Tuz Gölü, ülkemizin
ikinci büyük gölüdür. Yaklaşık 80 x 48 km boyutlarında oldukça
sığ ve litresinde 329 gr tuz içeren dünyanın sayılı çok tuzlu
göllerinden biridir.
Doğal olarak çevresinde çok sayıda tuzla olup, ülkemizin tuz
gereksinimi büyük ölçüde buradan sağlanır.
Yoğun buharlaşma
nedeni ile her yıl ortalama 30 cm kalınlığında tuz katmanları
oluşmaktadır. Göl, Peçeneközü deresi ve Melendez çayı ile
beslenir.
Oysa gerçek çok farklı:
Tuz gölüne dökülen en büyük akarsu çevre il ve beldelerinin
kanalizasyonlarıdır.
Kabul edilemez bu çevre katliamını durdurabilmek için bu bilgi
ve girişimi lütfen paylaşınız.
Eski Yunanda , Sokrat sadece bir
filozof değil, sevilen ve çok sayılan bir kişilikti. Bir gün bir
dostu büyük filozofa dedi ki:
- Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ?
- Bir dakika bekle, diye cevap verdi Sokrat.
Bana bir şey söylemeden önce kendini küçük bir sınamadan
geçirmeni istiyorum. Üç farklı sınama...
Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce,
bir süre
durup ne söyleyeceğini sınamak, iyi bir düşünce olabilir.
Birincisi Gerçek Süzgeci
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek
olduğundan
emin misin?
- Hayır, dedi adam
Aslında bunu sadece duydum ve ....
- Tamam, dedi Sokrat
Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını
bilmiyorsun.
Şimdi ikinci sınamayı deneyelim,
İyilik Süzgecini.
Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey
mi ?
- Hayır, tam tersi...
- Öyleyse, diye devam etti Sokrat.
Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve
bunun doğru olduğundan emin değilsin.
Fakat yine de yoluna devam edebilirsin. Çünkü geride bir sınaman daha var.
Bu da Yararlılık Süzgeci
Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı
?
- Hayır, gerçekten pek değil.
- Eğer, bana söyleyeceğin şey
doğru değilse, iyi değilse ve işe yararlı-faydalı değilse bana niye söyleyesin ki ?
Bu yaklaşım Sokrat'ın iyi bir filozof olmasının, büyük sevgi ve
saygı görmesinin nedenlerinden biriydi.
Füsun Oray'a
teşekkürlerimizle
Haftanın Şiiri
KALAN
Bir şey kaldı gecelerden birinde
Senden.
Öncesinde bilinmemiş bir şey,
Silinmez bir ses gibi giden…
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
Bir şey kaldı senden
Yaşamalar’ın arasında kaçamaklı.
Veriliş rengi başka, alınış rengi başka…
Söylemeye vakit kalmadan
Dudakların altına bırakılmış bir şey.
Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta.
Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.
Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz…
Seninle dolu, seninle sensiz bir şey.
Arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
Bulundukça aramaklı.
Yaşları 70 ile 80
arasında mahallenin üç ihtiyar delikanlısı birlikte keyif
ederken içlerinden birinin küçük torunu koşarak gelir ve
heyecanla:
- Koş dede koş ninem çocuk doğuruyor"
Biri sakin, ama
diğeri şaşkın sormuş:
- Hayırdır arslanım, bu nasıl iştir?
wunderground tarafından,
referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.
Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalıkyazısını tıklayınız
Şubat Neden En Kısa Ay ?
Batı dillerindeki ay isimleri
Julius Sezar, takvimdeki
karışıklıkları çözmesi için Mısırlı astronomi bilgini
Sosigenes'e emir verir.
Sosigenes de takvimin ilkelerini
şöyle saptar:
Her yıl 365 gündür.
Her yıldan 6 saat artar.
Artan saatler 4 yılda bir, bir tam gün eder.
Dördüncü yıla bir gün olarak eklenir.
O yıl 366 gün olur.
366 gün 12 eşit parçaya
bölünmediği için
6 ay 30 gün, diğer 6 ay 31 günden oluşur.
Peki, 365 gün çeken yıllarda
aylara göre dağılım nasıl olmalı?
Yüce Sezar emir verir :
365 gün çeken yıllarda en son aydan bir gün düşülsün.
O zamanlar yılbaşı, mart ayında.
Yani şubat, yılın son ayı. 7 = September
8 = October 9 = November
10 = December da buradan
geliyor
Böylece şubat ayı, 4 yılda bir 30 gün,
diğer yıllarda 29 gün olmuş.
Yüce Sezar, bununla da yetinmeyip aylardan birine kendi ismini
vermiş : JULIUS, yani JULY (temmuz).
Sonradan imparator olan Augustus, Sezar'dan aşağı
kalmamış
ve sonraki aya kendi ismini vermiş :
AUGUSTUS, yani AUGUST.
Ancak Julius Sezar'in ayı 31 günken Augustus'un ayı 30 gun olur
mu ?
O da emir vermiş :
Yılın son ayından 1 gün daha alın,
benim ayımı da 31 gün yapın !
Zavallı şubat'tan 1 gün daha
alınmış ve Ağustos'a eklenmiş.
O gün bu gündür Şubat ayı, 4 yılda
bir 29 gün, diğer yıllarda 28 gün,
Sezar'in ayı Temmuz ve Augustus'un ayı Ağustos da peşpeşe 31 gün
oluvermişler.
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.