Taşı delen, suyun
kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
HOLLANDA
Hiç bir mutfak,
iki kadını alacak kadar büyük değildir.
BREZİLYA
Üç taşınma, bir
yangına bedeldir.
SUDAN
Nisan yağmuru
Mayıs çiçeği getirir.
JAPON
Bir yalan ne kadar
hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer.
KANADA
Küçük üzüntüler
konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.
KENYA
Birleşmek
başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak
başarıdır.
NİJERYA
İlk karını sana
Allah, ikinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir.
A.B.D
İdealler yıldızlar
gibidir, onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde
yolumuza onlar rehberlik ederler.
JAPON
Yalan, dört nala
gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de vaktinde yetişir.
FRANSA
Biri sizi bir kez
aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.
NORVEÇ
Bir şekilde doğar,
fakat binbir şekilde ölürüz.
ROMANYA
Hak, yenir ama
hazmedilmez.
YUGOSLAVYA
Bir adam, en çok
sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever.
YUNAN
Ağaç ne kadar
yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
İRLANDA
Küçük kazançlar
servet getirir.
ÇİN
Cem İşmen 'ne teşekkürlerimizle
Haftanın Çizgisi
"Yorumsuz"
kalmanın cezaları
Haftanın Şiiri
SARI LİRA GİBİ ÖMRÜMÜZ
Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek,
Bırakın Paris'te ılık rüzgarlarla
Taratmayı saçlarımızı,
Sevgilimizle doyasıya sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişilecek bir yerler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler,
Bir sonraki günün telaşı,
Bir öncekinin terine bulaştı,
Başkalarının hayatı bizimkini aştı,
Kör karanlıkta çalar saat sesi,
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu,
Veya yavuklu öpücüğü ile uyanma düşlerini,
Hababam erteledik,
20 li yaşlardan 30 lara kurduk saatin alarmını.
30 lardan 40 lara, sonra 50 lere
Öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukta uyuma imkanı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize,
Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek
İmkanına kavuştuğunuzda,
Söyleşecek sevişecek kimse kalmıyor yanınızda
Özenle yarına sakladığınız
Bir sarı lira gibi ömrünüz,
Vakti gelip te sandıktan çıkarttığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki
Tedavülden kalkmış, , , ,
Önemli bir kuruluşun Yönetim Kurulu Başkanı aniden
reddedemeyeceği bir yemekli toplantıya katılmak zorunda
kalır. Çok severek gideceği klâsik müzik konser biletini,
şirket verimliliğini yücelten, uzman kadrodan pek beğendiği
bir elemanına verir.
Schubert’in “Bitmemiş Senfoni”sinin de yer aldığı programı
uzman dostumuz dikkatle izledikten sonra, patronuna
aşağıdaki satırları yazar:
Sayın Yönetim Kurulu Başkanım,
Falanca tarih, filânca saatte, vermiş olduğunuz davetiye
sonucu, ilgili klâsik müzik konserine gidilmiştir.
Konser tam saatinde başlamıştır.
Konser öncesi yapılan akort çalışmaları, teknik destekten
yoksun bulunmuştur.
Konserin bölümlerinde ve tümünde özellikle yaylı sazların,
aynı hareketle, aynı notaları çaldıkları tespit edilmiştir.
Benzer durum, eş değer yoğunlukta olmamakla beraber, nefesli
sazlar için de geçerlidir.
İcracıların, orkestra şefi ile iletişimleri düşüktür.
Konser tüm zamanına oranla 1/30 düzeyindedir.
Dinleyiciler üzerinde yapmış olduğum incelemelerde ise:
1. 64’lük ve 32’lik notaları kattiyen fark edemedikleri.
Hatta 16’lık notaları bile zor algıladıkları.
2. Partisyondaki tekrarların, monotonluk yarattığı, ön sıra
dahil,
arka sıralara doğru artan biçimde uyuklayan dinleyicilere
rastlandığı, tespit edilmiştir.
Not:
Senfoninin bölüm aralarında, bir kısım izleyicinin yoğun
biçimde alkışlaması, diğer bölümün ise alkışlayanları
hayretle izlemesi, delil yetersizliğinden araştırma dışı
bırakılmıştır.
SONUÇ:
Orkestranın yerel bilimsel kuruluşlarla iş birliğine
getirilmesi. Akort bölümünde, garip ses çıkışlarının
önlenmesi ve süre tasarrufunun sağlanması.
Partiturdan 64’lük ve 32’lik notaların kaldırılması.
Hatta 16’lık notalar dahil tümünün 8’lik notalarla
değiştirilmesi.
Tekrar eden bölümlerin partisyondan çıkartılması.
Tasarruf edilen sürenin, prova ve ön çalışmalarda da
uygulanıp uygulanmadığının denetimi.
Yaylılar, nefesliler ve vurmalılar, çalgılar bölümünde
gerekli tensikata gidildikten sonra takım başkanlarının
seçimi.
Bu başkanlardan oluşturulacak icra kurulu sayesinde ek bir
tasarruf daha yapılarak orkestra şefinin işine son
verilmesi.
Teknik komite olarak müşterek öneri ve kararımız olup, sayın
yönetim kurulu başkanlığına saygı ile sunulur.
Önemli Not: Önerilerimizi rahmetli Schubert de dinlemiş
olsaydı, konser süresi beşte birine iner ve “Bitmemiş
Senfoni” mutlaka biterdi.
Bana sağlamış olduğunuz bu imkândan dolayı sizlere teşekkür
eder, başarılarınızın devamını dilerim.
Saygılarımla
Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalıkyazısını tıklayınız
GÜCÜNÜZ YETMİYORSA
Bir Halatı Tutmaya...
Öncelikle halatın elinize uygun kalınlıkta olduğunu kontrol
edin. Değilse, çift katıyla avuçlayın. Başkaca bir sorun
oluşturmuyorsa halatı bedenine düğümleyin.
Konumunuz açısından bir sakınca
yaratmıyorsa, halatı yarım tur arkanızdan geçirerek vücut
yükünüzle karşılamaya çalışın.
Çevrenizde uygun bir çıkıntı
varsa, halatı dolayın ve gelen-giden halatı birlikte tutun.
Su Altında Kurtarmaya...
Aktif panik halinde birini
kurtarırken, gücünüz yetmiyorsa hiç yaklaşmayın. Boğulmuş birini
kurtarmak iki kayıp vermekten iyidir.
Kurtarmaya kararlıysanız ve aktif
panik devam ediyorsa bir kolunu arkaya çevirin ve kulu "BC" ile
birlikte tutun.
Çapayı çekmeye...
Toplayamayacağınız derinliğe demir
atmayın.
Elektrikli donanımın mekanik
yedeğinin olmasına özen gösterin. Mekanik veya el ile toplama
süre ve yüklerini demir atma işleminde esas kabul edin.
Birden çok kişi makara üzerinden
halatın bedeninde yön bozukluğu olmaksızın çekmeye çalışın.
Demir zinciri ve/ya halatının
boşunu alarak geldiği yönde ağır yolla üstüne gidin. Zarar
verebilecek güçleri uygulamaktan kaçının. İki den çok destekli
bağlantılarda, yükü uzun aralık doğrultusunda üstlenmeye
çalışın. (koçboynuzunun uzun yönü gibi)