e-mail
    
    denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 02.06 - 08.06      23. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

         Ya bir saniye sonra ?

Tankut Doğdu 'ya teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Sözleri


ÜLKELER ve ATASÖZLERİ

Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.

JAPONYA            

Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin.

A.B.D.   (?)         

Dikenler arasında güller yetişir.

TİBET                

Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.

ALMAN               

Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.

VENEZUELA        

Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın.

KONGO              

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar.

PORTEKIZ           

Hakiki sevgi ayrılıkta unutulmaz.

İSKOÇYA            

Allah' ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz.

BELÇİKA             

Biri öteki kadar zengin olunca, kardeşler birbirlerini severler.

ARABİSTAN         

Evlilik, bir kale gibidir. Dışarıdakiler oraya girmek için,içindekiler de dışarı çıkmak için uğraşır dururlar.

UGANDA             

Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir.

TAYLAND           

Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet.

ARNAVUTLUK      

Erkek yaşını saklamaya, kadın ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıştır.

ÇİN                  

Güzellik, kadınlara verilen ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir.

PERU                

Yatağa yattığım zaman, problemlerimi elbiselerimde bırakırım.

ŞİLİ                  

Taşı delen, suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.

HOLLANDA         

Hiç bir mutfak, iki kadını alacak kadar büyük değildir.

BREZİLYA          

Üç taşınma, bir yangına bedeldir.

SUDAN              

Nisan yağmuru Mayıs çiçeği getirir.

JAPON              

Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer.

KANADA           

Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.

KENYA             

Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır.

NİJERYA           

İlk karını sana Allah, ikinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir.

A.B.D              

İdealler yıldızlar gibidir, onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.

JAPON             

Yalan, dört nala gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de vaktinde yetişir.

FRANSA           

Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.

NORVEÇ           

Bir şekilde doğar, fakat binbir şekilde ölürüz.

ROMANYA        

Hak, yenir ama hazmedilmez.

YUGOSLAVYA   

Bir adam, en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever.

YUNAN            

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.

İRLANDA         

Küçük kazançlar servet getirir.

ÇİN               

Cem İşmen 'ne teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Çizgisi

         

"Yorumsuz"  kalmanın cezaları

 

 

Haftanın Şiiri
 

SARI LİRA GİBİ ÖMRÜMÜZ

Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek,
Bırakın Paris'te ılık rüzgarlarla
Taratmayı saçlarımızı,
Sevgilimizle doyasıya sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişilecek bir yerler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler,
Bir sonraki günün telaşı,
Bir öncekinin terine bulaştı,
Başkalarının hayatı bizimkini aştı,
Kör karanlıkta çalar saat sesi,
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu,
Veya yavuklu öpücüğü ile uyanma düşlerini,
Hababam erteledik,
20 li yaşlardan 30 lara kurduk saatin alarmını.
30 lardan 40 lara, sonra 50 lere
Öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukta uyuma imkanı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize,
Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek
İmkanına kavuştuğunuzda,
Söyleşecek sevişecek kimse kalmıyor yanınızda
Özenle yarına sakladığınız
Bir sarı lira gibi ömrünüz,
Vakti gelip te sandıktan çıkarttığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki
Tedavülden kalkmış, , , ,

Erel BLEDA

 Nermin Bahadır 'a teşekkürlerimizle

    

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

                                                                  

BİTMEMİŞ SENFONİ

Önemli bir kuruluşun Yönetim Kurulu Başkanı aniden reddedemeyeceği bir yemekli toplantıya katılmak zorunda kalır. Çok severek gideceği klâsik müzik konser biletini, şirket verimliliğini yücelten, uzman kadrodan pek beğendiği bir elemanına verir.

Schubert’in “Bitmemiş Senfoni”sinin de yer aldığı programı uzman dostumuz dikkatle izledikten sonra, patronuna aşağıdaki satırları yazar:

Sayın Yönetim Kurulu Başkanım,
Falanca tarih, filânca saatte, vermiş olduğunuz davetiye sonucu, ilgili klâsik müzik konserine gidilmiştir.

  • Konser tam saatinde başlamıştır.

  • Konser öncesi yapılan akort çalışmaları, teknik destekten yoksun bulunmuştur.

