e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 20.10 - 26.10      43. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Fotografı

 

Bkz. Büyüklere Masallar

Uğur Çakın 'a teşekkürlerimizle      

 

 

         Resim Galerileri

 

 

Haftanın Sözü

 

İki Soru İki Cevap

Zamanın birinde ünlü bir bilgeye iki soru sormuşlar.
Birincisi ; "İnsanoğlunun seni en çok şaşırtan davranışları nedir ? "

Bilge tek tek sıralamış :
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler...

Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler...

Yarından endişe ederken bugünü unuturlar.
Dolayısıyla ne bugünü ne de yarini yasarlar...

Hiç ölmeyecek gibi yasarlar. Ancak hiç yasamamış gibi ölürler...

 

Sıra gelmiş ikinci soruya ; " Peki sen ne öneriyorsun? "

Bilge yine sıralamış ;
Kimseye kendinizi "sevdirmeye kalkmayın! Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye bırakmaktır ...

Önemli olan; hayatta "en çok şeye sahip olmak" değil, "en az şeye ihtiyaç duymaktır.

 

Aslıhan Soydaner 'e teşekkürlerimizle      

 

 

 

Haftanın Çizgisi ve de Fıkrası           Fıkra Köşesi

 

         Resim Galerileri

 

AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA

Kış kıyamet, soğuk mu soğuk. Karınca toprağın altındaki yuvasında kapısını iyice kapatmış, yavrularıyla birlikte, yazdan biriktirdiklerini yiyor. Dışarıdaki fırtınadan zar zor duymuş kapının çaldığını. Hayretle kalkmış yerinden merakla doğrulmuş kapıya.

Kapıda son model bir araba ve karşısında kürkler içersinde Ağustos Böceği, buram buram parfüm kokuyor:
- Ah şekerim, şöyle bir Paris’e doğru gidiyordum da sana bir uğrayayım dedim.
  İstediğin bir şey var mı?

- Eğer Paris’in güney kapısından girersen, sağ kolda büyük bir mezarlık vardır. 
  Orada “La Fontaine” adında bir şair yatıyor.
  Lütfen benim için onu bul ve mezarına bir “Tüü..” deyiver.


İnan İçel
'e teşekkürlerimizle      

 

Büyüklere Masallar

 

TEKNİK ÜNİVERSİTE DEKANI PARAPSİKOLOJİ BAŞKANI
 

Prof.Jahn Hoffman elektroteknik konusunda dünyanın sayılı isimlerinden biri. Uzun yıllar Amerika'daki çok üst düzeyli danışmanlık yaşamından sonra tekrar Viyana'ya dönmüş, önce kürsüsünün başına geçmiş ve sonra da "Elektroteknik" fakültesinin dekanı olmuş.

Ne ilginçtir ki aynı zamanda "Parapisikoloji" Enstitüsünün de başkanı. Pek bilmediğimiz üstelik de meraktan da nerdeyse öldüğümüz bu konuyu dile getiren bir de konferansı var üstadın.

Koştuk vardık en büyük anfiye. Her yerler tıklım tıklım dolu.
Konferans masasının üstünde iki tane kutu misali alet.

Hoca başladı konuşmasına:

Her şeyler yayınlar.
Her atom yayınlar, her molekül yayınlar, her organ yayınlar...
Şu gördüğünüz aptal alet bir "Elektrokardiogram" dır. Kalbin yayınladığı binlerce dalgaların içinde sadece elektromanyetik olanları algılar. Doktorlar ellerinden geldiğince doğru yorumlar, becerebildiklerince de tedavi ederler.

Şu gördüğünüz ikinci aptal alet "Elektroansefalogram", beynin yayınladığı binlerce dalga içinde sadece elektromanyetik olanları algılar. Doktorlar ellerinden geldiğince doğru yorumlar, becerebildiklerince de tedavi ederler.

Hiç rastlamadınız mı? Bir partiye gittiğinizde, tanımadıklarınızın olduğu bir topluluğa katıldığınızda, birilerinin size kırk yıllık dost gibi geldiğine, bazılarına da hiç değmeden uzaktan geçmek isteminize.

İlginç olan da zaten bu:
Neden bir kalbin yayınladığını bir başka kalp, bir beynin yayınladığını bir başka beyin algılamasın ?!!!

Gözler düşünce ve duyguların anteni gibidir [Bkz. Haftanın resmi] Özellikle çocuklar ellerine bir resim geçirdiklerinde, gözleri ya boyarlar, ya da oyarlar.

Henüz ispatlanmamış olguları yadsımak yerine çözümlemek ve bilimsel yöntemlerle tanımlamaya çalışmak daha akılcı olsa gerek. Bundan yüzyıl önce düştüğümüz zaman canımız tıpkı bugünkü gibi acıyordu. Ama önemli fark artık yer çekimi tanımlı ve de ispatı var.

Gönlümüzle gönülleri, aklımızla akılları anlayabileceğimiz birlikte nice mutlu günlere.

Denizce           

 

Haftanın Şiiri

  

ANLADIM...


Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil,
Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.

Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş,
Neden kendine aşık olduğunu anladım.

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım.

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.

Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş,
Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım.

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım.

Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşına,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.

Ìyi niyet tokmakmış sevilenin başına bazen,
Başımda şişlikler oluşunca anladım.

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım.

Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış,
Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.

Ve Sana ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana git dediğimde anladım.

Biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım.

Dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil,
Aslında hep yanımda olduğunu anladım.

Ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,
Bende affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.

Özür dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım.

Affedemem, çok geç demek kaltak bir gururdan başka bir şey değilmiş,
hala sevgi varsa içinde eğer,
Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.

Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.

Sevgi emekmiş
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

Daha bir çok şey anladım. Ama en önemlisi
Daha yolun çooook başında olduğumu anladım.


Kaynağını bilemedik

Murat Vefikoğlu'na teşekkürlerimizle      

     İstanbul'da Gün Doğuşu

                                                            Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

          

 

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

              Ekm 25    Kas 1      Kas 9    Kas 17

Rüzgar hızı [km/h] olarak verilmiştir.
D.. Doğu           B... Batı

KKB... Kuzey Kuzey Batı
 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız    

 

Ödüllü "püf noktalı" bilmeceler

Aşağıdaki soruları yanıtlamaya çalışın. Toplam sürenizi lütfen not edin. Sonuçları karşılaştırın ve başarınızı (denizce@denizce.com) bize 28 Ekim'e kadar  iletin.
Lütfen isim, soyadınızı ve telefon numaranızı, uygun aranılma saatlerini eklemeyi unutmayın.
En başarılı üç okurumuz "ayın güzeli" ile İstanbul Fenerbahçe'den "yelkenle tanışmaya" çıkacaklar.

1. Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker;
    kaç ayda 28 gün vardır?
2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları
    yarımşar saat arayla almanız tavsiye ederse,
    ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar sürer?
3. Gece saat sekizde yatıyorum ve yatarken
    guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum
    kaç saat uyurum?
4. 30' u yarıma bölüp 10 eklediniz, kaç etti?
5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardı. Sürüde salgın
    hastalık oldu, dokuzu ağır hastalandı,
    diğerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?
6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz
    lambası, bir gaz sobası, ve bir de mum
    bulunan karanlık ve soğuk bir odaya
    girdiniz... Önce hangisini yakarsınız?
7. Adamın biri dikdörtgen biçiminde ve her
    cephesi güney manzaralı bir ev inşa ediyor.
    Evi kocaman bir ayı girerse bu ayı ne renk olur?
8. 3 elma vardı, ikisini aldım. Kaç elmam var?
9. Musa gemisine her hayvandan kaçar
    adet aldı?
10. Chicago' dan hareket eden 43 yolculu bir
    otobüs kullanıyorsunuz.
    Pittsburgh' da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi.  
    Cleveland' da 8 yolcu indi, 6 yolcu tuvalete
    gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi.
    20 saat sonra Philadelphia' ya vardığınızda
    şöförün adı neydi?

Yanıtlar:

1. Hepsinde, tüm aylarda 28 gün vardır.
2. Bir saat
3. Guguklu saatler gece gündüz ayrımı
    yapmadı için 1 saat.
4. 70 eder,
    yarıma bölmek 2 ile çarpmak demektir.
5. 9 canlı koyun
6. Kibriti
7. Ayı beyaz olur.
    Evin her cephesi güneye baktığına
    göre bina kuzey kutbundadır.
8. 2 elma
9. Sıfır, gemisine hayvan alan Nuh idi.
10. Şöför sizdiniz.


Yanıtları gözlemek için fare ile tarayınız