e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 25.08 - 31.08      35. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

Tarihte çekilmiş ilk fotograf
 

Helmut Gernsheim & Kodak Research Laboratory
Reproduction (March 21, 1952) of Joseph Nicéphore Niépce’s   

View from the Window at Le Gras” 
Gelatin silver print & watercolor    20.3 x 25.4 cm

Cem İşmen'e teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Sözü

 

Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez yakalandığı kanser nedeniyle yakın dostlarına bir veda mektubu göndermiş.

Usta yazar şöyle diyor:

'Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.

Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim.

Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada altmış saniye boyunca ışığı düşünürdüm.

Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim.

Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim.

Başkaları konuşurken dinlerdim.

Çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.

Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı, nefretimi bunun üzerine kazır ve güneşin yüzünü göstermesini beklerdim.

Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenadlar söylerdim.

Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı.. Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım.

Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır.

Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım.

Yaşlılara ise, ölümün yaşlanmayla değil unutma ile geldiğini anlatırdım.

Ey insanlar sizlerden ne kadar çok şey öğrenmişim... İnsanların mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.

Yeni doğan küçük bir bebeğin babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkum ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim...
Artık ölebilir miyim?'

 

Sevda Şahin 'e teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Çizgisi

 

         Resim Galerileri


Osman Özaras
'a teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

AT ÖYLE ALINMAZSA, BÖYLE ALINIR

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır, mıngır sallar iken...

Günlerden bir gün Arabistan'nın çöllerinde komşu iki Emir var imiş. İkisi de birbirinden zengin ve de varlıklı imişler. Sınırsız paraları, birbirinden güzel cariyeleri, atları, sarayları, yatları varmış. Her şeyleri varmış ama, Emirlerden birinin öyle güzel, öyle güzel bir atı varmış ki..., diğeri kıskançlığından nerdeyse çatlayacakmış.

Kıskanç Emir, araya arcılar koyulmuş, at için petrol kuyuları, paralar, üstüne üstlük cariyelerin en güzelleri teklif edilmiş..., ama boşuna.

At sahibi emir bir türlü razı gelip atı vermemiş.

Emir, günlerden bir gün o güzelim atı ile çöller üzerinde gezintiye çıkmış. At hem çok hızlıymış, hem de kumlar üzerinde o kadar güzel adımlar atıyormuş ki seyrine doyum olmuyormuş. Güneşte pırıl pırıl parlayan simsiyah tüyleri, kendi rüzgarı ile sağa sola savrulan yelesi, bir başka güzelmiş.

Derken, Emir'in gözüne ileride bir şey takılmış. Sürmüş atını gördüğünün üzerine. Bakmış, bir de ne görsün? Yerde susuzluktan kıvranan bir adam. "Sahip... su... su...!" diye yalvarıyormuş. Hemen inmiş atından. Terkisinden su kırbasını çıkartmış, tam adama su verecek. Birden yerdeki adam canlanıvermiş, fırlamış atın üstüne. Sıyırmış maşlahını yukarı çıkmış öteki Emirin yüzü ortaya ve bağırmış:

"Ya, Emir...!  At öyle alınmazsa böyle alınır !"

Yerde kalan emir hayli üzgün ve de çökmüş, arkasından seslenmiş:

"Atımın gittiğine üzülmüyorum.
Bir daha benden su isteyenlere su veremeyeceğime üzülüyorum...!"

Gökten üç elma daha düşmüş. Üçü de ümidini ve sevgisini hiç yitirmeyenlere...

Dr.Selami Işındağ'a teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Şiiri
 

 

Değirmenden geldim
Beygirim yüklü
Şu kızı görenin deli ola
15 yaşında 45 bölüklü

Bir kız bana emmi dedi neyleyim.

Birem birem toplayayım odunu;
Bilem dedim,
Bilemedim adını
Elbistan yanaklı, Türkmen kadını

Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Bizim ilde urum olur, ud olur
Sızılaşır Bozkurtları aç olur
Bir yiğide emmi demek güç olur,

Bir kız bana emmi dedi neyleyim.

