e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 18.08 - 25.08      34. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

Uzak-batıda Yılın Erkeki

 

 

Haftanın Sözleri

 

Küçük hesap yapanlar büyük paralar kazanabilirler.
Ancak büyük varlıklar kaybetmeye mahkumdurlar

Dr. Selami Işındağ

 

Hedefi olmayan gemiye hiç bir rüzgar yardım edemez

Anonim
 

"Amaca giden her yol geçerlidir"

Makyavelli
 

"Küçük" amaçlılar için Makyavelli basit bir "çıkarcı",
"büyük" amaçlılar için ise, büyük bir feylozoftur.

Denizce

 

 

 

Haftanın Çizgisi

 

            Evet teper, kesinlikle geri teper !

         Resim Galerileri


Osman Özaras
'a teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

NELER GÖRDÜK, NELER YAŞADIK

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır, mıngır sallar iken. Cânım ülkemde bir dolu güzellikler yaşanırmış...

Ortodoks dünyasının "Papa" sı sayılan "Patrik" 1453 yılı dahil, görevini hiç aksatmadan İstanbul'da yürütmekteymiş.

Noel Baba ise, ülkemin şimdiki Antalya'sının Demre kazasında dünyaya gelmiş, karla kışla hiç alakası olmayan insan dostu, can dostlu "Anadolu Çocuğu" bir adem imiş.

Dünyada kutlanan tek çocuk bayramını Atam armağan etmiş.

İstanbul'da 26 tane yabancı dilde eğitim yapan okul var iken, yabancı ademler azınlık haklarını tartışır imiş.

Nüfusumuzun her yıl %2,5 artışına, gelirimizin %30nu savunmaya, %20sini dolaylı ve dolaysız dinimize harcadığımıza ve hala daha pozitif bir büyüme hızıyla yaşamımızı sürdürdüğümüzü gören el-alem'i küffar hayretler içinde kalır ve dahi bizleri "kurtarma"  planları hazırlarlar imiş.

Türkçe ve Yunanca hiç bir şekilde akraba dil olmamasına rağmen, yaklaşık 1.500 ortak kelime olduğunu ve bu sözcüklerin güncel yaşamda kullanıldıklarını her iki komşu ülkenin halklarının bir kısmı bilirmiş de, siyasetçileri bir türlü anlayamazlarmış.

Bir Amerikan araştırmasına göre Türkiye'deki en büyük azınlığın "Laz" kavmi olmasına rağmen, "Laz" ların konuyu hiç sorun etmeksizin, kendilerini daima büyük bir çoğunluk gibi hissetmelerini hiç bir yabancı araştırmacı anlayamazmış.

İspanyol filologlar ana dillerini araştırmak için Türkiye'ye gelirlermiş, çünkü engizisyondan kurtarılan sevgili Yahudi dostlarımız bizlerle birlikte "gül gibi" yaşarken ortaçağ İspanyolcası konuşurlarmış.  Konuşurlarmış da başta uzak-batılı "müttefiklerimiz" olmak üzere, yakın batılı ahpaplarımız bile bu dostluğa akıl sır erdiremezlermiş.

Çünkü onların, aklı fikri "Kürt azınlık"  sorunu yaratıp, saman altından petrol yürütmekteymiş. Nice Kürt kökenli milletvekili, başbakan, genel kurmay başkanı ve Cumhurbaşkanımızın olduğunu anlamak mümkünmüş ama, işlerine gelmezmiş.

Hikaye daha uzunmuş ama gökten üç elma daha düşüvermiş. Üçü de geçmişini bilip, geleceğine var gücüyle sarılan, güçlü bir Türkiye için gayrette devam edenlere.

Oturduğu yerden âhkam kesip, ömrü karalamakla geçen ilkesizlere bir şey yooook !

Ergün Özsoy 'a teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Şiiri
 

 

Ben ölünce, bitki olacaksam,
Çayır çimen olayım, aman baldıran değil ...

Yol altında kalacaksam, gelin arabaları geçsin üstümden,
Çelik paletler değil ....

Üstümde çocuklar koşuşsun, ne kaçan ne kovalayan,
Askerler değil ...

Kerpiç yapacaksanız beni, okullarda kullanın,
Ceza evlerinde değil ...

Soluğum tükenmez de kalırsa, ıslık öttürsünler
Aman ha düdük değil ....

Kalem yapın beni kalem, şiirler yazın sevgi üstüne,
Ölüm kararı değil ....

Ölünce yasamalıyım defne yapraklarında, sakın ola ki,
Silahlarda değil.
 

AZİZ NESİN

Metin Baştuğ 'a teşekkürlerimizle      
 

Açık Davet

Aziz Nesin'in çok sevdiği çocukları için kurduğu vakıfa destek gerek.

Davetimizi lütfen dostlarınızla paylaşın.

 


 

Nesin Vakfı

Tel: 0212 7836049
Ziraat Bankası Çatalca şubesi 30440/624.1
Selami Çeşme Şubesi 100933
 

Adres : Nesin Vakfı
Posta kutusu no 5
Çatalca / İstanbul
 

    

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


PATRON VE DANIŞMANLARI  

Patrona aklıbaşında düzgün bir sekreter alınacak. Hani şu "executive" olanından. Danışmanlar hazır ve nazır, toplantı salonuna adaylar sınanacak. Soru aslında çık basit “İki ile iki kaç eder?”

