e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 13.10 - 19.10      42. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

   Burgaz Adası Yanıyor...

Murat Vefikoğlu 'na teşekkürlerimizle      

Üzüntümüz büyüktür

 

         Resim Galerileri

 

 

Haftanın Sözü

 

Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünürsün gülüstan olursun
Diken düşünürsün dikenlik olursun

MEVLANA

Murat Vefikoğlu 'a teşekkürlerimizle      

 

 

 

Haftanın Çizgisi

 

         Resim Galerileri


İnan İçel
'e teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

DENIZ KIZLARI

Adamın biri, her mehtaplı gecede alır başını deniz kıyısına gidermiş.
Dönüşünde sorarlarmış:
-Ne gördün?
-Dünya güzeli deniz kızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı, dermiş hep.
Bir gece yine tek başına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli
deniz kızları görmüş, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlarmış.
Döndüğünde yine sormuşlar:
-Ne gördün?
-Hiç demiş... hiç bir şey...

Oscar Wilde'in yukarıdaki harika öyküsünü ilk okuduğumda ortaokuldaydım ve ne demek istediğini anlamamıştım. Daha sonra unutmuşum. Yıllar sonra
rastladığım Haldun Taner'in bir sözü bana öyküyü hem hatırlattı hem de ne demek istediğini çok çarpıcı bir şekilde gösterdi.

Şöyleydi söz: "Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı bir şey yoktur." Daha sonraları ise bu tema pek çok edebi eserde karşıma çıktı. Örneğin Simyacı'da.. Hatırlarsanız orada bütün yaşamı boyunca tek hayali para biriktirip Mekke'ye hacca gitmek olan bir dükkan sahibi vardı. Adam; artık gerekli parayı fazlasıyla biriktirmiş olduğu halde bir türlü gitmiyordu. Bu hayalin kendisini yaşama bağlayan çok önemli bağ olduğunu düşünüyor ve onun gerçekleşmesi halinde bu önemli bağı yitireceğinden korkuyordu.
Haklıydı aslında.

Düşünüyorum da... Hepimizin böyle hayalleri var mutluluğumuzu bağladığımız, gerçekleşene kadar yaşamı sanki ertelediğimiz. Acaba hiç düşünüyor muyuz;
bu istediğimiz her neyse, gerçekleştiğinde iyi mi olacak? Bir düşünürün hep
aklımda tuttuğum bir sözü vardır:

"Bütün dualarımı kabul etmediği için Tanrı'ya şükrediyorum" diye. Belki de daha az üzülmeliyiz gerçekleşmeyen hayallerimiz için. Belki de aslında sevinmemiz, mutlu olmamız gereken bir şey için gözyaşları döküyoruzdur. Belki de olaylara bir de bu açıdan bakmayı artık öğrenmeliyiz.

Sadece hakkınızda hayırlı olan hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle.

Cem İşmen'e teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Şiiri

  

   İSTANBUL ŞİİRLERİ 5

 

 

İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
Ama şu Kızkulesinin aklı olsa
Galata kulesine varır
Bir sürü çocukları olur

Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
 

Tayfun Avınca'ya teşekkürlerimizle      

     İstanbul'da Gün Doğuşu

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

 

BRİGTTE BARDOT'u HATIRLAYANINIZ VAR MI?

Hani akılları baştan çıkartan, Fransız olmasına rağmen Viet-Nam daki tüm Amerikan askerlerinin cüzdanından çıkan, bir içim su, o zamanların çıtır kızını.

Bizim anlatacağımız BB değil. Hatta ondan da güzeli, daha çekicisi ama kızın şansı da yook, "elinden" tutanı da. Uzun lafın kısası iki dirhem bir çekirdek St. Tropez sahillerinde elinde plaj çantası şaşkın şakın dolaşıp soyunacak bir yer dahi bulamazken; Plaj yakışıklılarından kemal yaşlarında bir bey:
-  Ben size yardımcı olabilirim. İsterseniz havlunuzu tutiiim demiş.

Kızcağız da candan bir teşekkürle kocaman plaj havlusunu vermiş adama. Adamın kolları kadar yuvarlak bir alanda küçük hareketlerle üstünü değiştirirken, bakmış ki adamın gözleri içerde.

- Ama mösyö siz de hiç centilmen değilsiniz !!! demiş.

Mösyö ise:
- İyi ama sizde gerçek sarışın !!???

 

Âli San'a teşekkürlerimizle      

                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

          

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

               Ekm 18   Ekm 25    Kas 1   Kas 9

Rüzgar hızı [km/h] olarak verilmiştir.
D.. Doğu           B... Batı

KKB... Kuzey Kuzey Batı
 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız    

 

Huzurlu Olmanın 100 Yolu   [67-100]

67. Bugün üç kişiye onları ne çok sevdiğinizi söyleyin.
68. Alçak gönüllü olmaya çalışın.
69. Kışa hazırlık (eksikleri gedikleri kapatma) telaşından kaçının.
70. Her gün birkaç dakikanızı sevecek birini düşünmeye ayırın.
71. Antropolog olun: Ön yargınızdan uzak, başka insanların yaşam ve davranış tercihlerini inceleyin.
72. Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin.
73. Kendinize bir kamusal yardım konusu seçin.
74. Her gün en az bir kişiye beğendiğiniz bir özelliğini söyleyin.
75. Sınırlarınızı öne sürmeyin, yoksa sınırlı olursunuz.
76. Gördüğünüz her şeyde tanrının parmak izi vardır.
77. Başkalarının fikirlerinde biraz olsun doğruluk payı arayın.
78. Bardağın (ve başka her şeyin de) kırılmış olduğunu varsayın: Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
79. Bu ifadeyi iyi anlayın: Nereye giderseniz siz oradasınız.
80. Kendinizi iyi hissettiğiniz zaman şükredin, kötü hissettiğiniz zaman ılımlı olun.
81. Postayla evlat edinin. Bir vakıf yoluyla bir çocuğa yardım edin
82. Yaşamı melodram olarak görmeyin.
83. Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın.
84. Fırtınanın Gözü'nde (karmaşanın ortasındaki sükûnet noktasında) bulunmaya çalışın.
85. Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı düşünün.
86. Dostlarınızdan ve ailenizden bir şeyler öğrenmeye açık olun.
87. Bulunduğunuz konumdan mutlu olmaya bakın.
88. Hizmet vermeyi yaşamınızın değişmez bir parçası haline getirin.
89. Bir iyilik yapın ve karşılığını ne isteyin, ne de bekleyin.
90. Varlığınızı bir bütün olarak kabullenin.
91. Başkalarını suçlamayı bırakın.
92. Yardım etmeye çalışırken önceliğinizi küçük şeylere verin.
93. Unutmayın: Bundan yüz yıl sonra dünyada bambaşka insanlar olacak.
94. Sorunlarınıza olan bakışınızı değiştirin.
95. Bir tartışmaya girecek olursanız, kendi görüşünüzü savunmadan önce karşı tarafın savını anlamaya çalışın.
96. "Anlamlı başarı"nın tanımını bir kez daha yapın.
97. Duygularınıza kulak verin; size bir şey söylemeye çalışıyorlar.
98. Yaşamınızı sevgiyle doldurun.
99. Kendi düşüncelerinizin gücünü bilin. Abartmayın.
100. "Daha fazlası daha iyidir" diye düşünmekten vazgeçin.