Karacaoğlan der, nen edip nen olayım
Akan sularınla bende geleyim
Sakal seni matkap ile yolayım

Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Şu kız bana emmi dedi neyleyim

Bir yiğide emmi demek güç olur

Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Şu kız bana emmi dedi neyleyim.

Karacaoğlan

Murat Vefikoğlu'na teşekkürlerimizle      

İşte dostlar yaşam böyledir.
Yiğidime "emmi" denince kor olur yürek yakar !

 


 

    

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


KİMSE ETMEZMİŞ, HAYVANIN HAYVANA ETTİĞİNİ...!

Sihirli kurbağa bir gün ormanda gezerken,  tavşan kovalayan ayı ile karşılaşmış. Tavşan can derdinde, ayı et derdinde derken sihirli kurbağa duruma el koyup demiş ki:
- Her ikinizin de üç hakkı var. Dileyin benden ne dilerseniz !

Ayı :
- Bu ormandaki tüm ayılar dişi olsun ve tümü bana tutkun olsun" demiş.

Kurbağa anında ayının isteğini yerine getirmiş isteği.

Tavşan ise:
- Bana bi kask ver  demiş...
O da hemen olmuş.

Ama ayı içinden :
- Bu tavşan geri zekalı. Çuvalla para isteseydi, bin tane kask alırdı.  demiş.

Kurbağa ikinci isteklerini sormuş.

Ayı (babası da ayıymış zaten)
- Yan ormandaki tüm ayılar da dişi olsun ve hepsi sadece beni arzulasın  demiş.

Trilink!!!! O da tamam.

Tavşan ise:
- Ben hızlı bir motosiklet isterim.  demiş

Ayı iyice şaşırmış "Bu tavşan hepten aklını yemiş olmalı !" diye düşünmüş.

Sıra gelmiş son isteklere....
Ayı
- Bu gezegendeki tüm ayılar dişi olsun ve hepsi benim için çıldırsın demiş.

Kurbağa bu isteği de hemen yerine getirmiş.

Tavşan önce kaskı takmış, sonra motora binip marşa basmış ve son isteğini söyleyip gaza basmış:

- Bu ayı i...ne olsuuuun !

Müjde Gönenç'e teşekkürlerimizle      

 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

   Ağu27     Eyl 3      Eyl 10    Eyl 17   Eyl 21

 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız    

 

Ev İlaçları

YUMURTA
Yumurtadan ilaç olarak da yararlanabiliriz. Ateşli, bitap düşürücü hastalıklarda yumurta en iyi gıdadır. Hastanın toparlanmasında son derece etkindir. Ayrıca, yanıklara sürülen yumurta akı çarçabuk şifa sağlar. Yumurta mükemmel bir panzehirdir. Bakır, kurşun, süblime, tentürdiyot gibi maddelerle zehirlenenlerin mideleri yıkandıktan sonra, birkaç yumurta akını sulandırıp içirmek hem kurtarıcı, hem hastayı rahatlatıcıdır.

SOĞAN
Salata ve yemeklerde kullanıldığından başka sıcak lapa halinde, dolama tedavisinde kullanılır.

TARÇIN
Sofrada kullanıldığında iştah açar, mideyi düzeltir. Kuvvet ve ferahlık verir. İlaç olarak, 1 çorba kaşığı tarçın 4 su bardağı suda çay gibi kaynatılır. Günde birkaç çorba kaşığı içmek ishali keser. Mide ağrılarını durdurur.

TURP
İdrar söktürerek vücutta birikmiş zehirleri dışarı atar. Sofra yollarında ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde yararlı olduğu anlaşılmıştır. Doktorlar böyle hastalara, günde 1 çay bardağı kadar turp suyu içmelerini önermektedir.

TURUNÇ
Turunç, ferahlatan, susuzluğu gideren, sindirimi düzenleyen özelliğiyle «turunç şerbeti» evlerimizde büyük ölçüde kullanılmalıdır.

GÜL YAPRAĞI
Özellikle kırmızı gülün yaprakları kullanılır. Yumurta büyüklüğünde gül 4 su bardağı suda haşlanarak bir fincan içildiğinde ishali keser.
Aynı su ile yapılan gargara bademciklerde, göz banyosu da gözlerdeki iltihaplara iyi gelir.