Kış kıyamet, soğuk
mu soğuk. Karınca toprağın altındaki yuvasında kapısını iyice
kapatmış, yavrularıyla birlikte, yazdan biriktirdiklerini yiyor.
Dışarıdaki fırtınadan zar zor duymuş kapının çaldığını. Hayretle
kalkmış yerinden merakla doğrulmuş kapıya.
Kapıda son model bir
araba ve karşısında kürkler içersinde Ağustos Böceği, buram
buram parfüm kokuyor:
- Ah şekerim, şöyle bir Paris’e doğru gidiyordum da sana bir
uğrayayım dedim.
İstediğin bir şey var mı?
- Eğer Paris’in
güney kapısından girersen, sağ kolda büyük bir mezarlık vardır.
Orada “La Fontaine” adında bir şair yatıyor.
Lütfen benim için onu bul ve mezarına bir “Tüü..” deyiver.
İnan İçel 'e
teşekkürlerimizle
Büyüklere Masallar
TEKNİK ÜNİVERSİTE DEKANI
PARAPSİKOLOJİ BAŞKANI
Prof.Jahn Hoffman
elektroteknik konusunda dünyanın sayılı isimlerinden biri. Uzun
yıllar Amerika'daki çok üst düzeyli danışmanlık yaşamından sonra
tekrar Viyana'ya dönmüş, önce kürsüsünün başına geçmiş ve sonra
da "Elektroteknik" fakültesinin dekanı olmuş.
Ne ilginçtir ki aynı
zamanda "Parapisikoloji" Enstitüsünün de başkanı. Pek
bilmediğimiz üstelik de meraktan da nerdeyse öldüğümüz bu konuyu
dile getiren bir de konferansı var üstadın.
Koştuk vardık en
büyük anfiye. Her yerler tıklım tıklım dolu.
Konferans masasının
üstünde iki tane kutu misali alet.
Hoca başladı
konuşmasına:
Her şeyler yayınlar.
Her atom yayınlar, her molekül yayınlar, her organ yayınlar...
Şu gördüğünüz aptal alet bir "Elektrokardiogram" dır. Kalbin
yayınladığı binlerce dalgaların içinde sadece elektromanyetik
olanları algılar. Doktorlar ellerinden geldiğince doğru
yorumlar, becerebildiklerince de tedavi ederler.
Şu gördüğünüz ikinci
aptal alet "Elektroansefalogram", beynin yayınladığı binlerce
dalga içinde sadece elektromanyetik olanları algılar. Doktorlar
ellerinden geldiğince doğru yorumlar, becerebildiklerince de
tedavi ederler.
Hiç rastlamadınız
mı? Bir partiye gittiğinizde, tanımadıklarınızın olduğu bir
topluluğa katıldığınızda, birilerinin size kırk yıllık dost gibi
geldiğine, bazılarına da hiç değmeden uzaktan geçmek isteminize.
İlginç olan da zaten
bu:
Neden bir kalbin yayınladığını bir başka kalp, bir beynin
yayınladığını bir başka beyin algılamasın ?!!!
Gözler düşünce ve duyguların
anteni gibidir [Bkz.
Haftanın resmi]
Özellikle çocuklar ellerine bir resim geçirdiklerinde, gözleri
ya boyarlar, ya da oyarlar.
Henüz ispatlanmamış
olguları yadsımak yerine çözümlemek ve bilimsel yöntemlerle
tanımlamaya çalışmak daha akılcı olsa gerek. Bundan yüzyıl önce
düştüğümüz zaman canımız tıpkı bugünkü gibi acıyordu. Ama önemli
fark artık yer çekimi tanımlı ve de ispatı var.
Gönlümüzle gönülleri, aklımızla
akılları anlayabileceğimiz birlikte nice mutlu günlere.
Denizce
Haftanın Şiiri
ANLADIM...
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda
anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek
yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil,
Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.
Yüreğinde
aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.
Sevmek ile
sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş,
Neden kendine aşık olduğunu anladım.
Acı doruğa
ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım.
Ağlayanı
güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.
Ve
sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş,
Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda
anladım.
Bir insanı
herhangi biri kırabilir, ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım.
Fakat, hak
edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşına,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.
Ìyi niyet
tokmakmış sevilenin başına bazen,
Başımda şişlikler oluşunca anladım.
Yalan
söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım.
Tek başına
ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış,
Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.
Ve Sana
ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana git dediğimde anladım.
Biri sana
git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.
Dostun
seni bir kez terk edermiş, bin kez değil,
Aslında hep yanımda olduğunu anladım.
Ve bir kez
terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,
Bende affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.
Sana
sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.
Özür
dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman
olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım.
Affedemem,
çok geç demek kaltak bir gururdan başka bir şey değilmiş,
hala sevgi varsa içinde eğer,
Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.
Ve gurur,
kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, yüreğimde sevgi
bulduğumda anladım.
Ölürcesine
isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.
Sevgi
emekmiş
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş.
Daha bir
çok şey anladım. Ama en önemlisi
Daha yolun çooook başında olduğumu anladım.
wunderground tarafından,
referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.
Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalıkyazısını tıklayınız
Ödüllü "püf
noktalı" bilmeceler
Aşağıdaki soruları
yanıtlamaya çalışın. Toplam sürenizi lütfen not edin. Sonuçları
karşılaştırın ve başarınızı
(denizce@denizce.com)
bize 28 Ekim'e kadar iletin.
Lütfen isim, soyadınızı ve telefon numaranızı, uygun aranılma
saatlerini eklemeyi unutmayın.
En başarılı üç okurumuz "ayın
güzeli" ile İstanbul Fenerbahçe'den "yelkenle
tanışmaya" çıkacaklar.
1. Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker;
kaç ayda 28 gün vardır?
2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları
yarımşar saat arayla almanız tavsiye ederse,
ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar sürer?
3. Gece saat sekizde yatıyorum ve yatarken
guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum
kaç saat uyurum?
4. 30' u yarıma bölüp 10 eklediniz, kaç etti?
5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardı. Sürüde salgın
hastalık oldu, dokuzu ağır hastalandı,
diğerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?
6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz
lambası, bir gaz sobası, ve bir de mum
bulunan karanlık ve soğuk bir odaya
girdiniz... Önce hangisini yakarsınız?
7. Adamın biri dikdörtgen biçiminde ve her
cephesi güney manzaralı bir ev inşa ediyor.
Evi kocaman bir ayı girerse bu ayı ne renk olur?
8. 3 elma vardı, ikisini aldım. Kaç elmam var?
9. Musa gemisine her hayvandan kaçar
adet aldı?
10. Chicago' dan hareket eden 43 yolculu bir
otobüs kullanıyorsunuz.
Pittsburgh' da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi.
Cleveland' da 8 yolcu indi, 6 yolcu tuvalete
gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi.
20 saat sonra Philadelphia' ya vardığınızda
şöförün adı neydi?
Yanıtlar:
1. Hepsinde, tüm aylarda 28 gün vardır.
2. Bir saat
3. Guguklu saatler gece gündüz ayrımı
yapmadı için 1 saat.
4. 70 eder,
yarıma bölmek 2 ile çarpmak demektir.
5. 9 canlı koyun
6. Kibriti
7. Ayı beyaz olur.
Evin her cephesi güneye baktığına
göre bina kuzey kutbundadır.
8. 2 elma
9. Sıfır, gemisine hayvan alan Nuh idi.
10. Şöför sizdiniz.