Birinci aday kesin bir ifade ile:
- Dört eder efendim! der ve baş danışman kendisine teşekkür eder ve kızı dışarı çıkarırlar.

İkinci aday, önce bir kalem kâğıt rica eder hesaplarını yapar ve
- Yanıt veriyorum:
   Çarparsanız 4
   Bölerseniz 1
   Çıkartırsanız 0
   Toplarsanız yine 4 efendim, der ve ona da teşekkür edilir ve sınav 
   odasından ayrılır.

Üçüncü adayda da tüm olaylar aynı şekilde gelişir ancak bir tek farkla. O, kalem kâğıt yerine, gülümseyerek masada duran hesap makinasını alır ve aynı cevapları verir.

Dördüncü aday ise patronun kim olduğunu hemen anlamıştır. Ve.. patronun gözünün içine bakarak, oldukça hoş ve güven verici üstelikde çekici bir ifade ile hiç bir şey kullanmadanşu cevabı verir:
- Çarparsanız 4
   Bölerseniz 1
   Çıkartırsanız 0
   Toplarsanız yine 4
   Yan yana yazarsanız 22 eder efendim.

Sınav biter ve patron danışmanlarına sorar:
- Hangisini alayım?

Vala, beyfendi biz danışmanız hangisini alacağınızı bilemeyiz, biz ancak adayların özelliklerini size sayabiliriz:

Birinci aday ile çok hızlı çalışabilirsiniz. Ama hep tek olasılıkla yaşamak zorunda kalacaksınız, gelişme ve geliştirmeye son derece kapalı.

İkinci aday ile mükemmel sonuçlar alırsınız. Ama hep gecikerek.

Üçüncü aday tüm olasılıklara hakim. Ancak tür insanlarda hep mertebe sorunu yaşanır. Düşünün bir sıfır hatasının nelere mal olacağını. Bir virgülün size neler kaybettireceğini.

Dördüncü aday ise bir afet, bir zeka kumkuması. Mazallah iki seneye kalmaz altınızdan koltuğunuzu bile alıverir.

Patron:
- Peki ben şimdi kimi alacağım?

Vala, beyfendi biz danışmanız hangisini alacağınızı bilemeyiz, biz ancak adayların özelliklerini size sayabiliriz, karar sizindir efendim.

Patron:
- Tamam tamam, ben üçüncüsünü alıyorum.

Danışmanlar hayretle:
- Peki neden?

Patron:
- Onun göğüsleri daha iri.

 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

               Ağu27     Eyl 3      Eyl 10    Eyl 17

 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız    

 

Ev İlaçları


Limon

Limon tadı, kokusu, lezzetiyle iç ferahlatır. Kanı temizler. Limon romatizma ağrılarına iyi gelir. Limon da mikrop öldürme, bulantı kesme, ishali durdurma özellikleri vardır.

İdrar söktürüp vücutta biriken zehirlerin atılmasına yardımcı olur.

İçinde bol miktarda C vitamini bulunduğundan her yaştaki insana pek çok faydası vardır.

Limon suyu ile yapılacak gargara bademcik iltihaplarının hızla iyileşmesini sağlar.


M
aydanoz

2 cay kaşığı maydanozu 4 su bardağı suda kaynatıp, bir cay fincanı içildiğinde, idrarı bollaştırır. Vücudu temizler.

Sıcak maydanoz lapası, iltihapların üstüne konduğunda, hastaya büyük rahatlık verir.

 

Nane

Nane yemeklerde ve salatalarda kullanıldığında iştah acar. Sindirimi düzenler. Fefahlık verir.

1 çay kaşığı nane, limonla birlikte kaynatılıp içilirse mide bulantılarına, hafif ishallere karşı bire-bir ilaçtır.

 

Kekik

1 çorba kaşığı kekik, 4 su bardağı suda haşlanıp, ara-sıra bir çorba kaşığı içilirse mide sularını artırır, iştah acar. Hazmı hızlandırır, kolaylaştırır. Güç, kuvvet verir. İçine kekik atılmış, vücudun dayanabileceği sıcaklıktaki su ile yapılan banyo romatizma ağrılarına çok iyi gelir. Kekik cay gibi, sıcak içildiğinde göğsü yumuşatır, öksürüğü keser, sinirleri yatıştırır.

 

Lahana

Lahana salatası ve turşusu iştah açar. İçinde bol miktarda C vitamini vardır. Ayrıca, kükürt ihtiva ettiğinden bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur.


T
uz

Doktorlukta çok kullanılan tuz evlerde de bir ilaç olarak değerlendirilebilir.

Ağız diş ve boğaz ilhitaplarında tuzlu su ideal bir gargaradır.

Tuzlu su banyoları vücudu kuvvetlendirir, iştah acar. Kışları deniz banyosunun faydalarının bir kısmını sağlar.

En önemlisi, yazları güneş altında fazla kalınan, fazla terlenen günlerde, şu ya da bu biçimde mutlaka fazla ölçüde tuz almanızı öneririz.