e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 15.09 - 21.09      38. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

           Terörist ...
                
Eylemlerinde doğayı ve insan onurunu hiçe sayandır...

 

 

                 Terörden etkilenen her ananın, her babanın yüreği hep aynı acır...     

                 Ayırım yapanlar, insandan önce insanlığı yok etmeye çalışanlardır...     


Denizce              

         Resim Galerileri

 

 

Haftanın Sözü

 

İnsanoğlu bir gün virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı.

Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları.

Ünlem işaretini kaybetti bir gün de: Sevincini, öfkesini, bütün duygularını yitirdi.

Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu, herşeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiçbir açıklama yapamadı.

Hayatının sonuna geldiğinde elinde sadece tırnak işareti kalmıştı.
"İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca"

 

 

 

Haftanın Çizgisi

 

         Resim Galerileri


Osman Özaras
'a teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. Dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. Kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış.

Herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. O zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşebaşında buluşarak giderlermiş. Onların yolunu gözlemezmiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları.

Bilmezlermiş; hamburgeri, TV’yi, Internet, cep telefonunu, tetrisi, nintendoyu...  Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgileri keşfetmeyi. Bilirlermiş horoz sekercisini, elleri kirli macuncunun tornavida ile koyduğu rengarenk macunları.

Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, sonra bir ıslıkla tekrar aşağıya kukalı saklambaca kaçmayı. Bilirlermiş o hakkında turlu şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı, küsmeyi, ayni kıza asılmayı, torbalarla misket toplamayı, gıcır köstek ayırmayı, değiş tokuş  kaybedince kapısı, Teksas'i, Tommiks'i, Konyakci'nin dişlerini...

İç içe konan naylon topları, taştan kale direklerini. Üç korner bir penaltıyı. Üzerine apartman yapılan topsahalarını, sonra o apartmana taşınan yeni dostları ve onları kapma yarışını...

Otobüsteki biletçinin lastik silgi sarılı kalemini, yoğurtçuyu, kalaycıyı, hallacı... Evlerin arkasındaki odun kömür depolarını. Yakar topun yakışını. Mantarlı gazoz
kapaklarını, yaldız kazımayı. Yandaki mahalle ile alınan kavgayı, her kavganın çıkardığı kahramanı-ödleği.

Kan kardeşliğini, ip atlama , lastiğe basma, topaç virtiözlüğünü, çelik çomağı, kırılan camları, toplanan paraları... Açık hava sinemalarını, frigo buzu...

Sonra zamanla bu güzel ülkede durumlar değişmeye başlamış. Yaşlar ilerledikçe bu birliktelik, koruma kollama duyguları bu mahallenin çocuklarının başlarına çok işler açmış. Daha sonra işsizlik, hayat pahalılığı, enflasyon, köseyi dönme, adamını bulma, malı götürme falan derken, herkes yüzünde soluk bir bakış, içinde hayatin yenilgisi, çaresizlikleri, tatminsizlikleri ile başbaşa kalmış.

Çocukları mı? Çocukları simdi koca koca apartmanların arasında, nefes alınmaz bir havada, evlerinde, sanal bir dünyada, emniyet içinde ve yalnız yaşıyorlar. Anneleri babaları onları çok seviyor.Beta kapmasınlar diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyor. Hafta sonları hep beraber Karum ya da Galleria'dalar. Okul servisleri çocukları neredeyse yataklarından alıyor. Çocuklar trafik kaygısıyla, köşedeki markete dahi gönderilmiyor. Babalar şirketlerin bilançolarını, çocuklar da dershane reytinglerini izliyorlar.

Hepsi birer test uzmanı, sayısal-sözel yuvarlanıp gidiyorlar. Seksek oynamayı değil ama taban puanları çok iyi biliyorlar. Hayata açılan pencereleri Windows
95, 98... Onlar ekrana, ekran onlara bakıyor ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor...

Ve şehrin dışında ağaçlar; tırmanacak, salıncak kuracak, kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor. Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içinde, gürbüz, güvendeki çocukları... Hiç sopa yememiş, ağaçtan düşmemiş, topu yandaki bahçeye kaçmamış,dizlerinde yara kabukları olmamış çocukları...
 

Can Yücel           

 

 

 

Haftanın Şiiri
 


İSTANBUL ŞİİRLERİ 1

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Cahit Sıtkı TARANCI

 

Tayfun Avınca'ya teşekkürlerimizle      

İstanbul'da Gün Doğuşu


 

    

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


AKIL HASTANESİ MÜŞTERİ HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ Günaydın!
İyi günler,Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesini aradığınız için
teşekkürler. For english please dial something else...

