e-mail    
denizce@denizce.com

Konuk Defteri
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 04.08 - 10.08      32. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

   "Adalet yok düzen vardır ! " diyenlere Hammurabi'den mektup var.

 

Eğer bir müteahhidin sağlam yapmadığı bir binanın çökmesi sonucunda bina sahibi hayatını kaybederse. müteahhit ölüm cezasına çarptırılır;

eğer bina sahibinin oğlu hayatını kaybetmişse, müteahhidin oğlu ölüm cezasına çarptırılır;

eğer bina sahibinin kölesi hayatını kaybetmişse, müteahhit aynı değerde bir köleyi bina sahibine verir.

Eğer müteahhidin sağlam yapmadığı bir binanın çökmesi sonucunda bina sahibinin malları hasar görmüşse, müteahhit binayı yeniden yapacağı gibi. bina sahibinin tüm zarar ve ziyanını da karşılayacaktır.

Bir binanın inşaat kurallarına uyulmadan yapılan bir duvarı yıkılırsa, müteahhit tüm masrafları kendisine ait olmak üzere o duvarı sağlamlaştırmak zorundadır.

BABİL KRALI HAMMURABİ M.Ö.2000    

Not:
Cennette yıkılan duvarı tamir edecek adam bulamamışlar, dava bile açamamışlar.

Bahar Hısım'a teşekkürlerimizle 

 

 

Haftanın Sözleri

 

Kaybı büyük olan savaşların galibi yoktur !

Dr. Selami Işındağ
 

Kişi, dili ile düşünür. Düşündüğü oranda dilini geliştirir.

Kaynağı çok         

 

Kanser, iletişimsizliktir.
Paylaşılmadığı sürece, en büyük başarılar bile anlamsızlaşır.

Denizce                 

 

 

 

Haftanın Çizgisi

 

        11 Eylülde, Amerikan halkına özgürlük yerine güvenlik seçtirilmiştir...!
 

         Resim Galerileri


Osman Özaras
'a teşekkürlerimizle      

 

Güncel Hikaye

 

TEMEL'in ATA BİNENİ

 

Rize'nin namı-diğer Temeli, hani şu hem denizci, hem topçu hem de herbişey olanı, Konya'ya gitmiş. Millet atın üzerinde cirit atıyor.

Sormuşlar:

- Ata binmeyi biliyor musun?

Ha bizimki de utanmış, demişki:

- Pileyrum.

Getirmişler atı önüne, bizimki bi taraftan binmiş öteki taraftan inivermiş.

- Ha punu bitirdum. Ötekini ketirin.

                                                                [ Allah muhafaza !!! ]

 

 

 

Haftanın Şiiri
 


bugün pazar.
bugün herkes tatilde.
hatta hafta içindeki o çılgın e-posta trafiği bile.
bugün eşinden, yavuklusundan. birilerinden iki satiri hasretle
bekleyenleri düşündüm.
bugün pazar.
dört duvar arasında bir gökyüzünden yoksun olanları...

Aykut Yazgan


Bugün pazar,
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
Bu adar mavi
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak
Kımıldamadan durdum
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara,
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karim.
toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım.

Nazım Hikmet Ran

    

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


SİZİN ORDAN NASIL GÖRÜNÜYOR ?    
           [Ankara'dan Türkiye hali bir başka görünüyor galiba !]

Okyanusta ağır bir deniz kazasından sonra koskoca gemi sulara gömülür ve sadece üç kişi kurtulur.

Balayına çıkan bahtsız bir çift ve orta yaşlı genç bir adam.

Yüzerler, yüzerler ve karikatür misali bir adaya çıkarlar.
Hap kadar bir ada ve kocaman bir palmiye ağacı.

Ortayaşlı genç adam:
- Böyle yerde oturup durursak mutlaka öleceğiz.
  İyisi mi, ağacın tepesine çıkalım, gömlek, etek ne varsa sallayalım.
  Belki bir gören olur da kurtuluruz.
  Siz yeni evlisiniz, ilk nöbeti ben tutayım...

Genç çift, adamın bu söylediklerini çok mantıklı ve de özverili bulurlar.
Adam ağaca çıkar, bir sağına, bir de soluna bakar. Gömleğini çıkarıp eline alır ve tam o sırada aşağıya:
- Hoop, hoooop ! noluyor orada..!!!
  Ayıp değil mi? Biz de can taşıyoruz herhalde !!!

Genç çift birbirlerine bakarlar, adam şaşkın ve yine de saygılı bir sesle:
- Yok kardeşim, bir durum filan yok ??!

Adam yine bir sağa bir arkaya gömlek sallar ve:
- Ayıp be kardeşim !  Böyle de OLMAZ Kİ !!!

Uzun lafın kısası olay kendini tekrar etmeye başlayınca, genç koca:
- Aman be kardeşim, ne alakası var. İn aşağıya biraz da ben çıkayım nöbete.

Yerler değiştirilir. Genç koca elinde karısının eteği ağacın tepesinde, şööyle bir ufku tarar. Etrafta bir tane bile gemi yok.
Derken gözü aşağıya takılır ve hayretle...:
- Buradan böyle görünüyor herhalde... 

Gökten üç elma düşmüş, üçü de yine kurtaranların midesine...

 


 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

                   Ağu5    Ağu12    Ağu20   Ağu27

 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız    

Biraz da "Etimoloji" [3]

İstiklâl  (Arapça) Bağımsızlık.
   Arap, devesi gece kaçmasın diye ön iki
   bacağına kelepçe (kele) takar. 
   Sözcük anlamı kele-sizlik; dolayısıyla
   özgürlük. Türkçe'de İstiklâl sözcüğünden
   türemiş başka bir sözcük yoktur.

Bağımsızlık  (Türkçe) sözcük kökü bağ;
   bağ, bağcık, bağlaç... aynı kökle giderek
   artan, yüzün üzerinde sözcük vardır.

Hamile, hamal, hamule, tahammül, ...
   Türkçe'de kullandığımız bu sözcükler,
   (Arapça) "ham/yük" kökünden gelmiştir.
   Kökü kullanana ait olmadığından yeni
   sözcük türetilememiştir. "Emanet bize aittir"

Hükûmet Hükmeden, hakim olan

Tırhandil (Yunanca) Triandia üçe bir
   Üç boy bir en.  İdeal boy 15 m.
   Baş, kıç bodoslama, singin güverte,
   yalancı borda, randa yelken Ege teknesi
  

Türkçe'mizden İlginç Bilgiler

Bir dilin çatısını yüklemler oluşturur.
Türkçe çatışında yabancı sözcük bulundurmaz. Yabancı sözcükleri mastarlaştırmaz.
Yabancı sözcükler ancak yardımcı fiiller ile Türkçeleşebilir.
Addisyon yapmak...

 

Biraz Da Yabancı Dil

Schiebedach  (Almanca) otomobil sürgülü
   üst-tavanı. Türkçesi şpidak

Durchlauferhitzer  (Almanca)
   Türkçesi (!)  şofben
   "içinden su geçerken ısıtan"
   Almanca konuşan hiç bir kişi bu sözcüğü
   kullanırken utanmaz.
   Almanca, kabul gören dört felsefe
   dilinden biridir.