"Adalet yok düzen
vardır ! " diyenlere Hammurabi'den mektup var.
Eğer bir
müteahhidin sağlam yapmadığı bir binanın çökmesi sonucunda bina
sahibi hayatını kaybederse. müteahhit ölüm cezasına çarptırılır;
eğer bina
sahibinin oğlu hayatını kaybetmişse, müteahhidin oğlu ölüm
cezasına çarptırılır;
eğer bina
sahibinin kölesi hayatını kaybetmişse, müteahhit aynı değerde
bir köleyi bina sahibine verir.
Eğer
müteahhidin sağlam yapmadığı bir binanın çökmesi sonucunda bina
sahibinin malları hasar görmüşse, müteahhit binayı yeniden
yapacağı gibi. bina sahibinin tüm zarar ve ziyanını da
karşılayacaktır.
Bir
binanın inşaat kurallarına uyulmadan yapılan bir duvarı
yıkılırsa, müteahhit tüm masrafları kendisine ait olmak üzere o
duvarı sağlamlaştırmak zorundadır.
BABİL
KRALI HAMMURABİ M.Ö.2000
Not:
Cennette
yıkılan duvarı tamir edecek adam bulamamışlar, dava bile
açamamışlar.
Bahar Hısım'a teşekkürlerimizle
Haftanın Sözleri
Kaybı büyük
olan savaşların galibi yoktur !
Dr. Selami
Işındağ
Kişi, dili
ile düşünür. Düşündüğü oranda dilini geliştirir.
Kaynağı çok
Kanser,
iletişimsizliktir.
Paylaşılmadığı sürece, en büyük başarılar bile
anlamsızlaşır.
Denizce
Haftanın Çizgisi
11
Eylülde, Amerikan halkına özgürlük yerine güvenlik
seçtirilmiştir...!
Rize'nin namı-diğer Temeli, hani
şu hem denizci, hem topçu hem de herbişey olanı, Konya'ya
gitmiş. Millet atın üzerinde cirit atıyor.
Sormuşlar:
- Ata binmeyi biliyor musun?
Ha bizimki de utanmış, demişki:
- Pileyrum.
Getirmişler atı önüne, bizimki bi
taraftan binmiş öteki taraftan inivermiş.
- Ha punu bitirdum. Ötekini
ketirin.
[ Allah muhafaza !!! ]
Haftanın Şiiri
bugün pazar.
bugün herkes tatilde.
hatta hafta içindeki o çılgın e-posta trafiği bile.
bugün eşinden, yavuklusundan. birilerinden iki satiri
hasretle
bekleyenleri düşündüm.
bugün pazar.
dört duvar arasında bir gökyüzünden yoksun olanları...
Aykut
Yazgan
Bugün pazar,
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
Bu adar mavi
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak
Kımıldamadan durdum
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara,
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karim.
toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım.
SİZİN ORDAN NASIL GÖRÜNÜYOR ?
[Ankara'dan Türkiye hali bir başka görünüyor galiba !]
Okyanusta ağır bir deniz
kazasından sonra koskoca gemi sulara gömülür ve sadece üç kişi
kurtulur.
Balayına çıkan bahtsız bir çift ve
orta yaşlı genç bir adam.
Yüzerler, yüzerler ve karikatür
misali bir adaya çıkarlar.
Hap kadar bir ada ve kocaman bir palmiye ağacı.
Ortayaşlı genç adam:
- Böyle yerde oturup durursak mutlaka öleceğiz.
İyisi mi, ağacın tepesine çıkalım, gömlek, etek ne varsa sallayalım.
Belki bir gören olur da kurtuluruz.
Siz yeni evlisiniz, ilk nöbeti ben tutayım...
Genç çift, adamın bu
söylediklerini çok mantıklı ve de özverili bulurlar.
Adam ağaca çıkar, bir sağına, bir de soluna bakar. Gömleğini
çıkarıp eline alır ve tam o sırada aşağıya:
- Hoop, hoooop ! noluyor orada..!!!
Ayıp değil mi? Biz de can taşıyoruz herhalde !!!
Genç çift birbirlerine bakarlar,
adam şaşkın ve yine de saygılı bir sesle:
- Yok kardeşim, bir durum filan yok ??!
Adam yine bir sağa bir arkaya
gömlek sallar ve:
- Ayıp be kardeşim ! Böyle de OLMAZ Kİ !!!
Uzun lafın kısası olay kendini
tekrar etmeye başlayınca, genç koca:
- Aman be kardeşim, ne alakası var. İn aşağıya biraz da ben
çıkayım nöbete.
Yerler değiştirilir. Genç koca
elinde karısının eteği ağacın tepesinde, şööyle bir ufku tarar.
Etrafta bir tane bile gemi yok.
Derken gözü aşağıya takılır ve hayretle...:
- Buradan böyle görünüyor herhalde...
Gökten üç elma düşmüş, üçü de yine
kurtaranların midesine...
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalıkyazısını tıklayınız
Biraz da "Etimoloji" [3]
İstiklâl
(Arapça)
Bağımsızlık.
Arap, devesi gece kaçmasın diye ön iki
bacağına kelepçe (kele) takar.
Sözcük anlamı kele-sizlik; dolayısıyla
özgürlük. Türkçe'de İstiklâl sözcüğünden
türemiş başka bir sözcük yoktur.
Bağımsızlık
(Türkçe) sözcük
kökü bağ; bağ, bağcık, bağlaç... aynı kökle giderek
artan, yüzün üzerinde sözcük vardır.
Hamile, hamal, hamule, tahammül, ...
Türkçe'de kullandığımız bu sözcükler,
(Arapça) "ham/yük" kökünden gelmiştir.
Kökü kullanana ait olmadığından yeni
sözcük türetilememiştir. "Emanet bize aittir"
Hükûmet Hükmeden,
hakim olan
Tırhandil (Yunanca)
Triandia üçe bir
Üç boy bir en. İdeal boy 15 m.
Baş, kıç bodoslama, singin güverte,
yalancı borda, randa yelken Ege teknesi
Türkçe'mizden
İlginç Bilgiler
Bir dilin çatısını
yüklemler oluşturur.
Türkçe çatışında yabancı sözcük bulundurmaz. Yabancı sözcükleri
mastarlaştırmaz.
Yabancı sözcükler ancak yardımcı fiiller ile
Türkçeleşebilir.
Addisyon yapmak...
Biraz Da
Yabancı Dil
Schiebedach
(Almanca) otomobil sürgülü
üst-tavanı. Türkçesi şpidak
Durchlauferhitzer
(Almanca)
Türkçesi (!) şofben "içinden su geçerken ısıtan" Almanca konuşan hiç bir kişi bu sözcüğü
kullanırken utanmaz.
Almanca, kabul gören dört felsefe
dilinden biridir.