  • Konserin bölümlerinde ve tümünde özellikle yaylı sazların, aynı hareketle, aynı notaları çaldıkları tespit edilmiştir.

  • Benzer durum, eş değer yoğunlukta olmamakla beraber, nefesli sazlar için de geçerlidir.

  • İcracıların, orkestra şefi ile iletişimleri düşüktür.
    Konser tüm zamanına oranla 1/30 düzeyindedir.

  • Dinleyiciler üzerinde yapmış olduğum incelemelerde ise:
    1. 64’lük ve 32’lik notaları kattiyen fark edemedikleri.
        Hatta 16’lık notaları bile zor algıladıkları.
    2. Partisyondaki tekrarların, monotonluk yarattığı, ön sıra dahil,
       arka sıralara doğru artan biçimde uyuklayan dinleyicilere
        rastlandığı, tespit edilmiştir.

Not:
Senfoninin bölüm aralarında, bir kısım izleyicinin yoğun biçimde alkışlaması, diğer bölümün ise alkışlayanları hayretle izlemesi, delil yetersizliğinden araştırma dışı bırakılmıştır.

SONUÇ:

  1. Orkestranın yerel bilimsel kuruluşlarla iş birliğine getirilmesi. Akort bölümünde, garip ses çıkışlarının önlenmesi ve süre tasarrufunun sağlanması.

  2. Partiturdan 64’lük ve 32’lik notaların kaldırılması.
    Hatta 16’lık notalar dahil tümünün 8’lik notalarla değiştirilmesi.

  3. Tekrar eden bölümlerin partisyondan çıkartılması.

  4. Tasarruf edilen sürenin, prova ve ön çalışmalarda da uygulanıp uygulanmadığının denetimi.

  5. Yaylılar, nefesliler ve vurmalılar, çalgılar bölümünde gerekli tensikata gidildikten sonra takım başkanlarının seçimi.

  6. Bu başkanlardan oluşturulacak icra kurulu sayesinde ek bir tasarruf daha yapılarak orkestra şefinin işine son verilmesi.
    Teknik komite olarak müşterek öneri ve kararımız olup, sayın yönetim kurulu başkanlığına saygı ile sunulur.

    Önemli Not: Önerilerimizi rahmetli Schubert de dinlemiş olsaydı, konser süresi beşte birine iner ve “Bitmemiş Senfoni” mutlaka biterdi.

    Bana sağlamış olduğunuz bu imkândan dolayı sizlere teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim.
    Saygılarımla

                                                
                   Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                              ISBN 975-7225-O-X

     

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

Wounderground sitesinin geçen haftaki öngörüsü %80 başarılıydı.

 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız    

GÜCÜNÜZ YETMİYORSA

Bir Halatı Tutmaya...
Öncelikle halatın elinize uygun kalınlıkta olduğunu kontrol edin. Değilse, çift katıyla avuçlayın. Başkaca bir sorun oluşturmuyorsa halatı bedenine düğümleyin.

Konumunuz açısından bir sakınca yaratmıyorsa, halatı yarım tur arkanızdan geçirerek vücut yükünüzle karşılamaya çalışın.

Çevrenizde uygun bir çıkıntı varsa, halatı dolayın ve gelen-giden halatı birlikte tutun.

 

Su Altında Kurtarmaya...

Aktif panik halinde birini kurtarırken, gücünüz yetmiyorsa hiç yaklaşmayın. Boğulmuş birini kurtarmak iki kayıp vermekten iyidir.

Kurtarmaya kararlıysanız ve aktif panik devam ediyorsa bir kolunu arkaya çevirin ve kulu "BC" ile birlikte tutun.

 

Çapayı çekmeye...

Toplayamayacağınız derinliğe demir atmayın.

Elektrikli donanımın mekanik yedeğinin olmasına özen gösterin. Mekanik veya el ile toplama süre ve yüklerini demir atma işleminde esas kabul edin.

Birden çok kişi makara üzerinden halatın bedeninde yön bozukluğu olmaksızın çekmeye çalışın.

Demir zinciri ve/ya halatının boşunu alarak geldiği yönde ağır yolla üstüne gidin. Zarar verebilecek güçleri uygulamaktan kaçının. İki den çok destekli bağlantılarda, yükü uzun aralık doğrultusunda üstlenmeye çalışın. (koçboynuzunun uzun yönü gibi)

  Denizce