gülümseyen bir ifadeyle teşekkür eder.
Kadın bir ileri bir geri köpekbalığı misali dolanır, ama adamda ne bir etki, ne de  bir tepki. Sonunda dayanamaz ve adama oldukça munis ve de yarı mahçup bir sesle:
- Affedersiniz beyfendi size birşey soracağım.
- Buyrun hanımefendi.
- Benim göğüslerim, çok mu küçük ?!?

Adam şöyle bir süzdükten sonra:
- Evet, hanımefendi oldukça küçük.
- Peki ne yapabilirim ?

Adam hayli sakin ve uzman bir edayla:
- Valla hanımefendi, iki göğsünüzün arasına tuvalet kağıdı ile sürterseniz belki büyürler.

Kadın hayli şaşkın ve de inanamamış bir ifadeyle:
- Aaa, hiç olur mu öyle şey ?!!!

Adam yine bilmiş bilmiş kadının arkasına doğru bakar ve:
- Valla hanım efendi poponuza bakınca olurmuş gibi geliyor.


Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ   PÜF NOKTASI

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

SAĞLIKLI YAŞAM

GOLDFINGER KIZI NEDEN BOYADI?

Cildimizin soluklanması yaşamsaldır !

Kızın vücudu altınla boyandı, cildi nefes alamadı ve kız öldü.

Cildimizin üçte biri soluklanamazsa ölüm kaçınılmazdır.

Yanıkların ölümcül olması bu nedenledir.

Güzellik adına cildinizin nefes almasına engel olmayın. Doğal dokulu giysilerin önemi sanıldığından daha çok.

  Denizce                

Ağıztadı
 

Sağlıklı Beslenme

 

SAĞLIKLI YAŞAM

İZOMETRİK KAS ÇALIŞTIRMA

Tüm kaslarınızı hiç hareket etmeden çalıştırabilirsiniz.

Oturduğunuz yerde dik durun ve parmak uçlarınızı karın hizasında birbirine kavuşturun. Şimdi bütün gücünüzle itin. İterken nefes verin. Nefes bitince güç vermeyi kesin ve yaklaşık 5 saniyede derin nefes alırken karnınızın da şişmesine özen gösterin. Ve tekrar edin. Tüm omuz, göğüs, kol, parmak  ve koltukaltı kaslarınız çalışacaktır.

Tekrarında kaslarınız, vücutta kan dağılımı bozulmadan ısınacaktır.

Dikkat:  Hipotermi riskinde
               hayat kurtarıcı bir  yöntem!

  Denizce                

 

 

EPOKSİ REÇİNELER

Genelde iki bileşenli bu reçineler, karıştırıldığı andan itibaren ısı üretmeye başlarlar.

Kullanım becerinizden daha fazlasını karıştırmayınız. [Yeni başlayanlar için 100 cc]

Güneşte ve nemin fazla olduğu yerlerde epoksi bazlı işlem yapmayınız.

Bitirdiğiniz işi nemden ve tozdan koruyunuz.

Çözücü olarak aseton kullanınız. Uygun bir eldiven giyilmesinde ayrıca yarar var.

  Denizce                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız