e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 11.08 - 17.08      33. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

              Atam yol göstericidir...

Herkes kovası kadar alır götürür...         

 

Cem İşmen, Melda Fereli, Güneş Tokcan, Bahar Hısım,                                 
Taçlan Görgün
ve Yücel Ezergül'e teşekkürlerimizle 

 

 

Haftanın Sözleri

 

Duran süvari birliğinin yanından dört nala geçilmez.

Dr. Selami Işındağ

Sonuç varsa, neden vardır.

Anonim
 

Özgürlük ve farkındalık varsa sevgi vardır.

Anonim
 

Daha iyisi olabiliyorsanız, iyi olmanız yetmez.

Alberta Lee Cox

 

 

 

Haftanın Çizgisi

 

            "Gazete" den al haberi !

         Resim Galerileri


Osman Özaras
'a teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

ÖZGÜR DÜŞÜNCE ve DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben babamın beşiğini tıngır, mıngır sallar iken. Ülkelerden birinde yobaz mı yobaz, baskıcı mı baskıcı bir yönetici varmış. Minaresini kılıfına uydurup "özgürlük" adına yemediği halt kalmazmış.

İnanılır gibi değil ama, pırıl pırıl düşünceleriyle son derece aydınlık kitaplar basan bir de basımevi varmış. Yönetici için için kızar basımevini kapatmak için yollar ararmış. Danışmanlarından bir tanesi:

- Çevresine adamlarımızı yerleştirelim, ablukaya alalım, bir tane bile istemediğimiz yayının çıkmasına izin vermeyelim.

Dediği gibi yapmışlar yapmasına ama, yine de el altından bir dolu eserin okuyucusuna kavuşmasına engel olamamışlar.

Bunun üzerine "yurtdışından" bir başdanışman istetmişler. Gelen de üstelik cinsinin en iyisi. İlk sorduğu basımevinin kapasitesi olmuş. Demişler ki:

- Günde 100 bin tabaka karton 200 bin tabaka kağıt basar.

Yabancı danışman tamam demiş ellerini ovuşturarak:

- Bundan böyle hergün 100 bin tabaka kartona, 200 bin tabaka kağıda karınca duası basıla...!

 

Aklı, birlik ve beraberliği yönder tutmayan bu ülkeye, gökten üç kocaman elma daha düşmüş, üçünü de yabancı danışmanlar yemiş, bedelini de borç hanesine yazıvermişler.

Dr. Erden Onaran 'a teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Şiiri
 

SEVGİ DUVARI


Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi

 

Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahlan açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
Çöpçülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
 

Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

Can Yücel

    

 

Mehmet Aslantuğ 'a teşekkürlerimizle      

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN ?    

Patron önce sekreterini arar. Kızcağız son derece titiz olmasına rağmen yerinde yoktur. Oldukça sinirlenir ve aceleyle garajı arar:
- Patronun arabası hazır mı ?

Bir yandan nemli bir sıcak, öte yandan sevmediği, yeni başladığı bir iş.

Yıkayıcı:
- İpne patronun arabası yıkandı hazır, ne olcek ?!!!

Patron:
- Senin kiminle konuştuğunu biliyor musun?

Yıkayıcı:
- Yoo bilmiyorum. Kimsin sen ?

- Ben Patron'um terbiyesiz herif !!!

- Peki sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?

- Hayır bilmiyorum !!!

- İyi, yırttık o halde

Füsun Oray 'a teşekkürlerimizle      
 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

             Ağu12     Ağu20    Ağu27    Eyl 3

 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız    

 

İstanbul'un Semt İsimleri

Ahırkapı
Marmara Denizi kıyısındaki yedi liman kapısından biri, padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için semte Ahırkapı adı
verildi.

Aksaray
Fatih'in sadrazamı İshak Paşa, İç Anadolu'daki Aksaray'ı ele geçirdikten sonra bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin olduğu yere
gönderir. Aksaraylılar da semte adını verir.

Bebek
İlk rivayet, Fatih Sultan Mehmet'in, bölgenin muhafazası için görevlendirdiği bölük başının Bebek lakaplı olması. Bir başka iddia ise,
padişahın buradaki bahçesinde gezerken, yılan görüp korkan şehzadesine "Bebek" demesi ve bahçenin Bebek bahçesi olarak anılması.

Çatladıkapı
Bizans döneminde yapılan surların Sidera adı verilen bir kapısı 1532 depreminde çatlayınca hem kapı hem semt Çatladıkapı olarak anılıyor.

Çengelköy
Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için ismi bu olaya atfediliyor.

Feriköy
Semtin adı Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan Madam Feri'den
geliyor. Bölgede geniş topraklar padişah tarafından Madam Feri'nin kocasına
bağışlanmış. Ama kocası ölünce köy onun adıyla anılır olmuş.

Sütlüce
Bugün Sütlüce'nin olduğu yerde Süt Menbat adlı bir Rum köyü vardı. Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar, bu
suyun kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı.

Şaşkınbakkal
Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde, yaz günleri denizden yararlanmak için trenle bölgeye gelenler için bir bakkal açıldığını görenler, burada iş yapılmayacağını düşünerek, "şaşkın bakkal" yakıştırması yaptılar.

Tahtakale
Sözlük anlamı "kale altı" olan Taht-el-kale'nin bozulmasıyla Tahtakale'ye dönüşen semtin adinin Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki
eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

Teşvikiye
Harbiye Karakolu ile Rumeli ve Valikonağı caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş, Sultan Abdülmecit'in burada bir mahalle
kurulmasını teşvik ettiğini belgelemektedir.

Unkapanı
Bazı satış yerleri Arapça'da "kabban" denilen büyük teraziler bulunduğu için veya kapan sözcüğünün "gümrük" anlamına gelmesinden bu ad verilmiştir. Sahilinde buğday ve arpa yüklü gemiler de  demirlerlerdi

Üsküdar
Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları şehrin bu yakasında yer aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu, zamanla Üsküdar'a dönüştü.

Veliefendi
Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veliyüddin Efendi'nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kuruldu.