e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 03.10 - 09.11      45. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Sorusu

ABD'de, Başkan Clinton'un Oval ofisteki oral seks araştırması için 40 milyon dolarlık bütçe ayrılmış ve bütçenin tümü harcanmıştır.

 

            Soru:

            11 Eylül soruşturması için ayrılan bütçe ne kadardır ?
            Cevap:  [Cevabı görmek için fare ile tarayın]
            600.000 Dolar         Kaynak: NTV Haber
                                                      Die CIA  [Deutschland]

 

 

Haftanın Fotografı

 

        Arkanı dönmeye gör...

 

 

           Maaz allah...

 

 

         Resim Galerileri

 

 

Haftanın Sözü

BİR ÖNSEZİ, BİR TALİMAT
[Devlet Adamlığına Dair]

 

 

"Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını bugünden kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapabileceğini bilmelidir...
Bizim bu dostumuzun idaresindeki dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır.

Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (dış Türklerin) bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli..."

29 Ekim 1933               
Mustafa Kemal ATATÜRK     

 

Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi oturumunda bulunan tüm oyları [158] alarak, oybirliği ile Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Oysa, o tarihte TBMM toplam sayısı 258 idi.
Bugün verdiğimiz uğraş, kalan 100 "milletvekili" nin türevlerine dairdir.

Denizce               
     

 

Haftanın Çizgisi

 

         Resim Galerileri       


Doç.Dr.H.Tezcan'na teşekkürlerimizle      

 

 

Büyüklere Masallar

 

HOCA'nın VAAZI

Hoca vaaz vereceği yere gelmiş, gelmiş ama, ön sırada tek başına oturan seyisten başka kimsecikler yokmuş. Kara kara düşünen hoca sonunda seyise
sormuş:
"Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?"

Seyis cevap vermiş:
"Ey hoca efendi, ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Ama, ahırıma gelseydim ve bütün atların kaçıp sadece bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim."

Bu sözlere hak veren hoca duaya başlamış, arkasından da vaazına. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş. Kendini pek bi mutlu hissetmiş, belli ki dinleyicisinin de vaazın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş:
"Vaazımı nasıl buldun?"

Seyis cevap vermiş:
"Sana daha önce basit bir adam olduğumu söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelip biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım."

Yücel Ezergül'e teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Şiiri

  
 

YAŞ 5 Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.
YAŞ 7 Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim
YAŞ 12 Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.
YAŞ 13 Annemle babamın el ele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

YAŞ 15 Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

YAŞ 18 İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ızdırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.
YAŞ 24 Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.

YAŞ 33 Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

YAŞ 36 Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.
YAŞ 38 Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim. YAŞ 41 Bir insanin kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

YAŞ 44 Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.
YAŞ 46 Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

YAŞ 49 Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim. .
YAŞ 50 Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

YAŞ 53 İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.
YAŞ 55 Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

YAŞ 64 Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.
YAŞ 70 İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

YAŞ 82 Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

YAŞ 90 Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.
YAŞ 95 Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.

 

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.

Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.

Yokusun başında bir düşman vardı

Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.


Özdemir Asaf


Sevda Şahin'e teşekkürlerimizle      

 

 

     İstanbul'da Gün Doğuşu

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

 

ERKEĞİN YÜZ GERDİRTENİ

52 yaşında bir adam yüzünü gerdirtmiş. Operasyon da olağanüstü başarılı. Yepyeni görüntüsünün keyfini çıkarmak ve biraz da insanları şaşırtmak için şöyle bir dolaşmaya çıkmış.

Önce bayiden gazetesini almış ve gazete satıcısına sormuş,
"Sence ben kaç yaşındayım ahbap?"

Satıcı,
"Şeyy..! 40 mesela?"

Adam, büyük bir zafer kazanmışçasına bir kahkaha atmış,
"Hahahahahaaaa bilemedin ben tam 52 yaşındayım!!!" diyerek köşedeki Mac Donalds' in yolunu tutmuş. Bir siparişini verirken kasiyer kıza sormuş,
“Küçük hanim, söyler misiniz ben kaç yaşında gösteriyorum?"

Kız biraz düşünmüş ve "35 mi ???" demiş

Adam zevkten dörköşe
"Hayırrr! Ben tam 52 yaşındayım!" diye bağırmış.

Tekrar sokağa çıkmış, bu kez de kaldırımda yürüyen  yaşlı bir teyzeye "Hanımefendi, size bir soru sorabilir miyim? Sizce ben kaç yaşındayım??"

Yaşlı teyze gülümsemiş, "Bakın beyfendi, ben yaşlı bir kadınım ve artık gözlerim neredeyse, hiç bir şeyi seçemiyor ama biz gençken bir erkeğin yaşını bulmak için çok basit bir yöntem uygulardık.
Elimi cebinize sokup 20 saniye boyunca orada tutmama izin verirseniz size kaç yaşında olduğunuzu söyleyebilirim!"

Adam çok şaşırmış ama duydukları da ilgisini çektiği için teyzeye izin vermiş. Yaşlı teyze adamın pantolonundan içeri elini sokmuş, 20 saniye sonra
elini dışarı çıkarmış veee...
"Evet... siz 52 yaşındasınız."  demiş.

Adam şokta ve de çökmüş vaziyette.
"Şeyy! Ama nasıl bildiniz?"

Yaşlı teyze gülümsemiş,
"Mac Donalds'da kasa kuyruğunda arkanızda ben vardım!"


 

Önder Öksüzoğlu'na teşekkürlerimizle      

                                                            Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

          

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

                 Kas 9    Kas 17     Kas 24  Kas 30

Rüzgar hızı [km/h] olarak verilmiştir.
D.. Doğu           B... Batı

KKB... Kuzey Kuzey Batı
 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız    

MUTLULUK REÇETESİ

Bilim adamları, mutlulukla insanın alın yazısı arasında hiçbir ilişki olmadığını savunuyorlar.

Bilim adamlarına göre mutluluk, öğrenilebilir. Bir başka deyişle mutlu olmak için piyangodan çıkacak milyarlara, ya da genlere hiç ihtiyaç yok. İsteyen herkes mutluluğu bulabilir.

Dokunarak, gevşeyerek ve hatta stres halinde bile mutluluğu bulmak mümkün. "Bunte" Dergisi'nin son sayısında Alman uzman Wilhelm Schmidt-Body'nin mutluluk reçetesi açıklandı:

ÇOCUKLAR
Bütün anketlerde aynı sonuç çıkıyor. Bir insan için en büyük mutluluk çocuğuyla birlikte olmak. Böylelikle dünyayı çocuk gözleriyle algılamak için ikinci bir şans elde ediyoruz. Daha mutlu, daha heyecanlı, sinirsiz ve pespembe. Bol bol çocuklarla oynayın ilgilenin.

KIRMIZI BİBER
Acı kırmızı biber, önce insanda cehennem duygusu uyandırır. Ancak hemen arkasından ödülü gelir. Biberdeki "Capsacin" adlı madde, damakta endorfin salgılanmasına yol açar. Endorfin acıları dindirir ve insanı mutlu kılar. Bol acılı yiyen Asyalılar bunun için mutludur.

GÜNLÜK TUTMAK
İnsanın gerçek mutluluğu dışarıda değil, iç dünyasındadır. Günlük tutmak, insanın pusulası olabilir. Başımızdan geçen olaylar arasında mutlu anıları özellikle vurgulayarak kağıda dökersek, bunları kalıcı kılmış oluruz.

JOGGİNG
Açık havada koşu yapmak ya da sıkı bir yürüyüş, mutluluk hormonu serotonin algılanmasını sağlıyor. Bulduğunuz her fırsatta temiz havada koşu ya da yürüyüş yapın.

MEDİTASYON
Gevşeme teknikleri insanın ruhundaki sıkıntıları atar. Gevşemiş bir insan yaşadığı anın tadını çıkarır, çevresinde küçük mutluluklar bulabilir.

EVCİL HAYVAN
Kuş, kedi, köpek ya da balık... Ev hayvanlarıyla uğraşan insanların çok daha mutlu ve sağlıklı yaşadığı bilimsel bir gerçek. Ev hayvanları, gün içinde nice küçük mutluluklar tattırırlar insana

EV İŞLERİ
İnanılır gibi değil ama gerçek: Erkeklerin %12 si, yemek pişirip ütü yaparak, ev temizleyerek mutlu olduğunu söylüyor. İşin çok daha iyi yanı, erkekler iş yaptığı zaman kadınlar da mutlu oluyor.

GÜLMEK
Her şeyi ciddiye alanlar baştan kaybediyor. Gülmek, gülümsemek ve mizah insanı sağlıklı ve mutlu yapıyor. Bir kahkaha, bin porsiyona bedeldir sözü kesinle doğru.


Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.