- Eğer takıntılarınız varsa, devamlı olarak 1'e basın...

- Eğer çok kişilikli iseniz 2, 3 ve 4 e basın...

- Eğer travma sonrası sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz,
  5'e basın ama çooook yaaavaaaaş ve diiikkaaaaatliiiiiiiceeeee...

- Eğer ikilemlerden şikayetçiyseniz, 6'ya basın. Şimdi 9'a basın,
  şimdi 6ya basın ve şimdi 9'a basın...

- Eğer gaipten sesler duyuyorsanız 7'ye basın,
  telefonunuz ana gemiye yönlendirilecektir......

- Eğer kısa süreli hafıza kaybından şikayetçiyseniz, 8 e basın,
  8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın, 8 e basın,
  8 e basın, 8 e basın.....

- Eğer şizofreni şikayetiniz varsa dikkatlice dinleyin.
  Kısık bir ses size hangi numaraya basmanız gerektiğini söyleyecektir...

- Eğer sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz,
  müşteri temsilcisi cevap verene kadar diyez tuşuna basarak oyalanın...

- Eğer Uyuşturucu ya da Alkol bağımlısıysanız,
  birinden sizin yerinize yıldız tuşuna basmasını rica edin...

- Eğer depresyondan şikayetçiyseniz, tuşa basmaya
  zahmet etmeyin size zaten kimse yardım edemez...

- Eğer Paranoyaksanız, hiçbir tuşa basmanıza gerek yok...
  Kim olduğunuzu, ne istediğinizi ve size nasıl ulaşabileceğimizi biliyoruz...

- Eğer Aşağılık kompleksiniz varsa, lütfen telefonu kapatın
  çünkü tüm operatörlerimiz şu an meşgul ve hiçbiri size zaman ayıramaz...

 

Cem İşmen'e teşekkürlerimizle      

 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.                     

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

 Eyl 14    Eyl 18    Eyl 26     Ekm 02  Ekm 12

 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

Diğer haftaları gezebilmek için Haftalık yazısını tıklayınız    

 

Kolesterol 1
                        Aygül Yüksel
Plant Nurse

Kolesterol: Bazı vücut fonksiyonları için ihtiyaç duyulan, kan ile taşınan yağa benzer bir maddedir.

Yüksek Kolesterol: Kandaki kolesterol miktarının normal sınırlarının üzerine çıkmasıdır.

Sağlıklı Kolesterol miktarı:
100ml kanda
Arzu edilen           < 200 mg
Sınırda ve yüksek     200-239 mg
Risk grubu            > 240 mg

Yüksek Kolesterolün zararları:
Yüksek kolesterol bazı damarların iç yüzeylerine birikerek damarların yavaş yavaş tıkanmalarına sebep olur.Bu tıkanma, kalbe giden kan miktarının azalmasına ve dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarına yol açmaktadır.

Kimler Kolesterol ölçtürmelidir:
Yüksek kolesterol sinsice gelişir ve kolesterolü yüksek olan insanlar kendilerini son derece iyi hissedebilir. Bu nedenle bütün erişkin çağdaki insanların belirli aralıklar ile kolesterollerini ölçtürmeleri gerekir.

Kolesterol nasıl ölçülür:
Kolesterol alınan kanın laboratuarda incelenmesi ile ölçülür.

Hangi sıklıkta ölçüm yapılmalıdır:
Erişkin çağdaysanız ve özellikle kalp ve damar hastalıklarına neden olabilecek faktörler (sigara, alkol, stres vs.) sağlığınızı tehdit ediyorsa ve aile üyelerinizde kalp hastalığına rastlandıysa kolesterolünüzü yılda en az bir kez ölçtürmelisiniz.

Kolesterolü etkileyen unsurlar:
Kan kolesterol seviyesini etkileyen en önemli faktör, besinler yoluyla aldığımız yağların türü ve miktarıdır. Doymuş yağlardan zengin, yağlı sığır ve koyun eti, tam yağlı süt ve peynir gibi ürünlerden ve katı yağlardan mümkün olduğunca uzak durun. Ayçiçek, fındık yağı, mısır özü, pamuk, soya ve zeytinyağı ile yapılmış besinleri tercih edin.

Kolesterol seviyesi nasıl düşer:
Hareketlilik kan dolaşımını düzenler, damarları açar. Gereksiz kaloriler yakılır ve böylece kolesterol düşer. Bunun için her gün en az 20 dakika yürüyün. Haftada 3 - 4 kez yarım saat hafif koşu yapın, mevsimine göre yüzün veya kürek çekin.