e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 06.10 - 12.10      41. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

 

         Resim Galerileri

 

 

Haftanın Sözü

 

Bugün....
Küçük mucizelerin günü olsun....

İkram edilen taze demlenmiş bir bardak çay, ya da mis kokulu bir fincan kahve eski bir arkadaştan beklemediğin anda bir telefon....

Eve veya işe giderken ya da alışverişe trafikte hep yeşil ışıklar....

Bugün...
İçinde küçük sevinçlerin olduğu bir gün olsun...
Markette en hızlı ilerleyen kasa sırası...
Mis kokulu bir yemek...
Radyoyu açtığında ;  en sevdiğin şarkının çalıyor olması ve o güzel şarkıya yüksek sesle eşlik etmek....
Barış, mutluluk ve neşe dolu bir gün olsun.

MUTLULUĞUN günü....
Bir şeylerin mükemmelliğinde ; Tanrının senin yanında olduğunu, seni kayırdığını ve bir yerlerden sana GÜLÜMSEDİĞİNİ hissettiğin, sana özel olduğunu hissini yaşatan o garip ama hoş duygu ile dolu güzel bir gün diliyorum...

ÇÜNKÜ BUNU HAK EDECEK KADAR ÖZEL VE AZ BULUNUR BİRİSİN...

Derler ki...
"Özel bir insana rastlamak bir an, özel biri olduğunu anlamak belki bir saat, o özel birini sevmekse belki bir gün sürebilir...
Ama o insan ÖMÜR BOYU UNUTULMAZ...

Bu mesajı dostlarınızla paylaşmadıysanız, muhtemelen ya günlük telaşlar içindesiniz ya da belki de bir mesajla da olsa;

GÜLÜMSEYEBİLECEK dostlarınızı unuttunuz....
DOSTLARINIZA ZAMAN AYIRIN....
SAĞLIKLI ve SEVGİYLE KALIN....

 

Sevda Şahin 'e teşekkürlerimizle      

 

 

 

Haftanın Çizgisi

 

         Resim Galerileri


Osman Özaras
'a teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

ERKEKLER NEDEN YALAN SÖYLER

Birgün ormancının biri, dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür. "Aman tanrım" diye bağırdığında birden karşısına nehirler tanrısı belirir ve "Ne diye bağırıyorsun?" der. Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.

Nehirler tanrısı suya dalar ve elinde bir altın balta sorar tekrar belirir. "Baltan bu muydu?" diye sorar. Ormancı "hayır" diye cevaplar. Tanrı suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "baltan bu muydu?" ormancı yine "hayır" diye cevaplar. Tanrı suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar. "baltan bu muydu?" ormancı "evet" der. ormancının dürüstlüğü tanrının çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.

Ormancı mutlu bir şekilde evine döner. bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düşer ve ormancı "aman tanrım" diye bağırır. Nehirler tanrısı yine belirir ve sorar. "ne diye bağırıyorsun?" ormancı "karım suya düştü" der. Tanrı suya dalar ve Jennifer Lopez le birlikte geri döner. "senin karın bu mu?" diye sorar. Ormancı "evet" der. Tanrı ciddi sinirlenmiştir. "yalan söylüyorsun.  Gerçek bu değil" der. Ormancı "özür dilerim tanrım. ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin. O na da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin.

Tanrım... ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez’e evet dememin sebebi budur."

Bu masalın anafikri: Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu da başkalarının yararı içindir.

 

Gökhan Oruçoğlu'na teşekkürlerimizle      

 

 

 

Haftanın Şiiri

  

   İSTANBUL ŞİİRLERİ 4

 

 

Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul

Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul

İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

 

Tayfun Avınca'ya teşekkürlerimizle      

     İstanbul'da Gün Doğuşu

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

 

Bir önceki fıkranın bir diğer çeşitlemesi ise şöyle:

 

HUMPHREY BOGART                               [İnadım inat sürüm 2]

Birbirinden akıllı, yakışıklı, görgülü, başarılı iki genç laz iş adamı. (Fıkra işte böyle başlar.) New York'ta iş gezisindeler. Beşinci caddede olağan dışı bir süitte kalıyorlar.

Bir ara sormuşlar:
- Ha puranın en iyi lokantası nereyedur ?

Hemen rezervasyon yapılmış ve gitmişler öğle yemeğine. Sofra düzeni mükemmel, yemekler ve ortam harika, dahası sofra adabı olağanüstü. Karşılıklı yemek yiyorlar ama, Temel’in gözü hep arka masada. Bir ara Temel demiş ki:
- La, Ali İksen arkadaki herif Humphrey Bogart’tır.

Ali İksen hiç başını kaldırmadan yemeğine devam edip:
- Humphrey Bogart öldü, öldü! demiş.

Temel’in gözü yine arka masaya takılı kısa bir süre sonra şaşkınlıkla Ali İksen’in kolunu sarsıp:
- “La, Ali İksen herif kımıldayy !

 

Çınar Şahnek'e teşekkürlerimizle      

 

                                                            Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

          

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

               Ekm 10   Ekm 18   Ekm 25  Kas 1

Rüzgar hızı [km/h] olarak verilmiştir.
K... Kuzey           B... Batı

KKB... Kuzey Kuzey Batı
 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

Huzurlu Olmanın 100 Yolu   [34-66]

34. Bir bitki yetiştirin.
35. Yoga (ya da jimnastiğe) başlayın.
36. Erken kalkmaya alışın.
37. En inatla savunduğunuz beş iddianızı sıralayın
     ve bu konularda yumuşamaya çalışın.
38. Planlarınızda esnek olun.
39. Konuşmadan önce derin bir soluk alın.
40. Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın.
41. Sırf gırgır olsun diye, size yöneltilen eleştiriyi
     kabul edin. Göreceksiniz canınız yanmayacak.
42. Kendi görüşlerinizden tamamen farklı makale
     ve kitaplar okuyun
     ve bir şeyler öğrenmeye çalışın.
43. Zihninizi sessizleştirin.
44. Birisi size topu atarsa,
     bunu tutmak zorunda değilsiniz.
45. Olumsuz düşüncelerinize yüz vermeyin.
46. Öfkeniz kabarmaya başladığı zaman
     ona kadar sayın.
47. Sorunlarınızı öğretmeniniz olarak görün.
48. Biraz yüzünüz gülsün.
49. Bu da geçer.
50. Gevşeyin!
51. Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın.
     Öyle olabilir.
52. İç dünyanız için zaman ayırın.
53. Olağan şeylerdeki olağanüstülüğü arayın.
54. Kendi işinize bakın,
     kendinizi başkasının yerine koymayın.
55. Hayatı olduğu gibi kabul edin.
56. Yüreğinizin sezgisine güvenin.
57. Bırakın çoğu zaman başkaları haklı olsun.
58. Daha sabırlı olun.
59. Kendi cenazenize katıldığınızı farz edin.
60. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
61. Ruh durumunuzu dikkate alın: Moralinizin
     bozuk olduğu zamanlar sizi yanıltmasın.
62. Hayat bir sınavdır. Altı üstü bir sınav.
63. Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın.
     Övgü ve yergi aynı şeydir.
64. Rasgele iyilikler yapın.
65. Bir davranışın ardındakini görmeye çalışın.
66. Gönlü bol olmayı haklı olmaya yeğleyin.

sürecek...

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız